çok sürükleyici ve oldukça iyi yazılmış bir roman...
"Bilinebilseydi kötülük olmazdı. Sen otur duanı et, kötünün sana değmeden geçip gitmesi için. Korkulacak şey kötülük değil. Zaman. Çünkü onu yenebilecek kimse yok."
Güney Koreli yazar Kim Young-Ha'nın çok okunan romanı Bir Katilin Güncesi, bildiğimiz polisiyelerin çok dışında bir kitap. Hatta bir polisiye mi, ondan bile emin değilim. 25 yıl önce cinayet işlemeyi bırakmış ve Alzheimer hastası olan bir seri katilin notlarını okuyoruz eser boyunca. Tabii bu muazzam konu; yazarın hafıza, hatıra, kimlik, kötülük, şiddet gibi büyük konulara dair akıl yürütmesine, sorular sormasına izin veriyor, hâliyle de ortaya epey tatmin edici bir metin çıkıyor.
Kötülük etmekten haz duyduğu için insan öldüren, fakat hafızasını yitirmeye başlamasıyla beraber kimliğini de kaybetmekte olan yaşlı bir adamı dinliyoruz. Hayatı boyunca sigara içmemiş, içkiyle arası olmayan, aslında dışarıdan bakınca kendi halinde ve hatta epeyce savunmasız gözüken biri o - alıştığımız seri katil profillerinden çok uzak. Yitirmekte olduğu hafızası, kafasında karışan olaylar, yeni türeyen bir katilin kendi kızına musallat olmasına dair duyduğu endişe ile beraber olayların kontrolünü iyice yitiriyor ve her şeyi sorgulamaya başlıyor, bu sorgulamalar onu daha da yanlış cevaplara götürüyor.
Hikâyenin "gizem" kısmı ve sonu biraz tahmin edilebilir olsa da çok sürükleyici ve oldukça iyi yazılmış bir roman bu. Kısacık ama çok akılda kalıcı.
Şu alıntıyla bitireyim:
"Defterimin her yerinde alakalı alakasız "gelecek hafızası" notu var. Acaba ne için yazmıştım ki? Benim yazım olduğu kesindi fakat ne anlama geldiğini ne kadar düşünsem de anlayamıyordum. Geçmiş olayları anımsamak değil midir ki hatırlamak? Ama"gelecek hafızası" yazmışım. İnternette "gelecek hafızası" dive aratınca ileride yapılacak şeyi hatırlamak anlamına geldiğini anladım. Bir demans hastasının en önce unuttuğu şey budur, diye yazıyordu. Geçmiş hafızasını kaybedince kim olduğunu unuturken geleceği hatırlamayınca kişi devamlı anda kalıyor. Geçmiş ve gelecek olmazsa şu anın ne anlamı olabilir ki?"
Editorün SeçimiBu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.Bilgi İçin
Güney Kore Edebiyatı ilk defa okudum ve enteresan bir şekilde beğendim. Katilin psikolojisini, Alzheimer hastalığı ile baş etmeye çalışmasını, soğukkanlı bir şekilde hala çırpınışını merakla okudum. Aslında hikaye dümdüz ilerliyor hiçbir iniş çıkış yok ama bir solukta bitiyor. Günlük tarzı bir kitap aslında ama cinayetlerini açık açık anlatmıyor (ben öyle sanmıştım), daha çok kendi içinde yaşadığı hesaplaşmayı hissettiriyor yazar ve bu konuda da çok başarılı olmuş bence. Sonu inanılmaz şaşırttı. Tavsiyemdir.
Uzun zamandır okuduğum en iyi romanlardan diyebilirim. Eski bir seri katilin kızını yaşadığı kentte kadınları öldürmeye başlayan başka bir seri katilden kurtarma çabasını ve bu süreçte Alzheimerla mücadelesini anlatıyor.
Konunun sıradışılığı, olay örgüsü muazzam. Alzheimer hastalığının bu kadar iyi işlenmesi, zihnin oyunlarının demans hastalarında nasıl kendini gösterdiği o kadar ustalıkla yansıtılmış ki. Kendimi bir Lolita'yı okurken bir de bu kitapta ahlaki ikilemde hissettim. Yazar bir heykeltraş gibi tüm fazlalıkları atarak yazmış kitabı. Çeviri de aynı ölçülülükte şu gibi akmış gitmiş çok net. Tekrar tekrar okunası.
Bir Katilin Güncesi, yazım dili ve Koreceden doğrudan Türkçeye çevrilmiş olmasının da etkisiyle oldukça akıcı ilerleyen bir kitaptı. Anlatımı sade olduğu için sayfalar hızlıca akıp gitti ve tek oturuşta bitirdim. Byıonğsu Gim’in zihnindeki karmaşayı ve düşünce dünyasını okurken hissettim; ancak karakterle çok güçlü bir bağ kurabildiğimi söyleyemem.
Kitaba biraz farklı ve daha yüksek bir beklentiyle başlamıştım. Bu yüzden beklentimin bir miktar altında kaldı. Yine de beklentilerimi bir kenara bıraktığımda kendi başına değerlendirildiğinde güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sadece karakterin yaptığı eylemler biraz daha detaylı işlenseydi ve bu yönü daha fazla ön planda olsaydı benim için çok daha heyecanlı bir okuma deneyimi olurdu.
Genel olarak kolay okunan, sade anlatımlı kitapları sevenler ve karakterlerin zihnindeki düşünceleri okumaktan hoşlananlar için keyifle okunabilecek bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı beğendim. Gereksiz detaylar yok, kısa ve öz olmuş. Sonu bana göre biraz sönük kalmış. Yazarın dilini beğendim. Çeviri de güzel olmuş. Teşekkürler
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıradışı konusu sayesinde ilk anda merak uyandıran bir roman. Demansla mücadele eden yaşlı bir seri katilin tuttuğu günlük üzerinden ilerleyen hikâye, hafıza, kimlik ve gerçeklik algısını sorgulamayı amaçlıyor. Ancak etkileyici çıkış fikrine rağmen anlatının temposu zaman zaman durağanlaşıyor ve psikolojik derinlik, beklenen gerilimi her zaman destekleyemiyor. Günlük formatı sayesinde roman oldukça akıcı; kısa bölümler ve sade dil kitabı hızlı okunur hâle getiriyor. Buna karşın, karakterlerle güçlü bir bağ kurmak ve anlatının duygusal ağırlığını hissetmek benim için kolay olmadı. Psikolojik roman seven okurlar farklı katmanlar keşfedebilir; ancak gerilim veya sürükleyici bir polisiye beklentisiyle başlayanlar hayal kırıklığı yaşayabilir. İlginç fikriyle dikkat çeken, fakat bende kalıcı bir etki bırakmayan, kolay okunan bir roman olarak aklımda kaldı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken tek duze ilerleyen ama ilerleyişin hep yüksek tempoda olduğu bi kitaptı sonu ters köşe biten ve sona yaklastikca sizi okumaya teşvik eden bir yapısı var. Katilin yaptıkları ayrintili verilmese dahi yasadigi duyguları cok guzel bir sekilde aktarmis yazar. Okumanizi kesinlikle tavsiye ederim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kara mizah ve felsefi dokunuşlarla desteklenen serinkanlı bir katil portresi sunuyor. Ancak karakter derinliği ve olay örgüsündeki kopukluklar, vaat ettiği sarsıcılığı yakalamasına engel oluyor. Zekice kurulmuş bazı anlara rağmen genel olarak havada kalan bir metin.