Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

los_alamos Tarafından Yapılan Yorumlar

21.11.2005

Cem Şancı bu kitabı da kendi klasik stiliyle yazmış. Kitabın mizahi olduğuna katılıyorum ama söylediklerinde hiç mi gerçek payı yok bunu da göz önüne alalım.

Olmaması gereken bazı gerçekleri (abartarak da olsa) anlatıyor.
Flörtler hakkında bazı şeylerin değişmesi gerektiğini söylüyor.
En önemlisi gerçek sevginin ne kadar zor bulunduğunu ve değerli olduğunu anlatıyor.

Cem Şancı'nın kitaplarını okuyun. Eğer girmek istediğiniz hayat bu ise ya karar değiştirirsiniz ya da gardınızı alırsınız.
Okuyunca bazı şeylerin kazanılacağına inanıyorum.
13.11.2005

Herkes bu kitabın öncekilerden kötü olduğunu söylemiş. bence KESİNLİKLE böyle değil. özellikle 5.kitap berbattı. insanın kafasını karıştırsa neyse, hiçbir şey anlatmamıştı.
Bazı hataları olduğuna bende katılıyorum. Özeliikle Sevgili ilişkileri konusunda gençliğe yabancı olduğu belli oluyor.
Sürekli olarak "Melez Prens"in Voldemort olduğunu düşündürüyor ama birden Snape'in çıkması adeta Harry'i (ve bizleri) aşağılayıcı oldu buna üzüldüm.
Dumbledore'un ölümü ise gerçek bir trajedi. Kimse beğenmiyor ama ani bir ölüm, bir anda insanı etkiliyor. Kitabı bitirdiğim gece rüyamda o sahneyi gördüm. Berbat bir şey.
Dumbledore'un Snape'e güvenmesinin doğru çıkacağını umuyordum. Snape'e güvenmesi bir tek sözden ötürü olamazdı.
Yine de kitap okunmak için kesinlikle çok güzel. En büyük zevki 4. kitaptan almıştım. Bence onunla bile kafa kafaya..
Albus Dumbledore: 1840 - ? Yüreğimizde yaşıyor
01.10.2005

birçok olumsuz yorum yapılmuş.ben bu olumsuz yorumlara katılmayacağım.romanı 3'e bölmesi insanı 3 farklı dünyaya götürür gibi oluyor. fakat aralarda(ve özellikle 3.nün sonunda) diğer olaylara değinmesi insanı "romanın içindeki romandan, romanın içindeki hayata" çıkartıyor adeta.

Arada bir "usta bir yazar olsa şöyle derdi..." gibi yerlerde insan gerçekten ilgisini kaybediyor. buralarda sanki "ben de ustayım" diyecek gibi yapıp demiyor. kitabın tek olumsuz yönünün bu olduğunu düşünüyorum.

-Git Kendini Çok Sevdirmeden- kitabı hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. diğer kitabı -Bu İşte Bir Yalnızlık Var- da girişteki sıkıcı bölüm çok uzun geldi ya da olaylara giremedim, bu nedenle yarım bıraktım kitabı. Ama -Yolda Üç Kişi-de olayların başlangıcı açısından çok iyi tasarlanmış, zamanlamalar yerine oturmuş.

Kitaptan özellikle bir kenara yazdığım sözü de paylaşmak istiyorum: "
Her an başımıza bir şey gelebilir ve sonrasında
aynı insan değilizdir artık.
Kopuştan sonra dünyaya bir gün önceki gibi bakamayız.
Aynı aşk acısını çekip aynı yaşama sevincini duyamayız.
Ruhumuz sinsi bir kabuk tarafından yavaşça örtülür
ve o güne dek çektiklerimiz birden daha az can yakıcı olur.
Önceden bizi sevince boğan şeylerin de pırıltısı azalır bu arada..."
10.07.2005

kitabı okumaya başladığım anda beni adeta farklı bir dünyaya götürmeye başladı. eğlendim, öğrendim, heyecanlandım, üzüldüm, sevindim ve daha bir çok duyguyu kitabı okurken hissettim. Dan Brown'un kitabı "bestseller" olmayı hakediyor. Böyle müthiş bir kurgu yaratmak gerçekten çok zor.
Ama bunun dışında, duyduğum kadarıyla; Dan Brown'un bütün kitaplarındaki olaylar benzermiş. Bir kitabını okumak, bütün kitaplarını anlamaya yetiyormuş. Ben bütün kitaplarını bir kerede sipariş ettim. çünkü böyle denmesine rağmen, bu, yazarın stilinden kaynaklanıyor. Bir yazarın bütün eserlerinde bazı yerleri benzer olmaz mı zaten? Teşekkürler...
08.05.2005

ben cezmi ersözü ilk defa bu kitapta okudum. kitabı okurken beni anlattığını düşündüm adeta. nerdeyse benim kafamda söze dönüşemeyenleri yazmış. bu kitabı bu nedenle büyük bir dikkatle okudum.
asıl söyleyeceğim ise onu okurken bir umutsuzluğa bir bunalıma girdiğim.
ama ne de olsa gerçekleri görüyordum. bu nedenle okuması biraz zor oldu.