Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

mursel239 Tarafından Yapılan Yorumlar

15.04.2011

Turgut Özakman'ın kaleminden çıkan Atatürk'ümün anlatıldığı enfes bir filmdi. Yeni nesillerimize, çocuklarımıza anlatacağımız bir hikaye tarzında anlatılmış. Her karesi ayrı güzeldi. Tek eksikliği ki bu film boyu gözüme çarptı, başka kimseyi bulamamışlar mı acaba da Halit Ergenç'i oynatmışlar. Çok iyi oyuncu,tamam ama şu makyajı iyi yapsaydınız da gözümüze de hitap etseydi film. Birçok Atatürk filmi izledim fakat hiçbir benzetme bu kadar kötü yapılmamıştı. Yine de bu eksikliğine rağmen Ata'mın hayatını anlattığı için izlenilesi bir film olduğunu içtenlikle söyleyebilirim.
05.04.2011

Roman Polanski'nin sanırım,yada en azından izlediklerim arasında köyü yaşamını ve insanlarını anlatan tek filmidir... başrolünü benim çok sevdiğim bir oyuncu olan Klaus Kinski'nin kızı Nastassja Kinski oynamaktadır ki performansı da görülmeye değerdir doğrusu... iyi ve kaliteli bir yapım olan tess filminde tempo filmin uzun olması ile de ilgili olarak yer yer düşsede kesinlikle seyredeğer bir filmdir... gerçi ben artık dvd marketlerde bu filmi göremiyorum ki oda ayrı hikaye
05.04.2011

Bu film günümüz sinemasının başlangıç noktasıdır. Siyah beyaz olmasına karşın 1941 yılının teknik olanaklarını değerlendirmek gerekli tabii ki. Düşünün ki o tarihe kadar sahne aydınlatmaları hep tepeden yapılırmış ilk kez bu filmle yandan aydınlatma denenmiş, böylelikle tavan da gösterilir olmuş ve filme boyut kazandırılmış. Net Alan Derinliği de sanırım bu objeleme ve netlemeyle yakından ilgili bir kavram. Konu geçişleri, çok aktörün rol alışı, makyaj teknikleri, psiko analiz kişilik irdelemeleri gibi çok alanda bir ilk ve zamanında devrim yaratmış. Günümüzde gişe hasılat rekorları kıran Star Wars’lardan Avatar’lara kadar pek çok görsel uygulamanın babasıdır bu film. Bu nedenle, filme olumsuz eleştiri getirebilecek arkadaşların bu hususları da gözönünde bulundurmasını duyarlı bir sinemasever olarak istirham ediyorum.

Yaşamımın çeşitli evrelerinde 10-15 kere izlemişimdir her 2-3 yılda bir. Her izlediğimde de bende farklı farklı ama her zaman çok olumlu etkiler bırakmıştır. Hayatta her istediğini elde eden ama mutsuz ölen bir işadamı’nın dramatik öyküsü. Eğer izlediyseniz, bu filmden sonra The Company Men’deki Affleck’in yüzbinlerce dolar önerilebilecek bir iş önerisini aylık 500-1000 dolar kazanmak uğruna nasıl teptiğini anımsamaya çalışın, sahne çok daha anlamlanacaktır. Tabii ki yaşamlarımızı filmlere göre yönlendirmiyor ve update etmiyoruz ama FARKINDALIĞIMIZ ARTIYOR. İnsan bazen gözünün önündeki güzellikleri göremeyebiliyor, görsel sanatlar da bu konuda tarih boyunca ciddi bir misyon üstlenmiştir.

Film bir gizemle başlıyor ve halen bugün dahi tam çözülememiş bir gizemle bitiyor, pek çok spekülasyon var. Gizem alanında dünyanın en iyi 10. filmi. 8,6 IMDb ratingi ile de tüm zamanların en iyi 37. filmi, en iyi senaryo dalında Oskar almış. Ve düşünün ki senaryo yazarı sadece 26 yaşında, aynı zamanda yönetmen, aynı zamanda baş aktör Üstad ORSON WELLES. Daha ne denir bilemiyorum.
05.04.2011

Üçüncü adamın tahmin edilemez gizemi...

Carol Reed i ilk defa bu filmle duydum ama duymadığım bir yönetmene göre iyi bir film yapmış.Filmde Harry Lime ın kaza sonucu ölümünün ardından iki kişinin onu kaldırıma taşıdığı söylenmektedir.Ama kapıcı ise 3. bir adamın taşımaya yardım ettiğini gördüğünü söyler.Ve bu 3. adamın gizemini araştırmaya başlar.

Tahmin etmek pek zor olmasa gerek.Ben o kadarını düşünemedim ama sanırım pek de tahmin edilemez değil.Senesine göre nasıl bir zeka bekliyorsunuz ki zaten.Çok uzatmayacağım.Çok da tahmin edilemez bir gizemi yoktu.Oyuncular iyiydi.Zamanına göre iyiydi hepsi.Onun dışında pek te kayda değer bir şey yoktu.Benim puanım 8.5/10 Herkeze çok tavsiye etmiyorum.İlk 250yi tamamlamak istiyorsanız izleyin.Ama kötü film değil.Kendi halinde güzel.
05.04.2011

Genel Yorum:

- “Erkekler konuşarak kendilerini ifade edebilir. Biz özgürce konuşamadığımız için elbiseler ile kendimizi ifade edebiliyoruz.” diyebilecek kadar cesur; ve cesur dememizin sebebini oluşturan, kadınlara kısıtlı özgürlüklerin tanındığı dönemde yükselen bir kadındır Georgiana. Kendini kocasına adamaya hazırken sadece bir oğul verme aleti olarak görülmesi, kocası tarafından aldatılması gibi yıkıcı olaylara göğüs gerebilen Georgiana'nın da dayanabileceği bir sınırı vardır, tabi sınırı aşmanın da bir bedeli...



Olumlu Yönleri & Artıları:

- Dönem filmlerine en çok yakışan isimdir Knightley. Oscar'a aday olması için çok uygun bir pozisyonda olmasına rağmen yönetmenin yetersizliğinden filmin kalitesi düşmüş. Aksi takdirde rahatlıkla bir adaylık elde edebilirdi. Kostüm tasarımı göz alıcı, sanat yönetmenliği yeterli, müzikler fena değildi. Ralph Fiennes her zamanki gibi başarılıydı. İki oyuncu da kendilerine en çok yakışan rollerdeydi: Aşık olunan dönem karakteri & soğuk adam...



Olumsuz Yönleri & Eksileri:

- Dominic Cooper çok yanlış bir tercih olmuş, donuk bir oyunculuğu vardı. Can alıcı bir hikaye olmasına rağmen malzeme iyi kullanılamamış.



En Beğendiğim Replikler:

- "Birisi gerçekten diğerini sevdiğinde emin olmak için onu daha da tanımak zorunda kalmaz. Hisseder... Hem de hemen."

- "Korkarım, hayatımdaki bazı şeyleri çok, bazılarını da çok erken yaptım."

- (yorumun ilk cümlesindeki replik)



Bilinmesi Gerekenler & Notlar:

- Amanda Foreman'in "Georgiana Duchess of Devonshire" adlı kitabından uyarlanmıştır.

- Benzer film: Genç Victoria. İyi seyirler.