Yaşamak
Yaşamak

Kitapyurdu Fiyatı: 161,20TL

Ürüne Git
Yorum Özeti
Gençliğinde ailesinin bütün servetini kumarda kaybeden bir adamın dram dolu hikayesi anlatılıyor romanda. Fugui, hayatının zenginlikten yokluğa dönüşünü ve ailesine katılanlar ile ailesinden kaybettikleri arasında yaşadığı mücadeleyi konu alıyor. Kitap, dönemin Çin siyasi hayatını da içinde okuyucuya aktarıyor. Siyasi değişimlerin sıradan insanları nasıl etkilediğini ve mücadelelerini anlatıyor. Yazarın sade ve akıcı anlatımıyla insanın kendi içsel mücadelesini gözler önüne seren etkileyici bir roman. Kitapta yaşananlar acı olsa da insanın yaşama sevincini ve mücadele gücünü vurguluyor. Duygusal ve etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor. Kesinlikle okunması gereken bir eser.

Bu değerlendirmede, Kitapkurtlarının yapmış olduğu yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilmiş ve özetlenmiştir.

1715Yorum
Melisa Parlak
Kitapkurdu
04.10.2021
Yaşamak: Sıradan Bir Yaşam, Etkileyici Bir Anlatı
Yazarın etkileyici anlatımı bir yana, çevirisi de ancak bu kadar güzel olabilirdi diyor insan Yaşamak’ı okurken. Kahramanımız Fugui’nin 205 sayfaya sığdırılan dokunaklı bir hayatı var. Bu hayatın çokça kayıplarla dolu olduğunu peşinen söylemekte fayda var. Yaşamayı anlamlı kılanın da anılar olduğunu sıklıkla hatırlatan bir roman ayrıca. Fugui bir oğul, bir mirasyedi, köylü, asker, eş, baba, kumarbaz… Sahip olduklarına ve kaybettiklerine rağmen ve onlarla birlikte öğrenen, güçlenen bir insan. Bu her şeye rağmen yaşamayı sürdüren insanın hikayesi, başından geçenler su gibi akıp gidiyor, hayat gibi. Okurken zaman hızlı geçiyor. “Yaşamak” bazı kısımlarda okurun boğazını düğümlüyor ve kalbini sızlatıyor. Sisteme güçlü bir eleştiri ve dünyayı sorgulama arzusu hikayeyi sarıp sarmalıyor. Fugui’nin peşinden sürüklenip onun yaşamına tanıklık etmek insanda bir belgeselin içindeymiş izlenimi uyandırıyor. Hayata tutunuşu dokunaklı ve ilham verici. “Yaşamak” okurunu; kıtlık, savaş, yoksulluk, politika, çıkar dünyası, aileler ve bireyler hakkında düşünmeye davet eden güçlü bir metin. İki güzel alıntıyı tadımlık olarak ekliyorum. Şimdiden keyifli okumalar. “Hayat sana anne ve babandan bir hediye.” (s.174) “İnsan ne kadar şanslı olursa olsun, ölmek istiyorsa hiçbir şey onu yaşatamaz.” (s.175)
hakan arslangiray
Üstat
01.06.2022
Yaşamak, bitmeyen acıların ömürlük hikayesi...
Gençliğinde ailesinin bütün servetini kumarda kaybeden bir adamın acılarla dolu hikayesi anlatılıyor romanda. Çin'de köy köy gezip halk şarkılarını derleyen bir adam günün birinde bir tarlada çalışan çok yaşlı bir adamla karşılaşır ve yaşlı adam hayat hikayesini anlatmaya başlar: Genç iken ileriyi düşünmeden oldukça hovarda bir hayat yaşayan Fugui, kumarda ailesinin bütün servetini kaybedince hayatında ilk defa fakir olmanın ne demek olduğunu görür ve bu gerçekle yaşamaya başlar. Zaman geçtikçe ailesine katılanlar ve ailesinden ölenler olur ve bu durum her yaşandığında Fugui'nin hayatı da değişir. Yazar kitapta Fugui'nin hikayesini anlatırken dönemin Çin siyasi hayatını da hikayenin içinde okuyucuya aktarıyor. Siyasetin insanların hayatını ne kadar etkilediğini, yönetenler ve yönetenlerin siyasi düşüncesi ve görüşü değiştikçe bundan en çok zararı yine fakir halkın gördüğünü anlatıyor. Bu tür romanlarda alışılageldiği üzere siyasi düşüncelerin değiştiği ve devrim olarak adlandırılan dönemlerde, çoğu zaman sıradan insanların zarar gördüğü, daha da fakirleştiği ve sadece bir kısım zümrenin faydalandığı anlatılıyor kitapta. Sade bir dille ve oldukça akıcı bir anlatım tarzıyla yazılmış ve bana göre ana teması "kabullenilmiş fakirlik ve buna bağlı çaresizlik" olan roman Osman Şahin öykülerini ve Cengiz Aytmatov romanlarını anımsatıyor. Romanda en çok beğendiğim bölüm, yazarın insanların kendi kendini kandırma ve sürüye uyma isteğini anlattığı aşağıdaki paragraf; "...Tarlayı yalnız başına sürdüğünü anlamasından korkuyorum, bu yüzden onu kandırmak için birkaç tane isim sayıyorum. Etrafında, diğer öküzlerin de onunla beraber tarlayı sürdüğünü duyunca üzülmez, daha verimli çalışır." (s.12) "Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki." (s.15)
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
14.05.2026
Yaşamak
Ya valla huysuz damgası yemeyi göze alarak yazıyorum: bu kitabı niye bu kadar çok sevdiğinizi hiç anlamadım. Epey, hatta baya vasat bir kitap bence kendisi. Hikâye bildiğiniz melodram. Dünyanın tüm felaketleri başına gelmiş bir insanın hayatını dinliyoruz. Dil ve anlatım son derece kötü, arka arkaya olayları sıralayıp duruyor yazar, hâl böyle olunca karakterler de son derece tek boyutlu kalıyor. Ve tüm bu olaylar büyük bir yüzeysellikle geçilmiş. (Aklıma Marquez ve Yüzyıllık Yalnızlık geliyor, orada da üst üste olaylar okuyup duruyoruz evet, ama nasıl nefis bir dille ve aralara serpiştirilmiş küçük bilge cümlecikler ne çok şeyi değiştiriyor.) Yalın anlatıya her zaman varım (Zambra da yalın mesela ama derinliksiz değil!) fakat bu basbayağı kötü yazılmış bir kitap. Saymadım ama en az 25 kere “bir felaket olacağını kim bilebilirdi ki / hastalanacağı kimin aklına gelirdi ki / onu bir daha görmeyeceğimi kim tahmin edebilirdi ki” cümlesi geçiyor, her olayı anlatmaya aynı cümleyle başlıyor yazar, bu ne tekdüzeliktir yahu, 7 yaşında bir çocuk bile daha zengin bir dil konuşmayı becerebiliyor. Üzülerek söylüyorum ki bu kitabın özellikle Batıda bunca alkışlanması hatta filme çekilmesi filan bence epey siyasi saiklerle olmuş. Yazar Çin Kültür Devrimi’ni sertçe eleştiriyor, ardından yaşadıkları fakirliği ve parti politikalarındaki acımasızlığı açıkça ortaya koyuyor, bana sorarsanız biraz işlevsel bulunup araçsallaştırılarak göklere çıkartılmış, malum Batı sever böyle şeyleri. Sanırım sadece ilk ve son 5’er sayfasını sevebildim ben. Olmadı valla, hiç olmadı.
Ömer KAŞ
Ömer KAŞ 29 Mayıs 2026
Yapmacıklıktan uzak, samimi ve gerçekçi bir yorum yazmışsınız. Kitap seçerken sizin yorumlarınız benim için önemli olacaktır.
Ömer Faruk İnceler
Üstat
Yaşamak, okuduğum en gerçekçi romanlardan biri. Kitabı bitirdiğimde içimde garip bir boşluk hissettim. Yu Hua, insanın hayatta kalma mücadelesini öyle doğal, öyle yalın bir dille anlatmış ki, Fugui’nin yaşadıklarını sadece okumuyor, sanki onunla birlikte yaşıyor gibiydim. Olaylar dramatize edilmeden, hatta zaman zaman duygusuz bir soğukkanlılıkla aktarılmış. Ama belki de bu yüzden bu kadar etkileyici. Hayat da böyle değil mi zaten? Acılar bir anda gelip insanın üzerine çöker, biz de alışmaktan başka bir şey yapamayız. Bu kitap bana şunu düşündürdü: İnsan ne kadar kaybederse kaybetsin, yine de yaşamaya devam ediyor. Fugui’nin her şeyi kaybettikten sonra bile hayata tutunması, insanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ama bu bir zafer mi, yoksa kaderin kaçınılmaz bir oyunu mu, emin değilim. Kitabı kapattığımda içimde buruk bir his kaldı. Çünkü Yaşamak, sadece bir roman değil, hayatın ta kendisi.
irfanyalçınkaya
Kitapkurdu
08.11.2023
Kitabı bir internet kitap satış sitesinin en çok satanlar kısmında görüp edindim. Çinli bir yazar, Mao'nun Kültür Devrimi öncesi ve sonrasında köydeki sıradan bir ailenin hayatından kalkarak birçok şey anlatmış. Ve tabii anında yasaklanmış. Hüzünlü ve dramatik bir öykü ama sahici, samimi ve duygusal. Kitap sizi sarıp sarmalıyor ve bir başka dünyada yolculuğa çıkarıyor. Ben çok beğendim ve tavsiye ediyorum. Çinli bir yazar, Çin kültürü, Çin tarihi ve Çinli insanların hayatlarından kesitler, daha ne olsun. Her kitap bir dünyadır.
kitabın kurdu
Kaşif
22.09.2024
Hikâyenin ilerleyişinde "daha ne kadar kötü olabilir ki?" düşüncesine kapılıp, daha da kötüsü olabilirmiş duygusunu en iyi anlatan kitap "Yaşamak". Hayatta, sevdiklerini kaybetmenin zenginlikten fakirliğe düşmesinden daha ağır olduğunu, maneviyatın insanı zorluklara karşı güçlendirdiğini ve zenginleştirdiğini, maddiyatın insana her zaman iyilik ve güzellik getirmediğini, bizim için kötü gibi görünen olayların aslında ileride bizleri nelerden koruduğunu ancak yaşayarak anlayabileceğimizi en iyi şekilde kelimelere dökmüş yazar Yu Hua. Dramı en güzel cümlelerle okuyucuya sunması beni çok büyüledi. Bu hikâye başka bir yazar tarafından bu kadar etkileyici bir kitaba dönüşemezdi sanırım. Her yaşam bir hikâyedir, her hikâye ise büyük bir yaşam mücadelesinin sonucudur. Önemli olan cesurca yaşamaya çalışmak. Fugui'de cesurca yaşayan bir kahramandı...
salih alper kara
Kitapkurdu
03.11.2025
Okumaya başladığımda sıradan bir yaşam hikayesiyle karşılaşacağımı sanmıştım ama birkaç sayfa sonra anladım ki bu kitap insanın kalbine dokunan, hayatın özünü anlatan bir sessizlik barındırıyor içinde. Her sayfasında hem acıyı hem de yaşama tutunmanın o derin gücünü hissediyorsun. Yazarın sade dili öyle içten ki, kahramanla birlikte nefes alıyor, onunla birlikte yıkılıp yeniden doğuyorsun. Yu Hua’nın sade ama derin anlatımı, insanın içini yavaşça kavuruyor. Fugui’nin hayatına tanık oldukça, acının bile bir tevazuya dönüşebildiğini görüyorsun. Kitabı bitirdiğimde uzun süre öylece oturdum. “Yaşamak” sadece bir hikaye değil, insan olmanın, hayatta kalmanın ve her şeye rağmen devam etmenin anlamını fısıldayan bir eser. Gerçekten okunması gereken, kalbe dokunan bir kitap. Uzun zamandır bu kadar sade ama bu kadar güçlü bir hikaye okumamıştım.
Rıza Nejat Özsönmez
Kitapkurdu
Hikayede olayın kahramanı Fugui'nin zamanını hovardalıkla geçirip sonrasında dibe vuruşunu konu alıyor. Geleceğe dair tüm olumsuzlukların başlangıcı ise Fugui’nin kumar sevdası sebebiyle oluyor. Babası ise kumar borcunu öğrendiği ilk anda oğlunu evlatlıktan reddetme safhasına gelmesine rağmen kumar borcu namus borcudur demiş ve tüm mal varlığı satılıp sıfır tüketilmiştir. Hikayenin örgüsü ve gidişatını etkileyen bu ilk tepki ders niteliğindedir. Sonrasında ise fakirliğe, rejime, savaşa ve açlığa karşı amansız bir mücadele ile tepetakla olan hayat örgüsü başlıyor, Fugui sıradan insanların yaşadığı zorlukların çok daha beteri ile karşılaşıyor ve yaşam mücadelesi zihinlerde şimşek gibi çakıyor. Hiç şüphesiz bu mücadelenin baş aktörü kadar eşininde sağlığı pahasına Fugui’yi yalnız bırakmaması,alın terini ortaya koyması, kadının her zaman aileyi bir arada tutan en önemli faktör olmasına vurgu yapıyor. Okuduktan sonra bir hayat hikayesi okumamış, resmen bir hayat yaşamış olacaksınız.
Deva B.
16.06.2022
Kitabın ismi de ironik aslında, yaşamak denince akılda ilk olarak olumsuz bir düşünce çağrışmıyor ama ‘yaşamak’ ne kadar uygun aslında kitabın ismine; çünkü yaşamak denen şey hakikaten böyle inişli ve çıkışlı, hiç yerinde saymayan bir şey. Kitap biraz fazla hüzünlü duygular uyandıran cinsten ve bunu da son derece basit bir dille, bir yakınınızdan hikâye dinlermişçesine sunuyor size ama böyle olması benim artı hoşuma gitti bu kitapta. Trajik ama umut dolu, her şeye rağmen bir arada olmak ve birbirine tutunmak için verilen nahif çabanın ilmek ilmek işlendiği, insani değerleri yitirmemenin koşullarla ilgisi olmadığını hissettiren bir kitaptı.
Nurdan Ozağan
Kitapkurdu
31.12.2025
Kitabı uzun yıllar okumamak için direndim çünkü herkesin elindeydi, popüler kültür kitabıydı yani benim gözümde. En son dayanamayıp bir okuyalım bakalım neymiş bu kitap dedim. Ve ne olduğunu gördüm. Gerçekten herkesin elinde olmasının, bu kadar popüler olmasının haklı bir nedeni varmış. Hikaye çok absürt daha önce anlatılmayan bir şeyi anlatmıyor aksine hayattan, çok sık karşılaşabileceğimiz, hepimizin başına gelebilecek olayları ve hayatı aktarıyor ama bunu öyle sade ve yalın bir şekilde anlatıyor ki bu anlatım etkiliyor sizi. Abartısız ama gerçekçi bir hikaye. Doğru zamanda okumuş olmanın verdiği mutluluk ve keyif de ayrı tabii ki. Çok beğendim şiddetle tavsiye ederim.
Kayıp Rıhtım
Kitapkurdu
03.08.2022
Fugui'nin acıklı hayatını okumak, bir yandan da Çin tarihi hakkında önemli şeyler öğrenmek çok güzel bir deneyimdi benim için. Fugui'nin yaşadığı hazin olaylar, insanı mahvedebilecek sulu bir duygusallıkla aktarılsaydı okurun duygularını yönlendiren bir hikaye çıkardı ortaya. Hua, bunun yerine bize yalın bir gerçeklik sunuyor ve bu bizi sanılanın aksine uzak, nesnel bir mesafeye değil, kendi öznel yakınlığımızı kurabileceğiniz özel bir açıya taşıyor. Hikayeye dilediğiniz gibi bakıp dilediğiniz dersi, tadı, bilgiyi, duyguyu alabiliyorsunuz.
SÜKRÜ OFLU
Kitapkurdu
05.09.2024
Fugui, zengin bir ailenin iradesine sahip olamayan mirasyedi oğlu, varlıklı olmanın bütün nimetlerinden yararlanan bir züppedir. Hayatının ilerleyen yıllarında her şeyini kaybeder. Yazar bu anlatısında, kurguladığı olaylarla insanoğlunun acılarla sınanmasını ana tema olarak ele alıyor. Roman boyunca bir insanın nerdeyse dünyada karşılaşabileceği bütün acıları adeta dibine kadar hissettiriyor. Macera ilerledikçe acılar da derinleşiyor, çeşitleniyor. Çin Devrimi eşliğinde Fugui ve ailesinin macerasını birlikte izliyoruz. Devir değişir, düzen değişir ama insan aynı insandır. Sarkaç; hayatla ölüm arasında gidip gelir ölüm tarafında karar kılar. İnsan dramına dair çok roman okudum, ama bu kadar dibin dibi bir acıya rastlamamıştım. Bir solukta okunabilecek olay kurgusu, yalın bir anlatım, şiir gibi bir üslup... Acıya ve insan dramına dayanıklılığını test etmek isteyen, yüreği sağlam meraklılarına tavsiye ediyorum. (Çevirmeni kutluyorum, Türkçe telif edilmiş bir metin gibi okuyoruz)
mutlinindibi1
Kitapkurdu
07.09.2024
Görkemli bir binanın çöküşü gibidir bazı insanların öyküsü. Hayatının ilk gençlik yıllarını doludizgin zenginlik içinde yaşamış, gezmiş dolaşmış, har vurup harman savurmuş, aldatmış, aldatılmış sonunda da kıtlıkla, açlıkla rejimle mücadele etmek zorunda kalmış öyle ki parasızlıktan kızını bir aileye satmaya mecbur edilmiş bir adamın hikayesi bu. İpek gömlek dışında bir şeyi ilk kez giymeye başladığında eşiyle aile olmaya elindekinin kıymetini anlamaya başlayan bir adamın. Karısına düzelmek için söz verdiği gün zorla askere götürülmesi ve döndüğünde çocuklarının onu tanıyamayacağı kadar uzun zaman geçişiyle perçinlenen hikaye; birçok kayıp yaşansa da aile olmayı iliklerinize kadar hissettiren sımsıcak detaylarla sonlanarak nihayete eriyor. Uzun zamandır okuduğum kitapların içinde bir hazine bulmuşum hissiyle saklıyorum bu kitabı zihnimin kuytu köşesinde. Şiddetle tavsiye edilir. Dönemin izlerini, aile kavramını, ölümü, çaresizliği, sıcacık duyguları sonuna kadar hissedeceksiniz.
ozsa
Kitapkurdu
31.05.2026
Hayatımızda bizim kontrolümüzde olmayan pek çok şey var ve bu kontrol dışı şeylerle sevdiklerini kaybetmenin yasını tutan Fugui’nin ağzından hikaye olarak dinlediğimiz olaylar Fugui’nin kumar bağımlılığı ile ailesine ait her şeyi kaybetmesi ile başlıyor. İnsan kitabı okurken bir hayat nasıl mahvedilebilir sorusuna cevap buluyor. Bazı hataların geriye dönüşünün olmadığını farkediyor insan. Ayrıca anne, eş, çocuk sevgsinin nasıl olması veya olmaması gerektiğini sorguluyor insan okurken. Ben beğendim. Çok akıcı ve çabucak bitiyor
Elif Gül Demirdağ
Kitapkurdu
01.06.2026
O kadar sürükleyiciydi ki hiç ara vermeden bitirdim. Uzun süredir bir kitabı okurken ağlamamıştım..
Deniz Yıldız
Kitapkurdu
29.05.2026
kitapta hayatını okuduğumuz karakterin başına hiçbir şekilde iyi bir şey gelmiyor. sürekli dert keder içinde. yazı dilini basit buldum ama çinceden türkçeye çevirisinde mi yetersizlik var yoksa dili mi bu şekilde bilemiyorum. genel anlamda okunabilir ama başucu kitabı olup arada açıp içinden bir iki cümle okumalık bir kitsp değil. okursunuz ve biter
MEHTAP ÖZTURAN
Kitapkurdu
26.05.2026
O kadar içim acıdı ki... Kişiler ve olaylar sizi o kadar içine alıyor ki etkilenmemek, üzülmemek, ağlamamak mümkün değil maalesef. Her öfkelendiğimde, zor durumda kaldığımda, üzüldüğümde aklıma ilk gelecek olan kitaptır YAŞAMAK... Kesinlikle ama kesinlikle okunmalı
glcany
Kaşif
25.05.2026
Adı "elem" olmalıydı; fazla kahredici ama hemencecik biten yazılardan.
Tuğba Öğretmen
Bilge
24.05.2026
yine okudukca cok sukur dedirten sizi farkli cografyalarda farkli hayat tarzini gormeye adanmis bir eser. bazen sanki tanidik gelen satir aralarinda durup dusunmeye sevk eden bir kitap. tavsiye ederim.
tokstoy
Kitapkurdu
21.05.2026
okugumda içinde kayboldugum bir kitaptı