Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli’yle bu kadar geç tanışmış olmak, içimde buruk bir pişmanlık yaratıyor... Serenad’ı yıllarca basit bir aşk hikayesi sanıp ertelemişim. Oysa şimdi kitapla göz göze geldiğim her an içimde fırtınalar kopuyor...
Bu kitap, yalnızca bir aşkı değil; tarihin en karanlık kıyılarını, sessizliğe mahkûm edilmiş kadınların çığlığını ve insanlığın en derin yaralarını anlatıyor.
Livaneli, Serenad’da geçmişin acı izlerini bugüne taşıyor. Nazi Almanyası’ndan İstanbul’a uzanan bu hikâyede, bir profesörün yıllar sonra İstanbul'a yaptığı bir yolculuk, hem kişisel hem tarihsel bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Profesörün gelişi, hayatın sıradanlığı içinde kaybolmak üzere olan bir kadını uykusundan uyandırıyor ve o kadın geçmişin gölgelerinde kaybolan kadınları sesi olmak için ayağa kalkıyor. Kadınların çektiği acıları başka bir kadından başka daha iyi kim anlayabilir?
Bazı kitaplar vardır, okurken değil, bitince konuşur insanla Serenad’da tam olarak öyle bir etki bıraktı bende...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabını da çok beğendim. Diğer okuyan arkadaşlar mantık hatası bulmuş ama ben bulamadım. Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Ortağının başına gelenler yüzünden hiç kimsenin çalışmak istemediği bir dedektif ve bu dedektifle çalışmak zorunda olan evrak işinde çok başarılı bir çaylak... Bu bile okumaya değer. Aralarındaki diyaloglar harikaydı. Birlikte araştırma yaparken araya katilin psikolojisini anlatan bölümlerde giriyordu. Bize ip uçları verirken olaylar şaşırtıcı yönlere savruldu. Olayların içindeki gazeteci ve diğer basın mensupları ortamı gererken çılgın bir katilin peşinde olan koşuşturma. yani klasik polisiye... Benim gibi polisiye sevenlerin elinden bırakamayacağını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tiyatro sahnesine son çıkışında kendi hayatını anlatan bir sanatçının performansını okuyoruz romanda. Çok kısa ama büyük romanların deyim yerindeyse mikrokozmosu gibi okuması keyifli bir kitap.

Yazar, sıradan görünen hayatın içinde ne çok oyun kurulduğunu ne çok rolün içinde debelendiğimizi, ne kadar fazla maskeler taşıdığımızı görünür kılmak için iç dünyamızın perde arkasından sesleniyor kitapta bize.

Sonu da hiç beklemediğim yerden geldi, aslında sürekli sonunun ipucunu vermiş ama fark edememişim sonuna gelmeden.
Yanıtla
159
0
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başlar başlamaz şu sorularla muhatap oluyorsunuz. "Zamanda geriye dönme hakkınız olsa, geçmişinizde hangi ana dönerdiniz, döner miydiniz, hangi seçimleri farklı yapardınız?" Bu sorularla henüz yüzleşmeye fırsat bulamadan ana karakterin aşk, kayıp ve zaman yolculuğuna ortak oluyorsunuz.
Hayatın çok içinden bir hikayeyi ayağı yere basar şekilde zaman yolculuğuyla süslemiş. Bu yönüyle hem bizden hem de hayallerimizden birer parça taşımış ve ben bunu çok beğendim.
Kitabın son bölümüyse beni en çok etkileyen kısım oldu. Sadece kitabın hikayesini değil, belki de kaderin sırrını da insana özetler nitelikte.

Kimler Okumalı ?

*Psikolojik derinlik taşıyan romanları sevenler

*Zaman, geçmiş, kader ve özgür irade gibi temalarla yüzleşmek isteyen okurlar

*Duygusal yoğunluk ve vicdani ayrımları içeren iç dünyaları keşfetmek isteyenler

*Bilim kurgu ve aşk konulu hikayeleri sevenler

*Son bölümü gördükten sonra İslami dokunuşları sevenler de okumalı
Yanıtla
336
0
Destekliyorum  44
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elimizden hiç düşürmediğimiz telefonlar bir gün gerçekten elimize yapışırsa ne olur?Her kitabını severek okuduğum canım yazarım, yine çok güzel bir kitap kaleme almış.Hemde bu sefer karakterimiz tonton bir dede.Berk kalabalık bir ailenin torunlarından biridir.Büyükdedesinin 98 yaş gününü ve kuzeni Elif’in bebeğinin doğum gününü kutlamak için bir aile partisine katılıyor.İşte ne oluyorsa tam burada oluyor.Torununun torununu gören dedemiz bir dilek tutuyor ve tüm çocukların eline telefon yapışıyor.Çocuk dilinden çok iyi anlayan Şermin hoca onların gözünden esprili bir dille başlarına geleni anlatıyor.Kitap yaşlılarımıza verdiğimiz değerden tutunda aile temasına kadar bir çok değer var.Kitap okumanın önemi,atasözlerinin anlamı,Türkçemizin zenginliği anlatılmış.En sonunda ise bizi bir sürpriz bekliyor.Tüm çocuklara ve Çocuk Edebiyatı severlere şiddetle tavsiye.Eminim çok sevecekler.Hep yaz sen Şermin hocam.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tolstoy, bildiğimiz ama göz ardı ettiğimiz pek çok gerçeği yüzümüze çarpmış.
ölüm bizim için acı bir son olsa da, çevremizdekiler için gazeteden okunan bir ilan, ayıp olmasın diye katılınan bir cenaze töreni ve yerine kimin geçirileceği düşünülen bir makam...

başlarken, toplumsal rollerin pençesinde debelenen insanlara, incir çekirdeğini doldurmayacak şeylere üzülenlere, gerekli gereksiz çıkan hır gürlere, ucunda ölüm varmış gibi yapılan didişmelere ve tabii ki mala mülke gösterişe düşkünlüğümüze dokunuyor.

hasta psikolojisine iniş korkunç başarılı.
sağlıklı insanlara olan haset, hayatına kaldığı yerden devam eden insanlara karşı duyguğu kırgınlık.
merhamet beklentisi içimi parçaladı. kendisine acınmasına bile razı.

fiziksel acıyı anlatışı ise bambaşka.
ağrıyı o kadar güçlü bir şekilde hissettiriyor ki, ağrısına bir kimlik bahşetmiş sanki.
çay içerken alamadığı tat, sürekli hissettiği sıkıntı ve huzursuzluk, kapı çaldığında doktorun gelmiş olmasını dilemesi...üzüldüm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dostoyevski'nin kısa, sade ve derinden etkileyen kitabı.

tempo çok iyi, okurken inanılmaz bir keyif aldım.
kimi yerde gerildim, kimi yerde kızdım. bazen “yok artık, dur” noktasına bile geldim.

roman, aleksey ivanoviç’in gözünden anlatılıyor. onun hem polina’ya duyduğu tutku hem de kumara olan bağımlılığı çok sarsıcı. dostoyevski, sadece aşk ve kumara değil, toplum içindeki tutunma çabası, çıkar ilişkileri gibi konulara da yer vermiş.

kumarhane kısımları çok etkileyiciydi.
kazanmaktan çok kaybettiğini geri almaya çalışmanın verdiği hırsı oturduğum yerde yaşadım.

beni en çok etkileyen ve aklımdan çıkmayan bölüm ise, tüm heybeti ve huysuzluğuyla kumar oynamaya başlayan büyükannenin, oyunun sonundaki perişanlığıydı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hyunam-Dong Kitabevi sizin içinizi sımsıcak yapacak tatlılıkta bir kitap. Çok sıradan ama bir o kadar bizden bir hikaye anlatıyor aslında. Hepimizin hayatında yaşadıkları zorluklara farklı bir perspektiften bakabilme şansı yakalıyorsunuz. Ve belki de en güzel şey tüm bunların bir kitabevinde yaşanması. Her şey o kadar doğal ki okurken kendinizi o dünyaya ait hissetmekten alıkoyamıyorsunuz. Sanki sizde kitabınızı elinize almışsınız ve diğer müşteriler gibi kitabınızı okurken bir yandan da Minjun'un yaptığı sıradışı kahvelerden içiyor gibisiniz. Kafamdaki sorulara yanıt bulmakta zorlandığım bir dönemde olduğum için bu kitap bana ilaç gibi geldi. Belki de bazen sorular cevaplanmak zorunda değildir? Hayat bazen akarken cevaplanması gereken sorulardan ibaret değil midir zaten? Herkese okumasını tavsiye ederim. Harika bir kitaptı.

Yanıtla
8
1
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
açık söylemek gerekirse okuması zor bir kitap, ben başlayıp ortalara geldiğimde olaydan kopup tekrar baştan başladım çünkü kitaba bir şans daha vermem gerektiğini hissettim. kitap kendini okutuyor ama kitaba dikkat vermesi lazım okuyucunun yoksa kim kimdi karışıyor. dikkat verince de köstebeğin kim olacağını merak ederken bi bakmışsınız kitap bitmiş. sürükleyici bir kitap. dili görece sade ama olay örgüsü karmaşık. bir de hollywood tarzı ajan senaryosundan ziyade gerçekçi ve sağlam bir kurgusu var. kitaptan sonra filmini de izledim ama beklediğim tadı alamadım filmden kitabı bir kaç gömlek daha üstün filminden. ayrıca kitapta bir karakter olan tarr in çalışma sahası filmde Türkiye olmuş kitaptan farklı olarak film temelde kitaba bağlı kalmakla birlikte biraz yorum katmış. kısacası John Le Carre ile tanışma kitabımdı belki doğru bir tercih olmaya bilir ilk kitap için ama dikkatinizi vererek okursanız keyif alabileceğiniz güzel bir istihbarat kurgusu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek ile düş'ün paralellik gösterdiği, izlenimsel olan ile zihindeki etkisinin yer yer çatıştığı, adeta bir sinematografik etkiyle kaleme alınmış, Edgü'nün er/öğretmen olarak Hakkâri'de bulunduğu yılları da kapsayan ve yine Hâkkari'nin kışının, baharının pastoral bir anlatımla okuyucuya sunulduğu bir roman Hakkâri'de Bir Mevsim. Ferit Edgü bu romanında hemen hemen tüm roman tekniklerini bir arada kullanmış sanki, iç monolog, (iç konuşma) dış monolog, (dış konuşma) bilinç akışı ve flashback (geri dönüş) gibi roman tekniği bağlamında ele alınan anlatım şekillerine bir de şiirsel gerçeklik gibi okuyucuyu düzyazıdan çok şiir okuyormuş hissiyatına sevk eden bir anlatım katmış. Sinemaya da uyarlanan bu gerçek/düş eseri herkesin mutlaka okuması gerekiyor bence
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir