Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
shabbule Tarafından Yapılan Yorumlar
Gerektiği gibi yazılmış metin örümcek ağına benzer: Gergin, eşmerkezli, saydam, sıkı örgülü. Uçuşan her şeyi kendine çeker. Arasından geçmeye çalışırken ağa yapışıp kalan metaforlar, onu besleyen avlardır. Konu ve malzeme kendiliğinden ona doğru kanat çırpıyordur. Bir tasarımın gücü ve doğruluğu, bir alıntının başka bir alıntıyı davet etmesini sağlayıp sağlamadığıyla ölçülebilir. Eğer düşünce tek bir gerçeklik hücresini bile açabilmişse, öznenin dıştan müdahalesine gerek kalmadan, öbür hücrelere de nüfuz etmesi beklenir. Nesnesiyle gerçekten ilişki kurabilmiş olduğunun ilk kanıtı, çok geçmeden çevresinde başka nesnelerin de billurlaşmasıdır. Kendi özgül konusuna yönelttiği ışık altında başka başka konular da parıldamaya başlar.
Adalet Ağaoğlu, Karşılaşmaların birinci cildi sayılabilecek kitabı Başka Karşılaşmalar ile okurunun karşısında. Denemeler, değiniler ve söyleşileri ile yazar kadrajını daha çok kendi üstüne, onu oluşturan, onda tortulaşan şeylere çevirmiş olarak. Romanlar, öyküler, objeler, mekanlar, dostluklar, vd... Ve süregiden yazma tutkusu... Başka Karşılaşmalar, yazarın yazdığını değil, daha çok yazarı okumaya çağıran bir kitap.
Edebi ve siyasi kişiliğini takdir ettiğim yazarın, en sevdiğim kitabı..
Bitimiyle beraber bünyede ağlama ve yeniden okuma hissi uyandıran değerinin pek bilinmediğini düşündüğüm leziz bir kitap..
Bana her insanın içinde özel bir yön olduğunu fersah fersah anlatan bir kitap..
...insanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar...
İkna odaları sadece üniversitelerde görülmedi,başımızı örtmeye başlamamızla başlıyor hikayemiz,çevremiz tarafından ikna edilmeye çalışılıyoruz hep,Aman ne olacak açıversen diyerek başlıyor, gelecek kaygıları,kariyer masalları,hizmet gerekçeleri(!)...ile devam ediyor ikna seansları.Nihayetinde hepimiz kendi yolumuza akıyoruz,kimimiz başını açmayı tercih ediyor romandaki Nuran gibi,kimi peruk takıyor Seher gibi ve az bir kısmımızda vazgeçiyor gelecek rüyalarından Nermin gibi.Hepside yıkıcı ve zor kararlar..Yıldız Ramazanoğlu'da hepimizin tek tek içine bakmış,ve kalbimizin acılarını yazmış..Ve verdiğimiz bu kararların bizi nerelere götürdüğünü gözler önüne sermiş..Anlamak ve bu acıların neresinde durduğunu görmek isteyen herkes hikayemizi okumalı..Ülkemde özgür olabilmek temennisiyle..
bu, bu harika bir şey. okumadıysanız. okuduktan sonra oldukça hayıflanacaksınız..