Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
King’in ilk yıllarında Richard Bachman mahlası ile yazdığı romanlardan.Ahlaken çökmüş bir ABD var karşımızda öyle ki Gladyatör dönemi Roması gibi.Bir yarış düşünün 100 genç binlerce gönüllü arasından özel testlerle seçiliyor.Tek kural var yürürken saatte 4 mil hızın altına inmek yasak.İnen uyarı alıyor.Ödül büyük kazanan ne isterse yapacak ABD hem de ölene kadar.Lakin risk de ödülle orantılı.Kaybedenler ne şehittir ne gazi… 4 uyarı alanı özel bir ekip hakkın rahmetine kavuşturuyor. Caymak yok uçana kaçana pamuğu tıkıyorlar maşallah. Yardım etmek yasak yeltenenin vay haline. Ne yemek ne içmek ne uyumak ne hacet gidermek için vakit yok. Her şeyi yürürken yapacaksınız. Haliyle kah felsefe yapacak kafaya ulaşıyor kah izahı olmayanın mizahı olur diyerek şakaya vuruyor gençler. Güzel kitap olmuş okunur. Yalnız okurken gerçekten insan hiç durmadan ne kadar yürüyebilir ki diye bir araştırdım, biraz ipin ucunu kaçırmış King ne mesafe olarak ne de süre olarak tutmamış kitap bilginiz olsun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı çok beğendim fakat giriş kitabı olduğunu düşünmüyorum. Özellikle yarısından sonra kitap birçok ıstılahın açıklamasını hızlıca geçiyor. Bazı yerlerde örnekler eksik kalmış. Bazılarındaysa örneklerin açıklamaları eksik kalmış. Üslubu çok beğendim. Benim için çok anlaşılır lakin İslami ilimlere yabancı olanlar için kitabın dili ağır gelebilir. Başlangıç seviyesindeki öğrencilerin tek başına okuyabileceklerini düşünmüyorum.
Ben bir medrese ve ilahiyat hocasıyım. Bununla beraber sürekli hadis çalışan birisi değilim. Bu sebeple kavramları unutabiliyorum. Bu kitap kavramları hatırlamam ve örneklerini çalışmam için güzel bir kitap olmuş. Benim kenara kaldıracağım bir kitap değil.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." cümlesiyle başlıyor kitap. Tıpkı Kırmızı Pazartesi kitabında olduğu gibi başkahramanın öleceği konusunda bizi daha en baştan uyarıyor. Kanser hastası babasının son günlerini, ondan kalan hikayeleri, anıları, hayallerini anlatıyor. Kronolojik bir sıralama yok kitapta, zaten bu kadar büyük bir acının da tarihi sıralaması olmayacağını biliyor insan. Kendimi düşündüm okurken babamla yıllar içerisinde değişen ilişkilerimi, uzak bir baba kızken arkadaş, sırdaş olmaya dönen hikayemizi... Herhangi bir sebeple canının yanmasına, hastalanmasına ne kadar hazır olmadığımı düşündüm. Belki de insan buna hazırlanmaz maruz ve mecbur kalır. Kitap belki baba oğul üzerine ama biz yine de hala hayattayken kıymetlerini bilelim son anlarına kadar yanlarında olalım inş ayrıca Bulgar Balkan kültürünün bize bu kadar yakın benzer olması da çok hoşuma gitti
Yanıtla
13
2
Destekliyorum  33
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın üçlemesinin ilk kitabı.Ana karakter Jaime Deza'nın bilincinde, şimdiki zamanda ve geçmişin farklı katmanları arasında birbirine geçmiş şekilde ilerleyen ve sorgulayan, sorgulatan, düşündüren bir kitap.Deza İspanyol olsa ve İngiltere'de yaşasa da birkaç farklı ülkeyi, şehri de bu zihinsel yolculuğa dahil ediyor.Yanı sıra çeşitli dönemlere de kendisi ve çevresi üzerinden ışık tutuyor. Doğrusal bir zaman algısı yok.Genellikle geçmiş biraz daha bulanıktır; hatıranın dönemine, dokusuna ya da hissiyatına bağlı olsa da.Ama 'Ateş ve Mızrak'ta geçmiş daha net ve baskın, şimdiki zaman daha muğlak sanki. Bu netliğin sebebi buradaki hatıraların karakter üzerinde yarattığı travmaların dozundan kaynaklı olabilir.

Çok sevdiğim bir yazar tanıdım bu kitapla.Elbette bu kadar sevmemizde çevirmen Roza Hakmen'in payı çok büyük.Kitabı bilmeden alma sebebim de kendisiydi zaten. Yazarın lezzetli dilini bize Türkçe yazılmışçasına etkili ve doğal şekilde aktardığı için çok teşekkürler.Var olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Rüstem Bey’in hem Osmanlı’nın son dönem diplomasi sahnesindeki farklı duruşunu hem de Millî Mücadele sürecine uzanan katkılarını akıcı bir dille aktarıyor. Diplomatik kariyerinde sergilediği sıra dışı tavır, onu düello yapacak kadar ilginç bir kişilik hâline getiriyor. Klasik Osmanlı diplomatlarından daha bağımsız bir çizgiye sahip olan Ahmet Rüstem Bey, zaman zaman sert ve eleştirel bir üslup kullanan bir kişilik. ABD’de görev yaptığı yıllarda Batı kamuoyu ile yaşadığı polemikler ve devletinin çıkarlarını savunurken risk almaktan kaçınmayan tutumu dikkat çekiyor. Ayrıca Anadolu hareketini erken dönemde desteklemesi ve bu hareketin dış dünyaya anlatılması konusunda üstlendiği rol, onu önemli bir figür hâline getiriyor. Ahmet Rüstem Bey hakkında kaleme alınmış en kapsamlı çalışma.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dakikalar İçinde Büyük Savaşlar, Selçuk Uygur’un akıcı anlatımı sayesinde hızlı okunabilen ama buna rağmen oldukça yoğun bilgi sunan bir çalışma. Kronik Kitap kalitesini hissettiren derli toplu bir kronoloji sunuyor. Kitap, büyük savaşların arka planlarını, tarafların motivasyonlarını ve sonuçlarını sade ve anlaşılır bir şekilde topluca görmek isteyenler için ideal.

Özellikle Avrupa tarihindeki sürekli güç mücadelelerini ve Hristiyan dünyası içindeki siyasal rekabetin çeşitliliğini oldukça net bir çerçevede aktarmış. Kitapta sunulan genel tarih görünümüne bakıldığında, Müslüman coğrafyasındaki iç çatışmaların yoğunluğunun, Avrupa’daki uzun süreli ve çok taraflı rekabetlere kıyasla daha sınırlı olduğu izlenimini edindim.

Hem konuya yeni adım atanlar hem de önceden bilgi sahibi olan okurlar için faydalı, derli toplu bir başucu özeti niteliğinde.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusu ortaokul çağlarında bir kızın hayvan sevgisi, komşuları ve ailesiyle baktıkları sokak kedisinin başından geçenler ve yaşına göre olgun ve derin olan kızın olayları psikoloji merakıyla kafasında analiz edip günlüğüne yazması. Yaşanmış olaylar anlatılıyor. Olaylar ve karakterler özellikle hayvansever okur tarafından gayet içselleştirilebilecek şeyler. Hikayenin kurgusu, dili, akıcılığı güzel. Uzun olmayan bir öykü kitabı. Normalde 9 yaş üstü herkes okuyabilir ancak yer yer üzücü olaylar beni bile üzdüğüne göre çocukları da üzebilir. Yani çocuk kitabı diyemeyiz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kelimenin tam anlamıyla hayatı ‘anlamsız’ olarak yorumlayan bir adamın toplumu nasıl rahatsız ettiğini anlatıyor. Kitabın şüphesiz en can alıcı sayfaları mahkeme sayfaları. İşlenen suçtan değil de annesinin ölümüne üzülmemesinden yargılanıyor sanki Meursault. Hatta bu durumu avukatı bile dile getiriyor. Kahramanımızın alışılagelmiş toplum normlarından bağımsız olarak takındığı tutum yargılanır esasında. Çünkü ‘hayatın bir anlamı olmalı’ sorunsalına takılmış bir toplum farklı konuşan, düşünen ve davranan bir ‘yabancı’yı tabi ki dışlar, kabul etmez. Beklentisiz, amaçsız kahramanımız hayatına anlam katmaya çalışan herkes için bir tehdittir aslında.

Varoluşçu felsefenin en önemli ve kült eserlerinden biri olduğunu öğrendiğim bu romanı ciddiyetle okumak lazım. İkinci dünya savaşı sonrası yazılmış eser, yaşam amaçlarını kaybetmiş, savaş yorgunu insanların da bariz bir manifestosu gibi duruyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşırı derecede kitap sevgisi içeren bu roman, bir kütüphanede oturup sessizce kitap okuma alışkanlığı edinmemiş kimseler için kesinlikle değil. Çünkü bir kitabevindeki durağan ilerleyen günleri anlatılıyor.

Bu sükunetin içerisinde kendi hayatımızı sorgulama ve hayallerimizi ne kadar gerçekleştirebildiğimizi keşfetme imkanını sağlıyor.

Eğer kitaplarla hemhâl olmuş biriyseniz bu kitabı mutlaka okuyun. Renkli karakterlerle kitaplar, kitap alıntıları, yazarlar, yazım süreçleri, hayaller ve hayatlara dair birçok fikrin bir anda sizi sarmaladığını hissedeceksiniz. Sakin temposu ve içten anlatımıyla rahat okunan bir kitap.

Hayallerinde kitabevi açma fikri olanlar; buyrun, uygulama rehberi: Hyunam-Dong Kitabevi
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, hem akademisyen hem de siyasetçi olarak adeta Sultan'ın ve Saltanatının röntgenini çekmiş, soru cevap şeklinde konuya dair tartışmaları adeta bir cerrah titizliği ile teşrih (anatomi) masasına yatırmış. Bazı tespitleri var ki çok beğendim ve altını çizmeden edemedim. O döneme ait olayları ve analizleri okurken bugünü de düşündüm, bazı yönlerden ne kadar benzeştiğine hayret ettim, adeta sanki bir 'dejavu' yaşadığım zannına kapıldım. Dizi, haber, söylem olarak tarihin bu döneminin niye bu kadar öne çıkarılıp gündem edildiğini de bir kere daha anladım. Tarihi kişi, olay ve dönemleri ifrat ve tefritten uzak, o günün şartlarında okumak gerektiğini ve ilkesel, özgür ve bağımsız düşünce ve eleştiri hürriyetinin önemini bir kere daha kavradım. Kitabı tarihimizin bu dönemini merak edenler için okunması gerekli kaynaklar arasında belki de ilk sırada tavsiye ederim. Her güzelin bir kusuru olurmuş. Sultan Abdülhamid ve Said Nursi ile ilgili bölüm çok uzun tutulmuş.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir