Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir tarih kitabı bu kadar açık ve anlaşılır olabilir mi? Olmuş. Babaların olmadığı bir köyde doğan bir çocuğun dilinden samimi bir şekilde yazılmış şahane bir çocuk kitabı. Çocuklara Milli Mücadele Dönemi'ni anlatmak yerine bu kitap okutulmalı. Sonrasında onlar için tarihi anlamak ve tarihi anlatmak daha kolay olacak.
Araya serpiştirilmiş hisli cümleler insanın yüreğini dağlıyor, bu toprakların kolay kazanılmadığı çocuklara çok güzel anlatılmış.
İlber Ortaylı'nın ara ara verdiği tarih bilgilerinde eski kelimelere yer verilmesi çocukların geçmişini anlamalarını sağlayacak kelime dağarcığına sahip olmaları açısından çok değerli.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce bir kitabını daha okumuştum yazarın ama hatırlayamıyorum. Oyüzden bunu ilk okuduğum kitabı sayabiliriz. Sade, anlaşılır ve çok akıcı bir dili var. Bir olay örgüsünden ziyade anılardan bahseden bir öykümüz var. Beraberken yaşanan anlarımızın zaman geçtikçe nasıl silikleştiğinden ama aynı serüveni beraber yaşadığımız kardeşlerimiz arasında bizi bir arada tutan bağlara dönüştüğünden bahsediyor kitabımız. Ortak anlarda şahit olan, küçük dünyamızın en yakından eşlikçileri kardeşlerimizle büyüsek de araya mesafeler girse de ortak geçmişimizin bizi hep yakınlaştıran unsurlar olduğunu çok tatlı bir öyküyle kelimelere dökmüş Barış Bıçakçı. Diğer kitapları da listemde, mutlaka okuyacağım
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Talebe, eğitimsiz, körü körüne inançlara dayanan bir hayattan belli yargılar dayatılmış, okula yollanmamış hayatından hayal bile etmediği kaliteli bir eğitimli hayata geçen ve ailesinin yetiştirme şeklinin açtığı yaraları kapatmaya çalışan yazarımızın kendi hayat hikayesini anlatıyor. Anı/otobiyografi şeklinde bir kitap. Ama bir olay anlatısı şeklinde akıcı bir üslupla ele alınmış. Ailesinin kendi fikirleriyle nasıl ona dar bir dünya oluşturduğunu zamanla fark ediyor yazarımız. Zaman zaman yaşadıklarını yok sayarak hayatına devam etmeye çalışsa da geçmişten gelen seslerin esiri oluyor. Yetersiz ebeveynliğin kurbanı olan, kardeşi tarafından şiddet gören ama bunu ispatlayamayan, anne ve babasının onu hiç korumamasının acısını hisseden yazarımız duygularını, zaman zaman yaşadığı çelişkileri de çok güzel ifade etmiş. Bitmesin diye oldukça yavaş okudum. Cümlelerin bende yarattığı gerçekçi etki okuma boyunca sürdü. Sevdiğim kitapları sorduklarında söyleyeceğim bir eser oldu, iyi ki okumuşum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumaya başlamadan önce kitabın arkasındaki yazıya bakarak kafamda oluşturduğum imajın anında paramparça olduğunu söylemeliyim. Beni hiç tahmin etmediğim bir konu bekliyordu. Kısaca özet geçip sonrasında değerlendirmeme geçeceğim. İngiltere'de, büyüdüklerinde organ bağışı yapmaları için yetiştirilmek üzere klonlanan çocukların bulunduğu bir yatılı okul, Hailsham'da, hayatları sonsuza kadar birleşecek üç arkadaşın hikayesine tanık oluyoruz. Kitabın Hailsham'da geçen bölümünde masumane ama aynı zamanda melankolik bir hava vardı. Bu melankoliklik kitap boyunca devam etti ve belki de böyle bi şey okumaya ihtiyacım vardı ki bu hava hiç bitmesin istedim.Normalde yazılanları hayalimde canlandırma konusunda iyi değilimdir ama bu sefer iyi iş çıkardığımı düşünüyorum yazar sayesinde.Kazuo Ishiguronun imgelemi başarıyla yaptığını günden kalanlar eserinde de görmüştüm. Sonuç olarak favori kitaplarım arasına girdi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modern zamanların en çok dile getirilen şikâyetlerinden biri, hiçbir şeye yeterince zamanımızın olmaması… Daha çok yetişmek için hızlanıyor, hızlandıkça da derinliği kaybediyoruz. Bu yüzden anlam arayışına giriyoruz. İşte bu noktada kitap bize, yavaşlamayı; karmaşık sandığımız şeyin aslında hayatın kendisi değil, bizim bakışımız olduğunu fark ettiriyor.

Hayatın özü, büyük olaylarda değil; küçük ve sıradan görünen anlarda saklı. Karşıdan karşıya geçmek isteyen yaşlı birine yardım ederken ya da hastane koridorunda sevdikleri hakkında bilgi bekleyen birini görürken… İşte o anlarda anlam kendini gösteriyor.

Kemal Sayar, okuyucuya öğüt vermeden, insan ruhuna dokunan samimi bir yol arkadaşı sunuyor. Her Şeyin Anlamı Var, insanı düşündüren, durduran ve kalbine dokunan bir kitap.

“Hayat bitmek bilmez bir çabadır.” (s.58)

“Mutluluk, biraz da biz başka şeylerle meşgulken yolda bulduğumuz bir duygu halidir.” (s.59)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ömür sermayesinin tükendiği, zulmün ve başıboş çığlıkların arşa uzandığı bu kara günlerde, bir başucu rehberi olarak, emri bil maruf nehyi anil münker ile başlıyor bu risale. Günümüz Müslüman coğrafyasının etkisizliğini hem tüm açıklığıyla ayan ediyor, hem de bize yapılması gereken konusunda yol gösteriyor. Gazzelilerin ümmetin onurunun ayaklar altına düşmemesi için ceht ve iman ile olan mücahedesini daha iyi anlamamıza vesile oluyor.

Kanayan yaramız Gazze ve bil umûm bütün Müslüman aleminin kurtuluşu bu davaya verilecek destek ile olacaktır. İnsanlığın, vicdanın ve merhametin dip yaptığı bu kara günlerin, tan vaktindeki aydınlıktan önceki son karanlık gibi olması dileğiyle.

İyi okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihi eserleri genellikle kimin yaptığını ve yaptırdığını bilmiyoruz. Bu kitapta dört padişah görmüş olan Mimar Sinan’ın hayatı anlatılırken mimarın yapmış olduğu eserleri öğreniyoruz. Kitapta Kanuni Sultan Süleyman ile Mimar Sinan ön plandayken o dönemde yaşamış önemli isimlerin adı da geçiyor. Yazar büyük eserlerin yapılış felsefesini Mimar Sinan’ın ağzından anlatıyor. Tarihi bilgiler detaya inmeden özet şeklinde sunuluyor. Koca Sinan’ın eserlerine yoğunlaşıldığı için sanki aynı şeyleri bir daha okuyormuşuz hissi veriyor. Yazar kitabın sonunda kullandığı kaynakları da belirtmiş. Edebi ve sade bir dil kullanmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki. Jean Paul Roux kendi tarzı gereği ağır dil yapısına ve çok yönlü bilgi birikimine sahip bir üslup ile eserlerini yazıyor. Yani okuyucu ilk kez yazarın eserlerini okuyorsa temel olmadan zorluk yaşayabilir.

Eseri uzun süredir okuyorum. Özellikle Antik İran ve Coğrafyası konusunda çok değerli bir başucu kitaplarından. İran Sanat Tarihi, İran'ın kökenleri, Kültürel Etkileri ve İran İnançları bakımından çok zengin bilgi birikimi konusunda kitap yeterli çalışmaları sunuyor.

Modern İran Tarihi konusunda kısıtlı bilgiler var olsa da önemli bilgiler sağlıyor.

Kısacası özellikle İran Tarihi konusunda okunması gereken eserlerden.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
500 yıl önceden gelen bir öngörü.Korkunç bir fırtına ve Roma şehrindeki elektrik kesintisi.Marcus hafızasını kaybetmiş olarak kendini bir çukurda bulduğunda elinde, bir kağıtta yazdığı nottan başka bişey yoktur.Tüm şehir çıldırmışken Sandra ve Marcus anomalileri bularak adım adım olayları çözmeye çalışırlar.Bazen karanlık tünellerde bazen kaosun ortasında karanlık Roma sokaklarında çılgın bir koşturmaca başlar.Özellikle sonunu çok beğendim.Kitap güzel ama bir konuda eleştrim var.Bana göre sayfa sayısı azdı.Bu kitap en az 500 sayfa yazılmalıydı.Çünkü dİğer kitapları yazarın 500 sayfaya yakındı.Yeni basılan kitaplarsa 300 sayfa civarında.Çok sevdiğim bir yazarın kitaplarındaki sayfa sayısı ne kadar çok olursa o kadar keyifli oluyor bence...Yine de Marcus ve olay yeri fotoğrafçısı Sandra yı yeniden okumak çok güzel .Seriyi tavsiye ederim.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuma alışkanlığıma ilk adımlarımı atarken, beni kitaplara bağlayan, okuduğum ilk eserlerden biridir Çaylak ile Filozof Serisi.
Çocuk kitabı da olsa, her yeni basımı çıktığında alırım muhakkak. Ve doğruyu söylemek gerekirse, hayatımın en iyi tavsiyelerini bir çocuk kitabından aldım. Belki de aylardır içinde bocaladığım, zihnimde cevaplandıramadığım soruların cevabını aldım. 18 yaşındayım, ve benim kimlik arayışı sürecim fazla sancılı geçiyor.

Filozof benim de Babaannemmiş gibi, bende bir sandalye çevirdim, Bergamotlu çaylarından içip, Frambuazlı pastalarından yiyip, Filozof ne söylediyse Kalbime yazdım...
Bir annenin, evladına alabileceği en kaliteli eserlerden biridir benim için.
Ve son olarak, beğendiğim alıntılarsan sadece birini ekleyerek sonlandırıyorum.

"Savaşmak istiyorsun!
Fakat ne ile savaşman gerektiğini de bilmiyorsun. Kendinle mi? Peki insan kendiyle savaştığında kazanan kim olur?"
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir