Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
kitabın kurdu Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap için kötü diyemem ama beni büyüleyen ve etkisinde bırakan bir kitap da olmadı. Beklentim daha yüksekti ve birkaç kitabını birden almayı planlıyordum ancak tek bir kitabını almakla doğru yaptığımı düşündüm çünkü benim tarzım olmadığını anladım ve kitabın sonunu getirirken zorlandım açıkçası. Belki de doğru bir zamanda okumadığım içindir, emin değilim.
Tanpınar'ın okuduğum ilk romanıydı ve kitap bittikten sonra Orwell'in 1984 kitabını hatırlattı nedense. Evet, konu olarak, coğrafya ve kültürel olarak farklılıklar olsa da her iki kitapta bireyler sistem tarafından şekillendirilmek istenen bir varlık gibi hissettirdi. "Büyük Birader" insanların düşüncelerine kadar müdahale ederken, Tanpınar'ın eserinde ise herkesin saatleri aynı ayarlanmak istenir, aynı zamanda kişilerin davranışı, dış görünüşü ve düşünceleri de hep aynı olmak adına yarış halindedir ve öyle olmasının doğru olduğu inancı vardır. Yani bireysellik bastırılırken özgürlükler de kısıtlanmaya başlar. 1984'de "özgürlük" adı altında diktatörlük yaşatılırken,Tanpınar'ın eserinde ise Batılılaşma sadece özentiliktir ve yapaydır. Kitabı çok beğendim, karakterleri de ve okurken hem gülümseten hem de çok düşündüren paragraflar beni adeta büyüledi. Mutlaka okunması gereken bir eser ve geç okuduğum için üzgünüm açıkçası.
Günümüz Türkçesiyle yazılmış olması herkes tarafından rahatlıkla okunabilecek bir eser haline getirilmesi çok iyi olmuş. Akseki, inancımızı ve ibadetlerimizi çok açıklayıcı ve anlaşılır şekilde yazmış. Doğru bildiklerimizin veya hiç bilmediklerimizin rehberi gibi bu kitapta yazılanlar.
Masal masal içinde bir roman.. Ne zaman rüya ne zaman gerçek farkına bile varamıyorsunuz.. Anar, eski kelimeleri sık kullanmasına rağmen, birçok bu türde yazılan romanlardaki ağırlığı asla hissetmiyorsunuz. Aksine eski kelimelerin bu kadar çok romanla bütünleşip yakıştığını ve masalsı bir hava kattığını ilk kez bu kitapta hissettim.. Günümüz kelimeleri ile bu romanın büyüleyici yanı eksik kalırdı muhtemelen.. Yazarın geniş hayâl dünyası ve kurguladığı hikâye eğer filme uyarlansaydı bence çok daha fazla ses getirecek ve uzun yıllar etkisini sürdürecek bir başyapıt olurdu. Mutlaka herkes okumalı, okutmalı..
Tıpkı bir film gibi ilerliyor hikâye, okurken karakterleri canlandırmanız asla zor olmuyor ve her mekânı ve o ortamdaki insanları, eşyaları, manzarayı, hatta ortamın kokusunu bile olduğu gibi görüp hissedebiliyorsunuz. Ve okuduğunuz kitabı gerçekten yaşıyorsunuz.
Hakan Günday'ın okuduğum ilk kitabı olduğu için, kitabın adını ilk duyduğumda bunun epik bir roman olduğunu düşünmüş, Kinyas ve Kayra'nın geçmiş zamanlarda yaşamış iki sevgilinin hüzünlü bir aşk hikâyesidir diye tahmin etmiştim.. Ancak okumaya başladıktan sonra karşılaştığım hikâyenin çok farklı ama daha çekici ve etkileyici olduğunu ve böyle bir kurguyu ortaya çıkaran kişinin romanı 23 yaşındayken kaleme aldığını öğrendiğimde, yazarın hayal gücüne ve kurguya olan hayranlığım çok daha fazla arttı..
Her sayfası heyecan dolu ve farklı bir bakış açısı ile tanışmak istiyorsanız mutlaka okuyun..