Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kelebek Etkisi kitabını çok ama çok beğendim. Fikir ve içerik oldukça zengin, dolu dolu. Kitap, bir baba ayının yavrusuna verdiği görevi yerine getiremediği için ona kızmasıyla başlıyor. Ardından yavru ayı başka bir hayvanın moralini bozuyor. Böylece her biri kendisinden daha küçük bir hayvan bulup ona olumsuz davranıyor; bu durum zincirleme şekilde devam ediyor.

Sonunda bir kelebek olayın yönünü değiştiriyor. Her birinin yaptığı güzel davranışları fark edip onları tebrik ediyor. Her biri mutlu oldukça, bu mutluluğu yaymak istiyor. En sonunda da ayı mutluluğunu kelebek ile paylaşıyor. yani iyiliği dönüp dolaşıp kendisinin de ayrıyetten mutlu olmasına sebep oluyor. Bu kitabı alın okuyun, o kadar mesajı var ki, hepsini aktaramadım. Yazarın en sevdiğim kitabı oldu hatta yayınevinin de...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek başına bir fidan, bozkır gibi bir yerde büyüyor. Büyüdükçe de sorgulamaya başlıyor: “Ben buraya nasıl geldim? Neden tek başınayım?”

Daha sonra hayvanlar tek tek gelip onunla konuşuyor. Meğer bir keçi armut yerken ağzından düşen bir çekirdek toprağa düşmüş; bir karınca da onu yuvasına taşımış… Hikaye böyle başlıyor. Devamında hayvanların ona yuva yapması, arkadaşlık etmesi gibi olaylar anlatılıyor.

Hikaye biraz uzun olsa da genel olarak beğendim. Ancak o fidanın oraya bilinçli bir şekilde, bir niyetle dikilmiş olması bana daha hoş gelirdi. Kimse olmasa da bir hayvan istifade etsin, faydalansın diye düşünülmesi… Mesela bir yolcu geçerken onu ekseydi ve hikaye böyle başlasaydı, bence daha anlamlı ve hoş olurdu.
Yanıtla
0
3
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstanbul’un ortasında, betonla doğanın iç içe geçtiği bir fabrika sahasında geçen bu hikâye; sadece bir kedinin değil, aslında hepimizin hikâyesi…

Tozlu yollar, yorulmuş işçiler, kümeste dolaşan hayvanlar ve o karmaşanın içinde kendi düzenini kurmaya çalışan bir yaşam…

Ve o düzeni bozan bir isim: Hoyrat.

Hoyrat’ı sevmek kolay değil ama anlamamak da mümkün değil.

Çünkü o, hayatta kalmaya çalışan, içgüdüleriyle yaşayan bir canlı.

Belki de bu yüzden kitap boyunca ona kızmak yerine içten içe hak veriyorsunuz.

Sürgün edilmesiyle birlikte hikâye sadece bir “ceza” anlatısından çıkıyor; aidiyet, vicdan ve terk edilmenin ağırlığına dönüşüyor. Ve geri dönüşü…

İşte tam kalbe dokunan o an.

Yazarın samimi ve ironik dili, fabrikanın sert gerçekliğiyle doğanın kırılgan huzuru arasında çok güçlü bir denge kuruyor.

Okurken sadece bir olay örgüsünü değil; iş hayatını, insan ilişkilerini ve görünmeyen bağları da hissediyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaplar, sıcak bir kahve ve samimi arkadaşlıklarla çevrilmiş huzurlu bir ortam sunan Hyunam Dong Kitabevi, sizi günlük hayatın depdebesinden bir anlığına da olsa uzaklaştırıyor.

Her şeyden en yüksek verimi almaya çalıştığımız, neredeyse hayatın her alanında rekabet ettiğimiz; başarının başkalarından hep bir adım önde olmak olarak tanımlandığı ve hep daha fazlasının talep edildiği günümüz dünyasında, Hyunam Dong Kitabevi başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu gözlerimizin önüne seriyor. Ve bu insanı inanılmaz rahatlatıyor. Kitabı okurken birkaç defa “İşte tam da böyle bir şeye ihtiyacım varmış” derken bulabilirsiniz kendinizi.

Kaygıları hiçe sayan bir hikâye değil bu. Aksine, kaygılar var olsa da yaşamın devam ettiğini ve bundan keyif alabilmenin imkansız olmadığını sade bir dille anlatıyor.

Kafa dağıtmak ve başka sesleri susturup kendini dinlemek isteyen; çıtır çerez, akıcı ve sade bir hikâye arayan arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim. Kesinlikle pişman olmayacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şeker Portakalı gibi her yaştan okuyucuya hitap ettiğini düşünerek hevesle almıştım bu kitabı. Böyle bir beklentiye girdiğimden midir bilmiyorum, ama biraz hayal kırıklığına uğrattı. Daha çok genç okuyuculara yönelik bir kitap. “Genç” derken lise çağı bile geç sayılır.

İlkokul çocuklarının okuması içinse bazı bölümler soru işareti oluşturuyor (aşk, hamilelik gibi konular çocuk diliyle işleniyor). Ortaokul öğrencilerinin hoşuna gidebilecek, okunması kolay ve verdiği mesajı güzel olan bir hikâye.

Yazarın kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak yazması, konuyu daha da etkileyici kılıyor. Görme duyusunu kaybeden küçük bir kızın her şeye rağmen hayatına devam etmesi ve böyle bir engele göğüs germesi takdire değer. Şükredecek ne çok şeyimiz var. Bu tarz hikâyeler de bizim için güzel bir hatırlatıcı oluyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnci ile tanışmam aslında ablamın tavsiyesi sayesinde oldu. Başta bu kadar kısa bir hikâyenin bende bu kadar iz bırakacağını düşünmemiştim ama yanılmışım.
John Steinbeck’in anlatımı o kadar sade ki, okurken hiçbir yerde zorlanmıyorsun ama tam da bu sadeliğin içinde insanın içini sıkan bir ağırlık var. Hikâye ilerledikçe şunu çok net hissettim: bazen en büyük felaketler, en güzel görünen şeylerin içinden çıkıyor. İnci de tam olarak böyleydi… umut gibi başlayıp yavaş yavaş karanlığa dönüşen bir şey.
Kitabın akışı beni gerçekten içine çekti. Olaylar çok büyük değil aslında, derinliği büyüktü. Okurken sanki ben de o sahildeyim, o çaresizliği ve o umudu aynı anda yaşıyorum gibi hissettim. Özellikle hırsın insanı nasıl değiştirdiğini görmek biraz ürkütücüydü. İnsan, eline geçen bir şeyi korumaya çalışırken aslında kendini kaybedebiliyor.
Kısacık bir hikâye ama etkisi gerçekten büyük. Bitirdikten sonra bile uzun süre aklımdan çıkmadı. iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitaptan beklentiniz bitirince mükemmel bir şekilde çocuğuma sınır çizeyim olmasın. Kitap size her türlü durumu ve yapacaklarınızı tek tek anlatmıyor çünkü. Ama size verdiği örnek durumlar, örnek kişilikler ve ihtimallerle beraber sınır koymayı öğrenmenizi kolaylaştırıyor. Kitabı okurken en başlarda "Ama bu benim çocuğuma uymaz. Yapamam ki." diyebilirsiniz ama okudukça yapabileceğiniz ne kadar fazla şey olduğunu göreceksiniz. Kitabı bitirince ise elinizde en azından sınır koymak hakkında genel ama kişiselleştirilebilir bir taslağınız olacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v)’ı tanımak için ileri seviye olan yoğun bir kitap. Bu kitap sadece bir siyer kitabı olmaktan öte, dönemin Arabistan’ı ve çevredeki imparatorlukları analiz ediyor, Efendimiz (s.a.v)’ın yönetim biçimini çeşitli açılardan analiz ediyor ve tüm bunların yanında onun ahlaki mükemmelliğini öne çıkarıyor.
Bu kitabı, bu yoğun (ve kimi zaman zorlayıcı) okumayı yapabilecek herkese tavsiye ederim, kütüphanenize aynı zamanda bir referans kitabı olarak bulunabilir. Ancak bir şeyi belirtmeden geçemeyeceğim: Kitabın her kısmı size hitap etmiyor olabilir. Bazı kısımları, o an size çok teknik geliyor ve hiç ilginizi çekmiyorsa atlamanızı tavsiye ederim, isterseniz sonra geri dönebilirsiniz. Böylece ilk okumadaki zevkiniz artacaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çevresine uyum sağlayamayan, arkadaşlarıyla oyun oynayamayan, kendi kabuğuna çekilmiş ilkokul öğrencisi Kartal bu duruma kendisi de ailesi de çok üzülür. Ailesinin, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenin desteği ile sorunları aşmaya çalışır. Fakat beceremez. Kendi kendine mi yoksa uçan bir canlıyla mı konuşmaya başlar. Kartal'a en çok da uçan arkadaşı Sin yardım eder.
"Hey dostum bugün seni izledim de ben hayatına girdikten sonra sende epey değişiklik oldu," dedi.
Kartal'ın hayatına giren, Kartal'ı değiştiren kim oldu? Neler yaptı, neler söyledi?

Özellikle çevreye uyum sağlayamayan, sorunları olan çocuklar kadar sorunları olmayanların da okuması gereken bir roman.
Tek kusuru çabuk bitmesi. Anlatım çok güzel. Çocuklar kadar benim gibi büyükler de okurken zevk alacaklardır. Yazarımızı kutluyorum yeni yeni kitaplara imza atacağına inanıyorum
Yolun açık olsun genç, başarılı yazarım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ene 'Sus Ey Nefsim!'  Fatih Duman kalemiyle tanışma kitabım oldu.
Kitapta Aziz Mahmud Hüdayî Hazretlerinin yaşamında nefsiyle giriştiği mücadele (nefs mertebelerinde ilerlemesi) üzerinden nefs bizlerle konuşmakta.
Kitap, nefsi tanıyarak onun susmak bilmeyen fısıltılarına  karşı her an uyanık olup bilinç ve farkındalıkla hareket etmemiz gerektiğini ders veriyor bizlere.
Bir an bile ve ölünceye dek yakamızı bırakmayan nefsimize karşı mücadelenin çok çetin olduğunu Peygamber Efendimizin Tebük seferinden dönüşte ashabına buyurduğu şu sözler ispatlıyor: “Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.” Nefsle mücadele= Büyük cihad.
Yer yer ağlamaktan kendimi alamadığım bu kitaptan çok etkilendim. Okumadıysanız tavsiye ederim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir