Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tess Gerritsen'la 13 kitaplık Rissoli serisinin ilki olan Cerrah kitabıyla tanıştım ve serinin tamamını büyük bir keyifle okudum. Gerilim polisiye tarzından hoşlanıyorsanız kütüphaneniz istemsizce Tess kitaplarıyla dolar.
Hasat yazara ne kadar güvenmekte haklı olduğumu bana bir gecemi uykusuz geçirterek kanıtladı. Abby baş karakterimiz. Boston'da bir hastanenin organ nakli bölümünde sıradan nakillerin yazarın usta kalemiyle nasıl bir tıbbi gerilime sürüklediğini okuyoruz. Gerilim sayfaları çevirdikçe artıyor ve kitabı bırakamıyorsunuz. Temposu bir an bile düşmedi. Yazar tıbbi kimliğini kurgunun içine yedirmiş ama okuyucuyu rahatsız etmiyor.
Benim gibi sürekli bu tarz kitapları okuyorsanız kötüleri tahmin edebilirsiniz. Final bölümü 20 sayfa daha yazılabilirmiş ama genel olarak beğendim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gece geldiğinde telaş biter artık sabah yoktur. Ne bir umut ne de bir aşk bekler sizi. Çünkü beklenilecek bir sabah kalmamıştır.

Nahid Sırrı'nın okuduğum üçüncü romanı ve çok beğendim. Yahudi bir ailenin evini ziyaret ediyoruz bu kitapta. Türlü hesaplar ve bunların getirdiği sonuçları da görüyoruz.

Dil hafif ağır diyebilirim fakat iyi bir okuyucuyu çokta zorlayacağını düşünmüyorum. Türk edebiyatının gizli cevherlerinden yazar. Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Her şey bitmeden gece olmadan okumanız dileğiyle..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzunca bir serinin ilk romanı olması bakımımdan önemli bir eser. Bu kitabı okuduktan sonra mecburen diğerlerini de okuma ihtiyacı hissedeceksiniz çünkü dili su gibi berrak ve akıcı. Salt bir tarih anlatısı değil bu eser. Kahramanları üzerinden insanın iç dünyasına seslenen bir mesaj taşıyor içinde.

Hedefe odaklanan bir iradenin engelleri aşarak, kimi zaman savaşarak kimi zaman gönüller yaparak ilerleyişi sırasında siz de en yakınında at sürüyorsunuz. En önemlisi yaşadığımız toprakları bize yurt kılan değerli büyüklerimizle hemhal oluyorsunuz.

Kısaca güzel bir serinin başlamasına vesile olması bakımından okunması gereken değerli bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazardan ilk defa okuduğum bir eser. Daha önce "Süper Çocuk" kitabını çok gördüm fakat okuma fırsatı bulamamıştım. Bu kitabını görünce hemen alıp okumak istedim.

Aslında konu olarak bu dini örgütler üzerinden bir olay örgüsü var. Aslında tam olarak bu örgütlerin içini ele almıyor, Mirza'nın aslında patronunun kendisine yapmış olduğu iyiliğe karşılık onun oğlunu bulmak için bu örgütlerin içine sızıyor Mirza Dadalıoğlu. Anlayacağınız aksiyonu bol bir kitap.

Anlatım olarak sade bir kullanılarak akıcı bir şekilde yazılmış. Benimse çok severek okuduğum bir kitqp oldu. Her ne kadar yeni yazarların kalemine pek güvenemesem de, Murat hocanın kitabını o konuda sevdim. Tercih edebileceğiniz bir kitap. o yüzden kitaba fırsat verebilirsiniz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitapta yetişkinlerin ruhları ile çocukların ruhları arasındaki çatışmaya tanık oldum. Yetişkinler çoğu zaman ciddidir; eğlenmezler, hayal kurmazlar ve hep “zamanları yoktur”.

Bir insan yaptığı işten keyif almıyorsa, zamanla o işi neden yaptığını da unutur diye düşünüyorum. Kitapta yer alan karakterler bunu çok güzel gösteriyor: Sarhoşun utanmayı unutması, kralın her şeye hâkim olma isteği… İnsan gerçekten garip; benliğimizi ve içimizdeki çocuğu çoğu zaman unutuyoruz.

Çocuklara değer vermeli ve hayal güçlerini desteklemeliyiz. Onların fikirlerini önemsemeli, onları “küçük yetişkinler” değil, değerli bireyler olarak görmeliyiz. Aynı zamanda biz de zamanı geldiğinde içimizdeki çocuğu ortaya çıkarmayı bilmeliyiz.

Bu kitapta insan karakterlerini somut örnekler üzerinden görüp adeta deneyimliyoruz: beğenilme arzusu, hor görme, ego, kontrol ihtiyacı, utanmazlık…

Bence Küçük Prens, masal gibi görünen ama altında güçlü bir psikoloji barındıran gizli bir psikoloji kitabı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bana acıyla ilişkini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.” Ernst Jünger.

Normalde kitap okurken altını çizmeyi sevmem; ama bu kitapta durup durup kalemin elimden düşmediği çok yer oldu.

Kısa bir kitap olmasına rağmen oldukça yoğun ve derinlikli. Güney Koreli yazar Han, günümüz toplumunun acıyı, rahatsızlığı ve negatif olan her şeyi nasıl bastırmaya çalıştığını; bunun da bizi daha özgür değil, daha yüzeysel ve kırılgan hâle getirdiğini anlatıyor.

Hızla okunuyor ama etkisi uzun sürüyor. Üzerine düşünmek isteyen, neden artık hiçbir şeye tahammül edemiyoruz? sorusunu kendine soranlar için küçük ama sarsıcı bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı keyifle bitirdim. Hayata bakış açınızı değiştirecek bir kitaptır. Satürn halkalı olan bir gezegenden daha fazlasıdır. Bu kısa kitap Satürn'ü çeşitli yönleriyle ele almıştır. Mitolojide, astrolojide, ezoterizmde, islamda, hristiyanlıkta, musevilikte, medyada vs. Kitap, Satürn'ün hayatımızın her anında olduğunu fark etmemizi sağlıyor. Kitap haricinde ben de bir örnek vereyim mesela logolar da bile Satürn'ü görebilirsiniz. Örneğin Toyota. Birileri neden Satürn'ü kutsallaştırmıştır en önemlisi bu soruya bir cevap bulmak için başlangıç kitabıdır. Bu tarz konulara ilginiz varsa tereddüt etmeden kitabı alabilirsiniz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı elinize aldığınız anda saran etkileyici bir hikayesi var. Okuyan herkes kendinde bir şeyler bulacaktır. Kitabın sonundaki aktiviteler ve hikayesi ile rehber öğretmenler, sınıf öğretmenleri ve tüm öğretmenlerin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Bir öğretmen olarak ben beğendim. Zaman içinde de edebiyatımızda dikkate değer bir yeri olacağını düşünüyorum. Yaşı olmayan bazı kitaplar vardır, bu kitapta her ne kadar çocuk kitabı gibi gözükse de, her yaştan insanın okuyabileceği bir kitap. Çocukları ve onların duygularını anlamak isteyen tüm yetişkinlerin okuyabileceği bir kitap. Tüm bunları yıllar sonra ben söylemiştim demek için burada tarihe not düşüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Delirmeler Sarayı, Güray Süngü’nün okuru konfor alanından çıkaran metinlerinden biri. Roman, bir mekândan çok bir hâli anlatıyor: zihnin, hatıranın ve gerçekliğin iç içe geçtiği bir delirme eşiğini. Karakterler sanki aynı sarayın farklı odalarında dolaşıyor; her biri kendi geçmişiyle, suskunluğuyla ve yarım kalmışlığıyla yüzleşiyor.

Süngü’nün dili yer yer ironik, yer yer ağır ama bilinçli bir dağınıklık taşıyor. Okurdan hız değil dikkat istiyor; olaydan çok düşünceye, sonuçtan çok soruya yaslanıyor. Bu yüzden Delirmeler Sarayı bir “hikâye anlatmaktan” ziyade, okuru düşünmeye davet eden bir metin.

Süngü, bu romanı için "en iyi romanım" demiş. İyi mi kesinlikle çok iyi bir metin, ama en iyisi mi, bu konuda tüm Güray Süngü külliyatını okuyan bir okur olarak en iyi romanı olduğunu düşünmüyorum. Ben halen "İbrahim'in Kaybettiğini Bulmasıdır" kitabındayım. Yazara, güzellikler dilerim yazın hayatında. Okuyunuz efendim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  15
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlkin, metin “Kambur’dan” kurtulmuş, üzerindeki acemiliği atmış, tek bir noktadan bütüne doğru hareket ederken Bir intihar çok ölüm ile çok noktadan “ölüme” uzanmış; birçok kişinin “şeyin” ölümüne…

Yok olurken var olmak mı?

Daha önce “Kambur’ken” demiştim ki ; Bu esere bir şans daha verilmeli yeniden yazılmalı ve herkes okumalı. Fakat kitabın yönünün böylesine değişeceğini, yeni eklenen bölümleri ve yeniden yazım ile duygusunun bu kadar yükselebileceğini ve kalbin okurken hızını alamayıp durmaya yakın/hız limitlerine uymaksızın atacağını tahmin bile edememiştim.

Aşk ana merkez gibi gözükse de öyle çok değişken ve değişen ile okuru sarsıyor ki imkansızı mümkün kılıyor!

Bedeli ödenmemiş hiçbir şey kalmazken, bazen karakterlerin kayıtsızlığı (umarsızca yaşayıp kendinden başkasını düşünmemesi) can sıkıcı olabiliyor.

Seke seke yaşamak demiştim Kambur’u okurken, gene aynı fikirdeyim ama karakterler sanki daha fazla toplanmış daha güçlenmiş gibi geldi bana.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir