22Yorum
fencihaka
26.04.2012
roman sanatının baş yapıtlarından birisidir "yer altından notlar" ama keşke çevirisi biraz daha iyi olsaydı dedirtiyor
Handan Kahyaoglu
15.12.2011
Maalesef, ceviri cok kotu! Cumlelerde dusukluk,ve dolayisiyla, anlam kaybi var. Eger bu kitabi okumak ve anlamak istiyorsaniz, bence kesinlikle kumsaati yayinevi haricindeki bir yayinevlerinin versiyonunu alin.
tan0006
Kitapkurdu
12.10.2010
tamamen insanın ruh halini mükkemmel derecede anlatmış sürükleyici bir kitap okunması tavsiye olunur...
mhmmt02
26.08.2010
Ben açıkcası hiç beğenmedim.Yazar kendinden bahsetmiş ancak nasıl bir konusu olduğu pek belli değil.Hiç sürükleyici değil.Ben Dosteyevskinin başka kitaplarınıda okudum ancak böyle sıkıldığımı hiç hatırlamıyorum.Sürekli bir sohbet var.Hiç tavsiye etmem!!!
selahattinay
30.11.2009
çok farklı tarzı ile insanı kendisine bağlayan dostoyevski den bir çırpıda okunacak bir kitap...
dark_brain
Bilge
09.11.2009
okuyucuyu hiç girmediği kapılar ardına sokan. iç dünyasında ufak bir gezintiye çıkaran sürükleyici bir roman. neden psikanalizin tohumlarını atan adam dendiğini de bu romandan anlayabiliyoruz. üstadın işine karışılmaz ama keşke daha uzun olsaydı dedirtiyor.
emelç.
22.10.2009
dostoyevski anlatılmaz, yaşanır. <br />yeraltından notlar bir başyapıt. sadece edebiyat için değil, düşünce tarihi için de önemli bir kırılma noktası.
Aynuramazan
23.03.2009
Belki biraz sıkılabilirsiniz ama dostoyevski okunmaya değer bir yazar..
shadowen2626
24.02.2009
dostoyevski kitaplarını daha önce okumuş ve sindirebilmiş iseniz bu kitabıda gayet sıkılmadan rahatlıkla okuyabilirsiniz.
ertugrulgazi
23.07.2008
Dostoyevskinin dünyasını ele alıyor bu kitap. Ve dostoyevskinin günlük yaşamda neler yaptığını olaylara göre değişen ruh halini anlatmış. Bu da farklı bir bakış açısı
böcük bey
30.04.2008
kesinlikle kütüphanenizde bulunması gereken bir kitap.
tanerdas
Kitapkurdu
08.03.2008
Dünya edebiyatında yeri pekişmiş bir yazardan,yine yeri pekişmiş bir yapıt.
sea_844
16.04.2007
Bu kitapta toz pembe hayallere yer yok... Gurur, salt sevgi yada mükemmel dostluklarada... Acımasız gerçeklerin bir insanı nasıl yeraltına sürüklediğini, kendi iç karmaşasını bulacaksınız bu kitapta.. Okunmaay değer bir Dostoyevski yapıtı...
Yasin Selvi
12.01.2007
ilk başlayışınızda sıkılıp bırakabilirsiniz. "yeraltı" kitabın başlangıcında dostonun da belirttiği gibi kişiye ait en gizli düşüncelerin olduğu yerdir. yeraltından notlar nietzsche'nin de "psikoloji hakkında bildiklerimi dosto'dan öğrendim" dediği gibi bir romandan çok psikolojik çözümlemelerle dolu bir kitabıdır. adam rahatsız, kitabın başlangıç cümlesi "ben mızmız, asabi, hastalık hastası, keçi gibi inatçı biriyim" cümlesi. sonrasında hiçbirşey olamadım der dosto.. hani selim 'in (ışık) arkadaşının en azından bir berber olması gibi.. "birşey" olabilmek.. dosto da bu noktada "ah hiçbirşey yapmayışım keşke tembelliğimden ileri gelseydi. tanrım keşke öyle olsaydı, kendime ne kadar çok saygı duyardım! isterse tembellik olsun; benim için "kim bu adam?" diye sorulunca, cevap olarak "tembelin biri!" cevabını verirlerdi. ben de bunu duymaktan son derece keyif duyacaktım. Demek benim de bir niteliğim ve hakkımda söylenecek bir söz olacaktı" der. kitabın başlangıcında "kırk yaşından fazla yaşamak bence ayıp bir şeydir" ve "ancak aptallar ve namussuzlar yaşarlar kırık yaşından sonra" der.. üzerine uzun uzun konuşulabilir bu sözünün.

devamında ise çok acıtan bir söz söyler. kanımca da kitabın özetidir bu cümle. dosto "fakat en çok dokunan da her yerde ve her zaman haklı ya da haksız bir çeşit doğa yasasına boyun eğer gibi, herkesten önce kendimi suçlu görüyor olmamdı". harika yahu..
sonrasında coşar fight club felsefesine girer.. "benim söz ettiğim çıkar, tüm sınıflandırmalarımızı, insanın mutluluğu için çalışan insan severlerin ortaya koyduğu sistemleri paramparça etmektir" der..
akabinde irrationality of rationalism'e girer weber'den önce. ve şunu der.. "siz aydın, kültürlü, kısacageleceği parlak bir insanın çıkarlarının tersine, gerçeğinin matematik bir kesinlik taşıdığını yineliyorsunuz. Belki haklısınızdır, ben size hak veriyorum fakat yüzüncü kez söylüyorum, insanın kasıtlı ve bilinçli olarak zararlı, anlamsız, hatta sonderece ahmakça bir isteğe kapıldığı tek bir durum vardır. bu ne kadar anlamsız olursa olsun, istemek hakkına sahip olmak, yalnızca akla uygunolan şeyleri istemek zorunda olmamak isteğidir."

ikinci bölüm ilki kadar yoğun değildir. daha çok bir kahramanın başından geçenleri/günlük hayatını/yaşamını anlatır . ilk bölüm kısa ve olunasıdır. okuyun derim tabi..
nnailee
23.09.2006
ben dostoyevski den çok daha fazlasını beklemiştim açıkcası bu kitaba başlarken.ama o kadar karamsar ki kitap,devam etmek istemiyorsunuz.anlatışı da o kadar etkileyici ve akıcı sayılmaz doğrusu.başka kitabını okumasam,sırf yamış olmak için yazmış derdim..
zzdbc
Kitapkurdu
13.06.2006
Dostoyevski sanki kitabı kafasına silah dayalı bir şekilde yazmış. Her bölümden sonra bu kadar zoraki yazılan başka bir kitap var mıdır diye düşündüm. Zaten yazar da kitapda "bu kitabı bitirebilecek miyim bilmiyorum" diyor. Bitirmiş... İyi ki bitirmiş çünkü içimizde dönüp dolaşan ve dışarı çıkaramadığımız duyguları anlatan hoş denebilecek bir kitap çıkmış ortaya. Herhalde aşağılanmayı, kovulmayı, ezilmeyi ve her şeye rağman kendini üstin görmeyi çok da isteyerek anlatamaz insan.
unyeli
22.05.2006
sıkılarak ve kitabı elimde uzun süre sürükleyerek ancak bitebildim. dostoyevski kendinden kendi iç dünyasından birşeyler katmış kitaba. çok sürükleyici olmasada her satırında dostoyevski kalitesi bulabilirsiniz<br />
malcolm x
01.12.2005
güzel bir kitap. bundan önce Ev Sahibesi isimli kitabı okudum ve sadece Suç ve Ceza'dan tanıdığım ve hakkında çok detaylı bir bilgiye sahip olmadığım Dostoyevski hakkında çok olumsuz bir intibaya kapıldım. Ama Yer Altından Notlar hemen imdadıma yetişti ve düşündüm ki aslında evet Dostoyevski işinin ehli bir yazar ama her yazar bir iş kazası geçirebilir.
SEREF Aydin
22.07.2005
Dostoyevski setinde belki en ilginç olan kitap "Yeraltından Notlar" olmalı. Aslını sorarsanız diğer iki kitabı pek beğenmemiştim. Bu kitabı okuduktan sonra; kitapları okuma sıralamasından bir hata yaptığımı düşünüyorum. Önce bu kitabı okuyup, sonra Ev Sahibesi ve Beyaz Geceleri okusaymışım diğerlerini de belki sevebilirmişim. Aslında Dostoyevski'nin hayata ve insanlara bakış açısını farklı yollardan anlattığı bir kitap. Konuyu işleyişi gerçekten çok ilginç. Kitabın daha henüz başında iken "Ben aksi bir ihtiyarım, beceriksizim, iyiyim, kötüyüm gibi..." daha bir çok sözlerde neden o şekilde düşündüğünü, gerçek söyleyip söylemediğini anlamamıştım. Kitap ilerledikçe Dostoyevski'nin bunları neden söylediği anlaşılır hale geldi. O'nun sosyal hayata bakış açısı ile bizim bakış açımız arasında zaman zaman büyük benzerlikler olduğunu görüyorum. Aslında yazarın düşündüklerini çoğu zaman hissediyoruz. Yalnız bunları O'nun ifade ettiği şekliyle ifade etmiyoruz ya da edemiyoruz. Bu kitabı okuduktan sonra "Suç ve Ceza"yı yeniden okumak gerektiğini düşünüyorum. Raskolnikov'un olağanüstü yaşadığı olayları ve psikolojiyi oluşturan Dostoyevski'nin iç dünyası değil mi? Bundan sonra bizim için daha tanıdık.
hatice_ates
21.05.2005
KİTABIN DOSTOYEVSKİ' NİN İÇ DÜNYASININ BİR AYNASI OLDUĞU KESİN. ANLATIMI AKICI FAKAT OKURKEN NEREDE BİR SONUCA VARILDIĞI ANLAŞILMIYOR. ÇOK BÜYÜK UMUTLARLA BAŞLADIĞIM BİR KİTAPTI. BEKLEDİĞİM ZEVKE VARAMADIM. HANİ YAZAN DOSTOYEVSKİ OLMASA ANLAMSIZ BİLE DİYEBİLİRDİM.GÜZEL BİR KİTAP AMA SIKILARAK OKUYOR İNSAN..
1 2