Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
fadik Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir dönem İtalyanca Aşk Başkadır, Dostluk Ekmeği gibi kitaplar okumuştum. Bir kurs veya mekanda bir araya gelen insanlar ve hepsinin ortak bir noktada birleşen hayatlarını konu ederdi. Bu kitabı da o beklenti ile aldım ve çok beğendim. Her bir karakterin kitabevine gelme sebebi ve altında yatan asıl sebepler, kendini ve sistemi sorgulayan kısımlar beni tatmin etti. Ama uzun uzun, çok derin analizler, büyüleyici kurgu ile birleşen çok farklı hikayeler, bugün bir hikaye bekleyenleri mutlu edemez. Zira hem kısacık, hem öyle bir vaadi yok. Hakikaten bir kitap kafeye gitmişim gibi hissettirdi, sevdiğin işte çalış, hobini işe dönüştür önerilerinin altının doldurulması gerektiğini gösterdi tekrar. Çok toz pembe bir kitap değil aslında, öyle gibi görünüyor ama insanın içini dağıtıyor bende. Toz pembe değil de pembe olsa ne olur hem, biraz umut herkese iyi gelir.
Tarık Tufan kitaplarının bazılarında kapılıp giderim bazıları ilerlemez. Bu kitap dinlene dinlene bitti. Geçmiş ve şimdiki zaman hikayelerini birleştiren kitaplara zaafım var ve bu da bunun çok iyi bir örneği. Özellikle eski İstanbul zamanlarını okurken mest oldum. Günümuz kısmında ise birbirinden kopuk, alacaklı aile fertlerinin hepsine hem hak verdim hem bu hale gelmekteki paylarını düşünüp kızdım. Her zaman olduğu gibi tüm sorunlar konusmamaktan, iletişim eksikliğinden çıkıyor. Zamanında hissettiklerini, gördüklerini, yaşadıklarını, merak ettiklerini, öfkelerini ve sevgilerini konuşabilselerdi böyle olmazlardı gibi. Hüzünle okudum, hep bi kalp kırıklığı hissi ile. Kitabın sadece bi yönü beni tatmin etmedi, uzunluğu. Eski zaman karakterleri hikayeleri tamam ama dört kardeşin hikayeleri hızlı geçmiş gibi geldi. Daha derin okumak isterdim, niyesini nasılini.kim bilir belki yazarımız devam kitapları yazarak bizi merakta bırakmaz
Okuması edebi olarak kolay,akıcı,konuyu hazmetmek ve duygular açısından çok zordu.Özellikle savaş dönemi kitaplarında hep cephenin zorluklarını okudum.Şimdi geride kalanları okuduk,açlığın insanlara önce üzüntü,öfke,isyan getirdiğini sonra ise nasıl hissizleştirdiğini, hayattan kopardığını.. Ve aile birliğinde ana babanın ne denli önemli olduğunu, umudunu vicdanını çalışma hevesini yitirmeyen bir kişinin bile ne denli önemli olduğunu. Salt umutsuzluk, koyu bir hüzün kitabı gibi olsa da aradaki o hayal kurmalar, en zor anda yaparız cesareti, güveni, zalimlere karşı onurlu şekilde dik durma, hayatın minik güzelliklerini fark edip yaşanası dünya düşünceleri.. Minik umut sevinç araları ile ağır bir dram okuduk. Bu milletin devletin nasıl şimdiye gelebildiğini bir kez daha gördük. Allah yattıkları yerleri nur eylesin (sadece kitabın ilk iki sayfasını keşke içinde bir yerde geçirseydi dedim, çünkü başını öyle okuyunca ön yargılı davranıp bırakanlar oluyor, oysa kitap bambaşka)
Nasıl anlatmalı bilmiyorum ama bir yandan sakinlik ve durgunluk hissederken, bir yandan şaşkınlık ve merak hissettim. Kitabın son sayfasına kadar hem teknoloji, hem siyaset, hem sosyoloji, hem psikoloji, hem gündelik yaşam... bi dolu konuyu okudum, öğrendim, merak ettim, hayret ettim, ama konu o kadar sakin anlatılmış ki hemen bitireyim iştahı ile değil, azar azar okuyup üzerine düşünerek bitirdim. Kahramanımız tek kişilik dünyasına bir yapay zeka robot katmaya karar veriyor. Hoşlandığı aşık olduğu kadınla ilişkisi, yaptığı işi, planladığı gelecek, vb hayatını oluşturan ne varsa bu tek karar ile tepetaklak oluyor. Aslında olması gerektiği noktaya geliyor her şey ama kitap boyunca tekrar tekrar yıkılıyor hayalleri, planları, her seferinde yeniden inşa ediyor, neredeyse hiçbir şey yapmayarak hem de. Çok farklı bir kitaptı, hani bazı yemekler vardır çok özel tatları vardır ama herkes her zaman sevmez, onun gibiydi. Yazarın tarzını seven sevecektir
Devam kitaplarınin kaderidir, ilki kadar begenilmez, bu kitap için de ilkinden düşük yıldız veriyorum ama yine çok güzel anlatım. Severek okudum.