Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplara yorum yazmak zor oluyor. Anlatımın şiirselliği, öykülerin güzelliği, kelimelerin oynak halleri ve yazarın tarzı gibi etkenler okumayı öyle bir hale getiriyor ki tadından yenmez ya da dimağda şölen haline geliyor…

Kısa kısa ama durmadan nefeslenmeden okunacak metinler değil. Bir de bazen öyle tatlı geliyor ve düşündürüyor ki bitmesin istiyorsun; bitiyor.

Hayatın içinden, kelimeleri kanatlandıran uçup gitmesine izin vermeden ve her satırı zihninize salıp bırakıveren öyküleri siz de sevin…

Vesselam...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı elime aldığımda neyle karşılaşacağımı az çok tahmin ediyordum ama açıkçası bu kadar akıcı ve sarsıcı bir okuma deneyimi beklemiyordum. Bir çırpıda bitirdim. Yaşar Nuri Öztürk, her zamanki gibi alışılmış kalıpların dışında dine akılcı bir bakış açısı sunuyor.

“Tanrı, akıl ve ahlaktan başka kutsal tanımayan inanç” yaklaşımı, ilk bakışta provokatif gibi görünse de aslında kitabın ilerleyen bölümlerinde bunun ciddi bir zihinsel tutarlılık üzerine kurulduğunu görmek mümkün. Özellikle İslam dünyasının bugünkü haliyle ilgili yaptığı eleştiriler, yer yer sert ama görmezden gelinmesi zor tespitler içeriyor. İnanç ile gelenek, din ile yorum arasındaki farkı net biçimde ortaya koyması, kitabın en güçlü tarafları.

Yazarın dili yine çok karakteristik: net ve cesur.
Herkesin kolayca kabul edebileceği bir kitap değil ama tam da bu yüzden okunmaya değer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızılelma Türk milletinin hayat mefkuresi ile anlatılabilir.
Oğuz Kağana göre birlik beraberlik bir Kızılelmadır. Bilge Kağana göre ise töreye bağlılığın ve devlete sahip çıkmanın gereği olarak anlatılır. Alparslan için Kızılelma İslam dünyasının güçlü olması ve bu uğurda mücadele etmektir. Osmanlı'ya geldiğimizde Kızılelma çok çeşitlidir. Bir bakmışsınız bir yeniçerinin dilinde bir bakmışsınız halkın dilinde. Kimisine göre Viyana ve Roma kimisine göre de padişahın ordusunu alıp gideceği yer... Namık Kemale göre Vatan Yahut Silistre.
Ziya Gökalp'e göre Büyük Turan. Hüseyin Nihal Atsız ise Cumhuriyet döneminin bizzat Kızılelması olur. Ve günümüz Selçuk Bayraktar İnsansız savaş uçağına Kızılelma ismi koymuştur.Sınır ötesi operasyonları giden askere yönetilen İstikamet neresi sorusuna cevaben Kızılelma demiştir.
Özetle; Kızılelma biz Türk milletinin her zaman çalışkan, üretken, azimli olmasıyla her işin üstesinden gelmesi ve dahi bunu başarabilecek güveni taşıyabilecek olmasıdır.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap doğuda ve batıda üzerinde yıllardır kalem oynatılan bir konuyla ilgili dikkate değer görüşler barındırıyor. Fakat yazar bazı kısımlarda konuyu incelerken farklı eserlerden yararlanma hususunda çok istekli. Bu yararlanmanın okura fazladan bir anlama külfeti getirdiğini belirtmeliyim. Onca yazarın uzun uzun paragraflar şeklinde alıntılanan düşünceleri sebebiyle kitapta oluşan üslup farklılıklarını yönetmek belli bir aşamadan sonra zorlaşıyor. Metinde çok sık geçmemekle birlikte "gerçeklemek" ve "uygulayım" kelimelerinin varlığını yadırgadım. Ayrıca İslam Devleti kavramına ilişkin kitabın sonuna doğru savunulan görüşlerin dayandığı argümanları zayıf buldum. Yine de yazarın görüşlerini okuyucuyla filtresiz ve samimi bir şekilde paylaşma gayreti içerisinde olduğunu düşündüğümü belirtmeliyim. Okunmaya değer bir kitap olmakla birlikte okuyucunun sosyal alanlarda güçlü bir formasyon temeline sahip olmasında yarar var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Öztürk, bizi Ankara’nın sadece bildiğimiz caddelerinde değil; İskitler’in tozunda, Doğanantepe’nin ayazında ve kimsenin uğramadığı o karanlık sokak aralarında gezdiriyor.

Kitapta beni en çok etkileyen, yazarın mülkiyet kavramını, suçun felsefesini ve "hayatın neden eşit şartlarda başlamadığı" sorusunu hikâyenin içine çok doğal yedirmesi oldu. Karakterlerin (özellikle Toprak, Hırsız Hakan ve Hurdacı Mahmut) derinliği, kağıt toplayan çocuklardan otobüs teyzelerine kadar uzanan o keskin gözlem gücü, anlatımı çok sahici kılmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kur’an’ı daha önce klasik sıralamayla okumuş biri olarak, bu eseri baştan sona okumak benim için gerçekten farklı bir deneyim oldu. Surelerin iniş sırasına göre ilerlemesi, alıştığımız düzenin dışına çıkarıyor ve metni adeta ilk muhatapların yaşadığı süreç içinde takip etme imkânı sunuyor. Bu da birçok ayeti daha bağlamlı ve anlaşılır kılıyor.
En çok dikkatimi çeken noktalardan biri ise bazı kelimelerin tek bir anlama indirgenmeyip, birden fazla anlam ihtimaliyle verilmiş olmasıydı. Bu yaklaşım, okuyucuyu hazır bir anlamı almak yerine düşünmeye ve kendi zihinsel süzgecinden geçirmeye yönlendiriyor. Açıkçası bu durum, okuma sürecimi daha yavaş ama çok daha derin hale getirdi.
Bu kitap benim için sadece bir meal değil, aynı zamanda anlamaya yaklaşımımı sorgulatan bir çalışma oldu. Alışılmışın dışına çıkmak isteyen ve metni daha bilinçli okumak isteyenler için kesinlikle farklı bir pencere açıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elise Loehnen’in Yedi Ölümcül Günah ve Kadın kitabı benim için klasik bir “okudum bitti” deneyiminden çok, ara ara durup kendimi sorguladığım bir yolculuk oldu. Başta biraz ağır ilerliyor gibi hissettirse de, aslında yazarın her bir günahı (öfke, kıskançlık, kibir, açgözlülük, tembellik, şehvet, oburluk) kadınlar üzerinden yeniden yorumlama biçimi oldukça düşündürücü.
En çok hoşuma giden şey, Loehnen’in bu “günahları” sadece ahlaki birer kusur olarak ele almamasıydı. Aksine, toplumun kadınlara yüklediği rollerle nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Mesela öfkenin kadınlar için bastırılması gereken bir şey gibi görülmesi ya da hırsın “ayıp” sayılması… Okurken bazı yerlerde “evet ya, gerçekten böyle” diye içimden geçirdim.
Ama kitap her an akıcı değildi, bunu da söylemem lazım. Yer yer tekrar eden fikirler ve biraz fazla uzayan analizler beni kopardı. Daha derli toplu olabilirmiş. Yine de altını çizdiğim çok cümle oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez bir kitapta bu kadar aktif bir rol oynadım. İnteraktif bir kitap bütün sayfaları okumuyorsunuz. Sanki oyun oynuyorsunuz. Bu hikayede dedektif sizsiniz ve cinayeti çözmeye çalışıyorsunuz. Kısa notlar alıyorsunuz, ip uçlarını bulmaya çalışıyorsunuz bunlar size kitabın sonunda puan olarak geri dönüyor. Sezgileriniz, ip uçlarınızı takip etme şekliniz önemli. Kitabın tamamını okumuyorsunuz ipuçlarına göre farklı bölümlere yönlendiriliyorsunuz bu da heyecan verici oluyor elinizden bırakamıyorsunuz. Tam katili buldum derken hopp defterini temizle yeniden başla yazısını görünce benden dedektif olmayacağını anlıyorum ama merak da ediyorum katilin kim olduğunu. Sonuna kadar gidiyorsunuz yani burada hem merak devreye giriyor hem de yapamama hırsı o yüzden kitabı hemen bitiriyorsunuz. Çok sürükleyici güzel bir kitaptı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken içim karardı resmen. Baştan sona kadar karamsarlık, umutsuzluk ve yoğun bir içsel hesaplaşma hâli hâkimdi çünkü. Kitap “Kusursuz çocuk gerçekten kusursuz mu, yoksa bir psikopat mı?” sorusu etrafında ilerlediğinden, bu belirsizliğin beni sürekli tedirgin ettiğini söylemeliyim. Ayrıca annenin düşünceleri, çaresizliği ve korkuları beni derinden etkiledi. Onun yaşadığı psikolojik baskıyı hissederek okudum ve açıkçası onun yerinde olmak istemezdim—zaten kimse istemez. Dışarıdan bakıldığında son derece zeki ve yakışıklı bir oğlunuz var, ama? İşte o “ama”ların beni baya bi gerdiğini söyleyebilirim.
Freida McFadden’ın bu kitabı, hiç şüphesiz şimdiye kadar okuduğum en güzel eserlerinden biriydi. Kitap, rayların üzerinde hızla ilerleyen bir tren gibiydi; duraksamadan, temposunu kaybetmeden, son sayfaya kadar soluksuz bir şekilde akıp gitti.
Kesinlikle okuyun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nice güzel eserler, maalesef yazarlarının tanınmamasından ötürü yok olup gidiyor. Kekliğin Gözü de bu eserlerden biri... Bitlis tarihini, Bitlis'in Ruslar tarafından işgalini ve kurtuluşunu anlatan eser birçok farklı mekanda yaşanan hayatların birleşimi mesabesinde... İçerisinde gerçek aşk budur diyebileceğimiz bir çok aşk hikâyesini de barındıran eser, iyiler kaybetse bile, iyiliğin her zaman kazandığını en can alıcı noktasıyla vurgulamakta. Bütün bir eser boyunca dinlerin, ırkların ve renklerin aslında iyi insanların iyiliğine engel olmadığını, bunların kötülerin elinde iyileri öldürmek için birer silah olarak kullanıldığını çok açık ve net bir şekilde görmekteyiz...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir