Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Nihai Tarafından Yapılan Yorumlar

14.11.2013

Abarttığım düşünülmesin, zira bu satırları karalayan fakir, bu zamana kadar böyle kaliteli baskısı olan orijinal bir kitap görmemiş ve okumamıştır. Eşine zor rastlanılır bir hizmet ve kalitedir bu. Bediüzzaman Hazretleri’nin Hayrü’l-Halefi olan Ahmed Hüsrev Efendi’nin orijinal osmanlıca el yazısıyla birlikte latinize edilmiş mukayeseli neşrini ehl-i îmâna sunan yayınevine gönülden muhabbetlerimi sunuyor ve bu enfes kitabı tüm müslümanlara tavsiye ediyorum. Sözler Mecmuası, benim için çok önemli bir kitaptır, zira, birkaç ay önce, Bediüzzaman Hazretleri’ni -ki açık konuşmak gerekirse, kendisini ve nurcu dediğimiz güruhu önceleri hiç sevmezdim, boşuna dememişler insan bilmediğinin cahilidir diye-, ve te’liflerini tanımak için acaba ilk önce hangi kitabını okusam diye samimi bir şekilde düşünürken, rüyamda, tanımadığım şahıslar tarafından bana önce Külliyat’dan bu kitabın okunması adeta telkin edildi. Rüyayla amel edilmez belki ama yine de gönlüme ve rüyamdaki etkiye kapılarak bu kitabı edindim. Bediüzzaman Hazretleri’nin normal bir insanın başına gelmesi muhal görünen çileler çekmiş büyük bir âlim olduğuna şahid olmakla birlikte birlikte, asrımızdaki imani, itikadi konulardaki müceddidliğine ve asrın idraki noktasında, bence her gencin ve yaşlının bu eserlerden istidadı ölçüsünde faidelenmesi gerektiğine inanıyorum. Zira, devir hakikaten iman devridir ve bu devirde imanı kurtarmak çok zordur. Zira insanların taklidi imanları dahi çok zayıflamıştır, kendimden biliyorum… Bu külliyatın, tüm insanlığın imanını kurtarmakta bir kurtarıcı gemi olduğuna kaniim. Son diyeceğim şudur ki, keşke her yayınevi, kitaplarını böyle güzel bir baskıyla okuyucuya sunsa ve okuma şevkimiz artsa...
11.11.2013

Nakşibendî meşrebinin ilmihâli mesabesinde olan bu te'lifi, evvelâ Sey-Tac yayınlarından neşredilmiş hâliyle edinmiş ve birazını okumuştum. Merak ederek yeni neşrini de edindim ki, Semerkand Yayıncılık bu eseri adeta yeninden şahlandırmış! Siraceddin Önlüer ile Hüseyin Okur Bey’lerin çevirisi olan bu yeni neşir, şerh ve haşiye niteliğinde olup, eseri ayrıntısıyla işlediğinden; hem mübtedilere, hem de bu meşrebi merak eden müslüman kardeşlerimize faideli olacaktır. İnsan-ı kamil olma yolunda eşine zor rastlanılır bir bahşiştir bu kitab...
10.11.2013

Bu tarz klasik eserleri sadeleştirerek yayınlamak yerine kitabın arkasına bir lügatçe yahut her sahifenin alt kısmına dipnot şeklinde haşiye yahut şerh düşülse, daha iyi olur düşüncesindeyim...
13.09.2013

Peygamber Efendimiz Hazretleri'nin (s.a.v) hadis-i şerîflerini Osmanlıca meâlleriyle okumanın hazzı tabire sığmıyor... tavsiye ederim.
22.08.2013

Sayın Necdet Tosun Bey'i hizmetlerinden ötürü kutluyor, Sufi Yayınlarına da teşekkür ediyorum. Sayelerinde tasavvufun aslında İslam (şeriat) dan gayrı olmadığını idrak ediyoruz. Tasavvufu yeni bir din gibi gören kötü niyetlilerin bu risaleleri okumasını isterim. Eğer insaf sahibi iseler anlarlar. Gavs, kutub, aktab, evtad, rical i gayb gibi manevi kavramların varlığından şüphe edenlere çok güzel açıklamalar var fakat bu bilgiler işin ehli içindir, ehli olmayan, olaya sadece zahiren bakanlar bunu anlayamayacaktır. Zira akıl, hep inkar etmeyi ister... Bu fakiri en çok etkileyen şu oldu ki; eğer ben bu zatları okumasaydım, belki müslüman olmayabilirdim. Zira âlem-i islâmın hâli ortada. Böyle alimlere, mütefekkirlere, yenilikçilere ihtiyacımız var. İmam-ı Rabbani Hazretleri, Kuranı Kerim ayetlerini, Allah'ın kelamını ve zaman kavramını öyle bir anlatıyor ki, hayret ediyorsunuz ve şüpheleriniz zail oluyor... Dilimize ilk defa olarak çevirilen bu iç risaleyi Sufi Yayınları'ndan ayrı ayrı alıp okumuştum, şimdi hepsi bir arada sunulmuş. Bu iç risale en baştan böyle topluca yayınlansaydı daha iyi olurdu... İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, bu müstesna eserlerinde Vahdet-i Vücud ehlini, Şeriate muhalif olan sufileri eleştiriyor ve en büyük makamın abdiyyet (kulluk) olduğunu beyan ederek, "Bizim işimiz Fass (Muhyiddin İbn Arabi'nin Füsusul Hikem kitabı) ile değil Nass (Kuran-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye) iledir" diyerek noktayı koyuyor. Kemerlerinizi sıkı bağlayın, zira okuyarak anlaşılacak şeyler değil. Şahsen anlayamadığım bir çok mesele var. Sanıyorum bu da çeviriden kaynaklanan bir durum değil de, tasavvufun (sadr)da yazdığından olsa gerek... Necdet Tosun Bey, inşaallah İmam-ı Rabbani Hazretlerinin diğer eserlerini (İsbâtü’n-nübüvve; Redd-i Şîa (Te’yîd-i Ehl-i Sünnet); Risale-i Tehlîliyye ve Ta'lîkât ber Şerh-i Rubâ'iyyât-ı Hâce Bâkî Billâh) de dilimize çevirmekte muvaffak olur... Son olarak derim ki; bu eseri, akaidi sağlam, az çok fıkıh bilgisi olan ve seyr ü süluktan nasibli insanlar okursa daha çok istifade edeceklerdir. Zira akaid ve fıkıh olmadan tasavvufla uğraşmak, Allah muhafaza zındık eder insanı...