Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nadide Adalet, yalnızca bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda okurun vicdanına dokunan, derin bir sorgulama alanı açıyor. Serhat Kaya, sade ve özgün diliyle adalet, eşitlik ve kadınların toplumdaki yeri üzerine güçlü bir anlatı kurmuş. Spoilere girmeden söylemek gerekirse, roman boyunca hissedilen o içsel sarsıntı ve yüzleşme duygusu finale kadar etkisini kaybetmiyor. Özellikle kadınların yaşadığı görünmez mücadeleleri bu denli incelikli ve sahici bir şekilde ele alması, eseri sadece edebi değil, aynı zamanda insani açıdan da değerli kılıyor. Böyle bir romanın edebiyat dünyasında var olması, tüm kadınlar adına umut verici ve anlamlı. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını zaten seviyordum ama Nadide Adalet ve son romanı Uçurum'a katmanlı anlatım diline hayranlıkla okudum. Her ikisi de evrensel anlatısı olan romanları sevenler için okunması gereken, düşündüren ve hissettiren bir eser olmuş.
Yanıtla
156
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu alanda yazılmış daha iyi bir kaynak güzel Türkçemizde yok sanırım. Yazarın kendisi bu kitabı yazabilmek için yıllarca yerlilerin içinde yaşayıp gözlemlerde bulunmuş. Yani yazarın kaynağı kendisi diyebiliriz. Gözlemlerini aktarıp yorumlarda bulunuyor. Bugünkü kalıplarımızın sandığımızın ötesinde başka bir tarafı olduğunu örnekleri okudukça görüyoruz. Doğru yanlış demiyorum ama akılda soru işareti bırakıyor. Yazarın tespitlerinden hareketle ahlak -en azından cinsellik konusunda- sonradan türetilen bir olgu diyebiliriz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaş Sanatı, Sun Tzu tarafından milattan önce 500’lü yıllarda yazılmış. Evet, üzerinden yüzyıllar geçmiş; birebir bugüne uymasını beklemek çok gerçekçi değil. Ama işin özü şu: Bu kitap savaş anlatmaktan çok, düşünmeyi öğretiyor.
Bunu sadece askerlik kitabı gibi görme. İçindeki mesajları al, kendi hayatına uyarla. Özellikle rekabetin olduğu bir alanda çalışıyorsan, mutlaka dönüp bakman gereken bir eser.
Mesela yazar diyor ki: “Kendisini tanımayan da yenilir, karşısındakini tanımayan da.” Bunu birebir “düşman” diye düşünmek zorunda değilsin. Günümüzde bu; kendini tanımıyorsan iş hayatında geri kalırsın, rakibini tanımıyorsan zaten yarışın dışında kalırsın demek.
Kısacası sana tavsiye: Önce kendini iyi analiz et. Güçlü ve zayıf yönlerini bil. Sonra da içinde bulunduğun ortamı, sektörü ve rakiplerini doğru oku. Bunu yaptığında, sadece ayakta kalmazsın; oyunu yöneten tarafta olursun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elif Şafak’ın Gökyüzünde Nehirler Var kitabını okurken kendimi bir hikâyenin içinde değil, adeta zamanın ve hafızanın içinde yürüyormuş gibi hissettim. Her sayfada başka bir yere, başka bir zamana savruldum ama hiç kopmadım.

En çok da suyun bir metafor olmaktan çıkıp yaşayan bir hafıza gibi anlatılması beni etkiledi. Bir damlanın bile bu kadar çok şeyi taşıyabileceğini düşünmek… insanı ister istemez kendi geçmişine, köklerine götürüyor.

Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir his kaldı; sanki sadece bir roman okumadım, bir şeyleri hatırladım. Belki kendimi, belki de insanlığın ortak hikâyesini…

Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar düşündürmemişti. Gerçekten çok beğendim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  19
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen bir kitabı okumazsın… kitap seni okur. Benden Bana Ne tam olarak böyle bir deneyimdi benim için. Eddi Anter bu kitapta öğüt vermiyor, yol göstermiyor. Daha derin bir şey yapıyor: Unuttuğun kendini hatırlatıyor.

Okurken en çok şunu hissettim: Sürekli birilerine yetişmeye çalışırken, kendimi ne kadar geride bırakmışım…Kitap, klasik bir kişisel gelişim dili kullanmıyor. Aksine, o kalabalık cümleleri susturup seni kendi sessizliğinle baş başa bırakıyor. Ve o sessizlikte, en gerçek sesin ortaya çıkıyor. Altını çizdiğim onlarca cümleden biri: “Ne olmadığını fark ettiğinde kim olduğunu hatırlarsın.”

Bazı sayfalarda durup düşündüm, bazı sayfalarda kitabı kapatıp sadece hissettim. Çünkü bu kitap okunmuyor…hissediliyor.

En sevdiğim tarafıysa şu oldu: Sana “değiş” demiyor. “Sadece kendine dön” diyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değer verdiğim bir hocamızın tavsiyesi sonucunda almıştım. İncecik bir kitap ancak psikanalitik açıdan oldukça zengin, irdelenerek okunabilir. Psikolog, psikolojik danışman, psikiyatr falan değilseniz anlamanız zor olabilir. Dili ağır biraz ve kuram/kavram dolu. Psikanalitik kuram ülkemizde rağbet görmüyor buna rağmen Türk bir psikoloğun kendisini bu açıdan geliştirmesini takdir ettim. Özellikle yas ile ilgili olan bölümü çok beğendim. Olumlu yönlerini paylaştıktan sonra neden puan kırdığıma gelecek olursam… Öncelikle aradığımı bulamadığım bir kitap oldu. Beklentilerimi karşılayamadığı gibi yetişkinler üzerine yoğunlaşılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum, ergenlik dönemi birkaç sayfa ile kısıtlı. Vaka örneklerini daha fazla beklerdim o konuda yetersiz buldum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Artık Kedileri Sevmeyen Adam”ı okurken en çok etkilendiğim şey, yüzeyde oldukça sade görünen bir hikâyenin altından böylesine sert bir sistem eleştirisinin çıkması oldu. Isabelle Aupy, kedi ve köpek metaforunu öyle incelikli kurmuş ki, bir noktadan sonra hayvanları değil, doğrudan insanı ve onun iktidarla kurduğu ilişkiyi okumaya başlıyorsunuz.
Kediler başına buyruk, mesafeli ve özgür ruhlarıyla bireyi temsil ederken; köpekler itaatkâr, eğitilebilir ve otoriteye yakın duruşlarıyla düzenin, yani devletin bir uzantısı gibi konumlanıyor. Hikâyedeki dönüşüm ise tam olarak burada çarpıyor: Kedileri seven bir adamın, zamanla onlardan uzaklaşıp köpeklere yaklaşması aslında sadece bir tercih değişikliği değil; bireyin yavaş yavaş sisteme boyun eğmesi, hatta onu içselleştirmesi.
Kitap boyunca hissettiğim o rahatsız edici duygu hiç geçmedi. Çünkü anlatılan şey çok tanıdık: Başta sorgulayan, mesafe koyan birinin zamanla kabullenmesi, sonra da bunu normalleştirmesi…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kahraman bey nevi şahsına münhasır bir isim. Bir ehli beyt aşığı. Devr aldığı manevi silsileyi devam ettiriyor o kendine mahsus üslubu ile. Bu kitaptan etkilendim. Kahraman bey rasyonel açıklamalara hiç tevessül etmiyor. Bizler yolumuza ve büyüklerimize aşk ile bağlıyız ve sizin kriterleriniz bizleri ilgilendirmiyor. Bizi rahat bırakın kendi halimize der gibi bir eda içinde yazıyor ve konuşuyor. Bu bağlılığımı yoksa içinde hiç duymadığım yaklaşım tarzı mı nedir, beni oldukça etkileyen bir kitap oldu. Kerbela gizemine dair.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Değişim”i okurken başta neyle karşılaşacağımı tam kestiremedim ama sayfalar ilerledikçe kitap beni içine çekmeyi başardı. Kirsten Miller’ın dili akıcı, atmosfer kurma konusunda da oldukça başarılı. Özellikle kasvetli, biraz tekinsiz hava çok iyi yansıtılmış; insan okurken sürekli bir şey olacakmış hissiyle geriliyor.
Konu aslında bildik gibi başlıyor ama yazar bunu sıradanlıktan kurtarmayı becermiş. Karakterlerin iç dünyası, yaşadıkları dönüşüm ve bunun psikolojik yansımaları bence kitabın en güçlü tarafı. Ana karakterin yaşadığı değişimi sadece olaylar üzerinden değil, duygularıyla birlikte hissediyorsun. Bu da hikâyeyi daha etkileyici hale getiriyor.
Ama her şey kusursuz değil. Yer yer tempo düşüyor ve bazı bölümler gereğinden fazla uzatılmış gibi geldi bana. Özellikle ortalarda biraz toparlasa çok daha çarpıcı bir kitap olabilirmiş. Final kısmı ise fena değildi ama ben daha vurucu bir kapanış bekliyordum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değerli yazarımız Aziz Nesin'in elinden çıkan bu kitap, çocukların gözünden yazılmış tatlı bir roman olmuş. İki arkadaşın hayatlarında olan biteni, belki de büyük heyecanlarla, günlerinin getirdiği imkanlarla sık sık mektuplaşarak anlatmaları çok hoş olmuş. 25 yaşındayım ama sanki okurken küçük bir çocuk gibi hissederek okudum. Okurken o dostluğun samimiyeti hem içinizi ısıtacak, hem de yüzünüzde tatlı tebessümler oluşturacak ve belki de kimisini çocukluğuna götürecek. Bence büyük küçük demeden herkes okumalı. Amaaa en çok çocuklar okusun tabiki ;))
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir