Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Soğuk Deri” ister distopik, ister fantastik, isterseniz gerçeküstü bir roman sınıfında değerlendirilsin, çok farklı ve etkileyici bir roman. İrlanda’nın İngiltereye karşı verdiği özgürlük mücadelesi ile hikayesine başlayan Katalan Pinol, kısa ve abartısız cümlelerle çok çarpıcı bir anlatımı seçmiş. Dili gibi mizahi yönü de okuru heyecan ve gerilim yönünden kitapta boşluğa düşürmüyor. İnsanların hayvanlara bakışı, kadın erkek ilişkisi, toplumdan yalnızlığa kaçış gibi genelleşmiş konularda sorgulamalar yaparken, şartların bir insanın en eleştirdiği hatta düşmanı bile olan kişiye dönüştürmesini nefis bir kurguyla ortaya koyuyor. Karel Capek’in “Semenderlerle Savaş” adlı distopik romanı ile ortak yönü uyarıda bulunmaktır. Capek gelmekte olan Hitler faşizmine karşı uyarıda bulunurken Pinol mevcut “ötekileştirme” tehlikesine karşı uyarıda bulunmuştur. Oldukça beğendim, gerçekçi romanları sevenlerin bile okumasını öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyetin ilanından günümüzde değin ülkemizin yaşadığı sosyal sorunlara bakıldığında, köyden şehre göçün ve çarpık şehirleşmenin çok önemli bir basamak olduğu görülür. Hatta dönemimizde yaşanılan sosyal travmaların birçoğunun kökeninde bu dönemin izlerini görmek mümkündür. Bir dönem derme çatma evlerde yaşam mücadelesi veren insanların kendine has tavırları ise adeta şehirle köy arasında kalmış bir kimliğin var olma çabasıdır. Sosyologların tahlile zorlandığı bu dönem insanının en iyi tasviri ise romanlarda ve hikayelerde görülür. Bu dönemde yazılan eserler güçlü edebi kimlikleriyle yerine göre sosyopsikolojik raporlara dönüşebilir. Kemal Ateş, zamana ses veren öyküleriyle şehre göçün son duraklarını anlatısının merkezine alır. Yani arıdan ziyade kovana yönelen bu anlatım fikir edinmeyi kolaylaştırdığı gibi umut ekmeğini çiğneyenlerin hayatını çok iyi yansıtır. İnsan edebiyatla kendini izah ederken habitatına da renk verir. Ateş’in öykülerinde farklı sosyal renkleri görmek olasıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu yazarın bu serisi zaten güzel. Bu kitap çok daha güzel olmuş. Mafalda bir yandan yeni "en iyi arkadaşı" Moony ile vakit geçirirken bir yandan da erkek arkadaşı Filippo'nun kıskançlığıyla uğraşmak zorunda. Diğer yandan ise kitabını bitirmek ve "Yapmak İstediğim Şeyler" listesini tamamlamak istiyor. Bunların hepsini aynı anda yapmak tabi ki zor ama Mafalda zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenmiş. Serinin devam etmesini çok istiyorduk ve bu kitabı görür görmez aldık. Keşke devamı gelse. Herkese öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde; Hristiyanlık konusunda yapılan bilimsel çalışmalar oldukça sınırlı. Bu kadar fazla ilahiyat fakültesi olmasına rağmen dinler tarihi bölümünden pek bir çalışma çıkmıyor maalesef. Türkiye de bu işle ilgilenenlerin sayısı oldukça az. Bir elin parmağını geçmiyor maalesef. Şinasi Gündüz hoca, Zafer Duygu, Mahmut Aydın ve Mehmet Bayraktar gibi isimler mevcut. Tabi rahmetli Aytunç Altındal’ı unutmamak gerekir. Konu ile alakalı bilimsel çalışmalar oldukça sınırlı olduğu için kaynak bulup konuyu dört başı mamur bir şekilde öğrenemiyoruz.
Aynı şey tercüme ve yayın faaliyetleri açısından da bu şekilde. Çevrilmeyi ve yayınlanmayı bekleyen bir çok dilde yazılmış binlerce eser var ama maalesef bu da yok. Eğer İngilizce okuyabiliyorsanız o zaman sorun yok tabi.
Kitabı okudum ve çok istifade ettim. Benim için Pavlus konusuna bir giriş oldu diyebilirim. Tabi sadece Pavlus değil, kitaptan ilk dönem Hristiyanlık hakkında da bir çok şey öğreniyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hocaların hocası sayın Ioanna Kuçuradi'yi farklı platformlarda hazırlanmış video veya yazıya aktarılmış söyleşilerden tanıyor ve ne derece değerli bir şahsiyet olduğunu biliyorum . 

Bu bir armağan kitap ve yolu bir şekilde hocayla kesişmiş olan elli iki kişinin yazılarından oluşuyor. 

Kitabı bitirdiğimde beynimin içinde değerli  İoanna hanım için şu düşünceler oluştu; bildiğini iyi bilen, yalnız ülke bazında değil,  uluslararası alanda da düşünceyi, ifade özgürlüğünü, insan hak ve özgürlüklerini savunan, eşitlikçi bir toplum için emek sarfeden, alçak gönüllü, çevresine ışık saçmaya her an hazır, olaylara ve durumlara değer yargılarıyla değil değer bilgisiyle bakmayı öğreten, dünyanın cennet olmayacağını bilse de insan hakları ve felsefeyle uğraşan, insan kalmaya devam eden, duyarlı, sakin, alımlı, içten...

Kitap için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, ben çok beğenerek okudum. Çok faydalandım. Şimdi sıra hocanın kendi yazdığı kitapları okumaya geldi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurdan Gürbilek'in alamet-i farikası olan, "anlattığı konuyu iyice dağıtıp, 'buradan sonrasında başlangıçtaki yerine dönemez herhalde' dediğiniz anda o konuyu dertop edip zihninizde tamamlamaya bırakma" hünerini sergilediği son eseridir. meselesi kısaca evler, evsizlikler ve aidiyetler olan ikinci hayat'ın, dünyanın iyiden iyiye göçlerle şekil alan bir yer hâline gelerek 'bildiğimiz dünya' olmaktan çıktığı şu zamanları biraz olsun anlamak konusunda önemli zihinsel pencereler açtığını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
savaş fotoğraflarına bakmanın tuhaflığı, dikizci yanımızı ortaya çıkarmasıdır. savaşla ilgili fotoğraflara bakmak, şiddete ve savaşa olan nefretimizi biler. savaşın saçmalığını derinden sarsılarak anlarız. susan sontag bu etkileyici kitabında, işin kolayına kaçmadan savaş fotoğraflarına bakmamızın aslında başkalarının acısına bakmanın bir türü olduğunu ve bize çok şey öğrettiğini, öğretmekle kalmayıp bilinçlendirdiğini anlatıyor. kitabı çeviren osman akınhay\'a teşekkür etmek gerekiyor. böylesine önemli bir kitabı iyi ki çevirmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşadığımız Evler, Cihan karakteri üzerinden kasaba tekinsizliğini, mutsuz aile ilişkilerini, trajedi kaynaklı yaşamdaki kırılma anlarını ve bunlardan çıkışı, travmaların insan hayatındaki etkisini, gidenlerle geride kalanları iyi anlatan bir eser. Kitabın hacmi, birinci şahıs anlatıcının dili, kasabanın tekinsiz atmosferi, geriye dönüş tekniğinin başarılı kullanımı, karakterlerin inandırıcılığı, toplumsal meselelere hikâyenin yapısını bozmadan değinişler, sevgisizliğin anlatımı gayet iyi. Kitaptaki tüm edebi unsurlar yerli yerinde.

Benim için tek olumsuz yan eserin yapısı. Kitap, yıllar önce terk ettiği kasabaya çocukluğunu beraber geçirdiği anneannesinin vefatı üzerine dönen anlatıcının 7 gününe odaklanıyor. Bu günler sıralı ilerliyor, her bir günün ardından geçmişe dönen, bölümler yer alıyor. Zamanda doğrusal ilerleyen sıralı yapı okur için konfor alanı sağlıyor. Romanın yapısı doğru kurulmuş ama konfordan hoşlanmayan bir okur olarak bunu pek sevmediğimi söylemeliyim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Korkma Geçecek, adından başlayarak doğrudan bağ kuran bir kitap. Kitapta büyük iddialar, süslü cümleler ya da okuru etkilemeye çalışan bir dil yok. Tam tersine, sade ama içten bir anlatım var. Kitaptaki metinler, hayatın içinde yorulmuş, kırılmış, korkmuş insanların duygularına tercüman oluyor. Her şey çok tanıdık. Okurken bunu ben de hissettim dediğim yerler oldukça fazlaydı. Yazar acıyı dramatize etmiyor, umut da pazarlamıyor. Sadece olanı olduğu gibi anlatıyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu samimiyet.
Korkma Geçecek hızlı okunan ama etkisi hemen geçmeyen bir kitap. Yeni yazarlarımıza karşı olan ön yargımı bir nebze kırmış oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esendal, ülkemizin en önemli hikayecilerinden biridir. Bu eserde de 1908_1925 yılları arasında kaleme aldığı birbirinden güzel hikayeler yer alır. yazıldığı yılların toplumsal özelliklerini hissedersiniz. küçük bir kasabaya hürriyet haberi gelir mesela. hürriyet nedir ki diyen insanlar vardır hikayede. böylece zamanı en doğal haliyle gözünüzün önüne getirir. Mahalle kavramı vardır hikayelerde; dedikodular, kahve sohbetleri, kadınların süslenme merakı, ev gezmeleri, iş bulma ve geçim kaygısı, evlenme telaşı... belediye çalışanları, zabıta, memurlar, çavuşlar, jandarma konu olur olaylara. kimi zamanda içtenlikle yazılmış mektuplar çıkar karşınıza. hepsinin ortak özelliği sizi hikayenin içine çeken, yalın, samimi anlaşılır bir dil ve sanki oradaymışsınız gibi gerçeklik duygusudur. Ben özellikle, Mevla kavuştursun, altın balıkları, insafsız, aptal sen de, sabırsız, şimdilik dursun hikayelerini çok sevdim. sizlere de tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir