Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
BiKitapBiBen Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabı alırken açıkçası bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Sonuçta yeni bir kitap yazarınıda tanımıyordum. Karşılaştığım ise “Beni Taşıyamazdın” klasik bir aşk hikâyesi değil; daha çok insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesini anlatıyor. Onur karakterinin Reyyan’ın ölümünden sonra yaşadığı psikolojik çöküş, okurken beni gerçekten içine çekti. Bazı yerlerde durup “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündüm.
Kitabın dili akıcı ama duygusal olarak ağır. Özellikle suçluluk, pişmanlık ve kaçış duyguları çok gerçek hissettiriyor. Bir lise öğrencisi olarak çoğu romanda yüzeysel kalan duyguların burada derinlemesine işlendiğini görmek beni şaşırttı. Bitirdiğimde hemen başka bir kitaba geçemedim, çünkü aklım kitapta kaldı.
Duygusal, psikolojik ve düşündüren kitapları sevenler için kesinlikle okunması gereken bir eser. Okuyunca insan, sevmenin her zaman yeterli olup olmadığını sorguluyor. Arkadaşlarıma da öneriyorum. Ancak öğrenciler için biraz pahalı da sayılabilir ama değer.
Bu kitabı okurken en çok hissettiğim şey, olaylardan çok insanların iç dünyasının anlatıldığıydı. Enkaz, sadece bir felaket hikâyesi değil; insanların kayıpla, korkuyla ve umutla nasıl baş etmeye çalıştığını gösteren bir anlatı. Kahraman Tazeoğlu’nun dili akıcı ve duyguyu zorlamadan aktarıyor, bu da okurken samimiyet hissini artırıyor.
Karakterlerin yaşadıkları, abartılı dramatik sahnelerden çok gerçek hayatta karşılaşılabilecek duygular üzerinden ilerliyor. Bu nedenle bazı bölümler sessiz ama etkili bir şekilde insanın içine oturuyor. Kitap boyunca “insan zor zamanda kim olur?” sorusu sürekli akılda kalıyor.
Duygusal yönü güçlü ama okunması zorlayıcı değil. İnsan hikâyelerini, dayanışmayı ve içsel mücadeleyi sevenler için anlamlı bir okuma deneyimi sunuyor. Okuduktan sonra kısa sürede unutulmayan kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Benim gibi lise öğrencisi biri için Hayatın Anlamı, düşündürücü ama karmaşık olmayan bir okuma deneyimi sundu. Kitap, başından itibaren “hayatın anlamı ne olabilir?” gibi büyük sorulara bilim ve düşünce penceresinden yaklaşmayı deniyor. Yazar Sinan Canan’ın dili akıcı ve günlük hayatta karşılaştığımız düşünce sorularını sade bir dille ele alması, metni yaş grubu olarak bana uygun hale getirdi. Kitapta bilimsel bakışla hayatı ve mutluluğu sorgulatan bölümler vardı; bu da yalnızca duygusal değil, aynı zamanda mantıksal düşünmeye de teşvik etti — özellikle insanların haz ve mutluluk kavramlarını nasıl algıladığını çözmeye çalışırken bu bakış açısı dikkat çekiciydi. Kitabı okurken bazı fikirler kolay anlaşılırken, bazı kısımlar üzerinde daha fazla düşünmek gerektiğini hissettim. Genel olarak felsefî soruları sade bir dille keşfetmek isteyen genç okurlar için ilginç bir başlangıç olabilir.