Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rüyaya Benzer benim için sadece bir roman olmadı; okudukça içine çekildiğim, bitirdiğimde ise uzun süre etkisinden çıkamadığım bir yolculuk gibiydi. Defne Suman öyle bir anlatım kurmuş ki, sanki birinin hayatını değil de zihninin en derin yerlerini okuyormuşum gibi hissettim.

Azra’nın hikâyesi ilerledikçe aslında hepimizin içinde dolaşan o tanıdık sorularla karşılaştım: Kimdim, ne oldum, neyi kaçırdım? Kitabın o parçalı, rüya gibi akışı başta biraz durup düşünmeyi gerektiriyor ama sonra insan kendini tamamen o duygunun içinde buluyor.

En çok da bıraktığı his kaldı bende… Biraz hüzün, biraz yüzleşme, biraz da geçmişe dönüp bakma isteği. Hızlıca okuyup geçilecek bir kitap değil; sindirerek, hissederek okunması gerekenlerden. Benim için iz bırakan, sakin ama derin bir metindi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vaziyetname, zekice hazırlanmış kafiyeleri ile dikkatimi çeken bir şiir kitabı oldu. Sözcük seçimlerinde de titiz davrandığı aşikâr. Okurken keyif aldım. Özellikle tek şiir gibi görünüp üç şiir barındıran bir şiiri var. Adı “İnsandır En Nihayet”. Bu şiiri diğerlerine nazaran daha çok beğendim. Alışılmışın dışına çıkan bu şiirleri, şiirin bir matematiği olduğunu göstermesi açısından değerli buluyorum.

Bazı şiirlerinde sevilen söz oyunlarından cinaslı uyaklara rastlamak mümkün. Şair bu şiirlerde sadece uyak olsun diye rastgele sözcükler seçmemiş, anlamı da en az sözcük seçimi, kafiyesi kadar dikkat çekiyor:

Huzur sokağının tenha ikliminde bir kir miydim?
Bilsem ki ölüm var, hiç kendime gecikir miydim?
Benden tükenen şanlı tükeniş, tüketen kanlı tükeniş
Tükene tükene yoklukta birikir miydim?

Bu aklımda kalanlardan biri sadece. Beğeneceğiniz ve aklınızda yer edecek başka örnekler de var.

Şairi tebrik ediyor, bu güzel şiirlerin de okurunu bulmasını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalbini Kâtibi, kendi kalbinin kâtibi olacak kadar şiiri bilen bir genç şairin kitabı. Sevim Levent’in daha önce bir yerde şiirine rastlamadım, ilk defa bu kitapta okudum. Onun iyi bir şiir okuru olduğunu anlamam çok sürmedi. On dokuz yaşında olmasına rağmen yazdığı şiir birkaç yaş büyük. Bu büyük avantaj.

Şiirlerinde vatani duygular, dini hassasiyetler yani genel olarak maneviyat hâkim. Kullandığı sözcükler bazı şairlerden de etkilendiğini gösteriyor. Örneğin Sezai Karakoç şiirlerinin etkisi, üslupta belli oluyor. Şiirleri serbest ölçüde yazmış. Bu muhtevada bir de ölçülü kalıplı şiirler yazsa milli edebiyat anlayışına hatta erken döneme denk düşürürdük. Serbest oluşunu daha çok sevdim elbette.

Eşine az rastlayacağımızı düşünüyorum, yeteneğini okumakla da besliyor, daha iyi ve güzel eserlere diyelim… Kalbinin kâtibi olabilen şairi tebrik ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir tefekkür biçimi olarak roman türü üzerine eğitim aldığım bir döneme denk gelen enfes bir okuma serüveniydi bu kitap. Zira yazarımız, insanı insan yapanın -şahsiyetinin ve mevcudiyetinin- ancak bir zihinde kendisine dair kalan şemalarda olduğunu, en keyif aldığım yazar üslubu olan “edebiyat yapıyorum bakın” çığırtkanlığı yapmadan, dupduru ve vurucu bir dille gerçek bir sanatla edebiyat parçalayarak yapıyor. Yönelttiği sorular, geçmişin izlerinin kimliğimizdeki derin yerine dair sorgulamalar insanı alıp tefekkür ettirecek derin felsefe odalarına alıyor adeta. Gospodinov’u çok sevdim, sırada Hüznün Fiziği olacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir solukta okunabilecek, okudukça sorgulanacak, sorguladıkça dünden bugüne hiçbir şeyin değişmediğinin fark edildiği önemli bir eser. cahil güçlü olunca haklı suçlu olurmuş sözünün vücut bulmuş hali Sokrates ne yaparsa yapsın üzerine atılan suçlamaları nasıl çürütürse çürütsün yine haklı olmasına rağmen bu savaşı kaybetti. bedeni kaybetti ama düşünceleri binlerce yıldır her defasında bu savaşı kazanıyor. çünkü fikirler kurşun geçirmez ve onları asarak yok edemezsiniz edasıyla sonsuzluğa gidip bu yaşanmışlığı bıraktı Sokrates. okunası...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Kayıp Aydınlanma adlı eserini de okumuştum ve ufak tefek yerler hariç beğenmiştim. Bu eseri de öyle. Yazarda tuhafıma giden konu bahsetme de Türklerden nefret ettiğidir. Bunu şuradan anlıyorum. Bütün alimlere bir etnik köken yakıştıtıyor -ki konu bilim olunca bunun hiçbir önemi yoktur, onlar insanlığa ait kişilerdir - ama kökeni Türk olunca bundan bahsetmiyor. Türk kökenleri olanları da Fars kökenli yapıyor. İlk kitabında da Biruni ye bir nesep atfedememişti, bu kitabında onu Harezimli yapmış. Biruni eserlerinde Fars olmadığını ve bu dilden nefret ettiğini söylemiştir. Peki Ali Kuşçu'ya ne demeli? Onu da Fars kökenli yapmıştır. Yazarın bu konudaki ön yargısı çok rahatsız edici.

İki alimin karşılaştırmasına gelince, kitabın yazarı bile Biruni'yi ön planda tutmuştur. Biruni gerçek bir bilim insanıdır. İbni Sina nın ahlaki yönü çok tuhaftır. İbni Sina Doğu toplumuna, Biruni ise İnsanlığa aittir. Ne yazık ki Biruni hakettiği değeri görememiştir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Görünüşte bir çocuk kitabı formatında hazırlanmış olsa da, aslında küçük yaştaki bir çocuğa rahatlıkla okunabilecek bir eser değil. Çizimleri sevimli ve yumuşak bir atmosfer yaratmaya çalışsa da, satır aralarında ve bazı sahnelerde hafif bir tedirginlik hissi bırakabiliyor. Bu da kitabın genel tonunu beklenenden daha derin ve yer yer huzursuz edici bir noktaya taşıyor. Anlatım dili ise oldukça felsefi; basit bir hikâyenin ötesine geçerek okuyucuyu düşünmeye iten bir yapıya sahip. Bu nedenle kitap, çocuklardan çok yetişkinlerin veya daha büyük yaştaki okurların anlamlandırabileceği bir içeriğe dönüşüyor. Eğer okunacaksa, özellikle çocuklar için seçilirken dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum; çünkü her ne kadar dış görünüşü masum olsa da, içerdiği anlam katmanları ve hissettirdiği duygular daha hassas bir okuma gerektiriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde iki ayrı öykü barındıran bu sıcacık çocuk kitabı, hem dili hem de verdiği duygularla kalbimde iz bıraktı. Oğlumun severek dinlediği bu hikâyeler, aslında büyüklere de çok şey hatırlatıyor. İlk öykü özellikle kardeşlik bağları üzerine kuruluydu; küçük kırgınlıkların nasıl büyüyebileceğini ama sevginin hepsini onarabileceğini çok naif bir şekilde anlatıyordu. Okurken ister istemez çocukluğum geldi aklıma. Hikâyenin duygusu bana, kardeşler arasındaki o masum ama derin ilişkiyi anlatan eski metinleri hatırlattı. Özellikle bir noktada, pişmanlık ve suçluluk duygusunun işlendiği sahnelerde içim burkuldu. Çocukların dünyasına uygun sade anlatımıyla hem düşündüren hem de duygulandıran bir öyküydü.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Rauf denince akla hep melankoli gelir belki ama Define, yazarın kalemindeki farklılığın en somut kanıtı. Dönemin o meşhur hazine peşinde koşma merakını psikolojik derinlikleriyle beraber harmanlayarak ustalıkla yansıtmış. Klasik bir macera okumayı bekliyordum ancak insanın hırsla imtihanını ve servetin insan ruhunu nasıl esir aldığını anlatan sarsıcı bir eserle karşılaştım. Olay örgüsü dönemine göre oldukça başarılı. O gizemli havayı, karakterlerin defineye ulaşma çabasındaki içsel yıkımı, heyecanı ve mutluluğu olduğu gibi aktarmayı çok iyi başarmış. Okurken mekan tasvirleri bazen günümüz için ağır gelebiliyor ama o kasvetli atmosferi ancak bu şekilde tamamlamış. Eğer psikolojik analizlerden ödün vermeyen ama aynı zamanda gizemin peşinde de koşturacak bir klasik arıyorsanız Define tozlu raflarda unutulmayacak kadar diri bir eser.

Sönen vicdanın karanlığında parlayan her altın, insanı bir hazine sandığına sığdırdığı o derin uçuruma biraz daha yaklaştırıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Hayvanat Bahçesinde Hayat” kapağını görür görmez çocuk kitabı gibi duruyor ama bence sadece küçükler için değil. Okurken kendimi bir hayvanat bahçesinde geziniyormuş gibi hissettim; her sayfa başka bir köşe, başka bir hikâye. Aslanın gücü, filin sakinliği, pandanın sevimliliği derken aslında her hayvanın kendine özgü bir dünyası olduğunu hatırlatıyor.
Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. Bu yüzden sıkmadan ilerliyor, hatta yer yer gülümsetiyor. Ama basit olmasına rağmen alt metninde doğaya saygı, hayvan sevgisi ve birlikte yaşama fikri çok net hissediliyor. Özellikle çocuklara empati duygusunu kazandırmak için güzel bir başlangıç olabilir.
Benim en sevdiğim tarafı, hayvanları sadece tanıtmakla kalmayıp onların yaşam alanlarına da dikkat çekmesi oldu. Yani “bak ne kadar tatlılar” demekten öte, “onların da bir düzeni var” mesajını veriyor.
Kısacası, kısa sürede biten ama zihinde sıcak bir iz bırakan, samimi bir kitap. Hem çocuklara hem de içindeki çocuğu kaybetmeyenlere hitap ediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir