Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Güneş Yalıyar Tarafından Yapılan Yorumlar
1- (1/5) ‘Bir nar gibi’ dediğim yerde kalan sözcüklerimi şimdi Oto-Satir’den bir alıntıyla sürdürmek istersem “Gibi değil, bizzat kum olun kardeşlerim, zira yaratımdan biz insanların haddine bir bu kalmıştır yoğrulacak.” Yağmurlar-Şemsiyeler’in sonrasında Oto-Satir’i okuduğumda, bir tragedyayı tersinden okumuşum gibi bir hisse kapıldığımı söyleyebilirim. Bu hissin kitapta olay-zaman-mekan birliğine, bir Mainad taşkınlığına yahut Dionysos coşkunluğuna erenlerdeki ikiliğe vesaire benzerlik bulmakla alakası yoksa da kaynağı, teğetlerden teyellere geçmek isteyişimdedir belki, teğet noktam olmuş bir şemsiyeden iki kitabı birbirine teyellemeye koyulmak istemişimdir. Ama bu hissin uzağında bambaşka bir açıdan bakmayı denediğimde ...
4- ...bulsa, kusursuzluğa varma/mükemmellik takıntısının neticesi hezeyanlardan empatiye ermenin serüveni olarak okuyabilir, akabinde rüyaların psikanalitik yorumlarına girişme potansiyeli taşıyabilir ya da bir başkası aynı mektuplar için, 'bir hisar olmakla yetinmeyen seslenmiş' demekle yetinebilir, hülasa bir noktadan sayısız sözcük demeti doğabilir. Ve ben kendi noktamda sözcükleri kullanma isteğimin sonuna geldim.
12. mektubun "beni affet" demeyen, affedilmeyi bekleme kabahatinden kurtulmuş bir dille ve kendi şarkısının melodileriyle geleceğini umuyorum.
3-
... tanelerin dansı canlı, ironik, telaşlı, trajik, tutkulu, çelenk yolucu, alegorik... Kitabı yorumlama niyeti taşımadığımı en başta belirtmiş olduğumdan metinlerarasılık gibi çetrefil kavramlara dair cümle kurmayacağım tahmin edilmiştir. Sözcüklerle ve kitaplarla kurduğumuz bağı düşününce, bir başka kitapta sükunetime çarpan bir ânı anımsadım -Domínguez'in Kağıt Ev'inde Carlos Brauer'in kendi yaratımı olan evine ilk balyoz darbesini indirme anını- ki metinlerle kurduğumuz bağlar işte böyle zihnimizde salkım saçak dünyalar yaratabilir. Psikolojinin yükselen parıltısını taşıyan ve olası her davranışa bir tanı koyma ihtiyacı duyan çağımızda, şimdi bu herkes ya da hiç kimse için yazılmış mektupları birileri kapısının önünde bulsa, ...(karakter sayısı sınırından 4 parça olacak)
2- (2/4)
... dünyasını da başka bir çember olarak tasavvur edersek, böylelikle kitabın adının da bir parçasını oluşturan 'şemsiye' nesnesiyle belki de iki çemberin birbirlerine teğet noktasını bulabiliriz ki tüm alımlamalarımızın besleneceği kaynağın bu nokta olacağını söylemek mümkün. Lakin bir kaynağın bize sadece 'yaşantı yoluyla açık' olan kadarı verebileceği evvelce söylenmiştir.)
Elbette her birimiz başımızın üstünde bir şemsiyenin durmasına ihtiyaç duyabiliriz. Bu duruma sadece rüzgâra karşı şemsiye açmama önerisini ekleyebiliriz.
11 mektuptan oluşan Eylül 2023 baskılı bu kitabı bir bahçede nar ağacı altındaki bir masada okuyup kapattığımda, 'bir nar gibi' dedim kendime. Bu benzetmeyi (kış imgemizde payı varsa da) Persephone'nin yediği nar tanelerinin uzağında kurmak istiyorum: Yaz, doğanın şımaran coşkusunu alıp götürmüşken güz masalarının sükunetine kendini açan bir narın tanelerinden saçılıveren çarpıcılıkta ki akabinde içinizde mayhoş bir nar tadı dolaşabilir. Saçılan...
1-
Belki de -kitaptan alıntılarsam- "yüzümde yalnızca yağmurlu semayı izleyen bir gölün sahip olabileceği bir sükunetle" kalamayışımdandır sözcükleri kullanmak isteyişim. Bu isteğimi ilkin kitabın ilk mektubundaki 'seçim şansı, isteme, tercihte bulunma' üçgeninin içine koydum. O üçgenden çıkabilen kadarıyla koyuluyorum sözcüklere tutunmaya.
Şimdi 'güvercin adımlı' düşüncelerle bir müjdeci çıkagelse çağımızın (görsel) gürültüsünden işitilebilir mi? Bu soru cümlesinin yahut akabinde kuracağım cümlelerin kitabı yorumlama niyeti taşımadığını belirtmek isterim, zira bu sadece cümle kurabiliyor olmanın pervasızlığıdır ki eşyanın tabiatında bir parça pervasızlık var. Eşya demişken konumuz eşyalar değilse de şu an nesneler dünyasından bir eşya seçerek kısaca değinmeyi istersem o nesne, her daim ziyadesiyle temkinli olan başımızın üstüne tutabileceğimiz bir şemsiye olur.
(Metnin orta yerine düzen bozucu notlar ekleyelim: Her kitabın dünyasını bir çember, okurun