Yaşlı Adam ve Deniz
Yaşlı Adam ve Deniz

Kitapyurdu Fiyatı: 182,69TL

Ürüne Git
1084Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Yaşlı Adam ve Deniz
Yaşlı Adam ve Deniz olarak biliniyor şimdi, zamanında İhtiyar Balıkçı olarak çevrilmiş. Yaşlı bir balıkçımız var, bir de işi öğrettiği bir çocuk. Balıkçı 85 gündür hiçbir şey yakalayamıyor, çocuk kendisiyle ava çıkmak istiyor eski günlerdeki gibi ama başkalarıyla takılıyor artık, işi kapınca daha büyük oynamaya başlamış. Yine de aralarındaki dostluk bozulmamış, çok yakınlar. Çok odunlamasına anlatıyorum tabii, aralarındaki dostluğun derinliğini beyzbol maçı muhabbetlerinden, birlikte yaptıkları şeylerden anlıyorsunuz. Adam eli boş döndüğü bir avın ardından uzaklara açılmayı düşünüyor, çocuk onunla gelmek istiyor ama izin vermiyor adam, çalıştığı gemide kalmasını söylüyor, açılıyor denize. Asıl olay denize açıldıktan sonra başlıyor. Diyorlar ki her şey bir sembol. Deniz, balıkçının avlanması, tuttuğu dev balık, saldıran köpek balıkları... Hayat, mücadele, yenilgi... Doğrudur, basit bir avlanma hikâyesinin ardında yaşam var, tam olması gerektiği şekilde. Balıkçımızın aslanlı düşleri, evindeki boş kutular, yalnızlık ve her şeye rağmen yaşamak. Şiir gibi konuştum... Olay kabaca şu: Dayımız balığa çıktı. Kıyıdan uzaklaşıyor, açılıyor, sabah oluyor, akşam oluyor. Tabii bu arada adamın hayatına dair geri dönüşler, denize dair, yaşamaya dair basit fakat olabildiğince gerçek ayrıntılar... Bir iki küçük av, bu sırada dayımızın ellerini yaralaması. Sonra büyük avın oltaya vurması. Dayımızın bu büyük avla mücadelesi, bir veya iki gün sürüyor. Sabrına ve gücüne rağmen tükenmek üzereyken avına üstünlük kurması, balığı tekneye bağlaması. Sonra köpek balıkları. Kıyıya döndüğünde adam yarı ölü, tuttuğu balığın sadece kafası kalmış. Özellikle büyük avı yakalarken ve köpek balıklarıyla mücadele ederken korkularına rağmen kendinden emin bir şekilde savaşması çok etkileyici. Ortam şu: "Okyanus böylesine vahşi ve acıması olurken zavallı kuşlar niye böyle narin ve güzel yaratılmış acaba. Deniz çok güzel, çok merhametlidir. Fakat birden öyle değişiverir, öyle zalimleşir ki; başımızın üstünde fırıl fırıl dönen bu ufacık ötüşleri hüzünlü kuşlar için dayanılmaz olur." (s. 26) Deniz değişken, hele açık deniz daha fena. Life of Pi'den hatırlayalım. Burada yaşlıyı ayakta tutan şey mücadele üstüne kurulu bir hayatının olması. Günler boyunca tek başına denizde durması, avıyla savaşı hep bu mücadele üstüne kurulu. Adam mücadele etmeden yaşadığını anlayamıyor çünkü. Zafer kazanmadan yaşadığını anlayamıyor, bu yüzden de avsız 85 günün ardından okyanusa açılıyor. Daha büyük bir mücadele, daha derin bir yaşama hazzı. Doğayla mücadele sırasında anılarına kapılan balıkçının adını da öğreniyoruz: Santiago El Campeon. Gençliğinde öylesine güçlüymüş ki günlerce süren bir bilek güreşi mücadelesinde zebellah gibi bir zenciyi yenmiş, kimse bileğini bükemezmiş. Adam fiziken de sağlam. Yaşlılığına bu sağlamlıktan çok şey kalmış belli ki. Böyle. Tadı kaçmasın diye onlarca küçük detayı anlatmadım, kısa olmasına rağmen büyük bir roman bu. Doğaya karşı yaşlı bir balıkçı. Mis. Görüldüğü yerde alınabilir. Pişman olmazsınız.
Sema Özer
Sema Özer 22 Temmuz 2021
Bence kitabın içindeki olayları özetlemek yerine, sadece kitabın sizce nasıl bir kitap olduğunun yorumunu yazsanız okuyucular için çok daha iyi olur. Kitap özeti, okuyucularını okumaya teşvik eden, kitabın gizemini ve heyecanını kaçırıyor.
cerpo
cerpo 02 Kasım 2021
siz aldırmayın yorumlarınızı zevkle okuyorum.Hatta merak ettiğim kitaplarda yıldızlı okuyucu yorumu var mı diye özellikle bakıyorum.Bizim gibi spor olsun diye yorum yazanlardan değilsiniz teşekkürler emeğinize.
gülsenn
gülsenn 09 Temmuz 2026
Ayrıntılı bir anlatım olmuş, anlamamı çok kolaylaştırdı.
hakan arslangiray
Üstat
Yaşlı bir adamdan vazgeçmemeye dair kısa bir ders...
Bu kısa romanda yazar yaşanmış bir olaydan yola çıkarak, uzun süredir avlanmakta başarısız olan yaşlı bir balıkçının son gücü ve umuduyla çok büyük bir balık yakalamak için denize açılmasını anlatıyor. Yaklaşık 3 aydır istediği büyüklükte bir balık tutamayan yaşlı balıkçı, her zaman açıldığı mesafeden çok daha uzak bir mesafeye açılmaya karar veriyor ve çok erken bir saatte denize açılıyor. Balıkçının oltasına takılan oldukça büyük bir kılıçbalığı, balıkçı ve kayığını sürüklemeye başlıyor. Yazar, romanında yaşlı balıkçının oltasına takılan balık ile yaptığı fiziksel ve psikolojik mücadeleyi gözler önüne seriyor. Balıkçının av süresince fiziksel olarak verdiği mücadeleyi, balığı kaçırmamak için günlerce hem balıkla hem de kendi yaşlı vücudu ile savaşmasını, bunları yaparken de denizin ortasındaki sonsuz yalnızlığı içinde geçmişiyle hesaplaşmasını, yaşadığı süre boyunca yaptıklarını düşünmesini, mutluluklarını ve pişmanlıklarını tartmasını gözlemliyorsunuz. Yazarın en çok bilinen eserlerinden olan roman, sıkılmadan okunabilecek, "mücadeleyi asla bırakma" önermesini öne çıkaran bir kitap. " "Balık" dedi, "Seni seviyorum ve pek saygı duyuyorum. Ama bugün sona ermeden seni öldüreceğim." " (s. 62) " Hala epey güçlü ve kancanın ağzının kenarında olduğunu gördüm, ağzını sıkı sıkı kapalı tutmalı. Kancanın eziyeti hiçbir şeydir. Açlığın eziyeti ve de anlamadığı bir şeye karşı olmak, en kötüsüdür." (s.87)
mutlinindibi1
Kitapkurdu
Yılmazlığın öyküsü... Yaşlı ve saygın bir balıkçı yarım ton ağırlığındaki balığı ekipmanı ve yanında kimsesi olmadan karadan çok uzakta yakalar. Ama hayat da böyle değil midir güzellik ve sürprizleri en beklenmedik en hazırlıksız anımızda getirir ayağımıza. Günlerce balık yaşlı adamı sürükler sürükler sürükler. Uykusuzluktan, misinanın paramparça ettiği ellerinden, keşkelerden, köpek balıklarından kısacası her şeyden öyle bitkin düşer ki karaya döndüğünde, 10 yaşındaki balıkçı dostu ustasını ve tarumar olmuş kılıç balığını o halde görünce gözyaşlarına boğulur. Metaforlarla dolu, dili yalın, hikayesi akıcı bir şaheserdi.
Emine İlknur DENİZ
Kaşif
Tavsiye uzerine aldim. En kisa zamanda okuyup yorum guncellemesi yapacagim
Şeyma Özkök
Kitapkurdu
bu yazarın bir kitabını daha okumuştum bunu da sevdim dili çok güzel hikaye akıyor
laedri88
Üstat
Ernest Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz kitabını eline aldığında kaybolup gitmek işten bile değil. Hemingway süslü laflar etmeden, tertemiz bir dille bizi Küba kıyılarında yaşlı bir balıkçının yanına oturtuveriyor. Yüzeyde dev bir kılıçbalığıyla verilen mücadeleyi okurken derinde aslında hayatla ve sınırlarımızla verdiğimiz o sessiz savaşı hissediyoruz. Santiago, 84 gündür tek balık tutamamış ama umudunu hiç kaybetmemiş bir ihtiyar. 85. gün tek başına açıldığı denizde oltasına takılan dev balıkla kavgası nefes kesici. Balığa düşman değil, bir "kardeş" gibi saygıyla yaklaşması ise kalbe dokunuyor. Günlerce süren çabadan sonra avını köpekbalıklarına kaptırıp kıyıya sadece bir iskeletle dönse de içindeki dirayet dimdik kalıyor. Santiago balığın etini kaybetmiş olabilir ama onurunu ve sabrını asla kaybetmedi. Hemingway’in dediği gibi, "İnsan yok edilebilir ama yenilemez." Rüyasında gördüğü aslanlar, içimizdeki umudun asla sönmeyeceğini hatırlatıyor.
Ömer KAŞ
Üstat
Ernest Hemingway'in 1952'de yazdığı kısa romanıdır. Eser yaşlı balıkçı Santiago'nun büyük bir balığı avlama mücadelesini anlatmaktadır. Yazarın yazım tekniği burada da kendini gösteriyor. Cümleler kısa ama anlamları derin. Santiago uzun süre balık yakalayamadığı halde çırağının onun yanına dönmek istemesi en büyük vefa örneğidir. Balıkçılar denizi mücadele edilecek bir rakip olarak görürken, Santiago ise farklı karakterde bir kadın olarak görür. Benzetmeden yola çıkarak Santiago'nun denize bakışını, duygusallığını anlamak mümkün. Santiago oltasına takılan balığı çekmek için şöyle diyor: " Eğer balığı yakalarsam kiliseye gideceğim." İnsan zor durumdayken ilahi bir güce sığınır ondan yardım bekler. Romanın geneline baktığımda şunu düşündüm: İnsan bazen çok inatçı ve mücadeleci olabiliyor. İnsan bazen kazanmak için değil sadece kendisi için savaşır. Sonuçla çok ilgilenmez sürece odaklanır. Çünkü artık amaç kazanmak değildir amaç yaşamı anlamlı kılmaktır.
Kalinkaa
Kaşif
Yaşlı bir balıkçının okyanustaki birkaç gününü, yaşadığı deneyimini ve azmini kısacık bir metinle anlatmış yazar. belirlediğiniz yönde yılmadan ilerlemek için ilham verici olabilir.
Eugénie Grandet
Bilge
Yaşlı Adam ve Deniz, Hemingway ile tanışma kitabım oldu. Sade ve etkileyici olan bu kitap, ihtiyar balıkçı Santiago'nun bir kılıç balığının peşinde sürüklenirken yaşadığı macerayı anlatıyor. Seksen beşinci günde, yakaladığı balığı kaçırmamak için inatla uğraşması ve bu uğurda hayatını ortaya koyması etkileyiciydi. Belki de ölüme teslim olmamak için tutunacak bir amaç, yaşamak için bir neden bulmuştu o kılıç balığında. Canla başla uğraşması da bunun içindi, yaşamı da elinde tutuyordu ihtiyar adam. Sonunda eli boş dönse de, balığı yakalamış olmanın rahatlığı vardı üstünde. Yeniden yaşamak için bir neden bulmuştu ve yaşayacaktı Santiago...
Etanercept
Kaşif
Hayat mücadelesini ve başımıza gelecekleri farklı bir açıdan ele alan güzel bir Hemingway kitabı...
Halide Ballı
Üstat
Yaşlı balıkçı Santiago'nun denizde verdiği mücadele... İlk bakışta sadece bir balık avı hikâyesi gibi görünse de aslında sabır, umut, azim ve pes etmemenin önemini gösterir. Bence kitabın en güzel yönü, Santiago'nun tüm zorluklara rağmen mücadeleden vazgeçmemesidir. Büyük balığı yakalamayı başarsa da dönüş yolunda yaşadığı kayıplar, hayatta her zaman istediğimiz sonucu alamayabileceğimizi anlatır. Buna rağmen asıl başarının mücadele etmek olduğu mesajı çok etkileyicidir.
Ice35
Kaşif
“Yaşlılık benim çalar saatim. İhtiyarlar neden o kadar erken uyanır ki ? Bir uzun gün daha yaşamak için mi ?” Kitabı çok beğenmekle birlikte bu cümlelere bayıldım
bilgidilencisi
Kaşif
İnsan her dem işe yarar olmak ister ama sanırım bu husus yaşlılıkta daha belirgin olur ve bir istek olmanın ötesine geçerek bir ihtiyaç bir zarurete dönüşür. Bir yandan yaşlı adamın hala işe yarar biri olduğunu, hayata beni alt etmedin deme çabası okurken diğer yandan hayata yeni başlayan bir çocuğun olgunluğunu ve merhametini okuyoruz.
Reyhan Esen
Kitapkurdu
İnanılmaz mükemmel bir kitap
aytenbaykal
Üstat
yorum yapmak kifayetsiz kalır kısa ama derin bir kitap sindire sindire okuyun
aybgycc
Kaşif
Kısa ama köpek balığı gibi beynin kıvrımlarında dolanan bir hikaye...
Nuran Nurana
Hezarfen
Harikaydı sana o denizde o okyanusun ortasında bende yaşadım yazarla çok başarılı
ali sarı
Bilge
Denizi, denizdeki mücadeleyi anlatan kitaplar her zaman ilgimi çekmiştir. Azim,sabır gibi değerler çok güzel işlenmiş
Qudsulaqdas
Hezarfen
Av ve avcının birbirine karıştığı büyüleyici bir hikaye. Kimi sahneleri bayağı gerilimli. Yazarı Nobel'i sonuna kadar hakediyor.
izzet58
Üstat
zülfü Livaneli’nin bir söyleşisideki önerisi üzerine aldım. Hem anlatımı zaten mükemmel bu kitapla da onu bir kere daha ispatlamış oluyor.