Rusya Tarihi
Rusya Tarihi

Kitapyurdu Fiyatı: 472,01TL

Ürüne Git
59Yorum
Berk Ulubeli
Kitapkurdu
17.09.2021
George Vernadsky - Rusya Tarihi
Kitap hakkında konuşmaya başlamadan önce birkaç konu hakkında açıklama yapmak ve (tabiri caizse) bir itirafta bulunmam gerek. Öncelikle, konuya dair daha önce yalnızca Akdes Nimet Kurat hocamızın kitabını okuduğumu ve bu konu hakkında eksiklerim olduğunu belirtmeliyim. Bu durumun temel sebepleri; konunun hem çalışma alanım ile çok yakın olmaması hem de yeterince ilgimi çekmiyor oluşuydu (elbette şu ana kadar!). Dolayısıyla konu hakkında yapacağım yorumlar “Rusya Tarihi” hakkında derinlemesine okuma yapanlardan ziyade genel okuma yapanlar yahut yapmak isteyenler için daha anlamlı olacaktır. Kitabı incelerken izleyeceğim yola gelecek olursak; kitap çok geniş ve hacimli olduğundan her bölümü ayrı ayrı incelemektense özellikle ilgi duyduğum alan hakkındaki bir bölümü görece daha detaylı yorumlayıp kalan kısmı yüzeysel geçeceğim. Aksi halde son derece uzun ve sıkıcı bir yazı olacağından olumsuz bir algı yaratmak istemem. Şimdiden sabrınız için teşekkür ediyorum. George Vernadsky (1887-1973), Yale Üniversitesi bünyesinde, önemli bir tarihçi olmasının yanı sıra komünist yönetim karşıtı, Avrasyacı perspektife sahip bir kişilikti. Yazdığı kitaplarda (dilimize “Moğollar ve Ruslar” adlı bir başka kitabı daha kazandırılmıştır) bu niteliklerinden izler göreceğinizi belirtmem gerek. Zaten kitabın içerisinde yer alan “Editörden” adlı bölümde (s.13-15) Sayın Ahsen Batur bu konu ve daha fazlası hakkında harika bir giriş yazısı kaleme almış bulunmaktadır. Ahsen Batur hocamızın da bahsetmiş olduğu üzere (s.13-5) aslında bu kitap 5 ciltlik bir “Rusya Tarihi” dizisinin, yine yazarın kendisi tarafından, özetlenmiş bir baskısını ihtiva etmektedir. Kitap (“Editörden” ve “Giriş” adlı bölümler de dâhil olmak üzere) toplamda 19 bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın genel olarak kapsadığı zaman aralığı ise, yazarımız SSCB’nin yıkılışını göremeden hayata veda ettiğinden, Rusların ilk ortaya çıktığı zamanlardan 1960’ların sonlarına kadar olan dönemi kapsamaktadır. “Giriş” ve “1. Bölüm: Rus Devleti’nin Kökenleri” adlı bölümlerde (s.17-55) arkeolojik ve antropolojik çalışmaların yanında coğrafya ve tarihi coğrafya hakkında da önemli bilgiler sunulmuştur. Bu bölümde özellikle “Hint-Ari Irk” nazariyesinin bir savunusu ile Rus halkının da bu aileye mensup olduğu anlatılmaya (kanıtlanmaya) çalışılmıştır. Ayrıca, yukarıda sayfa aralığını verdiğimiz bölümde, göçerler (özellikle de menşei tartışmalı olan İskit, Sarmat yahut Hun) ile olan münasebetler hakkında giriş mahiyetinde bazı bilgi ve yorumlar da istifademize sunulmuştur. Yazarın Avrasyacı kimliği, kanaatimce, bu bölümde bariz şekilde görülmektedir. Özellikle; İskit, Sarmat ve Hunlar ile olan ilişkilerde ve bu kavimler hakkında verilen bilgilerde bu yanlılık göze çarpmaktadır (s.30). Günümüzde İskitlerin yahut Sarmatların menşei tartışmalı bir konudur ancak yazar bahsedilen kavimleri doğrudan Hint-Ari olarak sunmaktan geri durmamıştır. Bu noktada romantik bir bakış açısına sahip olduğumun zannedilmesini istemem; benzer şekilde (s.41) Hunlar da Türk menşeli olarak izah edilmiştir. Ancak bu konu da, teknik olarak, fazlasıyla tartışmalıdır. Açıkçası zihnimde, özellikle arkaik dönem anlatısının bulunduğu bölümler de, yazarın (biraz da işin doğası gereği, herkes her konuda uzman olamaz elbet) konu hakkında çok genel birkaç fikir üzerine temellendirilmiş bir inşa sürecini takip ettiği izlenimini uyandırdı. Elbette, bunlar bu tarz genel tarih (uzun zaman aralıklarını kapsayan) çalışmalarının hemen hemen tümünde karşılaşılabilecek temel sorunlardandır. Daha sonraki bölümlerde; Bizans ile ilişkiler (s.43), Hristiyanlaşma ve bu süreçte Bizans’ın etkisi ile Hristiyanlaşma sürecinin Ruslar ve batıyı birbirine yaklaştırması, en azından batı ile doğu kilisesi ayrışana kadar (s.57). İlerleyen bölümlerde; Moğol İstilası ve akabindeki süreç (s.82), XVI. yüzyıl siyasi tarihi, Hanlıkların yıkılması ve Çarlık Rusya’sının güçlenmesi (s.116), XVII. yüzyıl siyasi tarihi ve Osmanlı ile münasebet (s.150), XVIII. yüzyıl (s.191), XVIII-XIX. yüzyıl “Sosyal ve Ekonomik Kalkınma” (s.217), XVIII-XIX. yüzyıl “Kültürel Gelişme” (s.226). Bundan sonraki bölümler kronolojik bir siyasi tarih (uzay yarışlarına kadar sürecek olan) anlatısının yanında yazarın bazı şahsi yorumlarını da içermektedir. Bu yorumların, özellikle, batı dünyasından okurlara hitap ettiğini ve bir miktar güzelleme içerdiğini akıllarda tutmalıdır. Kitap hakkında, aslında çok da önemli olmayan, birkaç eleştirim daha olacak. Şöyle ki; ilk iki sayfanın hatalı basıldığını söylemeliyim. Bu hatanın 5. basımın tamamında mı yoksa sadece bendeki nüshasında mı olduğu konusu hakkında ne yazık ki bilgim yok. Ayrıca kitabın arka kapağında Rusya tarihinin “günümüze” kadar ki bir anlatısının sunulduğu ifade edilmiş ancak, yazımın başında da belirtmiş olduğum üzere, 1960’ların sonuna kadar gelen bir anlatının mevcut olduğunu söyleyelim. Son olarak bu kadar geniş bir zaman aralığını kapsayan her çalışmanın karşılaşacağı problemlerden bu çalışmanın da nasiplenmiş olduğunu unutmamak gerek. Yazar her konuda uzman olamayacağı gibi birçok konu ya atlanmış ya da çok kısa geçilmiştir. Dolayısıyla incelediğimiz bu çalışmayı iyi bir “giriş” olarak değerlendirmek son derece yerinde olacaktır. Bunlar haricinde baskı ve kağıt kalitesi son derece güzel çeviri ise akıcı. Bu kitabın dilimize tercüme edilmesinde katkısı olan herkese teşekkür ederiz. Ayrıca kitapyurdu ailesini de es geçemeyiz, buradan kucak dolusu teşekkürlerimizi tüm "kitapyurdu ailesine" iletmek isterim. İyi ki varsınız! Herkese bol kitaplı, sağlıklı günler!
Zübeyr Yıldırım
Kitapkurdu
26.10.2022
Rus Tarihi Hakkında Bir Başyapıt
Son yıllarda Suriye’de yaşananlar, ardından Ukrayna ve Rusya arasında devam etmekte olan savaş, Avrupa ülkeleriyle Rusya arasındaki enerji krizi, ülkemizde Rusya’yı sürekli olarak gündemde tutan en önemli nedenler olsa gerek. Tarih derslerinde yeri geldikçe tekrar edilen “Rusların sıcak denizlere inme” şeklinde ifade edilen malum hedefi de aklımızın bir köşesinde her daim duruyor. Rusya, bir komşu devlet ve millet olarak bizim açımızdan geçmişiyle de bilinmesi gereken öneme sahip. Bugünkü Rusya’yı ve izlediği politikaları doğru tahlil edebilmenin, geleceğe dair yol haritası çıkarabilmenin önemli bir yolu, Rus tarihini çok farklı kaynaklardan tahlil edip doğru analizler yapmaktan geçiyor. Alanında temel eserlerden biri olarak gösterilen Vernadsky’nin Rusya Tarihi, Selenge Yayınları tarafından ülkemizdeki okurlara sunulmuş değerli bir eser. Yazar George Vernadsky, ömrü farklı ülkelerde geçmiş ilginç hayat hikayesiyle bilinen bir bilim insanı. Ukrayna Bilimler Akademisi’nin kurucusu olan babası Vladimir Vernadsky gibi akademisyen olmayı tercih etmiş. Akademik kariyerine Moskova, Freiburg, Berlin, St. Petersburg, Kırım ve en nihayetinde Connecticut gibi farklı yerlerde devam etmiş. Bolşeviklerin 1920’de Kırım’ı işgaliyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalan 130 bin devrim muhalifinden biri olarak yazarın yolu, bir süreliğine İstanbul’a düşmüş, buradan da Atina yoluyla Prag’a devam etmiş. 1926’da gittiği ABD’de, Yale kadrosuna dahil olmuş. Bu üniversitede 1927-1946 arasında araştırmacı olarak (research associate), 1946-1956 arasında ise tam zamanlı profesör olarak görev yapmış. Muhalifi olduğu Sovyet rejiminin yıkılışını göremeden, doğduğu topraklardan çok uzakta vefat etmiş (1973). Tarih alanındaki çalışmaları içinde ikisi ön plana çıkıyor: “Rusya Tarihi”, “Moğollar ve Ruslar”. Rusya Tarihi kitabının ülkemize kazandırılmasının temelinde, editör (merhum) D. Ahsen Batur’un takdiminden anlaşılacağı üzere, Türkiye’de tarihçiliğin, Osmanlı Tarihi, Kurtuluş Savaşı, İttihat ve Terakki sınırları dışına çıkamamasının oluşturduğu bir boşluğu doldurma kaygısı yatmaktadır: “bu eser, tarihimiz boyunca on beş defa savaşıp on üçünde ellerinden yenilginin acısını tattığımız Rusların hiç bilmediğimiz yönlerini sizlere aktaracaktır.” Eser, aslında Vernadsky’nin beş ciltlik kapsamlı Rusya Tarihi eserinin, yine bizzat yazar tarafından kaleme alınmış özetinden ibarettir. Kitabın giriş kısmında Rus halkının kökeninden, kültürel gelişiminden ve yayıldığı coğrafi alanlardan bahsedilmektedir. Yazar, Rus tarihini, temelde beş bölümle izah etmektedir: Rurik Hanedanından Knaz Svyatoslav’ın 972’de öldürülmesine ve imparatorluğun parçalanmasına kadar olan dönem, 972-1237 arasına tekabül eden orman-bozkır arası mücadeleyle geçen dönem, 1237-1452 arası Moğol istilasıyla başlayan dönem, 1452-1696 arası Büyük Petro’nun Azak Kalesi’ni almasıyla biten dönem, 1696-1917 arasında Avrasya’daki doğal sınırlara ulaşılan dönem. Yazar, Rus Tarihi’ni nihai olarak, 1945’te dünya savaşının sona erdiği döneme kadar anlatmış ve nükleer savaş hakkında (1967’ye kadar gelen) bir değerlendirme yaparak eseri tamamlamıştır. Eserde, Türklerin Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini yaşadıkları bin yıllık dönemde Rusların ne aşamalardan geçtiğini okuyacaksınız. Kiyef Rusyasından Moğol yönetiminde geçen döneme, oradan çarlığa ve imparatorluğa giden on asırlık süreç 550 sayfada özetle anlatılıyor. Selenge’nin bilinçli seçimiyle ülke arşivine önemli bir katkısı olduğunu düşündüğümüz bu eser, anlaşılır bir dille çevrilmiş. Bu nedenle çevirmenler de övgüyü hak ediyor. Kitabın baskı boyutu, taşıma açısından kolaylık sağlıyor. Faydalı bir okuma olması dileğiyle!
UMUT GÜNER
Kitapkurdu
06.12.2022
Rusya'nın kadim tarihine dair Türkçeye çevirilmiş en nitelikli eser!
George Vernadsky'nin Rusya Tarihi kitabı, Dünya tarihinin en köklü ve kadim halklarından biri ola Rus halkının kökenlerini, kültürel gelişimini ve coğrafi bölgelerini anlatıyor. Yazar tarihçi George Vernadsky, Rusya tarihini eserinde beş bölüm üzerinden bir anlatım kurguluyor. Rurik hanedanı, Knaz Svyatoslav dönemi, imparatorluk ve imparatorluğun dağılma süreci, Rusların bozkır hayatları, Türk toplulukları, Moğol istilası, Büyük Petro, Büyük Savaşı ve Sovyetler Birliği'ne kadar Rusya tarihinin en önemli dönemleri detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Eser, Rusya ve Rus halklarına dair sadece siyasi bir anlatı değil sosyal, dini, kültürel ve ekonomik bir bakış da sunmaktadır. Rus halklarının, uçsuz bucaksız bir coğrafyada sürdürdükleri yaşam mücadelelerini anlatması bakımından keyifli bir okuma imkanı tanımaktadır. Ahsen Batur tarafından Türkçeye kazandırılan bu eser, Türkçeye çevirilmiş Rusya tarihini konu edinen eserler arasında akademik bir çalışma olarak en nitelikli eserdir. Sayfa sayısı bakımından da hayli hacimli olan bu kitabın, alana dair başta akademik araştırma yapacaklar olan kişiler olmak üzere konuya ilgi duyan herkese hitap etmektedir.
hombre_luz
Kitapkurdu
17.05.2024
Selenge Yayınları tarih konusunda gerçekten çok kaliteli eserler basıyor.
Bitikçi__
Kaşif
30.11.2023
Rusya tarihi kitaplarının mihenk taşı.. Umarım kitapyurdu stoklarına tekrar gelir.
Emre Kocakurt
Kitapkurdu
23.08.2023
Vernadsky kendi tarihine biraz taraflı yaklaşmış. Yer yer düzeltmelere ihtiyaç duyuyor.
Jakamen35
14.03.2023
İkinci üniversiteyi okuyorum tarih bölümü. Bölümümün kaynak kitapları arasında yer alıyor. Muhteşem bir kitap. Rus tarihine ilgi duyanlara şiddetle tavsiye ediyorum...
Yaşar Ertaş
Kitapkurdu
20.12.2022
George Vernadsky - Rusya Tarihi Tek kelime ile bir başyapıt. Tarih okurlarının ve araştırmacılarının kütüphanesinde bence kesinlikle olması gereken bir çalışma. Rus tarihi üzerine yazılan temel kitaplardan biridir Vernadsky'nin Rusya Tarihi.
Emrys De Brillion
Kitapkurdu
20.05.2022
Türkiye'de Rus tarihini derli toplu anlatan az sayıdaki nitelikli kitaplardan biri.
mehmetakgun
Kaşif
01.03.2022
22/02/2022 Ukrayna Rusları tanımamızda önemli olacak bir araştırma.
Ğstat
14.01.2022
Ana hatlarıyla rusya tarihine ilişkin bir perspektif kazanmak isteyen tüm okurlara tavsiye ederim.
aloneboy1903
13.10.2021
Günümüzü anlamak için Rusları da bilmek gerek, alandaki kıtlık içinde pırlanta gibi duruyor kitap.
SALİH KIRIK
30.09.2021
Merhabalar Uzun zamandır Rusya tarihi ve Rus milleti hakkında öğrenmek istediğim konular vardı. Yazar George Vernadsky bu kitapla yaklaşık 1000 yıllık zamanı önemli donüm noktalarına göre sınıflandırmış bölümlere ayirmış. Kitabı okuyunca ana hatlarıyla kapsayıcı bir şekilde Rusya coğrafyasını,Rus halkı ve Tarihi hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz Mesela aynı ırktan olan (Slav)Ruslar ve Ukraynalıların nasıl ayrışıp kanlı bıçaklı olduğunu anlıyabiliyorsunuz Kitap oldukça akıcı Tarih okurken en zorlanılan aynı veya benzer isimli karekterleri karıştırma olayı bu okumada daha azkarşilaştım Yazarın hanedanları ayrı ayrı eke alması ve soyağacı grafiklerine yer vermesi çok iyi olmuş Tercüme ve Editörün açıklamalı notlarıda çok başarılı Benim gibi tarih seven okuyuculara tavsiye ederim
mavi_sahin
14.08.2021
Amerika Tarihi ve Çin Tarihini okumuştum. Rusya Tarihini de okumak istedim. Kitabın akıcı olduğunu söyleyebilirim , çevirisi başarılı. İçeriği kapsamlı Değerli bir kaynak kitap.
KY-6909661
15.07.2021
hem kitabın içeriği, hem de çevirisi çok iyi.
Heinrich91
12.04.2021
Sovyetler Birliği tarihini sübjektif ve düşmanca ele alması müellifin tenkid edilecek noktalarından biridir.
Nilhan TEKOL
Kitapkurdu
16.03.2021
Rusya tarihinin temel kaynağı demek kesinlikle yanlış olmayacaktır. Bu alanda çalışma yapmak isteyen, alanı merak eden herkesin okuması gerekiyor.
Ahmet Seki
Kitapkurdu
02.03.2021
Kitabın tercümesi çok iyi. Vernadsky'nin yetkinliğine diyecek yok.
Lyol
Kitapkurdu
11.02.2021
Tarih sahnesine çıktığı andan günümüz Rusya'sına kadar uzanan süreç. Rusya tarihine ilgi duyanların ilk başvurması gereken kitabdır.
Barbaran99
06.02.2021
Derslerim için aldım, yeterli ve detaylı.