Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, adının da vaat ettiği gibi, büyük acıları küçük anların içine sığdırmayı başarıyor. Lidar burada dramatik bir anlatım kurmaktan çok, hayatın içindeki kırılganlığı yakalayan kısa, yoğun ve samimi metinler sunuyor.

Bu öykülerde dikkat çeken ilk şey, abartıdan özellikle kaçınılmış olması. Yazar, büyük cümleler kurmadan büyük duygular hissettirebiliyor. Bir ayrılık, bir yalnızlık anı ya da geçmişe duyulan özlem; hepsi birkaç paragrafın içinde, neredeyse fısıldar gibi anlatılıyor. Bu da kitabı okurken insana “ben de böyle hissetmiştim” dedirten güçlü bir tanıdıklık hissi veriyor.

Biraz da sanırım yazarla sohbet ediyormuş gibi hissediyorsunuz ya da yazar karşınızda bir şeyler anlatıyor dinliyorsunuz. Öyle bir his uyandırıyor, oldukça canlı ve gerçek. Hayatının parçalarını aktarıyor.

Kısa bir anlatıydı, rahat okunan ama rahatsız hissettiren…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir gün fakülteye, TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası'ndan birileri geldi. Sene 2017-18 sanırım.. Bir mühendis nasıl olmalı, neler yapılmalı, kendimiz ve milletimiz için ne gibi başarılar sağlamıyız diye konuştular, öğütler verdiler ve sohbet ettik. Sohbet sırasında, söz arasında bu kitaptan bahsedildi. "Her mühendis arkadaş bir kere muhakkak okumalı." diyerek tavsiye etmişti içlerinden birisi. Bir ara bakarım diye kenara not almıştım. Şimdi yıllar sonra bir Bilgisayar Mühendisi olarak, biraz da bu sözün etkisiyle merak edip, alıp okudum. Okur okumaz ilk düşündüğüm şey, kitabı ilk duyduğum zaman almamış olmanın pişmanlığı oldu. Şimdi o konuşmacı hocamın sözünü aynen tekrarlamak ve durumu özetlemek isterim. "Her mühendis arkadaş bir kere muhakkak okumalı." Kendisini ismen ve cismen hatırlamasam da, bu sözü hep aklımda kalacak. Bu güzel tavsiye için her neredeyse kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne de buradan selamlar.. :)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geleneksel şiirimizin yeniden yazılmış hâli gibi bir şiir kitabı Nevbahar. Adından divan şiirimizin izi yüze çıkıyor gibi. Eski şiirin modern tekniklerle; daha sade, serbest, daha Türkçe hâli. Bazen Şeyh Galib’i görüyoruz dizelerde bazen başka büyük şairimizi. Bir şiir temeli olduğu anlaşılıyor. Okuması keyifli. İmgeler tanıdık: sürekli ışık, doğa, gökyüzü, çiçek, su ve kalp etrafında örülüyor. Bu tekrarlar kitabı tekdüze hale getirmiyor; aksine ortak bir ruh iklimi kuruyor.
Dizeler çoğunlukla anlaşılır; hem imge var hem şiirler anlaşılır. Bu nasıl oluyor derseniz imgelerin bir millet olarak gayet tanıdıklarımızdan seçilmesiyle mümkün oluyor derim. Şair kendisi imge üretmiyor. Var olanı güzelce süzgeçten geçirip kendinin kılıyor. Geleneksel olanla bağ da böyle kuruluyor.
Bir bütün olarak iyi bir şiir kitabı olduğunu söyleyebilirim. Gelenekle modern arasında gidip gelen bir tren. Vagonları küçük, penceresi eşsiz doğaya bakıyor. Manzarası sürekli değişiyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhabbet Sofrasından Mısralar, öz ölçümüz olan hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerle karşılıyor bizi. Halk şiirimizin artık kullanılması bırakılmış kalıpları da bu şiirlerde yer edinmiş. Özlediğimiz samimiyete yaklaştığımı hissettim. Daha başlarken okuru bir gönül diliyle karşılıyor. Şair, hayata, ölüme, zamana, anneye, memlekete, sabra ve kadere tanıdık, samimi ve inançlı bir üslupla yaklaşıyor. İnsanı ilgilendiren kavramlar etrafında dönülmesi, memlekette hissettirecek kadar tanıdık olması hoşuma gitti. Halk şiiri ve tasavvuf şiiri terbiyesi birleştirilerek yeni bir tarz sunulmuş gibi ama bir o kadar da geleneksel. Açık, anlaşılır, duru, gereksiz sözcüğün bulunmadığı, duyguları geleneksel çerçevede yormadan ifade etmiş bu şiirler bence halk şiirinin yaşadığını gösteriyor şiirler. Şiir konusunda bir birikim olsun olmasın, söz söyleme yeteneği bizim topraklarda çokça insanda var, bunların pek azı bu yeteneğini şiire taşıyor. Bu kitapta, gereğini yapmış bir şair var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bitmeyecek öykü o kadar güzel bir kitap ki, gerçek dünyayı ve harika Fantazya evrenini birleştiriyor. Siz kitabı okurken "Yazar böyle güzel ve ayrıntılı bir kitabı nasıl yazabilmiş" diyeceksiniz. Harry Potter okuyucuları için, "neredeyse Harry Potter'dan daha güzel bir kitap" diyebileceğiniz bir derecede ama hayır, Harry Potter daha güzel.. Ama bu kitabı okuduğunuza pişman olmayacaksınız, almanızı kesinlikle tavsiye ederim. Zaten kitabın yazarı Michael Ende'nin kitapları güzel olan bir yazar olduğunu diğer kitaplarından da tanıyabilirsiniz, içindeki anlamlı ama uzun ve boğucu olmayan şiirler de kitaba değer veriyor. Her yaştan kişi okuyabilir, sadece küçük yaştaki çocuklar kitabın bazı bölümlerine anlam veremeyebilir. Bazı soyut şeyler olabilir. Kitabın kapağına bakarak ön yargılı yaklaşmayın, ki kitabın kapağı ön yargılı yaklaşılacak gibi de değil. İyi okumalar:D
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Kalbimdeki Orkestra”yı okurken aslında hepimizin içinde bir müzik olduğunu yeniden fark ettim. Tuğçe Zengin çok sade ama etkileyici bir dille, duygularımızın birer enstrüman gibi nasıl uyum içinde (ya da bazen uyumsuz) çalıştığını anlatıyor. Kitap çocuklara hitap ediyor gibi görünse de bence her yaştan insanın kendinden bir şey bulabileceği bir anlatı.
En çok hoşuma giden şey, duyguların bastırılması gereken şeyler değil, aksine doğru şekilde yönetildiğinde ortaya çok güzel bir “melodi” çıkarabileceği fikriydi. Çizimler de hikâyeyi tamamlayan çok sıcak ve samimi detaylar içeriyor, özellikle o sahne hissi kitabı daha da canlı kılıyor.
Kısacık bir kitap olmasına rağmen verdiği mesaj oldukça derin: Kendini dinlemek, duygularını anlamak ve hepsine yer açmak… Bence hem çocuklarla birlikte okunabilecek hem de büyüklere küçük bir hatırlatma yapacak çok tatlı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismi zihinde gıybeti çağrıştırıyor fakat içeriği hiç de öyle değil, tam olarak 20 konuyu ele almış. Günlük hayatta yaptığımız fakat günahı veya mahsuru olduğunun farkında bile olmadığımız ve ciddiyetini idrak edemediğimiz çok önemli kavramları izah etmiş.

Bir kavramı açıklarken o eylemi sergilemeye neden olan iç etkenleri, dış etkenleri, eylemin sonuçlarını, çözüm yollarını ve çarelerini vermiş.

Konuları Ayet, Hadis, Sahabe ve Hikmet ehlinin sözleri ve olaylar üzerinden açıklamış. Bazen cehennem manzaralarına yer vererek ürpertmiş bazen de cennet nimetlerine değinerek ümitlendirmiş.

Kitaptan çıkardığım en önemli ders; dilin afetlerini çok geniş kapsamlı düşünmemiz gerektiğidir.

Her biri çok önemli ve hepimizin öğrenmesi gereken konular, herkese tavsiye ederim. Kendisinin de ifade ettiği gibi tüm kötü huyların ilacı ilim ve ameldir, dolayısıyla okumalıyız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin isminden de anlaşılacağı gibi zorunluluk, kitabın ismini aldığı öykünün, merkezde yer alıyor. İstemeden yapmak zorunda kaldıkları, katlandıkları var. Aile üzerine yazılan öyküler ağırlıkta. Zorluklar karşısında " sessizlik çığlık" ön plana çıkıyor. Sessiz çığlık, içten içe kendini tüketmek olarak da düşünebilir. Mecburiyetlerin yıpratıcı yönü ön plana çıkıyor. Çocukluğun da unutulmadığını görüyoruz. Çocukluğun hayata etkisi, hemen her eserde olduğu gibi, bir kez daha kendini gösteriyor. Metinlerarasılıktan rahatlıkla bahsedebileceğimiz bir öykü kitabıdır. Kurgular değişik ama hatırlatma gücü oldukça fazla. Hemen her öyküde, eserin girişindeki epigraflar dikkat çekiyor. Bunu da metinlerarasılıkla ilişkilendirebiliriz. Öykülerin çoğunun devamı gelecekmiş gibi hissettiriyor. Yazar, okurlara bilerek boşluk bırakmış gibi. Okurun tamamlamasını bekliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap benim için sadece bir edebi eser değil, aynı zamanda çok kıymetli bir miras. Yazarı olan dayımın vefat etmeden önce bizlere bıraktığı bu son yolculuk, onun hayata ve insana dair derin bakış açısını en yalın haliyle yansıtıyor. Her satırında onun sesini duymak, düşüncelerinde yeniden buluşmak tarif edilemez bir duygu. Hem bir yeğeni hem de bir okuru olarak söyleyebilirim ki kalemiyle bizleri 'her yerden alıp hiçbir yere' götüren bu derin yolculuk, kütüphanemin en özel köşesinde duracak. Ruhu şad olsun, kaleminin izi hiç silinmesin...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kaliteli bir eser. İlgi çekici bir giriş yazısı ile başlıyor. yazarın anlatım dili merak uyandırıcı, duygusal ve mizahi bir dil. Kitabı güzel yapan da bu oldu benim için. Yaşlı hizmetçi Emerenc, akıl almaz ölçüde çalışkan, " insanı hayran bırakacak kadar cesur, utandıracak ölçüde küstah, şeytani derecede zeki". İnsanlar onu öyle kabul ediyor, saygı duyuyor ve seviyor. Roman boyunca onun çeşitli gündelik olaylar karşısında davranış ve tepkilerine, duygu ve duygusuzluklarına şahit oluyor, sayfaları çevirdikçe onu ve başından geçenleri daha iyi anlıyoruz. Unutamayacağım karakterler arasına girdi Emerenc.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir