Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde halifeliğin, Emevi ve Abbasilerce sultani hilafete dönüştürüldüğü ve hilafetin şer-i olmadığı görülmektedir. Şam, Bağdat, Kurtuba ve Kahire'nin İslam medeniyetindeki yerini kitap vesilesiyle daha iyi konumlandırdığımı söyleyebilirim. Kitabı okuyana kadar Moğol istilasının bu kadar hazin ve sonuçlarının günümüze kadar bu denli etkili olduğunu düşünememiştim. Yazarın İslam tarihi İslam'ın değil Müslümanların tarihidir kanaati çok yerinde bir tespit olup doğru İslam tasavvurunun oluşmasında çok ciddi bir hareket noktası teşkil etmektedir. Yazarın kitabın sonuna doğru; kırılma, değişim ve dönüşüm bölümlerinde sınırlı yazar ve kaynatan istifade ettiği ve konuların derinliğine nüfus edilemediği kanısındayım. Ayrıca kaynaklar ve dipnotlara bakıldığında hocanın referans olarak verdiği kaynaklar genellikle güncel olmayıp 20-25 yıl önce ele alınmış eserlerdir. Bu sebeple yeni eserlerin referans olarak kullanıldığını görmek pek mümkün değildir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adına aşina olduğumuz Hasan-ı Basri Hazretleri'ni peygamberimizin eşlerinden Ümmü Seleme emzirmiştir. Yayınevi büyük zatların önemli bir kısmının hayatlarını, akılda kalacak şekilde kitaplaştırmış. Hasan-ı Basri Hazretleri'nin rivayet ettiği çok sayıda hadis ve haber var. Hasan-ı Basri ile Rabiatü'l Adeviye'nin aynı zamanda yaşadığını burada öğrendim. Doğruluğunu araştırmamakla birlikte Hasan-ı Basri Hazretleri'nin kendisine talip olduğunu da burada okudum. Kendisine niye ayaklanmalara katılmadığı sorulduğında şunu diyor: " Allah bir toplumu tövbe ile değiştirir, kılıç ile değil." sözünü çok beğendim. Kitabı okurken düşünmeden edemedim acaba etrafımızda niyeti böyle temiz kaç insan vardır. Eski alimler biraz da keramet sahibiymiş. Muhtemelen öğrendiklerini öncelikle hayatlarına uygulamalarından ötürüdür. O dönemde yaşayan müslümanların çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Çünkü etrafınızda yürüyen, yaşayan bir ilim ve irfanın olması büyük bir şanstır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba şöyle bir göz atıp başlayayım dedim ama elimden bırakamadım.

​Özellikle o soğuk ve kasvetli fırtına havası, bilinmezin ortasındaki mücadele insanı inanılmaz sarıyor. Sayfalar ilerledikçe "Şimdi ne olacak?" diye meraktan duramıyorsunuz. Yerli kurgularda böylesine tempolu ve farklı bir dünya görmek gerçekten harika bir sürpriz oldu.

​Bir solukta bitecek, insanı kurgusuyla baş başa bırakacak sürükleyici bir macera arıyorsanız kesinlikle kaçırmayın. İkinci kitabı şimdiden iple çekiyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki kadının dostluğunu böylesine sahici; sevgisiyle, hayranlığıyla, rekabetiyle, kıskançlığıyla ve bütün çelişkileriyle anlatabilmek… Ferrante karakterlerini ne güzelleştiriyor ne de yargılıyor, sadece insanı olduğu gibi anlatıyor.

Napoli’nin yoksul bir mahallesinden başlayan hikâye ilerledikçe yalnızca Lila ve Lenù’yü değil; kadın olmayı, sınıfı, eğitimi ve insanın kendine başka bir hayat kurma arzusunu da okumaya başlıyoruz.

En sevdiğim yanı ise hiçbir duygunun tek renkten oluşmamasıydı. Birini çok sevmenin, onunla rekabet etmeye; ona hayran olmanın, zaman zaman onu kıskanmaya engel olmadığını inanılmaz gerçek bir yerden anlatıyor.

Çok sevdim. Serinin devamını okumamak mümkün değil.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Giovetti’nin Jung yorumu …

Yoruma böyle başlamak yanlış olmaz sanırım.

Kitabın adından da anlaşılacağı üzere “Büyük Şaman” olarak gördüğü “Jung” üzerine bir biyografi yazmış Giovetti.

Mistik bir Jung; diğer Jung’u anlatan kitaplara ve Jung’un eserlerine, kavramlarına ve teorilerine de atıflar yaparak anlatılan. Ben de kendimce insan “Jung”u gördüm biyografide.

Teoriler nasıl oluşmuş diye düşünürken “İnsan Jung’u” tanımak da büyük bir şans tabii ki.

Bir de magazin yönü var ve oraları da es geçmemiş yazar.

Okudum ve faydalandım️

Selametle…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce okuduğunuz tüm kitapları, hatta Joyce’un eserleri dahil hepsini unutun. Bu eser bambaşka, benzersiz. Bu kitap, Joyce’un bilinçaltının yeryüzüyle buluşmuş hali. Tüm sayfalar, paragraflar, cümleler, kelimeler onun bilinçaltının filtreden azade yansıması şeklinde. Hani gece uyanırsınız bir nedenle ve yeniden uyuduğunuzda bilinçaltınız size türlü oyunlar oynar, uyur halde mi yoksa uyanık halde mi olduğunu insan bilemez ya, bu kitap tam da böyle. Uyurla uyanık halinde, bir filtresiz cümleler karnavalı. Joyce, bilinçaltından filtresiz gelen düşünceleriyle gerçekte söylemek istediklerini maskelemiş, kriptolamış ve çift anlama bulamış. Dinler, İrlanda tarihi, diller, yazarlar, kitaplar…

Finnegan Uyanması, bol bol müstehcenlik içerir. Bundandır ki müstehcenliğe hassas bünyelerin bu kitaptan uzak durmalarında fayda var. Ayrıca okuduğu kitapta içerik arayan, mutlaka okuduğunu anlamak isteyen okurlar da bu kitaba hiç bulaşmasınlar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitaba sadece bir kitap demek yetmez; o gerçek bir cevher, yüreğe dokunan bir hazine. Karadeniz’in Müslüman Lazları hakkında yazılı kaynak bulmak neredeyse imkânsızken, bu eser o nadir pencerelerden biri. Lazca yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş diller arasında yer alırken, dilin yanında kültür de sessizce silinip gidiyor. Oysa bu kitap, babaannelerin masal gibi anlattığı, gençlerin ise artık zar zor hatırladığı mitolojik karakterleri büyük bir özenle bir araya getiriyor. Okurken insanın tüyleri ürperiyor; hem çok güzel bir hayal dünyası açılıyor önünde, hem de o güzelliğin içinden korkunç, ürpertici şeyler süzülüp geliyor. Öğretilerle neredeyse birebir örtüşen figürler sayfalarda yeniden hayat buluyor. Türüne daha önce hiç rastlamadığım, bu kadar özgün ve samimi bir çalışma olmuş. Gerçekten gelecekte çok daha büyük bir değere ulaşacak, kalpleri fethedecek bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevr Antlaşması’nın maddeleri okununca, tarihte bir eşine ya da benzerine denk gelinemeyecek biçimde ağır koşulların Türk ulusuna nasıl dayatılmaya çalışıldığı daha iyi anlaşılıyor. Diğerleri de aşağı yukarı aynı içerikte olsalar bile, özellikle İzmir ve Ermenilerle ilgili kararlar, ancak bir sömürge ülkesine dikte ettirilebilecek nitelikte hükümler içeriyor. Görevdeki Osmanlı Hükümeti’nin bu antlaşmayı incelemesi, ona karşı bir savunma taslağı hazırlaması, ancak Müttefiklerin verdiği yanıtla bunu hiç umursamaması; başka bir çıkış yolu bulunamayınca da, padişahın verdiği olurla kabul edilmesi, üzerinde düşünülecek öteki önemli yönlerdir. Her ne kadar birileri, o gündür bugündür “bu antlaşma onaylanıp yürürlüğe girmedi” görüşünü öne sürse de, buna yol açanları sorumluluk altında kalmaktan kurtarmaz. Tarihi gerçeklerin gerektiği gibi kavranarak nereden nerelere geldiğimizin ayrıntılı bir kıyaslamasının yapılabilmesi için bundan daha uygun bir kaynak bulunamaz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, yabancı bir yazar adı taşısa da aslında yerli yazarlar tarafından kaleme alınmış diye tahmin ediyorum (zira kitabın ilk sayfalarında çeviren kişinin adı vs. geçmiyor) mahlas" (takma isim) veya "hayalet yazar olarak kaleme alınmış diye düşünüyorum. Kitaba gelince Ağır edebi betimlemelerden uzak, (Hikâye doğrudan kraliçenin değil, onun sadık hizmetkârı ve dostu Hemetra’nın gözünden anlatıldığı için) oldukça akıcı, anlaşılır ve hızlı okunan bir dille kaleme alınmış Kurgu yer yer çok basite indirgenmiş. ( Christian Jacq veya Wilbur Smith antik Mısır konulu kitaplarına kıyasla çok daha yüzeysel) Kitabın gördüğüm kadarı ile en başarılı olduğu nokta temposu. Olaylar sarkmaz, gereksiz tasvirlerle okuru boğmadan akıcı bir şekilde devam ediyor, Bu da kitabı her yaş grubundan insanın zorlanmadan okuyabileceği bir eser haline getiriyor. Devam kitapları çıkmaya başlayıp konu derinleştikçe okuru daha da saracak kanaatindeyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihsel süreç içerisinde özellikle Müslümanların hakim olduğu toprakları ele geçirme amacıyla Doğu Roma tarafından papalığa yapılan taleplerle başlayan haçlı saldırılarının boyutlarını anlatan güzel bir eser. Farklı ülkelerde yaşayan Hristiyanların papalık propagandasıyla bir araya gelerek başlangıçta Müslümanların hakim oldukları Portekiz, İspanya, Sicilya, Antakya, Urfa, Suriye, Filistin, Mısır gibi coğrafyalara yapmış oldukları saldırılar ayrıntılı olarak ele alınmış. Hem Hristiyan hem de Müslüman toplumların yaşadıkları yozlaşma, ahlaksızlık, iç çekişmeler, rehavet gibi olumsuz süreçlerin yaşadıkları ülkelerini düşmanlara karşı savunabilmelerinde nasıl engellediğini de bu eserde görmek mümkün. Savaşla haçlılardan alınan Kudüs’ün Selahattin Eyyubi’nin ilk kuşak yönetici akrabaları tarafından taht kavgaları yüzünden, savaşılmadan, anlaşma yoluyla yeniden haçlılılara teslim edilmesi gibi şahsen daha önce bilgi sahibi olmadığım bilgileri içermesi açısından faydalı bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir