Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın araştırmacı kimliğini en belirgin şekilde gördüğümüz eseri diyebiliriz. Hepimizin bildiği Haçlı seferlerine ilişkin derinlemesine bir araştırma içeren eser, bir roman olmanın ötesinde akademik bir dil kullanılmadan gündelik bir dille yazılmış. Yer yer dönemin vakanüvislerine referans yapan eser, okuyucudan biraz dikkat istiyor. Eserde pek çok tarihi karakter ve liderden bahsediliyor haliyle. Dikkatli bir okuma yapılmazsa isimler, olay örgüsü kafa karıştırıcı olabilir. Her ne kadar Arapların gözünden denilse de dönemin Türk komutan ve yöneticilerinden daha çok bahsedildiğini görebiliriz. Malum Anadolu, Suriye, Filistin, Mısır topraklarında o yıllarda halkı farklı farklı (çoğunluğu Arap) milletlerden oluşan ama yöneticileri Türk olan devletler bulunuyordu. Tarihi anlatıları seviyorsanız severek okursunuz. Birazda mikro tarihçiliğe ilişkin bilgi ve anlatılar olsaydı kendi adıma daha keyifli bir okuma olabilirdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alışılmışın dışında yapısıyla dikkat çeken ve okuyucusunu sınayan bir roman. Kitapta kişi isimlerinin hiç yer almaması, karakterlerin “kız kardeşin kocası”, “orta kız kardeş” gibi tanımlamalarla verilmesi, anlatının bilinç akışına yakın, zaman zaman dağınık diliyle birleşince okuması gerçekten kolay olmayan bir metin haline geliyor.
Anlatıcı, Kuzey İrlanda’daki politik ve toplumsal gerilimleri kendi gözünden aktarırken, paranoya, dedikodu ve toplumsal baskı gibi duygularla örülü bir atmosfer yaratılıyor. Fakat tüm bu özgünlüğe rağmen, zaman zaman konudan kopmak, anlatıcının zihninde kaybolmak mümkün oluyor. Benim açımdan da okuması oldukça zorlayıcıydı.
Yine de, kitabı tamamen kötülemek istemem; zira Anna Burns'ün diliyle ve yapıbozumla yarattığı bu karmaşık dünya, edebi açıdan cesur ve yenilikçi bir deneme. Farklı bir deneyim yaşamak isteyen okurlar için etkileyici olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan, bireyin içsel yolculuğunu daha çok içsel çözülüşünü, hastalığa yakalanmış (gerçi toplum mu yoksa gerçekten kendisi mi bilinmez) bir genç birey(daha çok topluma yabancılaşmış) üzerinden kaleme almış, şiirsel benzetmeler, şiirsel bir üslupla daha da anlam kazanmış diyebilirim, kitaptaki kişiyi Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken öyküsündeki kişiye benzettim, çünkü o da çevresine (daha çok çevresi ona) yabancılaşıyor ve o da adeta hastalığının zaruri bir sonucu olan "korkuyu bekliyor". Dolayısıyla içsel yolculuk, içsel çözülüşe dönerken finalde ise içsel hesaplaşmaya evriliyor. Bireyin bu hesaplaşmasında yaşamanın zaruri bir koşulu olan sevmek olgusu da geniş bir yer tutuyor.

“Hayal Meyal, modern bireyin yabancılaşmasını şiirsel bir iç hesaplaşma ile ortaya koyan bir roman”..

Roman tekniği bağlamında inceleyecek olursak, bilinçakışı, flashback, iç monolog gibi romanda olmazsa olmaz öğelerden olan birkaç unsuru da yer yer görmek de mümkün.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İstanbul'da doğup hayatını sürdüren azınlıkları merkezine alan bir eser. Eserin kahramanı emekli bir eczacı olan Periklis'in beyoğlu tarlabaşında başlayan hayatını bir geçmişe giderek bir günümüze gelerek gözler önüne seriyor yazar. Bu arada azınlıkları doğup büyüdükleri vatanlarından haksız yere sürgün edilmeleri, mallarına el konulması, 5-6 eylül olayları, 1964 rum sürgünü, kıbrıs olayları bir aşk hikayesinin içerisine nakış gibi işlenmiş. Tarlabasında tarihi eser niteliğindeki binaların haliçten taksime bir bulvar oluşturabilmek için 1984 yılında yerle yeksan edilmesi hem de anıtlar kurulunun yıkılamaz kararı varken, içimi burkan bölümlerdendi. Kısacası ben beğendim. Okumaya değer bir kitap olmuş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stoa felsefesini yalın bir dille açıklayan güzel bir eser. Ünlü stoacıların metinlerinden alıntılar yaparak her gün için bir felsefik düşünce sunulmuş. Kendi içinde üç bölüme ayrılan kitap, insanı okudukça, her sayfada farklı bir konu üzerine düşünmeye yönlendiriyor. Anı yaşamak, sade yaşamak, mutlu yaşamak için hayatımda ne gibi değişiklikler yapabileceğime dair çok güzel fikirler edindim. Uzun soluklu, okuduktan sonra üzerine düşünüldüğünde gözümüzden kaçan birçok şeyi yakalayabileceğimiz bir eser. Hayatında değişiklik yapmak isteyenlerin okumasını öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnşallah Saleem ailesine sağ salim kavuşmuştur. İnşallah çok çok çok güzel bir hayat devam ettirmişlerdir.
Umarım kimsenin evinden, ülkesinden ayrılmak zorunda kalmayacağı bir dünyada yaşarız. Biz ülkemizde, evimizde, yatağımızda rahat rahat uyuyorken dünyanın bir yerlerinde bir yerlerden kaçmak zorunda olan insanların olduğu düşüncesi bile kalbime ağır geliyor ki bunu yaşayan binlerce insanlar var. Ve atalarımızın, bu toprak uğruna şehit olan insanlarımızın hakkını nasıl öderiz diye düşünmeden edemiyorum. İyi ki kaçmak zorunda kalmadan yaşayabildiğimiz bir ülkemiz, bir toprağımız var. İyi ki özgürüz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan Neyle Yaşar’ı okurken aslında Tolstoy’un kaleminden değil de hayatın bizzat kendisinden bir ders dinliyormuşum gibi hissettim. Kitap, sade diliyle insana ayna tutuyor, insanın varlığını ayakta tutan şeyin ne makam, ne para, ne de şöhret olduğunu, en temelinde sevgi, merhamet ve paylaşma olduğunu gösteriyor. Okudukça fark ettim ki, insanın içini kemiren bencillik ve hırs, aslında onu eksilten şeylermiş. Buna karşın, başkasının yükünü hafifletmek, bir tebessüm ya da bir parça ekmeği paylaşmak, hem insanı hem de hayatı büyüten şeyler. Kitabın her hikayesi, basit gibi görünen ama derin bir hakikati işaret ediyor. Tolstoy, cevabı yıllardır aradığımız bir soruya çok yalın bir cevap veriyor: İnsan ancak başkaları için yaşarsa gerçekten yaşar.

İnsanı yaşatan, kendi için attığından çok, başkası için attığı adımdır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı oldukça faydalı buldum. Kitaba katkı sağlayan yazarların ve derleyenlerin eline sağlık. Ekolojiye de sevdiren bir kitap. Kutsal Kitabımızda da belirtildiği gibi insan çok zalimdir, çok cahildir.(Ahzab,72). Yeryüzünün fiili öznesi olarak işlev gören insan bencilliğinden, gurur ve inadından resmin tamamını görmek istemez. Ahlaki değerlerin çiğnendiği bir ortamda adalet, hak gibi kavramlar da anlamını yitirir. Bencilliğinden kurtulup bir arada yaşamayı öğrenemeyen insan hem kendisine hem de çevresine zarar vermeye devam edecektir. Ne zaman ki bir insan katili bir karıncayı incitmekten korkacak duruma gelirse biliniz ki orada adalet vardır, ekolojik denge vardır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tezer Özlü'nün "Yaşamın Ucuna Yolculuk" kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Ve Tezer Özlü'yü bize anlatan kitabın bu kitap olduğunu söyleyebilirim. O kadar etkileyici ki, bir sürü yerin altını çizdim. Altmış sayfalık bir kitapta bu kadar derin anlamlar nasıl olur şaşıyor insan. Çocukluk yaraları, aile içi ilişkiler, okul yılları, ilk gençlik, kadın-erkek ilişkileri, cinsellik, politika, o dönemin atmosferi, hastalığı ve hastane günleri. İnsanı allak bullak eden, inanılmaz gelen, insanı sarsan, içini acıtan, yüreğini parçalayan o hastane günleri. Tezer Özlü'nün anlatımı o kadar iyi o kadar etkileyici ki; doğal, içten, samimi ve her şey o kadar gerçek o kadar olduğu gibi. Tezer Özlü'ye neden "Türk edebiyatının gamlı ya da nostaljik prensesi" denildiğini bu kitapla daha iyi anlıyor insan. Ve neden hep "gitmek, gitmek, gitmek" istediğini...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Balkan Savaşı ile ilgili yazılmış en iyi betimsel hatıratlardan biri. Okurken, film izler gibisiniz. Remond'un akıcı, betimsel anlatımı insanı sürüklüyor. Savaşı takip için geldiği Doğu Trakya Cephesi'nde Çatalca Muharebesine kadar cephe hattına ulaşamayıp, yol üstünde bir ileri bir geri giderken Çorlu, Çerkezköy, Seyitler ve çevresinde gördüklerini, göç eden Rumeli halkını, yaralı ve firari askerleri, koleralıların durumlarını acıyı mürekkebine damıtarak yazmış. Matmazel Fifi, Çorlulu Kalyopi, Sazlıbosna'daki ikameti, Süvari subayının anlattıkları, Çatalca hattı izlenimleri ve Hadımköylü Madam'ın hikayesi, Ateşkes ve İstanbul'da yaşananlar, Cemil Münir ve Miralay Cemal ile diyalogları vs. vs. baştan sonra sanki 13 bölümlük bir Balkan Savaşı dizisi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir