Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2025'te okuduğum en iyi kitaptı. Bir aşk üçgenini üç karakterden dinlemek çok farklı bir deneyimdi. Yazarın özellikle kadın karakterleri bu kadar iyi nasıl konuşturabildiğini bilmiyorum, çok çok etkileyici. Arka planda dünya savaşı dönemi Budapeşte'sini, yıkımı ve sonrasındaki belirsizliği aktarıyor. Öyle sahici bir anlatım ki okurken kendimi bina yıkıntıları, talan edilmiş evlerin odalarında gezinirken buldum.
Sadece aşkı, ihaneti anlatan bir roman değil beraberinde burjuvaziyi, işçi sınıfını, o dönemin yıkım ve geçiş sürecini akıcı bir dille aktarıyor. Altını çizdiğim çok fazla bölüm oldu. Onlardan biri:
"Anne baba evi daima biraz suç mahallidir. Orada bir insana dair her şey bir arada bulunur." Şiddetle tavsiye ederim. Yazarın diğer kitaplarından devam edeceğim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Filler de Hatırlar, Agatha Christie’nin akıcı ve sürükleyici kitaplarından biri. Daha önce okuduğum kitaplarında Hercule Poirot karakteri vardı, ancak son aldığım iki kitapta yer almaması onu özlediğimi fark ettirdi. Bu kitapta yeniden görmek benim için ayrı bir keyif oldu.

Olay örgüsü sade ama merak uyandırıcı ilerliyor. Okurken sürekli farklı ihtimaller düşündüm. Bayan Burton-Cox’un ölen çocuğunun intikam almaya çalıştığı bile aklıma geldi; ancak böyle bir şey yapmış olsa yıllar sonra bu konuyu tekrar gündeme getirmez diye düşünüp bu fikirden uzaklaştım. Yine de onda bir gariplik olduğunu hissettim ve Poirot ile karşılaştığında gerilmesi bu hissimi destekledi.

Sonu çok büyük bir ters köşe olmasa da, çözülme süreci tatmin ediciydi. Akıcılığıyla elimden bırakmadan okuduğum, keyifli bir christie romanıydı.

Son olarak, detaylara dikkat eden ve okurken sürekli düşünmeyi sevenler için kesinlikle keyifli bir okuma deneyimi sunduğunu söyleyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hem bir Mekke ve Medine rehberi hem bir Siyer kitabı hem de Hac ve Umreye gidecek olanlara yol gösterici nitelikte. Yazar sadece bilgi vermemiş, alıntıladığı anekdotlarla oraların maneviyatını da hissettirmeye çalışmış. Yazarın Siyer kitaplarında geçen hemen her yeri gidip görmesi ve görsellerle destekleyerek o hatıraları zihnimizde canlandırmasına gıpta ettim.

Kitapta dikkat çeken önemli bir konu da Osmanlı padişahlarının oralara yaptığı kıymetli hizmetler. Hiçbir Osmanlı padişahı tahtta olduğu süreçte hacca gidememiş ama buna rağmen o mübarek beldelerin en ince ayrıntısına kadar her hizmetiyle ilgilenmişler, okurken insanda hayranlık uyandıran bir durum.

O mukaddes mekanları tanımak ve Peygamber Efendimizden (sas) izler görmek isteyenler için güzel bir kaynak, özellikle hac ve umreye gitmeden önce okunması çok fayda sağlar. Keşke hac ve umreye gitmeden önce okusaydım dediğim bir kitap oldu.

Farklı bir Siyer kitabı olmuş, herkese öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  20
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar metafizik,soyutlama,sanat,sanatçı gibi kavramları zihne yerleştirdikten sonra şairin ahlakını,şiirin ne olup olmadığı ve ne olması gerektiğini anlatıyor.Sezai Karakoç'un da şair olduğunu hatırda tutarak yazıları okuyunca anlattığı şeyler daha anlamlı hâle geliyor.Şair olanlara ve şair olmaya aday olanlara yol gösteriyor. Yazarın her eserinde İslam medeniyeti, hakikat, diriliş gibi kavramlara rastlıyoruz. Şiir felsefesi okumak isteyenlere tavsiye edilir.
"Şairi olmayan bir millet, yok demektir. Şairlerini görmeyen millet, kendini görmüyor, şairlerini yaşamayan millet, yaşamıyor demektir."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanı okurken Anthony Quinn'in Zorba karakteri aklımdan hiç çıkmadı. İlkel, yalın ve olağan yaşayan bir karakter olarak Zorba sanki yazarın diğer yanı gibiydi. Hani hep dersin ya şöyle olmak vardı diye. İşte olmak istediğin bir karakterin hikayesi bu. Yer yer kişisel gelişim tarzı bölümlerle bezeli bir dünya tasviri. Benzersiz bir dostluğun hikayesi. Anlatıcının adının roman boyunca hiç geçmemesi yazarın kendi hikayesini anlatmış olabileceği izlenimi uyandırdı ben de. Ara ara geçen diyaloglarla karakterin bugünkü haline gelme sürecini öğrenmek oldukça keyifli oldu. Bu süreçte dünya üzerinde adı geçen bir çok kavramın aslında içi boşaltılan birer hayalet gibi dolaştığını ve gücün elinde birer oyuncak haline geldiğini görmek ürkütücüydü. Sonuna kadar gelmeyi başardığınızda sizin de dudaklarınızdan "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm." sözcükleri istemsizce dökülecektir diye düşünüyorum. Keyifli okumalar....
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Felsefe dersinde öğrencilerime okumalarını önerdiğim “1984” ve “Hayvan Çiftliği” gibi eserleriyle tanınan İngiliz yazar George Orwell’in toplumsal psikolojik roman türüyle Yorumum: Kitap bireyin iç dünyasına ve modern hayatın bunaltıcılığına odaklanıyor. Karakterimiz George Bowling’in geçmişine duyduğu özlem üzerinden ilerliyor. Çocukluğunun geçtiği kasabaya giderek geçmişteki huzuru yeniden bulmak ister.Ancak kasabaya vardığında her şeyin değiştiğini görür. Doğallık yerini modernleşmeye bırakmıştır. Sonunda George, hayallerinin gerçek olmadığını kabul ederek eski hayatına geri döner. Okurken en çok hissettiğim şey, insanın bazen kendi hayatının içinde sıkışıp kaldığı duygusuydu.Yazar karakter üzerinden aslında hepimizin zaman zaman yaşadığı “kaçıp gitme” isteğini çok gerçekçi bir şekilde yansıtmış.Bence kitap, geçmişe duyulan özlemi oldukça etkileyici anlatıyor. Okurken bende kendi geçmişimi düşündüm ve bazı şeylerin aslında sadece hatıralarda güzel kaldığını fark ettim. Tavsiyemdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ebu’l Vefâ hazretlerinin verdiği esere puan biçmek haddim değil, estağfirullah.
Puanım ve yorumum yalnız yayıncıya; eserlerin Farsça veya Arapça’sını da paylaşabilirdiniz böylece hem karşılaştırmalı ve eşsiz bir eser olurdu hem de inanılmaz kağıt israfı yapmak zorunda kalmazdınız. Sayfalar bomboş, israfın bu kadarına yazık cidden. Eseri kitaplaştırmak zor idiyse sayfaları dediğim gibi aslı ve çevirisi şeklinde de hazırlayabilirdiniz.
Yahut Alvarlı Efe hazretlerinin Nazlı Niyazlar kitapçığı gibi cep boy, motiflerle süslenmiş şahane ve her an el altında taşınabilecek bir kitapçık olarak hazırlayabilirdiniz. Yine de emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Vefa Sultan dizisiyle birlikte artan ilgiyi karşılamak adına hayırlı ve inşallah Rabbimiz katında makbul olmasını umduğumuz bir iş. Eyvallah, Ebu’l Vefa hzlerinin himmet-i âliyyesi emek veren her birinizin üstünde sâyebân ola erenler.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın başı oldukça merak uyandırıcıydı. James Dashner’ın kurduğu dünya ve gizem duygusu insanı sayfaları hızlı hızlı çevirmeye zorluyor. Özellikle ilk bölümlerdeki gerilim ve bilinmezlik hissi oldukça başarılıydı. Ancak hikâye ilerledikçe bazı noktalar fazla karmaşık hale geliyor. Olayların ve kuralların tam olarak oturmaması zaman zaman kafamı karıştırdı.
En çok da final kısmı beni hayal kırıklığına uğrattı. Sanki yazar bütün düğümleri hızlıca çözmek istemiş gibi; olaylar çok kısa sürede olup bitiyor ve bazı sorular tam anlamıyla cevaplanmadan kalıyor. Bu yüzden final aceleye getirilmiş hissi uyandırdı.
Genel olarak fikir ve atmosfer ilgi çekici olsa da, daha derli toplu bir anlatım ve daha güçlü bir finalle çok daha etkileyici bir kitap olabilirdi. Okurken merak duygusunu yaşadım ama kitabı kapattığımda kafamda hâlâ birçok soru vardı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken en çok hissettiğim şey “gerçeklik” oldu. Karakterler öyle süslü ya da abartılı değil; sanki etrafımızda görebileceğimiz, hatta kendimizden parçalar bulabileceğimiz insanlar. Bu da hikâyeyi çok daha samimi yapıyor. Özellikle geçmişle yüzleşme, kırgınlıklar ve insanın içindeki yüklerle baş etme süreci çok sade ama etkileyici bir şekilde anlatılmış.
Bazı bölümlerde içim daraldı, bazı yerlerde durup düşündüm. Kitap öyle yüksek sesle bağırmıyor ama alttan alta derin bir şeyler söylüyor. Zeytin ağacı metaforu da çok güçlüydü; hem kök salmayı hem de yanmışlığı aynı anda hissettirdi.
Genel olarak bu kitap bana hafif bir hüzünle birlikte bir tür kabulleniş duygusu bıraktı. Bitirdiğimde “iyileşmek her zaman güzel bir süreç değil ama gerekli” hissi kaldı içimde. Eğer duygusal derinliği olan, sakin ama etkili kitapları seviyorsanız seni kesinlikle yakalayacak bir hikâye.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gücümün yetmediği ama ısrarla okuduğum bir eser. Baroja ‘nın bir yazar ve insan olarak, tarzı, Caneja’nın sanatındaki tutarlılık ve değiştirmediği tavrı, baskıcı rejime karşı duruşunu okura öyle anlatıyor ki hissediyor ve aynı zamanda yaşıyorsunuz.

Eloy’un Madrid’i kent tasviri ile birlikte genel bir durum, kentin atmosferi ile karakterin kişiliğinin kesişmesi; Kafka’nın Prag’ı ile doğrusal bağlantısı üzerinden anlatımı ve Madrid’in gölgeli hali.. Franco İspanya’sı bile olsa nefesi yetenlerin , ayakta durabilenlerin öyküsü şehirle özleşerek anlatıyı şölene çeviriyor …

Santos’un andacı; yaşamı, hayatının dönüm noktası ve çok merak ettiğim kitabı Sessizlik zamanı ile hafızama kazınıyor. ( hemen sepete ekledim)

Belki bir gün hakkını vererek tekrar okurum…

Vesselam…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir