Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi
26Yorum
Yazar tam bir serseri ,küfürbaz; yine de okurken keyif alıyorsunuz.
Daha once okumustum tekrar aldim, cok guzel noktlar vardi icinde.
Bukowski'nin diğer kitapları arasında vasat bir kitap. "Ekmek Arası" romanından sonra zaten çıta o kadar yükseğe çıktı ki, diğerleri o seviyeye erişemiyor.
Günlük olduğu için çok sevdim. Ayrıca son günlerinde yazmış. Mutlaka alınacak kitaplardan biri.
Bukowski, dilinin kemiği olmayan, huysuz, serseri herifin teki. Onu ya sever ya da nefret edersiniz, ortası yoktur. Bu ihtiyar hergelenin pis bir üslubu olsa da dürüst ve samimi bir dille yazdığı kitaplarını keyifle okuyorum. İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batıran bir adam. Bu kitapta son yıllarda yaşadığı buhranı anlatıyor pis moruk. Tıpkı kendisiyle sohbet ettiği bir günlük gibi.
İkide bir sağa sola savurduğu küfürleri geçtim, gına getiren alkolizmini geçtim, birkaç iyi tespit için bomboş bir hayatı anlatıp duruyor olmasını bile geçtim, oldukça ahlaksız bir kitap. Harcadığınız vakte ve paraya karşılık aldığınız bir şey olmayacak.
sıradan bir bukowski kitabı... keyifliydi.
Yazarın bütün kitaplarını almaya değecek bir kalemi var.
Bukowski'nin günlüğü. Her dizesi alıntılık kanaatimce. Müthiş doyum verdi. 71 yaş yetkinliğinin etkisi fazlaca hissediliyor. İnsanın iyi bir eser meydana getirebilmesi için şartlarının olgunluğu ne büyük etken. Buko okumak isteyenler bu kitaptan başlayabilir.
Bukowskinin okumadigim çok az kitabı kaldı. Hepsini tamamlamak istiyorum harika bir yazar
bukowski stiline alışık olanlar aynı tadı alacaklardır. Ama Bukowski2ye başlama kitabı değil kesinlikle. Yaşlılık zamanı günlükleri bu kitap. Pis Moruk'tan ya da Ekmek Arası'dan başlanırsa daha sıkı bir takipçi olunur
Bukowski'nin anlatım tarzı, olayları sade gösterip aslında bambaşka şeyler düşünebilmesi etkileyici.
Oha bu ne zaman gelmiş be tüm Türkiye de aylardır arıyordum ama basımı bitti dedi herkes, kesinlikle alacağım ya çok mutlu oldum
Ara ara Kitapyurdu'na bakıp yeni baskılar gelmiş mi diye sürekli bakarım. Sıkı bir Bukowski okuyucusu olarak görünce hemen alıp okumak istedim. Arkadaşımında okuyup beğendiği bir kitaptı zaten. Teşekkürler Kitapyurdu.
Kitap çok nihilist bir düşünceyle yazılmış. Öte yandan kitapta değerli üç şey yazmıyorken ve en çok kullanılan kelime, özür diliyorum, dışkı (bunun kaba tabiri) iken Ernest Hemingway gibi bir yazarın üslubunun çok ciddi olduğunu söylemesi beni çok güldürdü. Kitap yüz küsur sayfa fakat sıkça anlamsız karikatürler konulmuş ve boşluklar fazla. Okursanız bir şey kazanır mısınız? Hayır.
Yıllardır yeni basım bekliyordum. Resimlerle de hareketlendirilmiş. Bukowski'nin günlüğü.
Pis moruğun en sevdiğim kitaplarından... 2000 yılında ilk baskısını almıştım. Okuyalı 15 yıl olmuş, ama okuduğum ilk günden bu yana hiç aklımdan çıkmadı ve ara ara sayfalarını karıştırdım her dönem. Gençlik dönemlerine nazaran çok daha az içen ve çok daha müreffeh bir yaşam süren Bukowski, yaşamının son dönemlerinde geçmişe bakıyor ve gençlik dönemlerinde, kendisine iyi yemekle kaliteli viski sunulması halinde diğer herkesten daha iyi yazabileceği iddiasını kanıtlıyor adeta.
Su ana kadar okudugum yazarlar arasinda farkli bir anlatima sahip. Severek okudum bu eserini. Gec farkina vardim ve iyi ki farkettim...Okuyun ve okutturun...
Bukowski, benim uzak ara en sevdiğim yazardır, bu kitabı okumayı elimden geldiğince geciktirmeye çalıştım zira benim için veda kitabıydı. ama kaçınılmaz son olarak nihayet okudum. benim için çok duygusaldı, kendimi çok sevdiğim biriyle vedalaşıyormuş gibi hissettim. kitapsa klasik bukowski, pis moruk hep aynı
usta işi anlatım ve Bukowski'nin o alışık olduğumuz salaş,samimi hikayelerine devam ediyoruz kitapta.
1 2