Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikolojik Felsefi/varoluşasal roman ile Yorumum: kitap 3 bölümden oluşuyor.Rahel ile Yakup, Ölümsüz Kardeşin Gözleri ve Üçüncü Güvercinin Hikayesi. Metin, teolojik bir tartışmadan ziyade psikolojik ve fenomenolojik bir çözümleme gibi. İnsanın inançla olan ilişkisinin ne kadar kırılgan ve aynı zamanda ne kadar derin olabileceğini çarpıcı bir şekilde gördüm. Rahel karakteri üzerinden ilerleyen hikâye, yalnızca bireysel bir isyanı değil, aynı zamanda anlam arayışının evrenselliğini de yansıtmış. Rahel’in Tanrı’yla kurduğu diyalog aslında kendi iç dünyasıyla yüzleşmesinin bir yansıması gibi.Rahel’in çelişkileri ve duygusal iniş çıkışları oldukça gerçekçi; bu da karakterle bağ kurmayı kolaylaştırmış. Kesin cevap yerine sorular sorarak okuyucusunu düşündürüyor. İnanç, şüphe ve insan ruhunun derinlikleri üzerine yoğunlaşan, okuru rahatsız etmekten çekinmeyen ama tam da bu yüzden etkili olan bir roman. Bana göre eser, modern bireyin metafizik arayışını anlamak açısından dikkate değer.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ilk başları küçük bir kız çocuğunun büyüdüğü ortam, cinsellikle ilgili merak ettikleri, soruları, sorgulamaları açısından ilgi çekici ve hepimizin az çok bildiği kısımlar. Ama yetişkin bir kadın olmaya başladığı andan itibaren yaşadıklarını okumak sıkıcı, saçma ve biraz da bu kadar da olmaz dedirtiyor insana. Kitap kadının yaşadığı olumsuzlukları, var olma çabasını ve hak arayışını anlatmaya çalışmış ama bunun yolu canının istediğini yapmak olmamalı bence. Etik diye de bir şey olmalı. Kitap akıcı, yalın ama edebi bir dili yok. Bir kadının yaşam hikayesi var ama kurgu yok. Olaylar bağlantısız. Yazar aklına geldikçe yazmış gibi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanın sultanı artık aslan değil tilki olmalı." ile başlayıp yine "Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanın sultanı artık aslan değil tilki olmalı." diye aynı cümle ile biten, soluksuz okuduğum nefes nefese kahramanlar peşinde sürüklendiğim bir kitap oldu Soygun. Bitmişken başa dönüp ilk cümleden devam etme isteği duydum. Bölümün son cümlesinin, bir sonraki bölümün ilk cümlesi olması ve her bölümde farklı bir kahramanın anlatımına tanıklık etmek farklı bir deneyimdi. Saraydan yapılacak soygun etrafında yönetime, devrin sosyal olaylarına, yeniliklere, insan ilişkilerine, güvene, vatanseverliğe, vefaya, ihanete, intikama, gizeme, sırlara, aşka ve dahi nice duygulara tanıklık etti zihnimle ruhum. Heyecanla o dönem coğrafyasında iz sürerken âdeta oralarda hissettirdi bana. Dilini, anlatımını, işlenişi sevdim. İskender Pala kitaplarını severek okurdum, Soygun sevgimi perçinledi, diyebilirim.
Yanıtla
7
3
Destekliyorum  28
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurettin Topçu Hocamızın iç dünyasına kapı aralayan "Ben Sevdiklerime Zor Yazabiliyorum" isimli eser, raflardaki yerini alır almaz ilk baskısında alıp okudum. Bazı kitapların birinci baskısıyla buluşmak aramızda her zaman özel bir bağ kurar, bu eser de merakla beklediğim, taze bir kitap olarak bendeki yerini aldı. 148 sayfalık bu kıymetli çalışma, Topçu’nun, annesinden, Celaleddin Ökten’e, Ali Ulvi Kurucu’dan Maurice Blondel’e kadar uzanan geniş bir yelpazedeki mektuplarını kapsıyor. İsmail Kara’nın titiz çalışması ve derlemedeki şeffaflığı, kitabın her sayfasında kendisini hissettiriyor.
Kitabın görsel zenginliği, mektupların orijinallerine ait görsellerin paylaşılmış olmasıyla bambaşka bir boyuta taşınmıştı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ile ilgili iki tarafın farklı görüşleri olduğunu öğrenince merak ettiğim için bir an önce okumak istedim. Akıcı bir anlatıma ve muntazam bir çeviriye sahip. Üç farklı kişinin anlatımıyla, ama birbiri ile bağlantılı bölümlerden oluşuyor. Kitabın konusu ürpertici kimi zaman rahatsız edici detaylar barındırsa da alt metinde çok önemli ve üzerine düşünülecek mesajlar içeriyor. Bir an önce bitirmek isterken bir yandan bitmesin istedim. Derinden etkiledi beni. Başarılı ve anlamlı bir kitap. Yazarın kalemini çok sevdim. Diğer eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın içeriğine dair çok güzel şeyler söylenebilir, taktirler sıralanabilir. Ama kitabı farklı üslubu bence. Yazarın en başta sonu söylemesi. Babasının öldüğünü bilerek, kitabın varacağı yere bilerek okumaya devam etmek okuyucu için de çok ilginç bir deneyim. Ama süreç, ölüme giden yol, oğlunun süreçteki olgunluğu ya da olgunlaşma yolculuğu, insan ve insanın dünyaya sardığı hayalleri, bağları, keşkeleri, geleceğe dair umutları. İnsan öleceğini bile bile bahçeye, tarlaya bir şey eker mi? Yiyemeyeceğini bile bile de olsa? Evet diyorsun tam o anda, evet bu tam da insana dair bir eylem. Durup durup okumak istiyorsunuz, bazen biran önce bitirip geçmek isteyeceğiniz kitaplardan değil. Çünkü sonu belli. Ama yolda olanlara odaklanıyorsunuz yazarla. İşte bu üslup acele etmemeyi, skor yapma heves olmadan okumaya çağırıyor insanı. Bu dikey okumaya da götüren bir üslup. Okuyucunun da olgunlaştığı bir kitap. Okudukça kendi yaşamındaki iz düşümleri düşünüp, hatırlayıp durma. Belki zorunlu duraklar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  24
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuk kitabı gibi görünse de yetişkinlere de hitap edebilecek, belki de daha önce farketmediğiniz bir bakış açısı kazandıracak bir kitap. "Cesaret sevmediğin şeyleri yapmak için kendini zorlamak değildir, bir şeyleri değiştirme gücüne sahip olmaktır." gibi

Kitabın girişinde de yazan şu cümle kitabın temel amacı; "Yeni anılar yaratmaktan daha güzel bir şey varsa o da, o anıları yazıp sevdiklerinizle paylaşabilmektir."

İçeriğindeki betimlemeli görsellerde kitabı daha da güzelleştirmiş. Umarım serinin devamı da satışa sunulur (bu kitap 4 kitaplık bir serinin ilk kitabı).
Tavsiyemdir. :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herkesin duyduğu ve kitapta da ifade edilen İhsan Fazlıoğlu'nun ''Türkler İslamlaştıkça İslam da Türkleşti'' cümlesindeki sürecin ilk başlangıç aşamasını anlatıyor. Bunu da önce din değiştirme süreçlerini sonra ise Türklerin tanışma ve kabul evresini bir bütün halinde anlatarak okuyucunun hafızasına ilmek ilmek işliyor. Özellikle Emevi ve Abbasî dönemlerinin Türkler üzerindeki etkilerini anlatarak kılıç zoruyla Müslüman olundu ifadesinin ne kadar yanlış olduğunu ayrıntılara girip boğmadan başarılı bir şekilde anlatan eser niteliği taşıyor. Başarılı bir kitap olup okumak gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Canım dayım Emirali Yağan’ın bu dünyadan geçerken bıraktığı en derin izlerden biri bu eser. 'Gitmek Bir Uzun Öykü', şimdi onun yokluğunda çok daha farklı bir anlam taşıyor benim için. Her satırında onun o bilge sesini, dünyaya bakışındaki o naif ama güçlü duruşu duyabiliyorum.

O sadece kağıda kelimeler dökmedi bize gitmenin, kalmanın ve insan olmanın sancısını en zarif haliyle anlattı. Fiziken aramızdan ayrılmış olsa da, bu öyküde ve yazdığı her cümlede nefes almaya devam ediyor. Kalemine, o güzel yüreğine sağlık dayıcığım. Seninle her zaman gurur duyacağız, bıraktığın bu ışık hiç sönmeyecek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Milo da maalesef her çocuk gibi küçük yaştan itibaren sık sık ekrana maruz kalmıştı. Bu durum onun göz bebeklerinin kare kare olmasına ve etrafını piksel piksel görmesine sebep olmuştu. Buna "ekran alerjisi" deniyordu. Bu durum Milo'nun okul başarısını da olumsuz etkilemişti. Öğrenme güçlüğü yaşamaktaydı. Peki bu sorunu nasıl çözeceklerdi?
Günümüzün en önemli sorunu "ekran bağımlılığına" harika bir kurgu ile farkındalık sağlayan, az cümlelerle önemli dersler veren, muhteşem karakalem çizimleri ile dikkat çeken bu müthiş kitabı ilkokul seviyesinden başlayarak tüm öğrencilere, eğitimcilere ve ebeveynlere tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir