Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hunter S. Thompson'ın öncülüğünü yaptığı "gonzo habercilik" kavramını bir bakıma anlatan yarı kurgusal romanı. Peki nedir bu? Kısaca denir ki "gazetecinin de olaya dâhil olduğu, kendini olayın içinde bulunarak aktardığı haber türü".
Bunu sapıkça ve abes bir hikâye olarak değil, hayatın toz pembe olmayan yönlerinin de var olduğunu, Amerikan Rüyası'nın bir de öbür yüzü olduğunu anlayarak okuyun derim. Daha romanın başında aslında neyle karşılaşacağımızı yazar ön sözde kendisi söylüyor: Uyuşturucuları, alkolü, şiddeti ve çılgınlığı kimseye tavsiye etmek istemem ama benim hep işime yaramışlardır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nahid Sırrı ÖRİK, hem Osmanlı hem de Cumhuriyet devrinde yaşadığından dolayı her iki dönemin insanlarını gözlemleme, inceleme ve karşılaştırma imkanı bulan önemli yazarlarımızdandır.
Mehlika Hanım Ailesi romanında da, Osmanlı'nın son döneminde servet sahibi iken Cumhuriyet sonrası bu imtiyazlarını kaybeden ailelerden birinin trajikomik hikayesi anlatılmaktadır.
Nahid Sırrı bu romanında da mükemmel bir kurgu ile ustalığını göstermektedir. Yakın tarihimizin toplumsal yönünü psikolojik ve sosyolojik olarak merak edenlere önemle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geçmişte yaşanan cadı avlarının günümüzde form değiştirerek devam ettiğini çeşitli açılardan-müzik, iş hayatı, küfürler vb- ele alan bir kitaptı. Cadı kavramının nasıl yorumlandığını, kime cadı dendiğini çoğunlukla farklı dinlerde(Paganlık, Hristiyanlık gibi) nasıl resmedildiğini açıklıyor. Kadınların farklı bir varlık gibi algılanmasının günümüze kadar olan davranışların sebebini Avrupa bazlı görüyoruz. Bazı bölümlerini uçuk buldum ancak bu benim şahsi fikrim elbette. Onun dışında aslında olaya yukarıda özetlediğim şekilde bakması bende yeni pencereler açtı diyebilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen en çok da “küçük” dediğimiz şeyler insanın içine dokunuyor… Küçük Şeyler tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Büyük olaylar, şaşaalı hikâyeler yok; ama satır aralarında öyle bir yalnızlık, öyle bir içe kapanış var ki okurken sessizce içime çöktü.
Karakterin dünyası o kadar sade ama bir o kadar kırılgan ki, kendimi sık sık onun yerine koyarken buldum. İnsanlarla kuramadığı bağlar, kendini görünmez hissetmesi… Bunlar çok abartılmadan, sakin bir dille anlatılmış ama etkisi tam tersine oldukça derin.
Okurken “bir şey olmuyor” gibi hissedebilirsiniz ama aslında çok şey oluyor: İç dünyada. Ve o iç ses, kitabın en güçlü yanı bence. Özellikle yalnızlık temasını bu kadar sade ve gerçekçi anlatabilmesi beni gerçekten etkiledi.
Bitirdiğimde içimde hafif bir burukluk kaldı. Gürültülü bir etki değil bu; daha çok sessizce kalbinize yerleşen türden.
Kısacası, büyük beklentilerle değil ama hissetmek için okunacak bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alejandro Zambra’nın kitaplarını okurken ilk fark ettiğim şey, sadeliğin aslında ne kadar güçlü olabileceği oldu. Anlatımı çok abartısız ama bir o kadar da derin. Küçük gibi görünen anların, sıradan hayatların içinde büyük duygular saklı olduğunu hissettiriyor.
Özellikle geçmiş, aile ilişkileri ve çocukluk temalarını işleyiş biçimi beni etkiledi. Yazdıkları bazen yarım kalmış gibi duruyor ama aslında okuyucuya düşünmesi için alan bırakıyor. Bu da kitabı bitirdikten sonra bile hikâyenin zihnimde devam etmesini sağladı.
Dili sade ve akıcı olduğu için okuması kolay ama anlattıkları üzerine düşününce oldukça yoğun. Bence Zambra’nın en güçlü yanı, az kelimeyle çok şey anlatabilmesi. Okurken kendimi hem karakterlere yakın hissettim hem de biraz mesafeli; bu da anlatım tarzının farklılığından kaynaklanıyor olabilir.
Genel olarak, sakin ama derinlikli bir okuma deneyimi sunuyor. Daha çok içsel yolculukları ve duygusal çözümlemeleri sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkler ile Rusların etkileşimini eski devirlerinden itibaren günümüze kadar olan ilişkilerini kronolojik olarak anlatması açısından güzel bir eser. Avarlar ile başlayan münasebetler günümüz Türkiye Cumhuriyeti ile devam etmektedir. Bu süre zarfında en çok Altınordu devleti Rusların tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kuruluşunda bir Moğol olmasına karşın milletinin büyük çoğunluğu Türk olmasıyla zamanla Türk devletine dönüşen Cucinin ulusu Ruslar açısından düşman gözükmesine rağmen, devlet kademesinde sistem ve işleyişi tamamen Altınorda'dan almışlardır. Doğal olarak Rusların tarihinde büyük önem tutmaktadır. İlerleyen yüzyıllarda ise bu sefer Osmanlı ile ilişkileri yeni bir sayfa açılması açısından önemlidir. Ve günümüze kadar karşılıklı olarak devlet tahammülleri gereği devam etmektedir. Akdes Nimet KURAT Hocamızın söz ve bilgileriyle zengin olan bu eser bir başyapıt özelliği taşımaktadır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Justine en son anarşist hareketi olan Kibbutz köyüne gider. Zamanında Kibbutz’u araştırmıştım; bu romanda rastladığıma şaşırdım. Ancak yazarın, her ne kadar aşkı irdelese de, altyapıda "aşk"la bakarak sistemsel eleştiriler barındırdığını düşünüyorum. Zaten Marquis de Sade’dan yola çıkmış olması, bedenin iktidar tahakkümü üzerine kafa yorduğunu gösteriyor. Tekdüze, geleneksel ilişkilere meydan okuyup aile kavramını neredeyse hiç konu edinmemesi de aslında Kibbutz hareketi üzerine düşündüğünü gösteriyor. Bunun yanında "aşk"ı yaşamsal kesitlere yorması çok etkileyici.
Hafızanın ve zamanın lineer işlemediğini, sarmal ve tekrarlı olduğunu ve romanın da böyle ilerleyeceğini zaten kitabın başında belli ediyor. İkinci kitapta kurgusal soruları büyük ihtimalle yanıtlayacak ve farklı bir bakışla seriye devam etmesi, öznelliğe – aynı zamanda Benjamin’in tarihsel öznelliğine benzer bir önem atfettiğine – işaret ediyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güçlü ana karakterleri, tutkulu nefret-aşk ilişkisini, politikayı ve casusluk oyunlarını, ölüm kalım durumlarını sevenler için tavsiye.

Fantastik tarafı… Aslında fantastik değil. “Fantastikmiş gibi” bir kurgu. Ne büyü var, ne mistik bir unsur. Daha çok krallıklar arası politik gerilim üzerine kurulu bir hikâye. Bu yüzden beklentimle kitap arasında biraz fark oluştu. Yine de akıcıydı, dili sade ve temposu yüksekti.

Bu tür bir hikayeyi daha önce okudum mu? Ah evet. Birçok kez.

Ama bu özel hikayede siyasi entrikalar, gizli duygular ve büyüleyici krallıkların hepsi bana yeni bir şeymiş gibi hissettirdi.

Keyifle okuduğum bir seri oldu. Yazarın kalemini sevdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Metin Özdamarlar ve Oya Doğan tarafından öğretmenlere ve eğitimcilere yönelik rehber olabilecek türde yazılmış bu kitap, sınıfta “zor öğrenci” olarak tanımlanan çocuklarla nasıl başa çıkılması gerektiğini anlatıyor. Ancak bunu sadece yüzeysel disiplin yöntemleriyle değil, öğrencinin psikolojik, sosyal ve ailevi arka planını anlamaya odaklanarak ele alıyor. Kitapta ele alınanlar; “zor öğrenci” kavramının aslında ne olduğu, bu öğrencilerin davranışlarının altında yatan nedenler, öğretmenin yaklaşımının öğrenci üzerindeki etkisi, sınıf yönetiminde doğru iletişim teknikleri, ceza yerine empati, sabır ve doğru rehberlik yöntemleri vb. Kitap, “zor öğrenci yoktur, anlaşılmamış öğrenci vardır” fikrini savunuyor. Özellikle sınıf içinde zorlanan öğretmenler için pratik bakış açıları sunuyor. Akademik değil, sahadan. Gerçek deneyimlerden beslenen samimi bir anlatımı var. Her zor davranışın ardında duyulmayı bekleyen bir hikâye olduğuna dikkat çekiliyor. Bir “öğretmen el kitabı” niteliğinde...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Deriyi en büyük, en göz önünde ama en çok göz ardı edilen organımız olarak ele alan yazar, altıyla üstüyle, deri denince aklınıza gelen-gelmeyen her şeyi anlatıyor. Kısa ve özet tıbbi bilgi verse de esas itibariyle bir popüler bilim kitabı. İçinde bol vaka örneği, yazarın bizzat kendi tecrübe ve hatıraları var. Dolayısıyla okuması kolay, akıcı, çevirisi çok iyi bir kitap. Bana göre tam bir hayret atölyesi. Derinin normalini, anomaliler üzerinden anlatma yolunu seçtiği için genellikle bölümler deri hastalıklarıyla başlıyor. Okudukça "normalinize" şükrediyorsunuz. Bir diğer farkındalık kazanımı, deri üzerine kültürel algı ve uygulama farklılıkları. Bunları okuyunca da doğduğumuz topraklara şükrediyorsunuz. Kitap ilk çıktığında hemen ilgimi çekmişti. Hiç hayal kırıklığına uğratmadığı gibi, umduğumdan fazlasını buldum. Metis bilim serisini zaten çok beğeniyor ve sıkı takip ediyorum. Yazardan Ağrı Nedir'i de okuyacağım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir