Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhabalar, Bu kitapla birlikte yazarın kalemiyle ilk defa tanıştım. Dili sade ve anlaşılır. Çok severek bir günde bitirdim. Beni çoook uzaklara götürdü. Yaş grubu olarak ortaokul için daha uygun olacağını düşüyorum.
Konusu gelecek olursak;
Fakirlik içinde yaşayan bir ailede kahramanımızın kümeslerinde bir civciv doğar. Adını Gülibik koyduğu bu horozuyla aralarında görünmez bir sevgi bağı vardır. Gel gelelim onları ne yazık ki fakirlik ayırır. Alt metinde hissedilen babasının eğitim aşkı, doğa sevgisi, zorbalık...
Kitabın son sayfasında boğazım düğüm düğüm oldu. Çok duygulandım. Şu dünya düzeninde çocuklarımızın önüne her şeyin bir çırpıda gelin anlamını yitirdiği günlerde kalbimde hoş bir dokunuş bıraktı bu kitap.
Alıntı : "Ta o zamandan beri ezbere öğrenilen şeylerden iğrenirdim. İnsan, anlamadan öğrendiği şeyleri tez unutuyor."
Sevgilerle...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baş kahraman Cesim‘in hikâyesi bu. Sevdiği kadın uğruna yapmayacağı şey olmayan bir aşıktır o. Fedakârlık, cesaret timsalidir o.

* Cesim sevdalısı uğruna nasıl yollara savruldu öyle. Bir el aynası nasıl bu kadar her şeyi anlatabilir oldu.

* Cellad olmayı istedi mi hiç sordunuz mu, kolay mıydı insan canına kıymak.

* Bir vasiyet üzerine, yanında aldığı diğer kişilerle yaptığı yolculukta farklı hikâyelere şahit olmak, bana hem roman hem öykü tadı verdi. Tabi ki aralarda şiir aroması da vardı. Bir kitapta her şey… Ben kitabı okurken yazarın kendi duygularını da eklediğini yani hayatında söylemek isteyeceği şeyleri kitapta işlediği hissine kapıldım.

* Yalnız kitabın sonu hiç beklediğim gibi bitmedi çok şaşırdım.
Yanıtla
378
0
Destekliyorum  42
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap 17.yy Avrupasında skolastik düşünce ile henüz emekleme aşamasındaki modern düşüncenin paradoksları arasında çatışmaları sergiliyor. Felsefi olarak ele alındığında din adamlarının olay ve olgulara her ne kadar nesnel olarak yaklaşmaya çalışsalar da sonuç olarak kutsal metinlere bağlı kalmaktan öte gidemiyorlar. Filozoflar ve bilimden yana olanlarsa, evrenin oluşumu konusunda yeterli argümanlara sahip değiller. Roman Yeniçağa insanının, insani hallerini bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Özellikle din ve bilim felsefesine, genel olarak felsefeye ilgi duyanların okuması geren bir kitap olduğu kanaatindeyim. Tavsiye edebileceğim kitaplar arasında.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kristin Hannah , savaşın evlerin içinde ve insanların kalplerinde açtığı derin yaraları bana çok güçlü bir şekilde hissettirdi. Özellikle iki kız kardeşin farklı yollarla verdiği mücadele romanın en çarpıcı yönlerinden biriydi. Biri sessizliğiyle, sabrı ve ailesini koruma çabasıyla direniyor, diğeri cesareti, asi ruhu ve özgürlüğe olan tutkusu ile karanlığa meydan okuyor. Bu iki farklı tavır, aslında hayatta kalmanın çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Ancak en çok zorlandığım nokta, küçücük çocukların savaşın ağırlığını taşımak zorunda kalmasıydı. Onların gözünden acımasızlık çok daha çıplak, çok daha yıkıcı görünüyor. Savaşın en masum hayatlara bile nasıl dokunduğunu görmek insanın yüreğini paramparça ediyor. Kitabı okurken zaman zaman karakterlerle birlikte nefesimin daraldığını, onların korkularını ve umutlarını birebir yaşadığımı hissettim. Ve şunu öğrendim;

