Toplam yorum: 3.323.066
Bu ayki yorum: 210
E-Dergi
ustamrüzgar Tarafından Yapılan Yorumlar
Dikenler adeta beynime çakıldı... Sofi Huri'nin "Dikenler sana batacak, ayıklamaya kalkma.... çünkü yolundan geri kalırsın" Sırf bu cümle için bile okumaya değer, daha nice ilham verici ifadelerle bezenmiş bir kitap...İnsan bir anda her biriyle özdeşleşiyor mu diyeyeyim, hemen muhabbet mi kuruyor diyeyim bilemedim ama etkileyici bir kitap. Üstelik büyük emek verilmiş ya ben de büyük saygı duydum.
Birilerinin birşeyleri duymaması bu kitabın hak ettiği 5 yıldızı vermemenizi haklı kılmıyor.Hem nereden biliyorsunuz o çığlıkların duyulmadığını, onu yazanlar da var... size yeterli gelmiyorsa buyurun siz yazın o dediğiniz sessiz çığlıkları...
Muhteşem bir eser... Bir kere okudum, sindirebilmek için ormanda yürüyüşlerimde seslikitap olarak da dinlemek istedim. Yani o kadar iyi bir çalışma. Gerçi seslendiren Cüneyt Kıran, haber okur gibi hem hızlı okumuş; böyle bir çalışma hızlı hızlı okunmaz...daha yavaş ve yumuşak okusa iyi olurmuş, hem de hocanın keyifli anlatımını asla verememiş; o yüzden şimdi yeniden okuyorum... Osmanlı tarihi ilginizi çekmiyor olsa bile, günümüzde halen tartışılan bir çok konuda verileri/bilgileri nasıl değerlendirmek gerektiği yolunda zihniniz açılıyor. Aslında tarihçileri değerlendirmek anlamında da / tv programları, ekranlarda bolca görünmeleri, gazetelerde köşe yazısı/röportaj falan üzerinden değil de kendi yorumunuzu geliştirmeniz için de çok yararlı bir kitap. Her şey bir yana hocanın anlatımına da bayıldım... çok keyifli buldum hem keyifli hem bilgilendirici hem eğitici... Ne mutlu ona...Kendisine şükranlarımı sunuyorum.
Bu vesileyle Ali Birinci Beyefendiye saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Ali Birinci ne yazsa, neyi kaleme alsa okurum. Bu kitabı da sadece Ali Birinci'nin eseri olduğu için aldım. Çünkü ne yazık ki bu kitaba kadar N.Topçu hakkında bilgim yoktu. Çok etkilendim; Her şey bir yana o kadar ilham verici bir eser ki.... Şu "Eyvallah Şehri" de muhteşem... Tavsiye de kelime mi, birkaç arkadaşıma da hani neredeyse zorla (!) aldıracak kadar diyeyim, siz anlayın. Bu arada kitabın sonunda yer alan M. Sadık Demirsoy arşivinden Nurettin Hoca'nın kenarına oturup yazı yazdığı ve küçük parçalar halinde yırtıp suya attığı yeri gösteren tablo da muhteşem... Tabi o tablo içimi de acıttı diyeceğim; çünkü artık bu ülkede kenarında oturup, iki cümle yazabileceğiniz, iki cümle okuyabileceğiniz sessiz-sakin bir köprü başı da yok, bir dere kıyısı da yok, hatta bir kuyu başı bile yok...
Aslında bu kitabı 2-3 yıl önce okumuştum. Yazık ki birileri kütüphanemden (ç)almış. Yazık ki diyorum çünkü yer yer notlarım vardı kitapta; dipnotları kendimce zenginleştirmiş, bilmediğim kimi Osmanlıca sözcüklerin Türkçesini falan yazmıştım vs vs. O yüzden yani. Ama tarihe meraklı olduğum, biyografi ve anı kitapları ağırlıklı bir kitaplığım olduğu için zaten bu kitap olmazsa olmazlar arasındaydı. Böylece ikinci kez okumuş oldum ve hiç de sıkılmadım. Çok bilgilendirici, doktorun kendine göre sade ve çarpıcı bir anlatımı var son derece keyifle okunacaktır. Dönem kitaplarını seviyorsanız, bu topraklarda bir zamanlar insanlar nelerle uğraşmış, hayat nasılmış bilmek beni zenginleştirir diyorsanız mutlaka okuyun. Tabi Cumhuriyetin kazanımlarını da çok daha net görüyorsunuz bu vesileyle. Sağlık sektöründe çalışan biriyseniz, doktorsanız zaten mutlaka okumalısınız derim, sizi zenginleştirir; etrafınızda doktor birileri varsa hediye etmek için de son derece uygun bir kitap.