Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

yaşar kemal COŞGUN Tarafından Yapılan Yorumlar

Ülkemizin kıymetli akademisyenlerinden Emrah Safa Gürkan bu eserinde sosyolojik, antropolojik ve felsefi kimi soruların cevaplarını kitabın sonunda yer bir çok farklı dilde yazılmış ciddi bir kaynakça taraması ile harmanlayarak ele alıyor. Kitap oldukça akıcı. Farklı insan bilimleri alanlarına temas etmesi sayesinde sosyal bilimler nazarında genel bir 101 kitabı olarak dahi değerlendirilebilir. Toplumu, entelektüaliteyi cinsiyet ayrımlarını, hediye döngülerini, batıl inançların kökenini ve benzer konuları akademik bir bakış açısı ama sade bir anlatımla irdelendiği eserden çok şey alacağımıza inanıyorum. ( Bilgi değil yöntem.)

Hocamıza son sözünden teşekkür etmeyi borç biliyorum. İyi ki denediniz hocam.
Avrupa'nın hasta adamının son günlerinde 3 paşalardan biri olarak tanıdığımiz Cemal Paşa'nın Emir Subayı olarak görev yapan Falih Rıfkı Atay'ın nazarında; Kanal Cephesini, Kudüs'ü, çölü, Ingilizleri, Almanları, Araplari, dönemin Erkani Harbiyesini, Ittihatcılığı, çözülen bir imparatorluğu, imkansızlığı, fedakarlığı, kaybetmeyi ve tüm çıplaklığıyla savaşı gördüğümüz yalın bir Türkçe ile kaleme alınan bu eseri herkes okunmalıdır.
Ortaçağ Avrupası'nda bir manastıra ışık tutan Hesse bu eserinde akıl ile içgüdüyü, haz ile teslimiyeti, cinsellik ile inzivayı, yaşam ile ölümü yani insana içkin temel ikilemleri kaleme alıyor. Çocukluktan gençliğe bilinmezlikten felsefeye ve sanata uzadıkça anlamların değiştiğini, yaşam bir şekilde sonlandığında ölümün her şeyi eşitlediğini görüyoruz kitapta. Narziss ve Goldmund ile çıktığımız yolculuk ayni zamanda kendi içimize doğru. Hesse nin anlatımı ve Kamuran Şipal'in duru çevirisi ile kitap kolayca okunuyor. Keyifli okumalar.
Bu eser Roma İmparatoru olmasının yanında kimi kesimlerce filozof olarak da kabul edilen Marcus Aurelius'un fragmanlar halinde kaleme aldığı ve aslında birilerinin okuması amacı taşımayan, daha çok kendi özüyle muhakemelerini içeren on iki kitaptan oluşur. Stoacı geleneğin iskeletini oluşturduğunu gördüğümüz kitapta iki bin yıl öncesinden günümüze ışık tutacak argümanlar var. Özetle en çok aklımda kalanlar; ölçülü ol, her şey akar ve değişir, bu sebeple her şey geçicidir, bizler doğanın (evrenin, tanrının) parçasıyız dolayısıyla ondan gelen bize zarar veremez, düşün, sorgula, dingin şekilde yaşa.

"Evren sürekli bir dönüşüm, hayat bir fikirdir." (Sayfa 46)
Tarih tarih olalı dönemden beri anadoluda kadim halklar varoldu, savaştı, yenildi, yendi,yaşadı ve öldü. Halikarnas Balıkçısı bu masalları kısa anektodlar ve akıcı anlatımı ile sunuyor bizlere. Kitabı okuyun sonra imkanınız oldukça tüm anadoluyu özellikle de batı anadoludaki antik kentleri gezmeye özen gösterin. Her bir agorada nekropolde amfi tiyatroda halikarnas balıkçısınin kitabından izler bulacaksınız.