4934Yorum
Ününün hakkını vermediğini düşünüyorum. Bireyin dış dünyaya yabancılaşması, hissizleşmesi farklı bir şekilde ele alınsa da hikayesi beni yakalayamadı.
Yazarın diğer eserlerini merak etmemi sağlayan etleyici bir kitap.
Biraz distopya barındıran okurken “vay be o zamanda kişi davranışları böylemiymiş “dedirten bir kitap.
modern insanın kendisine bile ne kadar yabancılaştığını okuyun ve anlayın.
kitabı, yazarın hayata, ölüme yaklaşımını yakınlarımı kaybettiğimde ancak anladım. aynen kitapta anlatıldığı gibi hissettim. annem yatıyordu teneşirde, canım kahve içmek istiyordu, çok mu garipti? belki de öldüğünü kabul etmiyordum... camus'nun roman dili de ayrıca tatlıdır, okuması zevklidir. alın okuyun. pişman olmazsınız.
Oturup 2 saatte bitirebileceğiniz bir kitap.Dili gayet akıcı
absürt ama güzel
Camus'a başlamak için birebir
yaşadığımız yüzyılda insanlarin birbirlerine karsi hatta aile arasinda bile nasıl yabancilastigini,ilgisizlestigini ve umursamaz oldugunu gosteren guzel bir yapit..
Albert camus’un absürd felsefesinin izlerini görmek mümkün
Kendi yaşantısına, düşüncelerine son derece nesnel bakabilen bir zihniyetin öyküsü akıcı bir anlatımla okuyucuya sunulmuş bir Camus başyapıtı
Herkes bizim gibi midir? Farklı olanlar da var mıdır? Her şey veya herkes illâ bizim istediğimiz ya da alıştığımız gibi mi olmalı? Bütün bu soruların cevabını her şeye ve herkese “yabancı” olan adamın hikâyesini okurken alıyorsunuz. Mutlaka okuyunuz, efendim.
Bu kitabı okuyup da Camus hayranı olmamak elde değil
Çok kaliteli.Kütüphanemin en iyiler bölümünde durur kendileri...
Toplumdan farklı düşündüğü için, yığınların düşünmeden, sorgulamadan evet dediklerine hayır dediği için, onlar gibi olmadığı, olamadığı için günden güne herkesten ve her şeyden uzaklaşan bir ''hiç kimsenin'' hikayesi. Şimdi 'bu' şekilde ölmekle yirmi yıl sonra 'herhangi bir' şekilde ölmek arasında hiçbir fark görmeyen, bunalan, sıkılan, kendi 'saçma' felsefesi içinde var olan bireyin kelimelere dökülmüş, o kelimelerin de özel bir projektörle tüm canlılığı ile sahneye yansıtılmış hali Yabancı. Orhan Pamuk ve Gabriel Garcia Marquez için de aynı ifadeyi kullanmıştım: Bazı yazarlar NOBEL ödülünün önüne gelene dağıtılan bir ödül olmadığını tek başlarına kanıtlamaya yetecek eserler verebiliyor. Yabancı o eserlerden, Albert Camus da o yazarlardan bir tanesi. İyi okumalar.
Bilinçaltının dışavurumudur Yabancı.Güneştir baba.Göz yakar.
kurgusu ve akıcılığı ile bir çırpıda okunacak nadide eserlerden.
Kitabı yıllar önce okumuştum, bir tanıdığıma okuması için verdim. Tabi geri gelmedi. Siz siz olun üzerine titrediğiniz kitaplarınızı başkasına vermeyin.
İnsanı düşünmeye iten bir kitap. Hayatı yaşamaya değer görmeyen, ölümü bile fazlasıyla doğallıkla kabullenebilen bir karakterin hikayesini anlatıyor. Herkese tavsiye ederim.
okumakta cok gec kaldığımı düşündürten kitap