Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın her saniyesiyle bilinmezlere gebe olduğu, insanoğlu tarafından çok iyi bilinir. Kitaplar hayattan damıttıkları izlekler üzerinden kurgu haline geldikleri için her edebi yazının doğasında da bir bilinmez vardır. Ama mevzu bir milletin tarihine nazire olacaksa ve bu milletin adı Türk ise; acı ve keder mukadderdir. Çünkü Türklük tarihin her döneminde sürgünle, kaybedilen toprakla ve bitmek bilmeyen göçle sınanır. Misal Karadeniz’in kıyısındaki güzel vatanımız Kırım’dan kopan canların kan damlası misali Türk coğrafyalarına akması, tarifsiz travmaları etnik hafızamıza kaydeder. Bu açıdan düşünülürse, unutmadığımız acılar milletimizi birbirine daha iyi bağlar. Hülya Demir’in acıyı kanıksatan Kırım Tatarlarının göç macerasını anlatan eşsiz kurgusu aldığı ödülü sonuna kadar hak ettiğini kanıtlar. Canlı karakterler, sürükleyici olay örgüsü ve zamanın ruhunu yansıtan anlatım okuru sımsıkı sarmalar. Zaten bir eserin okuru doyurması bahsedilen roman bileşenleriyle doğrudan ilgilidir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fantastik öğeler taşıyan bir dedektiflik romanı. Şair Yeats’ın ardından İrlanda’lı Chesterton okumam iyi bir tesadüf oldu, İrlanda’nın Kelt mirasını vurgulayan bir diğer kitap okumuş oldum. Aslında güncel yazarlara ara verip, daha eski örneğin 19. yy yazarlarını okumak gerekiyor bazen. Çok daha basit ama etkileyici yazıyorlar. Ne postmodern oyunları, bilinç akışı veya metinler arası göndermeler gibi yorucu enstrümanlar kullanıyorlar ne de kurmacada okuru koşuşturan denemelere girişiyorlar. Esinlendikleri şey neyse onu yazıyorlar. “Gurur Ağaçları” bu yazdıklarıma tipik bir örnek. Sürpriz sonuçlu polisiye okumak isteyenlere öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eserde Fatıma kehanetleri, Papa suikastı, M. Ali Ağca’nın Yargılamaları, Suikastın uluslararası alanda etkileri, Soğuk savaş entrikaları, dini mistisizm, CIA ve KGB arasındaki güç mücadelesi ve gizli oyunları, Sovyetler Birliğinin Çöküşü gibi konular ele alınmaktadır. Kitabın ana teması Hıristiyanları yakından ilgilendirmektedir. Ancak bu eser farklı inanç ve kültürlere sahip olanlarında rahatlıkla okuyabilecekleri evrensel konular ve mesajlar içermektedir. Papa suikastı sıradan bir suikast olmayıp sonuçları itibariyle, Vatikan’ı, uluslararası siyaseti ve dengeleri önemli ölçüde etkilemiş ve bir kısım değişimlerin başlangıç noktası olmuştur. Yazar okuyucuya hukukçu kimliğinin bir yansıması olarak tarafsız bir bakış açısı sunmaya çalışmıştır. Olayları belgeleri ve arka planı ile anlattıktan sonra karar verme tercihini okuyucunun anlayışına bırakıyor. Bu kitap ciddi bir emek ve araştırma ürünü. Sürükleyici ve anlaşılır. Herkese tavsiyemdir. Orijinali İngilizce olarak yayınlandı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uğur Tatar editörlüğünde, 11 farklı yazarın bir araya geldiği "Fobi Koleksiyonu: İçimizdeki En Derin Korkulara Yolculuk", okuru insan psikolojisinin en karanlık labirentlerine davet eden, cesur bir antoloji. Kitap, arka kapak yazısının da vurguladığı gibi, mantığın ötesine geçen yoğun korkuları merkeze alarak, her bir hikayede farklı bir fobi üzerinden insanın kırılganlığını, hayal gücünün sınırlarını ve korkuyla kurduğu karmaşık ilişkiyi ele alıyor. Bu koleksiyon, sadece ürkütücü anlar yaşatmakla kalmıyor; aynı zamanda korkunun kişiyi nasıl şekillendirdiğini ve onunla yüzleşme biçimlerimizi de derinlemesine inceleyerek okuyucuya hem edebi bir tatmin hem de aydınlatıcı bir içgörü sunan, başarılı ve yaratıcı bir tematik okuma vadediyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kutlu; öykülerinde Anadolu insanını öyle güzel yansıtıyor ki, karakterlerin hemen hepsinde kendimizden bir şeyler bulmak mümkün oluyor. İçimizden, samimi, mizahi bir dili var. Öyle ki; kitabın içinde okuruyla konuşan, şakalaşan, anlatımı diri tutan, tebessüm ettiren bir yazar.

Ezanı Beklerken'de de küçük bir otelin samimi atmosferine, çiçeklerle donatılmış minik bahçesine, "demirbaşlar"ın birbirine olan içten muhabbetine konuk oluyorsunuz. Kafa dinlemelik, bir solukta okunacak, belki de bizi özlediğimiz, o saf duygulara götürecek nitelikte kaliteli bir hikaye...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben ne muazzam bir kitap okudum öyle! Okurken sanki ben de bir caminocu olup Seher'in küçüklükten başlayan talihsiz anılarına, sessizliğine, kendini toparlama çabasına tanıklık ettim. Her sayfada onunla birlikte yürüdüm, onunla birlikte durup düşündüm.
Tüm okurlar gibi kitabı bitirdiğimde ben de aynı soruyu sordum kendime:
Ev dediğin şey nedir?
Cevabı içimde buldum:
İnsan, nereye giderse gitsin aslında evini içinde taşır.
Mutluluğun, huzurun, kendini bulduğun yer... İşte orası senin evindir. Ev, dışarıdaki bir yapıdan çok, insanın içindeki bir hâlmiş meğer.
Kitap bittiğinde Seher bize çok şey kazandırıyor; dönüp kendi içimize bakmamızı, kendi "ev"imizi yeniden anlamlandırmamızı sağlıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı sanki bir sohbet havasında ilerliyor kitap. İlk ağızdan dinliyor gibi hissettiriyor insanı. Eğer hem hatıra hem bilgi ekseninde anlatılan kitapları seviyorsanız tam sizlik. Çok ayrıntı ile yormuyor insanı ama bazı konularda çok bilgi olmasını isterdim ama yazarın da anlattığı gibi çoğu bilgiye ulaşmak imkansız. Naciye hanımla ilgili bir kaynağa ulaşmak zor olduğu için böyle ilerlemiş kitap. Osmanlının son dönemlerine bir kaynaklık ediyor insanı sürüklüyor o dönemlere. Yazarın kalemine sağlık. İyi ki tanıdım Naciye Hanım'ı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reyhan Çınar’ın eseri Türkçemizde yaygın olarak yanlış telaffuz edilen kelimelere odaklanmış. Eserde Türkçemizde “asalak” olarak dolaşan bazı kelimelerden de örnekler bulabiliyoruz. Çınar’dan Türkçede Asalak Kelimeler adında bir eser daha beklemek hakkımız.
Ufak bir katkı: İstanbul Türkçesi adlı eserde İstanbul Türkçesinin oluşumuyla ilgili bilgi verilen bir bölüm olsaydı daha faydalı olurdu kanaatindeyim. Birçoklarının aklındaki “İstanbul Türkçesi neden Anadolu Türkçesinden farklılık gösteriyor” sorusuna da cevap olurdu.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kayahan Demir'in sürükleyici bir kalemi var. Kitabı okurken olayları adeta yaşatıyor ve siz kendinizi karakterlerin yerinde buluyorsunuz. Okurken ters köşe olduğunuz birçok olay var bu eserinde.

Tarihin içinde harmanlandığı kurgusuyla, gençleri araştırmaya da sevkeden, severek ve merakla okuyacakları gizemli bir dili var. Olaylar birbirine bağlantılı, betimlemesi güçlü, öyküsü gizemli bir polisiye olan harika bir kitap.

Göbeklitepe'de Gece Yarısı kitabından yola çıkarak kendimi Kayahan Demir'in gizemli kalemiyle yazdığı daha bir çok eserini okurken bulacağıma eminim...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1920 li yılların sonuna doğru dünya genelini etkileyen büyük ekonomik buhranı merkezine alan eserde, Amerikanın güney eyaletlerinde döneme denk gelen kuraklık çölleşme kum fırtınaları ile Amerikalı çiftçilerin açlıkla yüzyüze gelmelerini dramatik bir şekilde ortaya koyuyor. Yıllarca süren kuraklık ile binlerce insan evinden çiftliğinden ayrılıp daha batıya California'ya göç etmek zorunda kaldı. Kalanların çoğu hayatını kaybetti, ancak batıya California'ya ulaşanları da hayat umdukları gibi karşılamadı. Büyük çiftliklerde çiftlik sahiplerine çok düşük ücretlere karın tokluğuna bile sayılmayacak ücretlere çalışmak zorunda kaldılar. Eğitim, sağlık hizmetlerinden faydalanmalarına izin verilmedi. Trajik günlerdi Amerikan çiftçisi için. Kurgu bir ailenin bu anlamda yaşantısının bir bölümüne tanıklık ediyoruz. Gerçeklerle harmanlanmış eser etkileyici idi.
Okunması gerekenler arasına yazıyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir