Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Şener K. Tarafından Yapılan Yorumlar

17.11.2025

Zaven Biberyan’ın İstanbul'da Ermenice olarak yayımlanan "Jamanak" gazetesinde 1970'te
tefrika edilen “Karıncaların Günbatımı” adlı eseri, 1984’de yazarın ölümünden kısa bir süre önce
kitap olarak ve “Babam Aşkale’ye Gitmedi” adıyla yayımlanmış. Kitapta anlatılanlara ve yazarın hayatına baktığımızda anlatılanlarla yaşananların birbiriyle paralelliklerin görüyoruz. Bir nevi otobiyografi diyebiliriz yani.
Kitabın ilk yarısı oldukça ilgi çekici iken sonrasında anlatılanlarda tekrara düşülüyor ve biz sürekli kitabın baş karakteri Baret’in oldukça karamsar ruh hali hakkındaki tahlilleri okuyoruz. Kitabın sonu havada kalıyor ve hikaye içerisinde de bir sürü boşluk var. Bu olumsuzlukların dışında yazarın anlatımını beğendiğimi ve o dönem hakkında ilk ağızdan bilgi sahibi olduğumuzu söyleyebilirim.
10.11.2025

Kitabın başında "...Bu kitap tek başına bir biyografi değildir. Çünkü tümüyle yaşayanın anlattıklarıyla oluşmadı. Buna karşın yalnızca kurmaca da değildir. Çünkü içindeki bilgiler, gerçek kaynaklara dayanmaktadır. " ibaresi var. Yani gerçek olayların arasındaki boşlukları, yazar kurgulayarak tamamlamış. Son derece akıcı bir dille yazılmış, başarılı bir dönem biyografisi.
03.11.2025

Melike İLGÜN'ün "Ah'lar Ülkesi" üçlemesini oluşturan Paramparça ve Beni Hep Böyle Hatırla'dan sonraki son kitabı Canımın Canı. Üçü de Cumhuriyet döneminde yaşanmış acı olayların romanlaştırılmış hali. Yazarın bu kitabını da beğenerek okudum.
01.11.2025

Her kitabını zevkle okuduğum yazarın daha önce kendi hayatını anlattığı Sevdalım Hayat kitabını da okumuştum. Bekle Beni'de ise yine yaşadıklarından ve şahit olduklarından esinlenerek yarattığı Selim adındaki bir karakterin yaşadıkları anlatılıyor.

Diğer kitapları kadar etkileyici olmasa da beğenerek okudum.
01.11.2025

Kitap aslında her ikisi de evli olan; 1957-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak görev yapan ve 1960 askeri darbesinden sonra idam edilen Fatin Rüştü Zorlu ile Vesamet Kutlu'nun yasak aşkını anlatıyor. Genel konu bu olsa da yazar bir röportajında bu konuyu en ince ayrıntısına kadar araştırmadığını genel hattı ile değindiğini ve ayrıntıları kendi hayal gücü ile doldurduğunu ifade etmiş. Zaten kitapta da isimler farklı.

450 sayfalık kitabı okurken biraz zorlandım zira yazar, olayların akışından ziyade sık sık kahramanlarının duygu ve düşüncelerini uzun uzun ağdalı cümlelerle anlatmış. Bu da beni olaylardan kopardı ve okurken yordu.