Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazarın bu ilk romanı ve dili oldukça akıcı, rahat okunabilir bir seviyede. kışın kasvetini ve istanbul’un tekinsiz havasını çok iyi hissettiren detayları var. bazı karakterler ve diyaloglar bana zaman zaman yapmacık görünse de romanın genel akışını bozmuyor. gerilim dozu iyi, merak ile endişe arasında gidip geliyor.

kitap, nur adındaki boşanmış bir kadının, babasından kalan küçük, eski bir dükkanı takıcı olarak açmasıyla başlıyor. yaşamını düzene sokmaya çalışırken dükkana gelen melike isimli bir kadın ve geceleri sokakta köpeğiyle gezen bir adamın gizemine kapılıp beklenmedik olayların içine düşüyor.

romanın sonlarına doğru yaptığı ters köşesi iyi.
gerilimle birlikte duygusal tarafları da işlemesi, kitabı sıradan bir polisiye olmaktan çıkarıp daha anlamlı hale getiriyor.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Severek, şaşırarak ve maalesef yazılanlara katılarak okudum. Şu zamanda çocuklarımızı at yarışı yarıştırır gibi bir halimiz var çok üzücü. Benim lise yıllarımda da bir takım sınıf arkadaşlarım ve onların garip aileleri vardı. Çocuğu resmen sınavdan kötü not aldı diye rencide eden insanlar nasıl ebeveynsiniz siz? Aile destek olur yol gösterir. Bu kitapla bir kez daha bunu anladım. Okuduklarım kalbime dokundu. Karakterimizin ismi “HİÇ FENA DEĞİL” insan ismini bile duyunca hüzünlenir. Kim evladına bu ismi vermek ister?
Bence kimse bu ismi vermez ama çocuğa tamda bunu hissettirir. Çok üzücü. Ablası “Harika” ve abisi “muhteşem” isimlerini alan bir çocuk ne kadar mutlu olabilir ? İşte karakterimiz hiç fena değil de okulundan herkesin her şeyi dakik yapması ama kendisinin bu duruma uyum sağlayamamasından muzdarip. Okulundan atılınca babası onun ada da bulunan başka bir okula yazdırıyor. Yeni okulu ve birbirinden farklı yeni arkadaşları ile bu sorunun üstesinden gelebilecek mi?
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bizde çevrilen tüm kitaplarını okudum, bu yüzden kalemine oldukça aşinayım. Kitaplarında zaman zaman tesadüfler ve küçük mantık hataları olsa da, kurgu öylesine sürükleyici ve bağlayıcıdır ki bu eksikler göze batmaz. Okur, hikâyenin akışına kapılıp detaylarda takılıp kalmadan sayfaları ardı ardına çevirir. İşte bu da yazarın asıl başarısıdır, hataları unutturacak kadar güçlü bir anlatım ve merak uyandırıcı bir hikâye sunmak. Bu nedenle yazarı kaliteli polisiye yazarlarıyla aynı kefeye koymak pek doğru değil. Jo Nesbø ya da Grangé gibi ustalarla kıyasladığımızda, bu kitaba 1/10 vermek kaçınılmaz olur. Ama öyle yaparsak bu kez de onun akıcı kurgularını, sürükleyici anlatımını göz ardı etmiş oluruz. Belki kusurları var, belki derinlik açısından eksikleri göze çarpıyor ama okurken zamanın nasıl geçtiğini unutturuyor. İşte bu da onu okunmaya değer kılıyor.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilgi verici bir kitabın arasında zihnim dinlensin diye elime bu kitabı aldım ve ilk kitaptan bir sayfa daha okuyamadan Kırlangıç Çığlığı'nı bitirdim.
İnsan kelimelerle bir polisiye film nasıl çekebilir? Ahmet Ümit bu işte gerçekten usta.
Başkomiser Nevzat bu sefer çocuk istismarı, mülteciler, organ kaçakçılığı konularını bir seri katilin izini sürerken işliyor.
Kitaptaki birçok şüpheli katilin kim olduğu ile ilgili merakınızı arttıracak, adaletin nasıl sağlanması gerektiği üzerine konuşmalar sizi de düşünmeye sevk edecek. Bu heyecanlı yolculuğa tabi ki her bölümde vurgulanan havanın durumu, kokular eşlik edecek.
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli’yle bu kadar geç tanışmış olmak, içimde buruk bir pişmanlık yaratıyor... Serenad’ı yıllarca basit bir aşk hikayesi sanıp ertelemişim. Oysa şimdi kitapla göz göze geldiğim her an içimde fırtınalar kopuyor...
Bu kitap, yalnızca bir aşkı değil; tarihin en karanlık kıyılarını, sessizliğe mahkûm edilmiş kadınların çığlığını ve insanlığın en derin yaralarını anlatıyor.
Livaneli, Serenad’da geçmişin acı izlerini bugüne taşıyor. Nazi Almanyası’ndan İstanbul’a uzanan bu hikâyede, bir profesörün yıllar sonra İstanbul'a yaptığı bir yolculuk, hem kişisel hem tarihsel bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Profesörün gelişi, hayatın sıradanlığı içinde kaybolmak üzere olan bir kadını uykusundan uyandırıyor ve o kadın geçmişin gölgelerinde kaybolan kadınları sesi olmak için ayağa kalkıyor. Kadınların çektiği acıları başka bir kadından başka daha iyi kim anlayabilir?
Bazı kitaplar vardır, okurken değil, bitince konuşur insanla Serenad’da tam olarak öyle bir etki bıraktı bende...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabını da çok beğendim. Diğer okuyan arkadaşlar mantık hatası bulmuş ama ben bulamadım. Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Ortağının başına gelenler yüzünden hiç kimsenin çalışmak istemediği bir dedektif ve bu dedektifle çalışmak zorunda olan evrak işinde çok başarılı bir çaylak... Bu bile okumaya değer. Aralarındaki diyaloglar harikaydı. Birlikte araştırma yaparken araya katilin psikolojisini anlatan bölümlerde giriyordu. Bize ip uçları verirken olaylar şaşırtıcı yönlere savruldu. Olayların içindeki gazeteci ve diğer basın mensupları ortamı gererken çılgın bir katilin peşinde olan koşuşturma. yani klasik polisiye... Benim gibi polisiye sevenlerin elinden bırakamayacağını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tiyatro sahnesine son çıkışında kendi hayatını anlatan bir sanatçının performansını okuyoruz romanda. Çok kısa ama büyük romanların deyim yerindeyse mikrokozmosu gibi okuması keyifli bir kitap.

Yazar, sıradan görünen hayatın içinde ne çok oyun kurulduğunu ne çok rolün içinde debelendiğimizi, ne kadar fazla maskeler taşıdığımızı görünür kılmak için iç dünyamızın perde arkasından sesleniyor kitapta bize.

Sonu da hiç beklemediğim yerden geldi, aslında sürekli sonunun ipucunu vermiş ama fark edememişim sonuna gelmeden.
Yanıtla
159
0
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başlar başlamaz şu sorularla muhatap oluyorsunuz. "Zamanda geriye dönme hakkınız olsa, geçmişinizde hangi ana dönerdiniz, döner miydiniz, hangi seçimleri farklı yapardınız?" Bu sorularla henüz yüzleşmeye fırsat bulamadan ana karakterin aşk, kayıp ve zaman yolculuğuna ortak oluyorsunuz.
Hayatın çok içinden bir hikayeyi ayağı yere basar şekilde zaman yolculuğuyla süslemiş. Bu yönüyle hem bizden hem de hayallerimizden birer parça taşımış ve ben bunu çok beğendim.
Kitabın son bölümüyse beni en çok etkileyen kısım oldu. Sadece kitabın hikayesini değil, belki de kaderin sırrını da insana özetler nitelikte.

Kimler Okumalı ?

*Psikolojik derinlik taşıyan romanları sevenler

*Zaman, geçmiş, kader ve özgür irade gibi temalarla yüzleşmek isteyen okurlar

*Duygusal yoğunluk ve vicdani ayrımları içeren iç dünyaları keşfetmek isteyenler

*Bilim kurgu ve aşk konulu hikayeleri sevenler

*Son bölümü gördükten sonra İslami dokunuşları sevenler de okumalı
Yanıtla
336
0
Destekliyorum  44
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elimizden hiç düşürmediğimiz telefonlar bir gün gerçekten elimize yapışırsa ne olur?Her kitabını severek okuduğum canım yazarım, yine çok güzel bir kitap kaleme almış.Hemde bu sefer karakterimiz tonton bir dede.Berk kalabalık bir ailenin torunlarından biridir.Büyükdedesinin 98 yaş gününü ve kuzeni Elif’in bebeğinin doğum gününü kutlamak için bir aile partisine katılıyor.İşte ne oluyorsa tam burada oluyor.Torununun torununu gören dedemiz bir dilek tutuyor ve tüm çocukların eline telefon yapışıyor.Çocuk dilinden çok iyi anlayan Şermin hoca onların gözünden esprili bir dille başlarına geleni anlatıyor.Kitap yaşlılarımıza verdiğimiz değerden tutunda aile temasına kadar bir çok değer var.Kitap okumanın önemi,atasözlerinin anlamı,Türkçemizin zenginliği anlatılmış.En sonunda ise bizi bir sürpriz bekliyor.Tüm çocuklara ve Çocuk Edebiyatı severlere şiddetle tavsiye.Eminim çok sevecekler.Hep yaz sen Şermin hocam.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tolstoy, bildiğimiz ama göz ardı ettiğimiz pek çok gerçeği yüzümüze çarpmış.
ölüm bizim için acı bir son olsa da, çevremizdekiler için gazeteden okunan bir ilan, ayıp olmasın diye katılınan bir cenaze töreni ve yerine kimin geçirileceği düşünülen bir makam...

başlarken, toplumsal rollerin pençesinde debelenen insanlara, incir çekirdeğini doldurmayacak şeylere üzülenlere, gerekli gereksiz çıkan hır gürlere, ucunda ölüm varmış gibi yapılan didişmelere ve tabii ki mala mülke gösterişe düşkünlüğümüze dokunuyor.

hasta psikolojisine iniş korkunç başarılı.
sağlıklı insanlara olan haset, hayatına kaldığı yerden devam eden insanlara karşı duyguğu kırgınlık.
merhamet beklentisi içimi parçaladı. kendisine acınmasına bile razı.

fiziksel acıyı anlatışı ise bambaşka.
ağrıyı o kadar güçlü bir şekilde hissettiriyor ki, ağrısına bir kimlik bahşetmiş sanki.
çay içerken alamadığı tat, sürekli hissettiği sıkıntı ve huzursuzluk, kapı çaldığında doktorun gelmiş olmasını dilemesi...üzüldüm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir