Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meltem, annesiz ve babasız büyüyen bir çocuk; yalnızlığa itilmiş, sonra onu kendi seçmiş. Selimiye Teyze ise hayatın zorluklarıyla sınanmış, sevgiyi yakalasa da kayıplar içinde sessizce yaşlanan bir kadın.
İki yalnız kadın, farklı kuşaklar… Biri kalabalık şehirde kaybolmuş, diğeri sessizliğin içinde. Yazar olayları dramatize etmiyor; hüzün sessiz ama derin. Sayfa sayısı az olsa da okuma ağır ilerliyor ve okuyucuda damakta buruk bir tat bırakıyor.
Herkesin yaraları var; bu kitap, sessizce dokunan, insanın içindeki eksiklikleri fark ettiren bir hikâye. Sevdiklerimizle, kaybettiklerimizle ve kendi yalnızlıklarımızla yüzleşmek isteyen herkes için.
Bir kitaptan çok, içimize dokunan bir sessizlik…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beklentimin biraz altında kaldığını belirtmek istiyorum. Kitabın geçtiği Meksika atmosferi ve yaşanılanlar oldukça ilgi çekici olsa da anlatımında kopukluklar olduğunu düşünüyorum. Çok daha çarpıcı ve etkileyici bir anlatım tarzıyla bir başyapıt oluşturulabilirdi kesinlikle.
Ben karakterimizin o ormanın getirdiği savaşçı ruhunu biraz daha hissetsek daha iyi olacağına inanıyorum. Özellikle başlarda yaşanılan çarpıcı olayların aktarımı çok güzeldi. Ama yaşları büyüdükçe yaşanılan olaylarda bu niye oldu şu niye oldu sorgulaması benim için çok arttı maalesef.
Her şeye rağmen bir şans vermenizi öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Normal şartlarda kendimin seçip okuyacağı bir kitap değildi.İçinde bulunduğum kitap kulübünün bu ayki kitabı olduğu için okudum,iyi ki okumuşum.Oldukça duygusal bir kitap.Roman olmasına rağmen mektup şeklinde yazılmış ve bu durum okuyucuya ayrı bir keyif veriyor.Birkaç sayfalık mektuplar şeklinde olduğu için de “dur şunu da okuyayım” diye çok hızlı ilerliyor.

Juliet bir yazardır ve bir gün Dawsey ona bir mektup yazarak yaşadıkları adada kurdukları bir kitap kulübünden bahseder. Mektuplaşmalar ilerler ve Juliet kendini 2. Dünya Savaşı’nda Almanların işgal ettiği Channel Adaları’nda bulur.Henüz savaşın üzerinden birkaç yıl geçmiştir ve savaşın sancıları devam etmektedir.Kitap boyunca savaş sırasında yaşananlar anlatılırken bir yandan da insanların bu dönemde kitaplarla ve birbirleri ile nasıl ayakta kaldıkları karşılıklı mektuplar ile anlatılıyor.
Benim okumaktan hoşlandığım güzel bir kitap oldu.Kesinlikle başlarken düşündüğüm “acaba boş bir kitap mı?” duygusunu hiç yaşatmadı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoğu gizem-gerilim romanlarında gizemin sorusu kitabın başında verilir ama cevabı kitabın son sayfalarına bırakılır, son sayfalara kadar bolca aksiyon da görebilirsiniz ama merak ettiğiniz soruların cevaplarını alamıyorsunuz. Kitabın tüm yükü son sayfalarındadır.
Bu güzel bir şey mi, bence hayır.
Bu kitap öyle mi, hayır.
Kitapta aksiyon ve enformasyon oldukça fazla olduğu için olmasını istediğiniz şeyler de uzatılmadan oluyor, cevaplanmasını istediğiniz sorular da uzatılmadan cevaplanıyor. O yüzden sadece birkaç sayfasını okuduğunuzda da o birkaç sayfa size tatmin olmuşluk hissi veriyor. Peki bu durum finalin önemini azaltıyor mu, hayır.
Kitap boyunca hem çok şey oluyor hem çok şey öğreniyorsunuz hem de kitabın sonunu merak ediyorsunuz. İşte bu da yazarlık becerisidir. Yazar iki-üç sayfalık da olsa sıkılmanıza izin vermiyor:)
Okumak isteyen arkadaşlara iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kimberley Freeman’ın Bir Kadının Saklı Mevsimi romanı, yazarın önceki kitaplarını okuyanlar için yüksek bir beklentiyle başlıyor. Uzun süredir yeni bir eser vermeyen Freeman’ın bu kitabında ne yazık ki eski tadı tam olarak bulamadım. Roman, Avustralya Başbakanı Harold Holt ve eşi Zara Holt’un gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek yazıldığı için yazarın anlatım alanı ister istemez sınırlı kalmış. Bu durum, kurguya derinlik kazandırmak yerine bazı yerlerde eksiklik hissi yaratıyor.

Zara’nın iş kadını olması, eşi için vazgeçtikleri, erkek egemen dünyada bir kadının yaşadığı zorluklar ve aldatılma gibi temalar roman diliyle aktarılmış olsa da, seyahatler ve tekrar eden olaylar kitabın gereğinden fazla uzamasına neden olmuş. Kısa bir internet araştırmasıyla ulaşılabilecek bilgilerin roman kurgusu içinde sunulması da beni düşündürdü. Okunabilir bir kitap olsa da, sonlara doğru “artık bitsin” hissi oluştu. Kötü değil; ancak yazarın daha güçlü eserleri olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Yaşar, Selime Teyze ve Meltem karakteriyle yalnızlık temasını işliyor. Bu temayı işlerken yaşlıların beklentileri, yaşlıların ve çocukların bakış açılarını geniş bir perspektiften dile getiriyor. Meltem karakteriyle parçalanmış ailelerin çocuk üzerindeki etkilerini, dede ve ninelerinin bu konuda nasıl yara bandı olduklarını anlatıyor. Yazar günlük dili ustalıkla kullanıyor ve karakterlerin samimiyeti içimize işliyor. Diğer hikaye kitaplarını ve çocuk kitaplarını okuyan bir okur olarak romanda da aynı başarısını sürdürdüğüne tanıklık ediyoruz. Şermin Yaşar'ı benim için diğer yazarlardan ayıran farkı bizim sorunlarımızı bizim kültürümüze ait bir dil kullanarak (deyimler, ata sözleri, doğallık) anlatması. Şarkılarda Barış Manço bunu nasıl başarılı gerçekleştirdiyse, Şermin Yaşar'da metinlerde bunu başarıyor. Uzun yıllar hatırlanacak eserler ortaya çıkarıyor. Keyifli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız İhtilali'ni bir romandan okumak... İnsanlara, insanlığa, hayata geçmişin izini sürerek bakmak... Acıyı, güçlüyü ve onun zulmünü, yargısız infazı, intikamı, bedel ödemeyi, affı, fedakarlığı, sevginin gücünü, tekinsiz ve cahil kalabalıkların nasıl da kontrolsüz ve ürkütücü ve yıkıcı olabildiğini, kurunun yanında yaşın da yandığını bambaşka coğrafyalardaki yaşamlarda görmek... Korkuyu, umutsuzluğu, acıyı, endişeyi ve umudu, fedakarlığı, karşılıksız aşkı, heyecanı kahramanlarla yaşamak... Adalet insanlık için her çağda lazım olmuş ve olmaya devam edecek... Girişi etkileyici, sonu hayranlık verici... Klasik olmuşsa, dünyada en çok yarım bırakılan kitaplardan denilse de okunur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Batının yalanı Amerika'nın sözüm ona keşfiyle! başlar. Bir kara parçasında milyonlarca yaşayan insan varsa ve onların yarattığı uygarlık sizden ilerdeyse (Genetikden mimariye, astronomiden tarıma, mühendislikten tıbba, C.C.Mann) burayı keşif yalanı 500 yıldır Batının dayattığı yalandır. David E.Stannard ın dediği gibi 1490 dan 1890 a kadar süren aralıksız bir soykırımdan anlıyoruz ki burada yaşayanlar değilde burayı yağmalayanlar gerçek vahşilerdi. Maya, Aztek, İnka Uygarlıkları yağmalandı yok edildi 90 milyon Amerikan yerlisi katledildi. Soykırımın son 100 yılını batının selefi ABD taçlandırdı! Kitabımız oldukça sade ve akıcı ve herkesin anlayacağı bir dile sahip. Okuyuculara bu alanda yazılmış CHARLES C.MANN'ın iki baş yapıtını da önerebilirim İyi okumalar
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okuma listemde olup kısa bir zaman önceye kadar okuyamadığım bir yazardı Borges.
Artık onu okumuş olmanın mutluluğu var içimde.
Kendisi bir röportajda;
"Bazen sokakta yürürken kendimi tarif edilemez bir şekilde mutlu hissediyor ve ardından bu mutluluğu bağrıma basıyorum. Çünkü mutluluğun nereden geldiğini bilmesem de mutluluk, her zaman içtenlikle karşılanmalıdır." diyor. Ben de Borges'i okuma mutluluğunu içtenlikle karşılıyorum :)

Bu kitaptaki öyküler ilk okuduğum Gizli Mucize ve Yolları Çatallanan Bahçe öykülerinden farklıydı. Kum Kitabı'ndaki öykülerde daha sade bir anlatım mevcut. Bu kitap yazarın son öykü kitabı. Yılların getirdiği bir dinginlik söz konusu olabilir. Ayrıca öyküleri başkalarına yazdırmak zorunda olması durumu var. Bu da etkilemiş olabilir. Kendisinin yazması ile söyleyip başkasının yazması arasında da fark vardır elbette.
Zaten ne demiş bir Yunanlı: Dünün insanı bugünün insanı değildir.
O yüzden böylesi daha güzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küpü algoritma ezberlemeden kendi başına çözmüş biri olarak söylüyorum: Küp ile uğraştıktan sonra okuması daha keyifli ve anlamlı oluyor. Neredeyse aynı yollardan geçtiğinizi fark edip yazarla bağ kurmaya başlıyorsunuz mesela. Aynı şeyi çekilen zorluk için de söyleyebilirim; insan o kadar çok yöntem deniyor ve başarısız oluyor ki sonunda başardığınızda çok mutlu oluyorsunuz. Hayal etmek, strateji kurmak ve yeni hareket dizileri bulmaya çalışmak... O seviyeye gelene kadar öğrendiğiniz şeyler hayatın kendisi gibi, kitap biraz da buna değiniyor (bu arada Ernö Rubik, kendi icadı olan bu bulmacayı 1 ayda çözebildi). Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir