Toplam yorum: 3.284.933
Bu ayki yorum: 6.439

E-Dergi

m.türkoğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

07.01.2025

Dili, dini, rengi ne olursa olsun, önemli olan insan olabilmek ve insan kalabilmek. Biri Türk diğeri Rum olan iki çocuğun gözünden yakın tarihin en acı olaylarından birine şahit oluyoruz. Son derece sade ve anlaşılır bir dille yazılan kitabın yazarının Kıbrıslı olması ve olaylara hakim olduğunu ve yaşanmış tecrübelerden faydalandığını gösteriyor; bu da okuyucuyu kitabın içine çekiyor. Çocuk kitabı olmasına rağmen her yaştan okuyucuya hitap eden kitapta Cengiz ve Yorgo adlı çocukların gözünden hayata bakıyoruz. Bedenler büyüse, ama ruhlar keşke çocuk kalsa ya da kirlenmese. Neticede dünyada iki türlü insan vardır. İyiler ve kötüler. Savaşın insanlar, özellikle çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine de vurgu yapılıyor kitapta. Politikacıların kaprisleri, acımasızlıkları ve beceriksizlikleri yüzünden ne yazık ki acıyı haklar çekiyor. "Keşke dünyayı çocuklar yönetseydi, o zaman her şey tatlı birer oyun gibi yaşanırdı." diyesi geliyor insanın...
29.12.2024

Asıl güçlü insan, gücünü karşısındakine gösteren değil onu hissettirendir. Eserde bu sözün vücut bulmuş halini görüyoruz. Genç yaşına rağmen haksızlığa başkaldıran bir Zeybek'in zaman geçtikçe güçlenmesi ve bu gücünü diğer çete liderlerinin aksine halkı ezmek için değil onların refahı için kullanmasını ibretle okuyoruz. Gerçekçi öykünün güçlü kalemlerinden olan Sabahattin Ali'nin eşsiz anlatımıyla insan kendini Aydın dağlarında, Çakırcalı Efe'nin yanında hissediyor. Edebi açıdan bakıldığından oldukça güzel bir öykü diyeceğimiz Çakıcının İlk Kurşunu içerisinde tarihi açıdan gerçeği ifade etmeyen bazı söylemlere de yer verildiğini ifade etmeliyim. Elbette bu durum öykünün değerini azaltmıyor ancak bazı okuyucularda bir tepkiye neden olabilir. Örnek olarak istibdat yönetimi eleştirilirken gerçek olma ihtimali bulunmayan, dedikodudan ibaret olduğu anlaşılan haksız ithamlara yer verilmiş olması... Kitabı tarihsel bir pencereden bakmadan okuyanlar beğeneceklerdir.
26.12.2024

Engelli bireylerin yaşamlarına dokunan, empati yapmamızı sağlayan bir kitap. 13 yaşında bir kız çocuğunun, görme yetisini kaybetmiş olmasına rağmen hayata sıkı sıkıya bağlanmasını, mücadelesini ve çevresiyle olan pozitif ilişkilerini okuyoruz. Kitabın etkileyici bir üsluba sahip olmasının nedeni belki de yazarın da görme yetisini kaybetmiş biri olmasından kaynaklanıyor. Tamamen doğal bir yaşam çıkıyor karşımıza. Yazar tüm gerçekleri olduğu gibi yansıtıyor ve asla ajitasyon yapmıyor. Kitabı değerli kılan en önemli faktörlerden biri budur. Gençlere şiddetle tavsiye ediyorum.
23.12.2024

Polisiye seven gençlerin beğeniyle okuyacağı bir kitap. Düzeye uygun, yormayan, yapmacık ve zorlama cümlelerden uzak, akıcı bir üslup.
22.12.2024

"Neyi anlattığın değil nasıl anlattığın önemli" derler. Basit gibi görünen bir konudan ortaya bir şaheser çıkarmak kolay değil. Filiz ile gelincik arasındaki gerilimi okumuyor bizzat izliyorsunuz. Bunlar kitabın görünen yüzü. Bir tavuğun hayatına odaklanan kitap, fedakârlık duygusunu oldukça etkileyici bir dille anlatıyor. Özellikle sonu insanı derinden etkiliyor. Kitap, gerçek hayatın bir kopyası aslında. İnişler, çıkışlar, kıskançlıklar, haksızlıklar...