Acı, insana iki şey verir. Ya yıkım ya da sonsuz güç.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kristal kelepçe 2024 yılın polisiye romanı ödülüyle taçlanmış bir günay gafur güzelliği. dördüncü ve şimdilik son romanı. yenisinin eli kulağındaymış. imkânsız olasılıklar koğuşunda başlayan roman zamanı ve devranı bambaşka döndürerek ilerliyor. muazzam bir hikâyesi ve kurgusu var. sinematografik bir anlatımla merak duygusunu son sayfaya kadar yükseltiyor. polisiyeyi aşmış edebi haz veriyor. bulmacası da şaşırtmacaları nefis. tesadüfleri, denklikleri sevdiğim için ayrı sevdim ayrı bayıldım. "bu hayatta tesadüf diye bir şey yoktur evlat. kesişme vardır." diyor baba. yolunuz mutlaka kesişsin derim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Günübirlik Hayatlar” adını Marcus Aurelius’un “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok” sözünden alıyor. Yazar, kendi hastalıklarından esinlenerek ölüm, yas ve gelecek kaygısı üzerine psikoterapi öykülerini aktarmış. Kitabı yazarken 80’li yaşlarındaymış, bugün ise 94 yaşında. Benim için hayatı kökten değiştiren bir eser olmadı ama okuyucuya iyi geldiği kesin. İnsanların zor günlerinde sorunlarla nasıl baş ettiklerini görmek huzur veriyor. Bazı yerlerde psikiyatristin yöntemleri bana garip gelse de belki de amaç, tek doğruyu bulmak değil; dinlemek, anlamak ve farklı bakış açıları kazandırmak. Çoğumuzun eksikliğini yaşadığı şey de bu aslında. Bazen yalnızca birinin bizi yargılamadan dinlemesi, duygularımıza eşlik etmesi bile iyileştirici olabiliyor. Özellikle yas sürecinde, hastalıkla mücadele eden ya da ölüm korkusunu sorgulayanlara fayda sağlayacak, düşündüren ve şefkatli bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum 3. kitabı şu anda 4. kitaba başladım. Yazar benim favorilerimden. Kitaba gelirsek Korku ve gerilim öğeleri yok ama kendini keyifle okutmayı başarıyor. Sonunu da tahmin ettiğim halde anlatımı o kadar güzel ki elimden bırakamadım. Geçmiş ve günümüz anlatan kitap hem Paris Peralta' yı tanıtıyor. Hem de geçmişinden ip uçları veriyor. Geçmişte yaşanan olaylar ise çok can yakıcı bir anne bunları nasıl yapar soruna verilecek bir cevap yok. Küçük bir kız çocuğunun bu kadar istismar edilmesine insan isyan ediyor. Zaman zaman üzücü bazı yerlerde komik keyifli ama hüzünlü kısaca her telden çalan bir kitap. TAVSİYE EDERİM KEYİFLE OKUNACAK BİR KİTAP
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kurgusu ve sayfaları hızlı bir şekilde çevirmemizi sağlayan güçlü bir anlatıma sahip. kitap gerçekten farklı ve etkileyici.
başından başlayarak soluksuz okunan gizemli hikayesi, psikolojik dinamiklere, sahip film izliyormuş hissi veren anlatımı ile çok beğendiğim bir kitap oldu.
Ancak son sayfalarda şaşırtma gerekçesi ile konunun farklı boyutlara evrilmesi bana biraz zorlama geldi.
Yine de, özellikle ilk 350 sayfası ile; gizem unsurlarının çarpıcı bir şekilde kullanıldığı, bu kitap; Akademik altyapısı sağlam temel psikolojik bilgilerin yansıtıldığı, psikolojik gerilim türüne ilgi duyan herkese önerimdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırgıbayır, yer yer mistik, metafizik, tasavvufi, bazen gerçekliğe yakın bir anlatı. Kitabın başında verilen bir ipucu sonrası, sonuna kadar karakterin iç sesiyle karşı karşıyayız. Aşkın, Gaip, Hızır… Sembolik bu isimlerin dönüp durduğu eserde bilinçaltının erken dâhil oluşu, anlamaya fırsat bırakmıyor. Sürekli iç çatışmalarla sürüyor. Bende iki dizi çağrışımı yaptı: Leyla ile Mecnun’un bilinçaltı esareti ve Şubat’taki Duble karakterinin bitmeyen iç konuşmaları. Çok sayıda aforizma çıkarılabilir. Postmodern sayılabilir çünkü tamamen teknikle örülü. Okurun duraksaması da romanın akışına dahil. Gözle takipten çok iç seslendirmeyle okunması daha uygun, bu da ilerleyişi yavaşlatıyor ama tarzın bir parçası. Okuyanların benzer hisler taşıyacağını, özellikle sondaki anlam arayışı ve içteki Tanrıya ulaşma cümlelerini seveceğini düşünüyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farkında mısınız, namaz kılan, sıfır kompleksle Allah ve Resûlü'nden bahseden, tasavvufî bir terbiye ve ahlakla tecrübelerini samimâne aktaran, ilminin ufuklarını çağlarüstü İslâm hakikatiyle tarayan, ortaya çer çöp değil de takdire şayan bir eser koyan Müslüman bir münevverimiz var. Nicesi var fakat alanı itibariyle Mustafa Merter'in çabaları çok değerli. Freud'un başımıza açtığı belaları düşünün bir. İslam ahlakı ve irfanı (tasavvuf), psikoloji ilminin kol başlarınca hep ıskalandı, görmezden gelindi. Hocanın kurtarıcı vizyonu fark edilir, teklifi bu ilim dünyasında makes bulursa insanlığın hayrına olacağı muhakkak. Ayrıca bu eser, piyasanın isterlerine cevap veren içi boş kişisel gelişim kitaplarından değil. Kitapta beni rahatsız eden belki tek şey, Kur'ân âyetleri mealinde Muhammed Esed'in tatsız tuzsuz ve ruhsuz çevirisinin tercih edilmesi oldu. Hocanın ömrüne ve emeğine bereket.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir