Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap dili açısından sade ama etkileyici. Dirie’nin yaşadığı kültürel şoklar, Batı ile Doğu arasındaki farkları kendi bakış açısıyla aktarışı oldukça özgün. Bir moda ikonuna dönüşmesi ise başlı başına bir hikâye. Çölde develerin ardından yürüyen bir kız çocuğundan, podyumlara uzanan bir yolculuk. Ancak Çöl Çiçeği, sadece hayranlıkla okunacak bir başarı öyküsü değil. Aynı zamanda kadınların maruz bırakıldığı geleneksel baskılara, cinsiyet eşitsizliğine ve sessiz bırakılmış travmalara dair güçlü bir eleştiri. Waris Dirie, bu kitabıyla sadece kendi sesini değil, sesini kaybetmiş milyonlarca kadının da hikâyesini taşıyor sayfalara.
Waris Dirie, sadece bir model değil, bir ses, bir umut ve bir örnek. Kitap, bana insanın ne kadar kırılgan olduğunu ama aynı zamanda nasıl dimdik ayakta kalabileceğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklarımıza önerebileceğimiz güzel bir kitap. Son çıkan tabletle arkadaşlarının arasından lider olabileceğini düşünürken dedesinin ona hediye ettiği bir zerdali ağacı ile gözde bir çocuk olan Yağız artık "değer" kavramını farklı yorumlar. Dedesi ile sohbetin, insanlara karşılık beklemeden iyilik yapmanın ne kadar özel olduğunu anlayan Yağız bu sıcacık hikayesi ile tüm çocuklara örnek olacak. Doğanın, ağacın önemini, aile olabilmenin değerini iliklerimize kadar hissedeceğimiz bir kitap. Tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğmak, büyümek ve yaşlanmak ; insan hiç değişmeyecek, genç, güçlü kalacak gibi hisseder öyle değil mi? Yaşlanmak da tıpkı doğup büyümek gibi hayatın aslolan evrelerinden biri. Bu kitap bana büyükbabamı okuttu diyebilirim. Onu daha iyi anlayabilmeyi ümit ediyorum. Maalesef bizler yaşlılarımızı anlamak için çaba harcamıyor onlarla gereksiz inatlaşmalara girebiliyoruz. Yaşlı anne babasını, anlamak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir eser. Onların yaşamını bir nebze olsun kolaylaştırmak ve onları huzurla uğurlamak adına...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülhan Davarcı'nın ikinci öykü kitabı Unutma Bizi Dolması, yemek ve sofra teması üzerinden kurgulanmış on bir öykünün bulunduğu bir kitap. Öykülerin dili temiz. Yazar, ayrıca bir romancı olmasının da artısıyla istediği hacimde hikâye anlatabilecek kapasiteye sahip. Çoklukla aileden gelme kırgınlığa sahip kişiler, ölümler, kimi zaman tatsız sofralar, kırık dökük anılar bulunuyor. Bütün bunların yanında acı diyebileceğimiz, sert meseleleri de kurmacanın derinlerinde anlatmayı tercih etmiş Gülhan Davarcı. Açlık oruçlarından eylemlere, aldatmadan tacize, göçmen hikâyesinden anne sevgisizliğine uzanan geniş bir yelpazede yazar dert edindiği problemleri kurmacanın içine yedirerek çoğunlukla birkaç cümlede vermiş. Mektup öykü formatında yazılmış, esere de ismini veren "Unutma Bizi Dolması"nın finali akılda kalıcıyken özellikle "Üzüm Bayramı'nın Hüznü"nün kitapta en beğendiğim öykü olduğunu söyleyebilirim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genel olarak güzel bir kitaptı.. Bir ilişkinin başlangıcından itibaren alınan yolu, yolun üzerinde ki engelleri, bu engeller karşısında verilen mücadeleyi anlatması, anlatırken de tasavvufi öğelere yer verilmesi anlatılmak istenen şeyin anlaşılırlığını pekiştirmek adına yerinde bir karar olmuş.
Yazar romanını yalın bir dille yazmış olmakla birlikte yazım hatalarının bariz görüldüğü yerlerde oldukça fazla. Bu da okuyucu açısından okunan bir kitapta bölünmeye yol açabiliyor. Bunun haricinde konunun işlenişi, detaylar yerinde ve kararındaydı. Yazarın kalemine, gönlüne sağlık.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nahid Sırrı Örik ile tanışma kitabım olan bu mini mini kitapçık, Nahid Sırrının kedilere dair tefrika ettiği yazınlardan oluşuyor. Aynı zamanda yazarın hassas ruhunu da açık seçik görüyoruz kitapta.

Ayrıca kendi kedisi Buldum Bey’e dair birçok bilgi ve hissiyatı da okuma imkanı buluyoruz.

Bu kitaptan Nahid Sırrı’nın kedisi Buldum Bey’i kendi fakir hayatına yakışmayacak ölçüde asil bulması sebebiyle Sultan Hamid Düşerken romanına ekleyip, bir vezirin mücevherli eliyle okşatacak kadar sevdiğini öğrendim. Ayrıca Sultan Hamid Düşerken kitabında ki Buldum Beyin eklendiği kısımları da kitapta bulabilirsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bahâîlik hakkında bu kadar derli toplu, açık ve anlaşılır bir kitap okuyacağımı beklemiyordum. Yazar çok sade ama etkileyici bir dille hem İran’daki başlangıçları hem de Osmanlı’daki yansımalarını çok güzel anlatmış. Kitabı okurken sadece bir inanç hareketini değil, aynı zamanda dönemin siyasi ortamını, sürgünleri, ilişkileri, diplomasiyi ve yaşanmış gerçek olayları da adım adım takip ediyorsunuz.
Ben özellikle Osmanlı dönemindeki belgelerle desteklenen bölümleri ilgiyle okudum. Misyonerlerle, Jön Türklerle olan temaslar ve Bahâîliğin Filistin ve İngiltere ile olan ilişkileri gerçekten dikkat çekici. Konuya ilgisi olanlara değil, bu alana yabancı olanlara bile çok şey katacak bir kitap.
Kısacası sadece akademik çevreye değil, merak eden her okura hitap eden dolu dolu bir çalışma. Bu alanda okuduğum en yetkin, kapsamlı ve iddialarını temellendirmiş çalışma olduğunu düşünüyorum. Ben beğendim, tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitabı 2025 yılının temmuz ayında okumaya başladım. şu günlerde en popüler konular S&P 500 hisselerinde nvidia ve yapay zeka konusunda ileri gelen şirketler kontrolü ele almış, herkes aktif şekilde daha bebek adamlarından çocuk adımlarına geçen yapay zekalarla uğraşıyor. ray kurzweil tüm bunu 2005 yılında yazdığı kitapta yakına doğru tespit etmiş. vay canına. kitapta dediği tıp iletişim ve bilişim teknolojilerinin üzerine çıkmış olsak da nanoteknoloji öngörüsü gizli bir yerlerde aktif mi diye düşünüyor insan. özellikle bu yukarıdaki konulara meraklıysanız ve tarihsel bağlamda da değerlendirmek istiyorsanız IBM watsondan önce sinir ağlarından bahseden bu kitabı okumanızı öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen sadece gelir “vicdan”a takılıp kalırsın…

Berta Isla kadar heyecanlı mı “değil” Onun kadar iyi mi “değil” her iki eserin de farklı yönleri var ama ortak olduğu bir şey var ki o da uzun uzun iç konuşmalar , bazen sıkıcılığa varan anlatının hareketsizliğinden duyulan endişe gibi .

Meşruiyet ve vicdan arasında “emekli” bir casus… Devlet veya toplumun faydası mı yönetenlerin başvurduğu “kılıf” mantığa büründürme , gerçekten kaçınma ve yok etme kolaylığı mı?

Uzun ve yoğun blr eser… Berta Isla’ya atıflar mevcut… okunmalı mı “evet” çok şey mi beklenmeli “hayır “

“ Evet bir çok şeyden kendimi mahrum etmiştim, ilk başta kandırılarak, mecbur kalarak, sonrasında ikna olarak ve hatta hevesle.”
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar yaşadığı dönemi çok iyi gözlemlemiş ve toplumun aksayan yönlerini çok iyi tahlil etmiş bir yazar. Her eserinde dönemin Türk toplumunu ve aksayan yönlerini çok yerinde eleştiri ve önerilerle dile getiriyor. Bunu yaparken o nüktedan üslubuyla ilgiyi her daim eserde tutmayı başarıyor.
Bu eserinde de toplumdaki ahlaki çöküntüyü, para hırsını çok güzel bir kurguyla ortaya koyuyor. Satır aralarında çok ince yergilerle dönemi ve dönem insanını eleştiriyor. Doğru olanı yine ince ince zihnimize kazıyor.
Eserin ortasında batıl inançlarla da kalemiyle mücadele ettiğini görüyoruz. Batıl yerine ilmin geçmesi gerektiğini güzel bir dille anlatıyor. Damat kandırıldığını bile bile bu batıldan kurtulamıyor.
Sözün özü keyifli ve bir o kadar da eğlenceli bir okuma deneyimi için Gürpınar her daim okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir