Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Önder Güngör Tarafından Yapılan Yorumlar

16.11.2025

Ateşten Gömleki okurken beni en çok etkileyen şey, romanın Millî Mücadele’yi bir tarih dersi gibi değil, birebir içinden anlatılan bir duygu akışı olarak hissettirmesiydi. Özellikle Ayşe’nin yaşadıklarının ağırlığı—İzmir’in işgalinde ailesini kaybetmesi, ardından İstanbul’un o çaresiz havasından sıyrılıp Anadolu’ya geçmesi—roman boyunca üstümde kaldı. Ayşe’yi okurken “güçlü kadın karakter” klişesi değil, gerçekten acı çekmiş ve aldığı her kararı bunun ağırlığıyla vermek zorunda kalan bir insan görüyorsunuz.

Peyami’nin iç çatışmaları ise romandaki en ilginç katmanlardan biri. Onun bakış açısından bölümleri okurken hem Ayşe’ye hem de İhsan’a duyduğu hayranlık ve kıskançlık karışımı duygular o kadar insanî ki, savaşın ortasında bile bireysel tutkuların nasıl susturulamadığını hissediyorsunuz. Hele finalde yaşadığı kırılma, romanın “savaş yalnızca cephede yaşanmaz” mesajını çok çarpıcı şekilde tamamlıyor.


16.11.2025

Peter le Page Renouf’un “Mısır’ın Ölüler Kitabı” çevirisi ve yorumu, Antik Mısır’ın en gizemli ve etkileyici metinlerinden biri olan Ölüler Kitabını Batı dünyasına tanıtan en önemli akademik çalışmalardan biridir. Renouf’un bu eseri sadece bir çeviri çalışması değil, aynı zamanda metne dair kapsamlı filolojik, dini ve kültürel yorumları içeren bir başvuru kaynağıdır.
Renouf’un çalışması, Ölüler Kitabı'nın temel metinlerinden seçilmiş bölümlerin hem hiyeroglif transkripsiyonlarını hem de detaylı İngilizce çevirilerini içermektedir. Metinler arasında, ölülerin ahiret yolculuğunda karşılaştıkları sınavlar, büyüler, dualar ve ruhun korunmasına yönelik ilahiler yer alır. Renouf, her bölümün ardına eklediği açıklamalarla metinlerin anlam dünyasını açımlarken aynı zamanda dönemin dini yapısını da derinlemesine inceler.
Renouf’un çalışmasının en dikkat çeken yönlerinden biri, metne yaklaşımındaki saygı ve akademik titizliktir.
16.11.2025

Ayasofya’nın tarihine ışık tutan bu eser, Bizans döneminden Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan destansı yolculuğunu bütün detaylarıyla gözler önüne seriyor. Haçlı Seferleri sırasında İstanbul’u yağmalayan Latin ordularının Ayasofya’ya verdiği tahribattan, Vikinglere ait esrarengiz izlere kadar pek çok bilinmeyen bu kitapta gün yüzüne çıkmayı bekliyor.

Sadece bir yapı değil, bir medeniyetler kavşağı olan Ayasofya’nın sırlarını çözmeden İstanbul’u anlamak mümkün değildir. Bu nedenle kitap, hem bir başvuru kaynağı hem de bir solukta okunacak sürükleyici bir anlatı niteliği taşıyor.

Ayasofya’nın büyüleyici geçmişine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için…
16.11.2025

Denizlerin ve Okyanusların mavi karanlik derinliklerinde uyuyan dev insan yapımı gemiler ve denizaltilari... Her birinin ayrı Trajedik Bir hikayesi var
Çanakkale açıklarında batan Dumlupınar denizaltısı ve kurtulamayan görevli subaylar
Ah Bir ataş ver sigaramı yakayim türküsü.m

Yeşilçamin filmlerinde basrolde oynayan kimi filmlerde Zengin fabrikatör yada komiser olarak karşımıza çıkan
Hulusi kentmen Bir denizaltı subayı olduğunu

Almanya'daki Adolf Hitler'in Yahudi soykırımınından bir gemiyle kaçıp hayatta kalma mücadelesi verip Karadeniz kıyılarında bir deniz altı torpidosuyla batırılan struma

Ve Titanic
Filmlere kitaplara konu olan devesa transatlantik gemi İlk çıktığı seferde ki hazin sonu
Sunay Akının özgün anlatımıyla sanki o dönemlere yolculuk yaptırıyor bizleri..
Clive cusslerin Deniz avcıları kitabını da okumanizi tavsiye ederim

16.11.2025

Efsuncu baba Babası Nasrullah efendiden kalan kitaplariyla büyüyle simyayla tılsımla uğraşip define arama madenî altına çevirmek hayalleriyle yaşamaktadır Her adımını hurafelerle atıp batıl inançlarla yaşar.
Eline geçen bir kitapta İstanbul'un hazineleri şifreli halde bildirilmiştir defineye ulaşmak kolay değildir tılsımi kaldırması gerekmektedir
Yerebatansarnıcıdan iki Ermeni arkadaş Efsuncu babanın hareketlerinden şüphelenip define aradığınin farkına varırlar..
Efsuncu baba bu iki arkadaşı tılsımi kaldırması için yardıma gelen insan görünümlü melek sanır ve olaylar entrikalar gelişir..
Gerçekten güzel bir edebiyat klasigi okudukça sanki 2 perdelik bir tiyatro yapıtı gibi gözlerinizin önünden geçiyor..