4934Yorum
Çok sürükleyiciydi, bi çırpıda okudum, herkesin kitaplığında bulunmalı
Annesinin ölümü ile başlayan hikaye sürükleyici ve ilginç
İnsan ne de olsa daima biraz kabahatlidir. Okurken hüzünlü bir yolculuk yaşayacağınız güzel bir kitap.
'bir insan neden bu kadar hissiz olabilir' sanıyorum kitabı; en azından son sayfalarda buna bir anlam ya da bir nevi mazeret bulma ümidiyle okumaya devam ettim ancak bulamadım malesef, belki de psikolojik altyapısı gereği bana hitap etmediğinden, beğenmedim demek çok doğru gelmiyor ancak kitabı bitirdiğimde çok da mutlu olmadım diyebilirim. Ancak şöyle ki, kitap bittiğinde aklınızdaki tüm sorular cevaplanıyorsa o iyi bir eserdir diye bir kalıp yok, ki zaten yazarın amacı da bu ise çok başarılı
oldukça iyi bir kitap, belkide bazen hayatın içinde kaybolduğumuzu hatırlatan...
tavsiye ile edindiğim bir kitap umarım anlatan kişinin bahsettiği kadar vardır.
Harika bir baş kaldırı kitabı.100 Aylak Adam gücünde.Aylak Adamı da çok beğenirim o ayrı bir konu.
bir oturuşda okunan bir kitap tek kelime ile harika bi eser herkesin okuması gerek bence
Ahlat Ağacını yeni izleme şansı bulmuşken birbirinin kayın hısmı olduğunu düşündüğüm bu eser, kütüphanedeysen alıp hemen bir oturuşta okudum. Eğer sıkıldığınızı düşünüyorsanız işte yazar, karakterin o bezgin dünyadan umarsız halini öyle güzel yedirmiş size demektir. Meursault için çok geçti. Ama Sinan için başka yollar da vardı.
Nihilizmin öncülerinden olan albert camus insan ruhunun boşvermişliğini anlatıyor bu kitabında keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.
akıcı anlatım ancak şaşırtıcı değil
Hayatı ve yaşamayı öyle akışına bırakmış, öyle umurunda değil ki baş karakterin.. Hayretler içerisinde kalmamak elde değil..
Okurken epey sıkıldım AMA yazarın amacının bu olduğunu düşünüyorum, çünkü ana karakter duygusuz toplumdan YABANCIlaşmış ve çoğu olaya tepkisiz kalan bir birey.. anlatım tarzi da tam olarak romanın ana karakterine ve içeriğine uyum sağlamış...
Herkesin mutlaka okuması gerektiğini dusunuyorum. Tahlilleri çok iyi.
Topluma olduğu kadar kendine de yabancılaşmış bir insanın hayatı. Edebiyat tarihinin en ilginç ve kült karakterlerinden biri Mersault.
Ters köşeye yatırıp çok şaşırttığı 3 yer oldu... Mutlaka okuyun, çok kısa bir kitap, bi' şey kaybetmezsiniz.
İşlediği bir suçtan çok, gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için dışlanan Meursault'un çevresiyle arasına koyduğu mesafeyi, kendine ve topluma yabancılaşmasını anlatır.
Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." diyerek kitaba harika bir giriş yapıyor yazar. Bu bölümde baş karakter, diyaloglarda karşısındaki insanlar soru sorduklarında ya da herhangi isteklerinde tatmin etmeyen, isteksiz, kayıtsız düşüncelere sahip cevaplar vermekte. İkinci bölüm ise içerik bakımından "Bir İdam Mahkumunun Son Günü" kitabıyla benzer konuya sahip diyebilirim. "Bir İdam Mahkumunun Son Günü" kitabının aksine bu romanın yalın, sade ve betimlemelerden uzak bir anlatımı olduğunu belirtmeliyim.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Tek solukta bitecek mükemmel bir kitap.
Albert Camus'un kitapları içinde belkide en iyisi.