Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ustamrüzgar Tarafından Yapılan Yorumlar

09.11.2024

Çok iyi bir çalışma. II. Abdülhamit'in ürettiği eserler olmasının ötesinde eşyaların kesitleri, parçalanmış resimleri vs ile gayet de zenginleştirilmiş bir eser. Ancak yayınevini kınıyorum; resimleri/fotoğrafları biraz daha büyük tutabilirdi, renkli olabilirdi.. O zaman dört dörtlük olurmuş. Kağıt pahalı farkındayız ama dikkatinizi çekerim bu da öyle ucuz bir roman gibi ya da genel-geçer kitaplar gibi basılacak bir eser değil. Dr. Önder Tosun ve esere ayıp edilmiş. Öte yandan mobilya vb. tasarım dersleri olan okullarda öğrencilere önerilmesi de gereken bir eser. Örneğin Dolmabahçe Sarayı'nda II. Abdülhamit'e atfedilen merdivene dönüşebilen koltuk (ve bu koltuğun estetiği, güzelliği) bile tek başına öğretmenlerin/ MEB'in bu kitabı "ders malzemesi olarak" seçmelerine yeter.
09.11.2024

Falanca müze, filanca saray, şu restoran, bilmem ne yemeği gibi son dönemlerin gezi kitaplarında en çok rastladığım, beni gayet de sıkan gezi-anı kitaplarından değil, Sizi değişik insan modelleri, insanlık halleri ve farklı kültürlerle tanıştırıyor; bunu yaparken hafif hafif gülümsetirken asla bir ayrımcılığa da kaçmıyor, kibir yahut kompleks göstermiyor. Okurken hem keyif aldım, hem bilgilendim. Bir de sizinle ilgisi bile olmayan konularda, hiç bir ajitasyona girmeden, ya da (son zamanlarda çok rastladığım) sinsice propagandaya yönelik satır arası yemlerini serpiştirmeden, size empati yaptırabilen kitaplar hoşunuza gidiyorsa, kesinlikle okuyun derim. İzel Bey'i, eşini, annesini, halasını ve arkadaşlarını sevdim. Uzun zamandır kimseleri sevemediğimi de dikkate aldığımda, kitabı okumakla kalmadım, üç beş kişiye hediye etmek üzere yeniden ısmarladım. Fotoğraf ve çizimlere gelince üzerlerinde biraz daha çalışılmış olsa iyi olurmuş; hatta kitabı daha da okunası kılabilirmiş diyebilirim.
30.10.2024

Her evde bir tane bulunması gereken, muhteşem bir eser. Derli toplu, uzatmadan, gayet anlaşılır bir dille ülkemizin geçmişi ile ilgili doğru bilgiler edinmek ve doğru fikirler yürütebilmek isteyenler için bundan daha iyi bir eser yok.
30.10.2024

M Ayaşlı, geçmişte kendisine yüz vermeyen, ona öyle ya da böyle ters gitmiş/gelmiş yahut belki kıskandığı, çekemediği kim varsa herkesten bu kitap aracılığı ile intikamını almış. Dedikoduya -ki çoğu abartılı ve kişisel kıskançlık emareleri taşır - meraklıysanız okuyun; tabi aralara Fransızca sözcükler sıkıştırması falan da yok mu! Görgüsüz, şımarık...dersiniz. Osmanlısını bilemem ama bir hanımefendi kesinlikle değil. Hanımefendiler dedikodu yapmaz. Kibri zirve yapan bu kadın bu kitapta bayağı bir mahalle dedikodusu yapıyor. Ha! O yerin adının Teşvikiye, evinin Sadullah Paşa Yalısı olması durumu kurtarmıyor. Padişahlara vs. methiyeler düzen bu kadının satırlarında olmayan şey ise mesela "vatan sevgisi". Cephelerde bir ömür geçiren komutanlara minnet falan da yok... M. Ayaşlı bu kitap aracılığı ile ince ince Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yapmaktan da geri kalmamış. Bu kitabı okuduktan sonra Atatürk ve silah arkadaşlarına hem acıdım, hem de bir kez daha minnet duydum.
30.10.2024

M.Ayaşlı'nın daha önce "İşittiklerim, Gördüklerim, Bildiklerim" başlıklı kitabını okumuştum. Bu ikisi hemen hemen aynı... O kitaptaki bazı kişilerle ilgili üçer beşer cümle eklenmiş; Onu okuduysanız bunu okumaya gerek yok bence.