Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Öztürk, bizi Ankara’nın sadece bildiğimiz caddelerinde değil; İskitler’in tozunda, Doğanantepe’nin ayazında ve kimsenin uğramadığı o karanlık sokak aralarında gezdiriyor.

Kitapta beni en çok etkileyen, yazarın mülkiyet kavramını, suçun felsefesini ve "hayatın neden eşit şartlarda başlamadığı" sorusunu hikâyenin içine çok doğal yedirmesi oldu. Karakterlerin (özellikle Toprak, Hırsız Hakan ve Hurdacı Mahmut) derinliği, kağıt toplayan çocuklardan otobüs teyzelerine kadar uzanan o keskin gözlem gücü, anlatımı çok sahici kılmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kur’an’ı daha önce klasik sıralamayla okumuş biri olarak, bu eseri baştan sona okumak benim için gerçekten farklı bir deneyim oldu. Surelerin iniş sırasına göre ilerlemesi, alıştığımız düzenin dışına çıkarıyor ve metni adeta ilk muhatapların yaşadığı süreç içinde takip etme imkânı sunuyor. Bu da birçok ayeti daha bağlamlı ve anlaşılır kılıyor.
En çok dikkatimi çeken noktalardan biri ise bazı kelimelerin tek bir anlama indirgenmeyip, birden fazla anlam ihtimaliyle verilmiş olmasıydı. Bu yaklaşım, okuyucuyu hazır bir anlamı almak yerine düşünmeye ve kendi zihinsel süzgecinden geçirmeye yönlendiriyor. Açıkçası bu durum, okuma sürecimi daha yavaş ama çok daha derin hale getirdi.
Bu kitap benim için sadece bir meal değil, aynı zamanda anlamaya yaklaşımımı sorgulatan bir çalışma oldu. Alışılmışın dışına çıkmak isteyen ve metni daha bilinçli okumak isteyenler için kesinlikle farklı bir pencere açıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elise Loehnen’in Yedi Ölümcül Günah ve Kadın kitabı benim için klasik bir “okudum bitti” deneyiminden çok, ara ara durup kendimi sorguladığım bir yolculuk oldu. Başta biraz ağır ilerliyor gibi hissettirse de, aslında yazarın her bir günahı (öfke, kıskançlık, kibir, açgözlülük, tembellik, şehvet, oburluk) kadınlar üzerinden yeniden yorumlama biçimi oldukça düşündürücü.
En çok hoşuma giden şey, Loehnen’in bu “günahları” sadece ahlaki birer kusur olarak ele almamasıydı. Aksine, toplumun kadınlara yüklediği rollerle nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Mesela öfkenin kadınlar için bastırılması gereken bir şey gibi görülmesi ya da hırsın “ayıp” sayılması… Okurken bazı yerlerde “evet ya, gerçekten böyle” diye içimden geçirdim.
Ama kitap her an akıcı değildi, bunu da söylemem lazım. Yer yer tekrar eden fikirler ve biraz fazla uzayan analizler beni kopardı. Daha derli toplu olabilirmiş. Yine de altını çizdiğim çok cümle oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez bir kitapta bu kadar aktif bir rol oynadım. İnteraktif bir kitap bütün sayfaları okumuyorsunuz. Sanki oyun oynuyorsunuz. Bu hikayede dedektif sizsiniz ve cinayeti çözmeye çalışıyorsunuz. Kısa notlar alıyorsunuz, ip uçlarını bulmaya çalışıyorsunuz bunlar size kitabın sonunda puan olarak geri dönüyor. Sezgileriniz, ip uçlarınızı takip etme şekliniz önemli. Kitabın tamamını okumuyorsunuz ipuçlarına göre farklı bölümlere yönlendiriliyorsunuz bu da heyecan verici oluyor elinizden bırakamıyorsunuz. Tam katili buldum derken hopp defterini temizle yeniden başla yazısını görünce benden dedektif olmayacağını anlıyorum ama merak da ediyorum katilin kim olduğunu. Sonuna kadar gidiyorsunuz yani burada hem merak devreye giriyor hem de yapamama hırsı o yüzden kitabı hemen bitiriyorsunuz. Çok sürükleyici güzel bir kitaptı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken içim karardı resmen. Baştan sona kadar karamsarlık, umutsuzluk ve yoğun bir içsel hesaplaşma hâli hâkimdi çünkü. Kitap “Kusursuz çocuk gerçekten kusursuz mu, yoksa bir psikopat mı?” sorusu etrafında ilerlediğinden, bu belirsizliğin beni sürekli tedirgin ettiğini söylemeliyim. Ayrıca annenin düşünceleri, çaresizliği ve korkuları beni derinden etkiledi. Onun yaşadığı psikolojik baskıyı hissederek okudum ve açıkçası onun yerinde olmak istemezdim—zaten kimse istemez. Dışarıdan bakıldığında son derece zeki ve yakışıklı bir oğlunuz var, ama? İşte o “ama”ların beni baya bi gerdiğini söyleyebilirim.
Freida McFadden’ın bu kitabı, hiç şüphesiz şimdiye kadar okuduğum en güzel eserlerinden biriydi. Kitap, rayların üzerinde hızla ilerleyen bir tren gibiydi; duraksamadan, temposunu kaybetmeden, son sayfaya kadar soluksuz bir şekilde akıp gitti.
Kesinlikle okuyun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nice güzel eserler, maalesef yazarlarının tanınmamasından ötürü yok olup gidiyor. Kekliğin Gözü de bu eserlerden biri... Bitlis tarihini, Bitlis'in Ruslar tarafından işgalini ve kurtuluşunu anlatan eser birçok farklı mekanda yaşanan hayatların birleşimi mesabesinde... İçerisinde gerçek aşk budur diyebileceğimiz bir çok aşk hikâyesini de barındıran eser, iyiler kaybetse bile, iyiliğin her zaman kazandığını en can alıcı noktasıyla vurgulamakta. Bütün bir eser boyunca dinlerin, ırkların ve renklerin aslında iyi insanların iyiliğine engel olmadığını, bunların kötülerin elinde iyileri öldürmek için birer silah olarak kullanıldığını çok açık ve net bir şekilde görmekteyiz...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar bittiğinde kapağını kapatıp kenara koyamazsınız; o sizinle yaşamaya, zihninizde yankılanmaya devam eder. Uzun zamandır bu denli sarsıcı, her cümlesi nakış gibi işlenmiş bir metin okumamıştım.

​Roman, iki eski dostun 41 yıl aradan sonra bir akşam yemeğinde bir araya gelmesini anlatıyor gibi görünse de; aslında sadakatin, ihanetin, aşkın ve her şeyden önemlisi geçip giden telafisi imkansız zamanın anatomisini çıkarıyor. Bir şatonun loş ışığında, sönen mumların eşliğinde yapılan o devasa monolog ve hesaplaşma, insan ruhunun en karanlık anlarına ışık tutuyor.

​Eğer olay örgüsünden ziyade karakter derinliği, edebi estetik ve felsefi bir yüzleşme arıyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. General'in o vakur ama yaralı duruşu ve Nini’nin sessiz bilgeliği hafızanıza kazınacak. Kelimelerin gücünü iliklerinize kadar hissedeceğiniz, tadı damakta kalan nadir eserlerden biri. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Maalesef beklentimi karşılamadı, popülaritenin kurbanı oldum. Sağlam bir kurgusu yok, sıkça tekrara başvurmuş. Hikayenin akışında bolca geçmişe gidip hikayenin o kısımdan öncesini anlatıp, bölüm sonu yapıp, yeniden kaldığı yerden devam ediyor. Haliyle tekrarlanan bu geçmişe dönüşler okuyuşu epey keyifsiz hale getiriyor. Mizah içeriği oldukça az. Karakterin harcanabilir olmayı neden seçtiği karşılaştığı insanlarca tekrar tekrar sorularak ve yemekhanedeki lezzetsiz protein bulamaçlarından, onların kalori hesabından öylesine çok tekrara kaçılmış ki; istemsizce kitabın konusu bu sanmaya başlıyorsunuz. Yine de uzak ışık yılı seyahatleri, uzak gezegenleri kolonileştirme, klonlama, insan beynini yedekleme, yabancı gezegenlerdeki canlılar vs adına bilimkurgu ögeleri ihtiva ediyor.Alan Dean Foster, Andy Weir, Frank Schatzing bilimkurgusu okumaya devam edelim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merak ettiğim bir kültür ve kırılma dönemi.

Sömürgecilik , kültürel parçalanma ; hangisi iyi hangisi kötü çatışması. Beyaz adam yanında duran ve karşısında duranın anlatısı…

Din , eğitim , doğmalar ve kurtuluş için çabalama… Aynı yurdu paylaşanların düşmanlığı ve bir anlamda aşkın bile yittiği zaman…

Toplumun arasına sıkışmış bir “kurtarıcı” belki de daha akil ama o bile karşı duramıyor ve ihanete, iftiraya, düşmanlığa uğruyor.

Peki nehir maddi bir sınır mı yoksa zihinsel bir ayrımın simgesi mi?

Birleştirmek isterken yalnız kalan bir adam! Beyaz adamın kötülüğünü göze soka soka işlemekten ziyade kendi içindeki çatışmayı anlatmayı yeğleyen yazar düşünmeyen , sadece yönlendirilen ve doğmalarla yaşayan bir halkın nelere katlandığını anlatırken; ajite etmeyi değil tanıklığı ön plana çıkarıyor.

İlk defa okuduğum yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarımız bu eserinde gerilim ve aksiyon unsurunu ikinci planda bırakmış. ve gizem duygusunu kitabın sonuna kadar sürdürmüş.
Eşinin vefatı sonrasında oğlu ile beraber taşındıkları kasabada yeni bir başlangıç peşinde olan Claire için maalesef işler pek yolunda gitmeyecektir.
Tess ilk defa beni şaşırttı. Diğer eserlerinin aksine bu çok farklı geldi. Bir yandan gerilim ne zaman başlayacak diye bekliyorsunuz ama kitabı da elinizden bırakamıyorsunuz. Okuru sonuna kadar bağlıyor. Olay sarmalını sürekli zihnimizde tutarak okumak gerekiyor. Yani kitabı alıp kısa sürede bitirmeniz lazım. Günde 40-50 sayfa okuyarak kitaptan hiçbir verim alamayacağınız kanısındayım. Nedeni ise karakterlerin yaşantısı kitabın sonunda birleşiyor. ve siz aydınlanmayı en sonunda yaşıyor olacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir