Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hocaların hocası sayın Ioanna Kuçuradi'yi farklı platformlarda hazırlanmış video veya yazıya aktarılmış söyleşilerden tanıyor ve ne derece değerli bir şahsiyet olduğunu biliyorum . 

Bu bir armağan kitap ve yolu bir şekilde hocayla kesişmiş olan elli iki kişinin yazılarından oluşuyor. 

Kitabı bitirdiğimde beynimin içinde değerli  İoanna hanım için şu düşünceler oluştu; bildiğini iyi bilen, yalnız ülke bazında değil,  uluslararası alanda da düşünceyi, ifade özgürlüğünü, insan hak ve özgürlüklerini savunan, eşitlikçi bir toplum için emek sarfeden, alçak gönüllü, çevresine ışık saçmaya her an hazır, olaylara ve durumlara değer yargılarıyla değil değer bilgisiyle bakmayı öğreten, dünyanın cennet olmayacağını bilse de insan hakları ve felsefeyle uğraşan, insan kalmaya devam eden, duyarlı, sakin, alımlı, içten...

Kitap için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, ben çok beğenerek okudum. Çok faydalandım. Şimdi sıra hocanın kendi yazdığı kitapları okumaya geldi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurdan Gürbilek'in alamet-i farikası olan, "anlattığı konuyu iyice dağıtıp, 'buradan sonrasında başlangıçtaki yerine dönemez herhalde' dediğiniz anda o konuyu dertop edip zihninizde tamamlamaya bırakma" hünerini sergilediği son eseridir. meselesi kısaca evler, evsizlikler ve aidiyetler olan ikinci hayat'ın, dünyanın iyiden iyiye göçlerle şekil alan bir yer hâline gelerek 'bildiğimiz dünya' olmaktan çıktığı şu zamanları biraz olsun anlamak konusunda önemli zihinsel pencereler açtığını düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
savaş fotoğraflarına bakmanın tuhaflığı, dikizci yanımızı ortaya çıkarmasıdır. savaşla ilgili fotoğraflara bakmak, şiddete ve savaşa olan nefretimizi biler. savaşın saçmalığını derinden sarsılarak anlarız. susan sontag bu etkileyici kitabında, işin kolayına kaçmadan savaş fotoğraflarına bakmamızın aslında başkalarının acısına bakmanın bir türü olduğunu ve bize çok şey öğrettiğini, öğretmekle kalmayıp bilinçlendirdiğini anlatıyor. kitabı çeviren osman akınhay\'a teşekkür etmek gerekiyor. böylesine önemli bir kitabı iyi ki çevirmiş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşadığımız Evler, Cihan karakteri üzerinden kasaba tekinsizliğini, mutsuz aile ilişkilerini, trajedi kaynaklı yaşamdaki kırılma anlarını ve bunlardan çıkışı, travmaların insan hayatındaki etkisini, gidenlerle geride kalanları iyi anlatan bir eser. Kitabın hacmi, birinci şahıs anlatıcının dili, kasabanın tekinsiz atmosferi, geriye dönüş tekniğinin başarılı kullanımı, karakterlerin inandırıcılığı, toplumsal meselelere hikâyenin yapısını bozmadan değinişler, sevgisizliğin anlatımı gayet iyi. Kitaptaki tüm edebi unsurlar yerli yerinde.

Benim için tek olumsuz yan eserin yapısı. Kitap, yıllar önce terk ettiği kasabaya çocukluğunu beraber geçirdiği anneannesinin vefatı üzerine dönen anlatıcının 7 gününe odaklanıyor. Bu günler sıralı ilerliyor, her bir günün ardından geçmişe dönen, bölümler yer alıyor. Zamanda doğrusal ilerleyen sıralı yapı okur için konfor alanı sağlıyor. Romanın yapısı doğru kurulmuş ama konfordan hoşlanmayan bir okur olarak bunu pek sevmediğimi söylemeliyim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Korkma Geçecek, adından başlayarak doğrudan bağ kuran bir kitap. Kitapta büyük iddialar, süslü cümleler ya da okuru etkilemeye çalışan bir dil yok. Tam tersine, sade ama içten bir anlatım var. Kitaptaki metinler, hayatın içinde yorulmuş, kırılmış, korkmuş insanların duygularına tercüman oluyor. Her şey çok tanıdık. Okurken bunu ben de hissettim dediğim yerler oldukça fazlaydı. Yazar acıyı dramatize etmiyor, umut da pazarlamıyor. Sadece olanı olduğu gibi anlatıyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu samimiyet.
Korkma Geçecek hızlı okunan ama etkisi hemen geçmeyen bir kitap. Yeni yazarlarımıza karşı olan ön yargımı bir nebze kırmış oldu.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nasıl denir? Darmadağınık, umarsız ve başına buyruk…Bazen savruk kimi zaman da olduğundan ciddi…Yazıldığı tarihe bakıldığında bugüne göre oldukça ileride olan bu romanı başka türlü izah etmek zor.
Fiziki olarak oldukça kısa olarak nitelendirilebilecek kitabın, içerisine girdiğinizde nasıl bir hengâmeye tutulduğunuza hayret edeceksiniz. Edebiyat öğretmeni olan bir arkadaşıma Tutunamayanlar’a başlamaya cesaret edemediğimi anlattığımda "Aylak Adam’ı okursan onu da okursun" dediğini hatırlıyorum. O kadar dolu bir kitap...
Aylak Adam, hayatını aylak olarak geçiren, parası olan (çalınan para olarak niteleniyor) ve tüm istediklerini para karşılığı alan ama asla ruhundan herhangi bir duygu vermeyen, sevmekten korkan, duygusal yoğunluğuyla yaşadığı her âna anlam yükleyen, garip, kısmen kırgın bir adamın romanı… Evet "adamın" çünkü romanda adı bile yok. Albert Camus Yabancı ve Knut Hamsun Açlık kitaplarının farklı bir anlatısı ama bizden… İlk fırsatta bir kez daha okumayı düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esendal, ülkemizin en önemli hikayecilerinden biridir. Bu eserde de 1908_1925 yılları arasında kaleme aldığı birbirinden güzel hikayeler yer alır. yazıldığı yılların toplumsal özelliklerini hissedersiniz. küçük bir kasabaya hürriyet haberi gelir mesela. hürriyet nedir ki diyen insanlar vardır hikayede. böylece zamanı en doğal haliyle gözünüzün önüne getirir. Mahalle kavramı vardır hikayelerde; dedikodular, kahve sohbetleri, kadınların süslenme merakı, ev gezmeleri, iş bulma ve geçim kaygısı, evlenme telaşı... belediye çalışanları, zabıta, memurlar, çavuşlar, jandarma konu olur olaylara. kimi zamanda içtenlikle yazılmış mektuplar çıkar karşınıza. hepsinin ortak özelliği sizi hikayenin içine çeken, yalın, samimi anlaşılır bir dil ve sanki oradaymışsınız gibi gerçeklik duygusudur. Ben özellikle, Mevla kavuştursun, altın balıkları, insafsız, aptal sen de, sabırsız, şimdilik dursun hikayelerini çok sevdim. sizlere de tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle Umberto Eco’nun tarzını bilmeyenler için değişik ve zor bir kitap olarak görünebilir. Yazar tarih üzerine derin bilgisi olan birisidir. Kitaplarında da bol bol tarihi anektod vardır. Kitabın kurgusunu tarih ile harmanlayarak yazar ve ne tarihten sapmış olur ne de olaydan sapmış olur. Sizi de tarihi bir roman okuyormuş gibi hissettirir. Yazar kitaplarını yazarken çok ciddi tarih araştırması yaptığı ortadadır. Ahmet Ümit’in Sultanı öldürmek, İstanbul hatırası kitapları gibi. Kitabı yavaş yavaş ve dikkatli okursanız çok beğeneceksiniz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta, 53 yaşında evli bir adam ile 19 yaşındaki genç bir kız arasındaki aşk anlatılıyor. İlişki, zamanla toksik bir hale dönüşüyor. Aynı zamanda hikâye, Doğu ve Batı Berlin arasındaki siyasal ve ideolojik çatışmaların gölgesinde ilerliyor. Berlin Duvarı, ekonomik sıkıntılar ve farklı siyaset anlayışları, toplumsal meseleler eserde önemli bir arka plan oluşturuyor. Kitabı okurken yazarın konu üzerine ciddi biçimde çalıştığını hissediyorsunuz; metin alıntılar ve dikkatle işlenmiş ayrıntılarla dolu. Bu sebeple benim için oldukça zorlayıcı bir okuma deneyimi oldu.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birinci kitaptaki kadar o "oyun" hissiyatı bu kitapta yok. Bunun yanı sıra eğer çoğunlukla Amerikan film ve müzik kültürüne sahip değilseniz kitapta verilen referanslar sizin için pek anlam ifade etmiyor ve yabancı kalıyorsunuz (En azından ben bu şekilde hissettim). İlk kitapta olaylar daha akıcı gelmişti ancak bu kitapta çok fazla film müzik referansı verilmiş gibi geldi. Bu da az önce bahsettiğim gibi konuya yabancı kalmanıza neden olabiliyor. Bunların haricinde kitap çok da kötü değil hatta gayet iyi. Özellikle beklenmedik durumlarla okuyucuyu şaşırtması da güzel olmuş. Okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir