Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Murat Görgün Tarafından Yapılan Yorumlar
Dünya tarihinin en trajik olaylarına, büyük acılara, bitmeyen savaşlara, dinmeyen gözyaşlarına sahne olan Filistin topraklarında İsrail'in mezalimine maruz kalmış, ailesi ile bir çadırda yaşamaya mahkum edilmiş, kardeşlerini bu süreçte kaybetmiş bilgiye, öğrenmeye aç deha bir çocuğun Filistin'deki öğretmeni sayesinde Nobel Ödülünü almasına kadar uzanan etkileyici bir hikaye. Yazarın amerikalı bir yahudi olarak Filistin'de ve özellikle Gazze'de İsraillilerin insanlık dışı girişimlerini gözünü budaktan sakınmadan ortaya koyması takdir edilesi gerçekten. İlk kitabı olması sebebi ile genel olarak başarılı bulduğumu ancak eleştirel gözle baktığım zamanda olaylar zaman zaman çok hızlı aktarılmış ve Filistinde neredeyse yarım yamalak bir eğitim almış bir lise öğrencisinin Üniversitede bir profesörle aşık atması biraz olayın gerçeklik algısını zedelemiş diyebilirim. Ama okunası bir eser kesinlikle son söz olarak.
Yazım şekli itibari ile oldukça ilginç bir roman olmuş.Polisiye-gerilim tarzi sevenler için okunması gereken eserlerden kanaatimce.Genç bir kızın okulunda dönem ödevi olarak yaşadığı kasabada 5 yıl önce gercekleşen iki cinayeti seçmesi ile başlayan merak uyandirici bir kitap.Kızın 5 yıl önce mahkemenin veridiği karari inandirici bulmamasi ve en başından o dönem insanların birbirleri ile olan ilişkilerini görüşmelerini didik didik ederek gerçeği ortaya çıkarmak için zaman zaman kendisini ve ailesinide tehlikeye atarak göstermiş olduğu çabaya sizde eşlik edeceksiniz.Yazar zaman zaman kara kalemle gerçegin izini sürerken sanki bir yazi tahtasina yazar gibi olaylari not etmesi,yuvarlak icerisine almasi,oklar çikararak birbirleri ile bağlantili olduğunu göstermesi sizde gerçekten bir iz sürüyormuş havasi uyandiriyor.Ayrica tam işte bu dediğiniz noktada sizi şaşırtamaktada oldukça başarılı bir kurgu olduğunu belirtmeliyim.
İnsanın doğasında dokunmanın, göz göze iletişim bağ kurmanın yerinin ne kadar önemli olduğunu çok enteresan vakalar ile anlatan etkileyici bir kitap. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren çoğunlukla anne ile kurulan ilişkinin içeriği aslında ileri dönemde karakterimizi davranışlarımızı nasıl etkiliyor nasıl yönlendiriyor, birebir gerçek kişilikler üzerinden gözler önüne seriyor eser. Aslında dünyaya geldiğimiz an itibarı ile ebeveynleriniz size dokunarak, kucağına alarak, konuşarak, şarkı söyleyerek, koynuna sokup kokunuzu içine çekerek, ihtiyaç olan her anda yanınızda olarak ilerde meydana gelebilecek travmaları nasıl engelliyormuş analiz etme şansı sunuyor eser aynı zamanda geniş ailelerde daha çok kişi ile iletişim ve bağ kurarak duygusal olarak nasıl pekiştiğimizi ve hayata daha hazırlıklı olduğumuzu anlıyoruz.
1900'lü yılların başında annesi ile birlikte bir pansiyon işleten genç bir kızın 'yakuza' olduğunu yıllar sonra öğreneceği japon bir erkekle yakınlaşması ile başlayan çok iyi kurgulanmış bir hikaye.Sonrasında savrulan hayatların Japonya'da bir araya gelmesi ve ve 4 neslin zamana yayilan içiçe geçmiş özgün hikayesi oldukça etkileyiciydi.2. dünya savaşından,Japonya'ya atılan atom bombalarına kadar birçok tarihi olaylarada dokunarak korelilerin japonlar arasındaki muhteşem mücadelesi ve bugünkü güney kore olma yolunda yaşadıklarınıda akıcı bir dille anlatmış yazar.Paçinko hakkında ipucu vermek istemem,çünkü kitaba başlarken çok farkli birşey olduğunu düşünmüştüm.Yazar paçinkoyu hikayenin merkezine koyarak japonya'ya özgü bir oyun hakkindada merak uyandırmayı başarmış.
Başarılı bir kurgu ve etkileyici bir hikaye olmuş.
Dünya tarihinin görmüş olduğu en büyük zalimlik, insan vicdanının ne kadar katran karası olabileceğini deneyimlediğimiz zaman dilimi içerisinde auschwitz toplama kampındaki bir grup yahudinin yaşam mücadelesini konu alan etkileyici bir kitap. Edita Kraus'un ana karakter olduğu gerçek hikayede yahudilerin insanlık dışı şartlarda bile eğitime, kitaba, bilime, okula sarılarak gerçek kurtuluşun bu yolla sağlanabileceğine inanmışlık ve adanmışlık anlatılıyor. İsrailin bugün dolaylı yada direk dünyayı yönetiyor olması rastgele bir durum değildir diye düşünmeden edemiyor insan. Bugün kendi coğrafyasında aynı mezalimi müslümanlara reva görmesi insan vicdanının katran karası renginin geçen 70-80 yıllık süreçte değişmediğini ve bundan sonrada değişmeyeceğini göstermektedir. Okurunu birçok defa ciddi sorgulamalara iten, dünü, bugünü ve yarını analiz etmek zorunda bırakan başarılı bir eser.