Fikrimin İnce Gülü / 12-B-75
Fikrimin İnce Gülü / 12-B-75

Kitapyurdu Fiyatı: 552,00TL

Ürüne Git
49Yorum
Bayram, öksüz, yetim, fakir, cahil bir çocuktur. Köye gelen bir otomobil, bütün kişiliğini oluşturur. Evden kaçar, bir çok işe girer çıkar bir şekilde Almanya'ya işçi olarak gider, çalışır, araba alır. Şimdi memlekete gidip arabalı Bayram'ı köylüye gösterme, amcasını ziyaret etme, hatta belki Kezban Kız'la evlenme zamanıdır. Muhteşem bir moralle Türkiye yoluna düşer. 1970'ler Türkiyesi, siyasi olaylar, yaşam şartları da yol boyu bize eşlik eder. Mercedes arabasına çok düşkündür ama başına çok iş gelir. Bayram o kadar tanıdık ki. Zekadan ziyade şark kurnazlığını kullanıyor. Zayıf ahlaki içgüdülerine yenik düşüyor. Kendisinden zayıfa acımıyor, güçlüden tırsıyor. Bencil, pinti, cahil, yaralı parmağa işemeyen biri. Yaşadığı yokluğa ve yoksulluğa üzülüyorsunuz ama başına gelen her kötü olayda da artık ilahi adaletin işlemesine ses çıkaramıyorsunuz. Bayram, markette önünüze geçiveren o uyanık, yolda makas atan o zevzek, sahte diplomalı amir, 1000 metrede çelme taktığı rakibini yenen atlet.
Yüzeyde bir arabaya fazla anlam yüklemiş, ona en ufak zarar gelmemesi için üzerine titreyen, arabayla hava atmak için can atan bir adam; derinde ise araba sembolü üzerinden hayatının hiçbir döneminde ne saygınlık ne sevgi elde edememiş Bayram'ın arabaya yüklediği umudunu gördüğümüz bir kitap. Yol boyunca Bayram'ın umutlarını, hayallerini görürken maalesef bu umutları elde etmek için Bayram'ın ne denli küçüldüğünün de şahidi oluyoruz. Sarı Mercedes filmini izlemeden önce bu kitabı okuyun.
Zamanın gurbetçisi gibi güzel bir roman
Adalet ağaoğlunun dar zamanlar üçlemesinden sonra bir harika roman daha. “Sarı Mersedes” film uyarlaması da çok iyiydi, tabiki romanın tadı bir başka. Mutlaka okunmalı.
Film izler gibi okuyorsunuz bu kitabı; ki 92 senesinde de filme uyarlanmıştır "Sarı Mercedes" adıyla. Fakat kitabın verdiği o ince ayrıntıları, o betimlemeleri 1 saat 40 dakikaya sığdırmak mümkün olmamıştır. Ağaoğlu'nun usta kaleminden, güzel ve bi o kadar hüzünlü "gurbetçi" romanı.
İlk 100 sayfasında sıkıldım ama sonrasında oldukça akıcıydı. Yer yer Bayram’a kızarken yer yer de Bayram’a üzülürken buldum kendimi.
Güzel postmodern tekniklerle yazılmış, içinde çokça betimleme bulunan bir kitap. Kurgusu ve detaylarında bolca emek harcandığını görebiliyoruz.
bambaşka bir tat...
Harika bir kitap.Bir insanın ruh hali bu kadar güzel anlatılabilir.Okuduğum ilk Adalet Ağaoğlu kitabı.Bundan sonra diğer kitaplarını da okuyacağım.
Türk Edebiyatında ayrı yerini daima koruyacağını düşündüğüm bir eser
Güzel dersler çıkarılabilecek bir kitap, tavsiye ederim
Kitap bir yol kitabı. 70'lerdeki malum furya ile Almanya'ya işçi olarak giden Bayram isimli bir karakterimiz var. Bayram öksüz, Bayram yetim, Bayram'ın tek amacı "yaptım, başarabildim" diyebilmek kendini büyüten insanlara... Almanya'da çalışmasını müteakip senelik izninde aldığı sarı mercedesi ile köyüne gitmeye karar veriyor. İşte kitabın yol hikayesi olması da buradan kaynaklanıyor. Eskişehir yakınlarındaki köyünden çıktığı zamanki Bayram olmadığını göstermek ister kendisini tanıyan tanımayan herkese. Sonuyla ilgili spoiler vermeyeceğim fakat gerçek bir sonu var kitabın. Bir "fairy tail" olmadığını söylemekte fayda var. Bayram'ın arabasına duyduğu derin aşk insana kendi arabasıyla arasındaki ilişkiyi sorgulatıyor açıkçası. Neyse teferruata girersem çenem düşecek.
Filmini seneler önce tv'de izlemiştim. Filmin konusu Ilyas Salman'ın balkız adını verdiği aracı ile Almanya'dan köyüne gidene kadar başından geçen olayları anlatıyordu. O filmi tekrar izlemek icin çok bekledim ama denk gelemedim. Filmin "Fikrimin Ince Gülü" adlı kitaptan beyaz perdeye uyarlandığıni okuduğum yorumlardan tesadüfen öğrendim. Açıkcası kitabı alıp okumak için sabırsızlanıyorum. Filmi izlerken çok güldüm. Bayram'ın arabasına olan sevgisi ona birşey olacak korkusu hala aklımda. Okuduğum kitaplarin beyaz perdeye uyarlanmış filmlerini her izledigimde kitaptaki tadi hiç alamadim. Bu kitabi özellıkle okumak istiyorum.Sadece bir yol hikayesini yazar nasil anlatıyor ve kitabın bana hangi duygulari hissettireceğini merak ediyorum.
Anlatımı herkese hitap eden türde bir kitap değil. Beklenti yüksek tutulmadan okunmasında fayda var keza ismi beklenti oluşturabilir.
Hani derler ya; “Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar” diye... işte tamda bunu anlatıyor. O sevgiyi ancak o arabaya sahip olmakta bulabileceğini sanan yetim/öksüz bayram, kedi *boku bayram, gariban ve sevgisiz Bayram ne yazık ki bencil, hain bayrama dönüşüyor! Bütün köy yanıyor ama Bayram daha çok üşüyor..
Gurbetçimiz Bayramın harika hikayesi.. Bazen kızıp bazen üzüldüğüm am a genel itibariyle beğendiğim bir kitap. Sarı Mercedes adıyla sinemaya uyarlanmıştır.
Bir "yol" romanı... Okuyanın bir kaşık suda boğmak istediği, benimse acıdığım üzüldüğüm Bayram'ın hikayesi... Ballıhisar'ın yetimi, hiçbir yol ağzında hiçkimsenin beklemediği Bayram'ın hikayesi...
Filminden kesinlikle çok çok daha iyi.
İsmini, roman kahramanı Bayram'a sevgilisi Kezban'ın hediye ettiği plakta yer alan “Fikrimin İnce Gülü” adlı şarkıdan alan güze bir roman.
Ülkenin yaralarında biri olan göçün, hırs bürümüş bir kişinin hayatından anlatımı.