Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Gülnur Acarkan Tarafından Yapılan Yorumlar
Ruslara esir düşen subay Mehmet Tolun bey tesadüfen karşılaştığı Tatar kardeşler Gönül hanım ve Ali Bahadır beyle tanışır. Gönül hanımın fikir vermesiyle ata topraklarını gezip keşif yapmaya karar verirler. Macar asıllı Kont Zichy'in katılmasıyla birlikte uzun bir yolculuğa çıkarlar.Orhun nehri kıyılarına kadar gidip orada yaşamış medeniyetleri araştırmak, bir zamanlar yaşamış uygarlıkları keşfetmek için hem zorlu hem dostluk içinde keyifli yolculuk yaparlar, bu esnada Gönül hanımla birbirlerine aşık olup hayatlarını birleştirirler.Türkçülük akımını inceleyen, akıcı bir dille okuyucuyu sıkmadan tarihi bilgilerle donatılmış. Bu tür romanlardan hoşlanan, atalarının yaşadığı topraklardaki kavimleri, uygarlıkları merak edenler için önerebileceğim bir eser.
Başrollerini Belgin Doruk ve Göksel Ersoy 'un paylaştığı siyah beyaz filmini izlemiştim.Bu yüzden kappa yayıncılıkta kitabını görünce alıp okumak istedim.Saffet Nezihi'nin ilk okuduğum eseriydi.Film 1961 yılına göre uyarlanmış,romandan sadece ana fikri alınmış. Çok farklılıklar vardı, yazar sade anlaşılır bir dille tutkulu aşkı konu etmiş.Romanın kahramanı Necdet Ferudun oldukça yakışıklı ve varlıklı bir ailenin uçarı eğlenmeyi seven ,yaşadığı aşkları abartılı şekilde çevresiyle paylaşan bir delikanlıdır. Oturdukları köşkün yanındaki köşke taşınan Meliha adındaki genç kıza tutulur. Meliha ise önceleri yüz vermez daha sonra Necdet Ferudun'un yakın arkadaşı İbrahim Şemsi beyin izdivaç teklifini kabul eder ve evlenir. Kocası tarafından çok sevilir ama onun aklı, kalbi Necdet Ferudun'da kalır. Aralarında kimsenin bilmediği yasak bir aşk başlar ve kavuşması imkansız olan bu aşkda Necdet Ferudun büyük acılar çekerek sağlığını kaybeder.Hüzünlü aşk hikayesi okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Ahmet Mithat Efendi'nin çok güzel bir polisiye eseri.Öreke Taşı cinayetini çözmek için polis müfettişi Osman Sabri görevlendirilir. Daha sonra intihar süsü verilmiş bir cinayet daha yaşanır. Bu iki olayın birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünen Osman Sabri,yardımcısı Necmi ile birlikte derin bir araştırma başlatır.Makam sahibi Beyoğlu mutasarrıfı Mecmeddin paşa ucunun kendisinede dokunacağını anlayınca Osman Sabri'den olayın peşini bırakmasını ister. Bunu kabul etmeyen Osman Sabri yardımcısı Necmi ve bir gazete yazarıyla iş birliği yaparak olayın failini bulup suça karışmış olan herkesin cezalandırılması için istifa etmeyi hatta hapse girmeyi bile göze alır. Yaptığı planlar ve kararlılığı sayesinde hedefine ulaşır cinayetleri çözer. Hangi dönemde yaşarsak yaşayalım sahtekarlık, makamı kötüye kullanma, adam kayırma gibi suçların var olduğunu görüyoruz. Görevini dürüstçe ve yasal haklarını sonuna kadar kullanınca adaleti sağlayan polis müfettişinin öyküsü. Tavsiye ederim.
Fransa'da eğitim alıp orada gördüğü batılıların görgü ve yaşam tarzlarını memlekete dönünce kendi ailesinede öğretmek için çabalayan Meftun bey, ailesi ve çevresindeki cahil kesim tarafından anlaşılamaz. Bir çok kişi süslü, çıtkırıldım diye dalga geçer. Meftun bey yaşadığı zengin hayatı devam ettirebilmek için aslında çok zengin olan fakat etrafındakilere kendini fakir tanıtıp öyle yaşayan çok cimri komşuları Kasım Efendi'nin hiç eğitim almamış cahil, çirkin kızıyla evlenip mirasına konma planları yapar ve başarılı olur. Bu arada ailesinin bütün fertleri ile yaşananlar ve bu mirasa konmak için yapılan planlar yüzünden herkesin hayatı geri dönüşü olmayan felaketlere doğru sürüklenir. Mutlaka okunması gereken bir eser. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın muhteşem anlatımı ile unutulmaz bir klasiklerden biri.
Öncelikle Osman Cemal Kaygılı gibi kıymetli bir yazarı tanıyıp eserlerini okumama vesile olan Kapra yayıncılığa çok teşekkür ederim. Bir bayram gezmesiyle başlayan iki güzeller güzeli çocuğun Hasan ile Mediha'nın tanışma öyküsü. Büyüdüklerinde yaşayacakları güzel hayaller yerine tesadüfen yaşanan acı dolu hayat hikayesinin anlatıldığı Aygır Fatma'yı okumanızı tavsiye ederim. Sade anlatımı ve diyalogları su gibi akıp gidiyor. Sanki siyah beyaz film izler gibi hissediyorsunuz. Kısa ve zor yaşamında kıymetli eserler bırakmış olan Osman Cemal Kaygılı'nın edebiyat dünyasında hak ettiği yeri almadığını, yeterince tanıtılmadığını düşünüyorum. İstanbul'un eski yaşamı ve hayal dahi edemeyeceğiniz bol yeşil çayırlı günlerinin de anlatıldığı kıymetli bir eser.