Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

bilirbilmezbilirkişi Tarafından Yapılan Yorumlar

Kitabı büyük bir heves ile alıp okumaya başlamama rağmen ne yazık ki beklentimi karşılayamadım.
Yazar evrimi savunuyor, Kendince haklı olabilir. Fakat tek hücreli basit bir canlının evrilerek çok hücreli ve karmaşık bir canlıya dönüşmesinin akla yatkın olduğunu kabul ederken, Nuh Tufanı sırasında o kadar hayvanın gemiye nasıl sığdığını ve hatta tek bir filin (afedersini)z gübresinin o geminin neresinde saklanacağının mantığa aykırı olduğunu belirtmiş. Hazır mantıktan yola çıkmışken, niçin oluşan (afedersiniz) gübrelerin gemiden suya atılabileceği gerçeğini AKLIna getirmiyor yazar? Kanıt mı yani şimdi bu?
Yazarla karşılaşma imkanım olsa soracağım tek şey şu: Tek hücreli basit canlıdan evrildik evrildik şu hallere geldik... Mantık dahilinde o tek hücreli canlı nasıl ortaya çıkmış ? Benim aklım gerçekten almıyor o mevzuyu...
Ayrıca Nuh Tufanı sırasında oluşan suların, şu an dünyada mevcut bulunan tüm su miktarından çok daha fazla olması gerektiğini ve buzullardaki su miktarı da dahil, bu kadar suyun yeryüzünde bulunmadığını kanıt olarak sunmuş. Yazara soruyorum (beni okumasa da): Antartika gibi buzulların olduğu kutup kısımlarının da tufandan etkilendiğini nerden biliyorsunuz azizim? Belki tufan sadece insanların yaşadığı yeryüzü parçalarında gerçekleşti... Zaten gerçeğin de öyle olması lazım. O zaman diliminde dünyanın her yerinde insan mı yaşıyordu ki heryeri su kaplasın? Malumunuz, sadece bir bölgede oluşan tsunami o bölgeyi sular altında bırakmak için yetip artıyor bile...
Buzullardaki su miktarını falan hesaplayarak, Nuh Tufanını yalanlamanın çok da AKLIcıl bir mantığı yok gibi duruyor AKLImızı kullanınca...
Kitapta katılabileceğim tek görüş, gazete vb. yerlerde sürekli yayınlanan ve safsatadan mütevellit olan burç yorumları... Burçlara inanıyorum, fakat milyonlarca insanı ortak olarak anlatan burç yorumları oldukça mantıksız...
Piri Reis haritasının Topkapı Sarayı'nın Harem dairesinde gerçekleştirilen bir restorasyon esnasında, üzerinde ekmek kırıntıları bulunur vaziyette Harem dairesinde bulunduğunu bu kitaptan öğrendim.
Metin Soylu, haritanın incelenmesi, konu ile ilgili araştırmalar yapılması için yapmış olduğu başvuruları ve başvuru cevaplarını kitabın son kısmında paylaşmış. Piri Reis, Süleyman Aleyhisselam ve Süleyman Aleyhissema Allah tarafından verilen bazı özellikleri bağdaştırarak bir araya getirmiş. Bunu yaparken yer yer tekrara düşmüş.
Piri Reis hakkında bilgi edinmek amacı ile okunabilecek bir kitap. Yazar konuyu daha detaylı araştırarak çok daha somut örnekler vererek konuyu geliştirip, haritanın kayıp olan kısmına ulaşılabilmesi için daha da fazla katkıda bulunur umarım.
Tess Gerritsen'in yazımı ile tanıştığım kitap.
Okurken psikolojik anlamda gerçekten etkilendiğim kitap.
Gece su içmeye kalkarken gereksiz olan ışıkları da açmama neden olan kitap.

Çok etkilenmiştim. Belki bu tarz kitapları okumaya yeni başlamış olduğum için bu kadar etkilemişti. Sebep her ne olursa olsun, gayet iyiydi. Tavsiye edilesi bir kitap.
Tess Gerritsen gerçekten güzel yazıyor. Kitaplarında işlenen cinayetleri anlaşılmayacak derecede ağır bir üslupla ve sıkıcı bir dil ile anlatmıyor. Tıbbi terimler kullanıyor evet, ama sayfalar dolusu ve uzun uzadıya değil... Olay örgüsünü beğendim. Eski ile yeni bir arada. Kitabın son sayfalarında yer alan tablo meselesi ise olayı gerçekten ilginç kılıyor ve insanın yüzünde anlamı tanımlanamayan bir ifade bırakıyor.
Mevlevilik ile ilgili genel anlamda bilgi edinilebilecek bir kitap. Örneğin siyah hırkanın kabir toprağını, Tennurenin saflığı ve kefeni, sikkenin de tevhidi ve mezar taşını ifade ettiği öğrenilebilir. Ahmet Ümit'in kitapta Mevlevilik inancı ile ters düşecek bir ifadeyi kullandığını düşünüyorum. Şöyle ki, Mevlevilik ile çok yakından ilgilenen bir zat, Allah'tan bahsederken "Allah Baba" tabirini kullanıyor. Mevlevilikte, Hristiyanlıkta olduğu gibi üçlü teslis (Baba, oğul, kutsal ruh) inancı mı var ki böyle bir ifade kullanılabiliyor? Okurken ayrıca kitabın gereğinden fazla uzatılmış diye düşünmüştüm.

Polisiye okumayı seviyorum. Bu nedenle Ahmet Ümit'in kitaplarını da merakla okuyorum. Fakat eksiklikleri de dile getirmek gerekiyor kanımca...