89Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Deliliğin Dağlarında
Lovecraft'ın Cthulhu Mitosu hikâyelerinden biri, en uzunlarından. Eskiler'in dünyaya gelişleri, Mi-Go'lar, Cthulhu'nun müritleri falan derken ortalık curcuna. Malzeme bol; insanoğlundan önce milyarlık bir boşluk var. Karanlık çağlar. Bir belgesel vardı, adını unuttum, insanlar bir anda ortadan kaybolsa dünya insansız zamanlardaki haline kaç yılda döner konulu. İnsan kozmik sonsuzluktan korkuyor ister istemez. Düşününce. Çok küçüğüz ya. Neyse, fantazyacılar için bu karanlık çağlar altın madeni. R. E. Howard, Clark Ashton Smith, tayfadan kim varsa... Miskatonic Üniversitesi'nden 20 küsur akademisyen, Antarktika'ya araştırma yapmaya gidiyor. Zamanın birinde tropikal iklimin hüküm sürdüğü topraklara ulaşmak, fosil falan çıkarmak amaç. Bazı taşlar bulunuyor, bunun üzerine içlerinden biri üç beş kişiyle tayfadan ayrılıp başka bir yerde kazıya gidiyor. Acayip varlıklar buluyor, bunları telsizle kampa bildiriyor ve bağlantı kesiliyor. Esas adamımız, yanına birini alıp kampa gidiyor ve görüyor ki köpekler, adamlar falan deşilerek öldürülmüş. Sonra öneden de dikkatlerini çeken sıradağları aşıyorlar, kadim bir şehir keşfediyorlar. Dilleri falan tutuluyor; dünyanın en soğuk yerinde eski bir uygarlık. İniyorlar, şehre giriyorlar, yer altında keşfe çıkıyorlar ve sonra bir şeyle karşılaşıp kaçıyorlar. Bu kadar. William Dyer anlatıcı. Miskatonic'ten bir profesör. Hikâyeyi oluşturan metni neden kaleme aldığıyla başlıyor olay. Korkunç keşiflerinden sonra Starkweather-Moore adlı, daha donanımlı bir keşif gezisini engellemek amacıyla, gazetelerde yer almamış bölümleriyle hikâyeyi bir kez daha anlatıyor. Amacının bazı araştırmacıları gezinin yapılmaması yönünde ikna etmek olduğunu söylüyor ama elinde pek kanıt da yok açıkçası, fotoğraflara inanmadıklarını söylüyor mesela. Bu da metni inandırıcılıktan uzaklaştırıyor açıkçası, Dyer'ın çabaları bu yönde olsa da. Her şeyi denemeden pes etmek istemiyor açıkçası, bir de olayın psikolojik yıkımından kurtulmayı amaçlamış olabilir. Kimseye tam olarak anlatılmamış bir hikâye var elde, bu hikâye Dünya'nın ve evrenin tarihiyle ilgili ve bunu bilen iki kişi var sadece. Cthulhu Mitosu, birbirinden bağımsız hikâyelerden oluşsa da haliyle ortak bazı mevzular var. Olaylar, karakterler. Buradaki karakterlere başka hikâyelerde tekrar rastlayacağız. Bazen sadece isimleri geçecek. Tam tersi de geçerli; mesela gezinin düzenlenmesini sağlayan bir sponsor var: Nathaniel Derby Pickman Vakfı. Pickman soyadıyla sıkça karşılaşacağız, eğer külliyatı okursak. Neyse, başlarda uzun bir yolculuk safhası var. İncelikle anlatılmış. Kutba ulaşınca kampın kurulumu, uçakların inşası (aslında parça parça uçaklar) ve Lake'in bulunan fosilleri incelemesi geliyor. Lake'e göre bu fosiller ileri derecede evrimleşmiş, bilinen hiçbir sınıfa girmeyen bir canlıya ait. Takımdan ayrılıp araştırmaya yollanmasına yol açan şey bu fosiller. Bir diğer olay da dağların tepelerindeki düzgün geometrik şekiller. Dyer önce serap olduklarını düşünüyor, yakından baktığında kadim bir dünyaya açılan kapılar olduklarını düşünüyor. Şunu da söyleyeyim, metin bir bilim adamının diliyle yazılmamış. Necronomicon'lar falan havalarda uçuşuyor, isteri krizine ramak kalmış sanki. Psikolojisini, fikirlerini şekillendiren bir ortamın getirisini metne döküyor Dyer; bir bilim insanı olarak elinden gelen her şeyi yapmış ve son bir çaba gösteriyor. İnandırıcılığı yok edici bir şekilde. Kısa keseceğim; Lake, bilinen yaşamdan çok daha öncesinde de dünyada yaşam formları olduğunu belirliyor. Sonra o yolculuk, Eskiler'in bedenlerini bulması ve Eskiler'in çözülmesiyle birlikte ayvayı yemesi. Dyer ve Danforth'ın kadim şehirdeki yolculukları, kabartmalardan Eskiler, Cthulhu'nun müritleri ve Mi-Go'lar hakkında öğrendikleri, kaçış... Tembel olmasam alayına girerim ama cık. Lovecraft canımızdır. Okuyalım. Evet.
Tolga Akgümüş
Kitapkurdu
01.02.2025
Daha önce beni böyle geren bir kitap okumamıştım, yazarın okuduğum ilk kitabıydı, hayran kaldım.
Şebnem
26.09.2024
Okurken gerilmemek elde değil
paranormalife
Kitapkurdu
18.10.2023
yoğun ve uzun betimlemer olsa da okudukça yazarın tarzı ve hayalgücünün sınırları beni çok etkiledi,gerçekten ürpertici bir hikaye, lovecraftın dünyasına girmek için ilk bu eserin okunması tavsiye ediliyordu ben de öyle yaptım,diğer kitaplarını da mutlaka okumayı düşünüyorum
cihan aslan
16.12.2022
Daha önce lovecraft evrenine girmediyseniz sizin için muhteşem bir başlangıç kitabı. Herkese öneriyorum
elifnaz bora
10.06.2022
lovecraft eserlerine bu kitapla başlamam önerilmişti doğru bir karar oldu, diğer kitaplarını da hemen alıp okudum. çok belli bir hikaye akışı olmasa da bu kitapla başlamak daha iyi olacaktır
CursedEye
24.05.2022
Lovecraft'ın evrenine yeni başlayanlar için şunu söyleyebilirim bu kitap en ağır kitaplarından biridir. Benim önerim öncelikle Innsmouth üzerinde ki gölge ve karanlıkta fısıldayanla başlamanızdır.
Hüseyin Erol
Kitapkurdu
31.01.2022
Biraz karışık gelebilir ama bence okumak için değişik bir alternatif.
Yasin Aykanat
Hezarfen
24.12.2021
Deliliğin Dağlarında, H.P. Lovecraft’ın korkutan ve insanı oldukça gergin bir hale getiren gerilim kitabıdır. H.P. Lovecraft’ın mistik evrenini anlayabilmek ve anlatılmak isteneni daha iyi kavrayabilmek için Cthulhu’nun Çağrısı’nı okuduktan sonra Deliliğin Dağlarında okunmalı diye düşünüyorum. Her ne kadar birbirlerinden bağımsız gibi görünsede aslında aynı boyuta çıkan bir hikaye var ortada. Bilimkurgu, korku ve fantastik edebiyat tutkunlarının es geçmemesi gereken bir eser Deliliğin Dağlarında. Okumalısınız...
Atak360
Kitapkurdu
09.07.2021
korkunun babası bir çok yazara ilham olan adam
vizharan
Üstat
23.06.2021
biraz okurken sıkıldım çeviriden dolayı olabilir
yusuf.z
22.06.2021
Başka yayınevlerini tercih edin derim.Zira çeviri çok başarısız.
Miray Tunaç
18.06.2021
Lovecraft'ın en sevdiğim hikayeleri bu kitapta.
Kübra Şimşek
08.04.2021
Biraz yavaş aksa da konu keyifli bir çalışma olmuş.
Burak Bütün
28.02.2021
Anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği muazzam bir kitap.
yakutsk89
Üstat
03.01.2021
Lovecraft okuduğum ikinci, senenin ilk eseri olarak gayet keyif aldım. Korku-fantastik-gerilim dünyasının mihenk taşlarından sayılıyor ve bu konumun hakkını fazlasıyla veriyor lovecraft. Hikayelerinde sanırım beni çeken asıl kısım, belirli bir resmiyette verdiği bitmek, tükenmek bilmeyen gizem... Betimlemeleri çok yoğun bu zaman zaman odaklanmalarda problem yaratsa da konunun derinliği sizi sürüklüyor. Gotik bir yapı ve anlatım tarzı hikayeye hakim ve Lovecraft'ın beyin dişlilerinin hayalgücünü nasıl öğüttüğüne her sayfada şahit oldukça rahatsız edici bir keyif alıyorsunuz diyebilirim. Hikaye Antarktika'ya giden bir grup bilim adamının keşif yolunda ödediği bedelleri ;) ve karşılaşılan kafa açan kadim dünyaların diyarındaki sarmalı eşsiz betimlemelerle gözler önüne seriyor. Keyifli okumalar...
kerem mert kaya
30.12.2020
lovecraft en sevdiğim korku gerilim yazarıdır
Beyza Nur Ceylan
27.12.2020
Geç okuduğum için pişman olduğum kitaplardan.
Ayşe Nur Karadeniz
Kitapkurdu
22.12.2020
Lovecraft'a karşı farklı bir hayranlığım var nedense... Bu kitabını da çok severek, yer yer 'de sorgulayarak okudum. Ancak bazı betimlemeleri var ki her okuyucu tarafından rahatlıkla hazmedilemeyeceğini düşünüyorum. Bu yüzden elden geldiğince sindire sindire okumak lazım.
Furkan Uçar
03.12.2020
Hikayeyi okurken ıssız ve soğuk bir hissiyat kaplıyor sizi o korkunç atmosferi içinizde hissediyorsunuz