Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

kitabın kurdu Tarafından Yapılan Yorumlar

10.02.2026

Geçmişten günümüze dul kadınların toplum içinde maruz kaldığı psikolojik baskı romanda etkileyici biçimde anlatılmış.Eski dönem romanlarında sıkça görüldüğü gibi hizmetliler kendilerini yalnızca çalışan olarak değil,evin düzeni üzerinde söz sahibi bir otorite gibi görebiliyorlar.Hizmetçilerin kahyası konumundaki Benedita,Maria üzerinde belirgin bir otorite kurar ve Maria'nın kendisini sürekli tedirgin hissetmesine neden olur.Buradaki sorun yalnızca sınıf farkı değil,işveren ile çalışan arasındaki sınırların belirsizleşmesidir.Benedita’nın tavırlarında görev bilincinin yanı sıra bastırılmış duygular ve kıskançlık hissi de sezilir.Daha şefkatli bir yaklaşım sergilenseydi,Maria Leonor’un bazı hatalarının bu kadar büyümemesi mümkün olabilirdi.Saramago,karakterlerin iç dünyasını güçlü betimlemelerle ortaya koyarak toplumsal baskının birey üzerindeki etkisini ustalıkla yansıtmış, ancak romanın en düşündürücü ve belirsiz yanı,hiç kuşkusuz finali.
03.02.2026

Con Sinov’un anlatımı gerçekten alışılmışın çok dışında.Mustafa Kemal Atatürk hakkında birçok farklı yazardan kitap okudum,ancak okuru olayların içine bu kadar güçlü çeken,yaşananları adeta hissettiren çok az yazar vardır.Bu seri sadece bilgi vermiyor, insanın kalbine dokunuyor.Bu kitap, sadece tarihi anlatmıyor,bir milletin nasıl ayağa kalktığını,hangi bedellerin ödendiğini ve bir liderin omuzlarında ne kadar ağır bir sorumluluk taşıyabildiğini gösteriyor.Atatürk’ün,pek az insana nasip olacak o ileri görüşlülüğünü,zekâsını ve ahlaki duruşunu bir kez daha hayranlıkla görüyorsunuz.Onun kurduğu bir ülkenin evladı olmanın gururu da insanın içine sessiz ama güçlü bir şekilde yerleşiyor.Atatürk’ün ve ona inanarak yola çıkan tüm vatanseverlerin ruhları şad olsun. Hepsine minnet borçluyuz — hem de düşündüğümüzden çok daha fazla.Teşekkürler Con Sinov… Böyle eserler, sadece okunmuyor; insanın içinde bir iz bırakıyor.
21.01.2026

Mustafa Kemal Atatürk’ü sloganlarla değil,aklıyla ve vicdanıyla anlamak isteyenler için yazılmış çok güçlü bir kitap.Con Sinov, Atatürk’ü yalnızca tarihsel olaylarla değil,zihniyeti,öngörüsü ve ahlaki duruşuyla ele alarak son derece anlaşılır bir dille anlatıyor.Tarihi gerçekleri görmek istemeyen ya da bakış açısını değiştirmeye kapalı olanlar için ne kadar etkili olur bilemiyorum,ancak bugün geçmişe kıyasla daha iyi şartlarda yaşıyorsak,bunun Atatürk’ün o günlerde her şeyi öngörebilmiş olmasının ve attığı her adımda doğru,dürüst ve tertemiz bir çizgiden sapmamış olmasının bir sonucu olduğunu bu kitap çok net hissettiriyor.Derslerde birkaç cümleyle geçilen bilgilerin, Atatürk’ün verdiği emekleri ve taşıdığı sorumluluğu anlatmaya ne kadar yetersiz kaldığını da yine böyle değerli eserler sayesinde daha iyi anlıyoruz.Okumayan çok şey kaçırır.
07.01.2026

Aşk romanı gibi görünse de “Efendinin Güzeli”, narsist bir erkekle kendini aşka adamaya hazır bir kadının ilişkisidir. Solal, kendini seven ama zekâsı yüzünden kendi ruhunu parçalayan bir narsisttir, aradığı şey bir kadının sevgisi değil, kendisine tapılacak tanrısal bir aşktır. Ariane ise daha sade ve insani bir aşk arayışındadır ve Solal’e gerçekten âşıktır. Solal’in hissettiği ise gerçek aşk değil,yüceltilmiş bir aşk fikridir, bu yüzden ilişkide ortaya çıkan her türlü insani hâl ona giderek tiksindirici gelmeye başlar.
Roman yalnızca bu ilişkiyi değil, dönemin Avrupa’sındaki Yahudi karşıtlığını ve Hitler’in yükselişini de arka planda güçlü biçimde hissettirir. Karakterlerin iç dünyalarının uzun anlatımı bazı okurlar için yorucu olabilir, ancak insan ruhunun karanlık ve çelişkili yönlerini okumayı sevenler için sarsıcı ve etkileyici bir romandır.
24.12.2025

Maksim Gorki’nin ‘Çocukluğum’ adlı eserinde karakterler ilk bakışta sert, acımasız ve duygudan yoksun görünebilir. Özellikle dede figürü, okurda öfke ve korku uyandıran otoriter bir erkek prototipi olarak karşımıza çıkar. Ancak metin ilerledikçe bu sertliğin bir kişilik özelliğinden çok, bastırılmış duyguların ve hayatta kalma refleksinin sonucu olduğu fark edilir. Gorki, şiddeti yalnızca bireysel bir kötülük olarak değil, nesilden nesile aktarılan psikolojik bir miras olarak sunar. Bu mirasın karşısında ise büyükanne karakteri yer alır: şiddete rağmen sevgisini kaybetmeyen, koruyucu ve onarıcı bir figür. Onun varlığı, Aleksey’in ruhsal bütünlüğünü korumasını sağlar. Böylece ‘Çocukluğum’, yalnızca zor bir çocukluğu değil; travma, bastırılmış vicdan ve merhametin insan psikolojisindeki dönüştürücü gücünü anlatan derin bir ruh çözümlemesine dönüşür.