Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şema terapi konusunda uzman olan yazar, “hayatta var olma çabası içindeyken kendimizle ve çevremizle nasıl sağlıklı bir etkileşim kurabiliriz?” sorusuna; şemalara dayalı derin açıklamaları ve örnekli anlatımlarıyla ışık tutuyor. Her bölümde kitap ve film önerileri yer alıyor ve bu eserlerdeki karakterlerin hikâyeleri de bölüm başlıklarıyla ilişkilendirilerek anlatılıyor.

Sadece kitapla ilgili küçük bir önerim olabilir: bölümler içinde konu anlatımı, kurgusal bir roman gibi kesintisiz ilerliyor. Küçük alt başlıklar ya da kısa duraklamalar olmadığında, kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarında okuma temposu biraz yavaşlayabiliyor. Örneğin Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim’i ya da Daniel Goleman’ın Duygusal Zekâ’sı gibi kitaplarda bu es vermeler okuma akışını çok destekliyor. Belki yeni bir baskıda editör Mehmet Bey bu noktayı dikkate alabilir. Yoksa yazarın dili son derece akıcı ve okuması keyifli bir kitaptı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk kitap Prens Momo gibi akıcı ve düşündürücüydü.
Yazar bu kez toplumsal konulara fazlasıyla değinmiş: kadın hakları, çocuk hakları, ırkçılık, zorla evlendirilme, sosyal haklar vs…

Momo bu kitapta yazarlık yolculuğuna başlıyor. Günde en az 24 yeni kelime öğrenmesi gerektiğini fark ediyor ve “kelimelerin dünyasına” doğru bir keşfe çıkıyor. Kelimeleri sadece öğrenmek değil, kullanarak hayatına katmak gerektiğini anlıyor. Bu süreçte Anne Frank’ın Hatıra Defteri’nden esinlenerek o da kendi hatıra defterini tutmaya başlıyor.
Kitapta bir iki argo (moruk, gavur) ve Ahmet’in kız kardeşlerine uyguladığı şiddet dışında genel olarak oldukça değerli mesajlar taşıyor. Yazar aslında bu olumsuz davranışları “yanlış olarak” göstererek farkındalık oluşturmayı amaçlamış ama yine de çocuk kitaplarında yer almamasını tercih ediyorum…
Her şeye rağmen Momo’nun kelimelerle kurduğu bağ, arkadaşlıkları, aile hayatı ve hayal dünyası çok güzel yansıtılmış
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Momo, ailesiyle birlikte çiçeklerin ve ağaçların bile olmadığı Mavikantoronlar Sitesi’nde yaşayan bir çocuktur. Babası çalışamaz, aile geçim sıkıntısı içindedir. Momo ise okumayı çok seven, ailesinin umudu olan bir çocuktur.

Okul müdüresinin verdiği kitap listesiyle kütüphaneye kaydolur, gezici kütüphaneci Souad ve 82 yaşındaki emekli öğretmen Bay Eduard’la tanışır. Kitaplar üzerine sohbet eder, birlikte okumalar yaparlar.

Birlikte gizlice sokağa çiçekler eker, duvarları boyarlar… ama Bay Eduard’ın hastalığı her şeyi değiştirir.

Momo’nun kitaplara, umuda ve dostluğa dair hikayesi hem iç ısıtıcı hem de hüzünlü.
Kitapların dostluklara zemin olduğu bu hikâyede ismi geçen bazı kitapları ben de not aldım.
Okurken yüzünüzde tebessüm, kalbinizde ince bir sızı bırakıyor.
5. ve 6. sınıflar için çok uygun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Faydalı olabileceğine inandığım güzel bir çalışma. Önce sosyolojiye dair genel açıklamalar yapılıp sonra din sosyolojisine, bana göre günümüzde yapılması gereken, objektif bir bakış açısıyla diğer dinler incelenip bir sonuca varılmış. Ders kitabı değil de bir el kitabı gibi okunabilir ve okutulabilir.
➢ %95’ine katıldığım bir bakış açısı, çeşitli toplumbilimcilerin din sosyolojisine katkıları ve fikirlerine yer verilmiş.
➢ Hans Freyer’ ın değindiği birçok toplumbilimci yazar ve düşünürden, görüşlerine tekrar bakmak ve incelemek istediğim Max Weber var. Din Sosyolojisi adlı eserinde değindikleri gerçekten dikkate değer bilgiler zannımca.
➢ Kitabı okurken gerçekten yararlı olduğunu düşündüğüm bir sürü bilgi edindim fakat aynı zamanda da üzüldüm. Çünkü bu çalışmalardan söz edilirken önde gelen isimler zikrediliyor ama bizim yazarlarımız, düşünürlerimizin bu derece faydalı olabilecek bir çalışmasına rastlanmıyor.
➢ 117 sayfalık kitapta toplamda 110 sayfada altını çizdiğim yerler var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Var Olduğun Gün ilk sayfalarında temposunu bulmakta biraz yavaş kalsa da ilerledikçe fikrini ve yönünü belli eden bir roman. Başlarda hadi artık bir şey olsun hissi uyandırsa da, konu derinleştikçe okuru içine çekiyor. Edebi anlamda büyük bir ağırlık taşımıyor olabilir ancak bilim kurgu türünde düşündüren bir kurguya sahip. Özellikle insanın varoluşuna, nüfusun teknolojiyle kurduğu bağına dokunan yönüyle ilgiyi diri tutuyor. Zaman zaman kendimi Black Mirror izliyormuş gibi hissettim, soğuk bir geleceğin içinde, insana ayna tutan bir hikaye. Fikir olarak başarılı, okunabilir bir kitap.

Hafızamı geri yükledim ama kalbimi bulamadım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap biyografi ve hikaye kurgusunda geçen, gerçek olay ve örneklerin yer aldığı "vay be" dedirten metinlerin bol bol karşınıza çıktığı çalışmalardan.
Girişimcilik, fikir, startup konularını merak eden, bu alanda yol almak isteyen okuyucular için örnek olayların bol olduğu bir vaka analizi aslında. Bence bu alandaki tüm bireyler (yolun başındakiler) okumalı.
Yani çekinerek almıştım ama "iyi ki aldım" dedim tabi 2 günde okuduktan sonra :)
Hatta başka kitabı var mı diye yazarın aynı kitaplarını aradım, tabi bulamadım.
Yazarın kalemine sağlık.
Devam niteliğindeki kitaplarını bekliyoruz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayşe Kulin’in bu kitabı, Atatürk’ü yalnızca tarihî bir figür olarak değil, insan yönleriyle de görmemizi sağlayan bir eser. Kitapta Atatürk’ün çocukluğu, gençliği, dostlukları, aşkları ve içsel çatışmaları işlenirken, onun duygusal kırılganlıklarını ve insanî zaaflarını görmek mümkün oluyor.

Okurken özellikle beni etkileyen, yazarın lider imgesinin ötesine geçip onu bir insan gibi sunması oldu. Sadece bir kahramanı değil, aynı zamanda hayatla mücadele eden, sevinçleri ve hüzünleri olan bir kişiyi tanıyorsunuz. Kitap bana, tarihteki büyük isimlerin de bizim gibi duyguları ve hataları olabileceğini hatırlattı.

Ayrıca Kulin’in akıcı ve duygusal dili, okuyucuyu adeta Atatürk’ün gözünden dünyayı görmeye davet ediyor. Kitap hüzünlü ama aynı zamanda ilham verici, çünkü başarı ve liderlik kadar, insan olmanın zorluklarını da gözler önüne seriyor.

Kısaca, bu eser tarih ve insan psikolojisini birleştiren, hem öğretici hem de duygusal olarak etkileyici bir roman.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Cemile", Orhan Kemal'in okuduğum ikinci kitabı.
Kitap, 1934 Çukurova'sında bir dokuma fabrikasında çalışan insanları ele almakta ve kitabın olay örgüsü de bu fabrikanın etrafında şekillenmekte. Yazar bize dönemin çalışma koşullarını, toplumsal farklılıkları, bireysel çıkarların emekçi insanların önüne geçişini, işçi-işveren çatışması, insanların her açıdan bastırılışı; özetle dönemin ekonomik şartları ve yaşam koşulları açık bir şekilde ifade etmiş. Bunun yanısıra kitaba ismini veren yoksul bir fabrika kızı olan Boşnak Cemile ve elit bir aileden gelen Katip Necati’nin aşk hikayesi de kitapta mükemmel bir şekilde yerini bulmuş. Ayrıca insanların konuşurken kullandığı şivenin olduğu gibi yazıya geçirilişi yani diyalogların yazıya aktarılması bence büyük bir yetenek ancak bölgeye has bir çok kelimenin yer alması ve bu şive biraz okumakta ve anlamakta güçlük çekmeme sebep oldu. Hiç önemli değil Orhan Kemal müthiş bir yazar ve yetenek, okumaya devam.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İranlı meşhur şair Ferruhzâd'ın beş şiir kitabı bir araya getirilmiş. Ben iyi bir şiir okuyucusu değilim ama "kuşlar ölür, sen uçuşu hatırla" dizesiyle kulağımın aşina olduğu bu kadını tanımak istedim. Kitabın girişinde çevirmen Mehmet Çelik'in yazar hakkında bize bilgi verdiği kısa bir bölüm var. Bu çok işime yaradı. Yazarı ve yaşadığı dönemi tanımak dizeleri yerli yerine oturtuyor. Benim özellikle dikkatimi çeken şey çevirmenin başarısı. Şiir çevirmek başlı başına zor bir iş. Mehmet Çelik bu anlamda lirizmi yakalamış. Aşk, arzu en temel temalardan. Ayrıca bolca yargılayan ve damgalayan dindarlığa, ataerkil sistemin birey üstündeki egemenliğine sitem var. Özellikle bazı şiirler günlük gibi otobiyografik ve tarihi, yeri kayıtlı. Hep küçük harfle ve neredeyse noktalama işareti kullanmadan yazmış. Hepsini sevmedim ama duygusuna katılmadıklarımdan bile etkilendim. Şiir seviyorsanız, bu güçlü kalemle tanışmaya değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben yazarın iyi bir okuruyum. Romanı beğendim. Bir çekirdek aile üzerinden 68-69-70'li yıllarda yaşanan o devlet hoyratlığını anlatmış yazar. Aslında bir kuşağın öyküsünü anlatmaya çalışmış. Ama öykü o kadar günümüze yakın ki anlatılan sanki 2000'li yıllar. Kitabı okurken yazarın tüm eserleri sanki gözünüzün önüne geliyor. Onlara da sıkı bir atıf var ya da sanki bu roman onlardan arta kalanlardan kırkyama yapılarak yazılmış basılmış gibi. Ben beğendim. Edebi haz aldım. Yazar her zaman var olsun o yazsın biz okuyalım. Tavsiye ederim. Bir cts gününde işleri bekletin ve bir günde okuyup insan tarafınızı parlatın.
Yanıtla
33
8
Destekliyorum  20
Bildir