Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Berta’nın mı romanı yoksa Tómas’ın mı?Roman üstünkörü okunabilecek sıradan bir casusluk romanı mı acaba?Aile,sırlar, söylenemeyenler,merak,hizmet tutkusu /alışkanlığı,gücün emrinde sorgulamadan yaşamak…Kime göre neye göre sorumluluk,hangi sorumluluk diğerlerinin önüne geçer,aile kavramından daha önemli mi,yaptıkların /yapacakların kaybettiklerine değer mi?
Ya kandırılmışlık hissi,bunca zaman yaptıklarının temelinde bir hile/kandırmacanın yatması…Bir hayalet gibi yaşamak ve bir gün yok olmak(!) ve hayatına olduğun gibi devam edip mantığa büründürdüğün her şeyi çok özlemek...Seçtiğin yol ve kaybettiklerin hepsi senin eserin,bu kadar yabancılaşma,bekleyişin acımasızlığı,geri döneni affetmeye yeter mi?
Edebi olduğu kadar felsefi,uzun uzun anlatımı ile bazen yorucu tekrarları ile of dedirten ama Marias üslubuna yabancı olmayanların çok seveceği bir eser.Bu arada psikolojik çözümlemeleri de sana bırakıyor ki boş kalıp,aklın başka yere kaymasın..Çok mu anlattım ne? Artık okumalısınız...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beden dediğimiz şey tüm yaşam süresince hem pek çok keyifli, zevk veren veya nefsi tatmin eden şeyleri deneyimlememizi sağlayan, aracı olan, fiziksel varlığın somutlaşmış hali. Fakat aynı zamanda bir esarette. Tarih boyunca filozoflar, edebiyatçılar zaman zaman bu konuyu irdelemişler. Hele ki sağlık sorunları başlamaya görsün beden deneyimi işkenceye de dönüşebiliyor. Yıldız Gezgini bedenini ve esaretin iki türlüsünü de aşabilen Profesör Standing'in hikâyesini vurucu ve yer yer kendimizi kahramanın yerine koyabildiğimiz bir dille anlatıyor. Bir Jack London sever olarak tüm okuyuculara öneririm. Kapak tasarımı ve duygusu da ayrı bir güzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
20.yüzyılın en büyük din tarihçisi Eliade'nin yine Alfa'dan yayınlanan Dinler Tarihine Giriş ve 3 ciltlik Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi kitaplarından önce okunabilecek hem giriş hem de güzel bir özet niteliğinde. Ali Berktay'ın çevirisi çok başarılı. Akademik bir eser olduğu için, alana hakim okuyucu için Yazar'ın belirtmeye gerek görmemiş olduğu bir çok dinsel, mitolojik terim, yer, kabile adları vb. dipnotlara eklenmesi çok daha iyi olurdu. Yayıncıların bu konuda daha titiz olması, bunun gibi çok kıymetli eserlerin daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasını sağlayabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
MÖ 1894 - 509 yılları arasında 1385 yıl boyunca varlığını sürdüren Babil'de, ortaya çıkarılan kil tabletlere dayanarak günlük ve ekonomik yaşam hakkında bilgiler içeren tabletlerden esinlenerek ortaya çıkmış bir kitap.
Babil'in kanunları, bugünü hala etkileyen konular, çünkü bugünkü dini kurallar içinde Hammurabi kanunlarından çok izler var.
Babil dönemin çok büyük ve çağının ötesinde bir medeniyet haline gelince, bu beraberinde sıkı kurallar getirilmesini de zorunlu hale getirmiş.
Kil tabletlerde yazılanlardan anlaşıldığına göre o zamanki ekonomik yaşam ile bugünkü arasında pek fark yok gibi.
Babil'in en zengini olduğu düşünülen bilge kişinin öğütleri de yer alıyor kitapta.
Kitapta ilginç zengin olma hikayeleri olduğu gibi, iflasa sürüklenme hikayeleri de mevcut.

Bu arada belki de tarihin İlk konkordato talebi ve "konkordato ön proje" sunumu da kitapta yer alıyor.
Konuların bugün ile benzerliğini hayretler içinde kalarak okuyacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu vesileyle Ali Birinci Beyefendiye saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Ali Birinci ne yazsa, neyi kaleme alsa okurum. Bu kitabı da sadece Ali Birinci'nin eseri olduğu için aldım. Çünkü ne yazık ki bu kitaba kadar N.Topçu hakkında bilgim yoktu. Çok etkilendim; Her şey bir yana o kadar ilham verici bir eser ki.... Şu "Eyvallah Şehri" de muhteşem... Tavsiye de kelime mi, birkaç arkadaşıma da hani neredeyse zorla (!) aldıracak kadar diyeyim, siz anlayın. Bu arada kitabın sonunda yer alan M. Sadık Demirsoy arşivinden Nurettin Hoca'nın kenarına oturup yazı yazdığı ve küçük parçalar halinde yırtıp suya attığı yeri gösteren tablo da muhteşem... Tabi o tablo içimi de acıttı diyeceğim; çünkü artık bu ülkede kenarında oturup, iki cümle yazabileceğiniz, iki cümle okuyabileceğiniz sessiz-sakin bir köprü başı da yok, bir dere kıyısı da yok, hatta bir kuyu başı bile yok...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çırpıda okudum. Yaz mevsimi için uygun olmadığını söylediler ama galiba ben karamsar hikayeleri seviyorum, gerçekte çok yaşadığımız için, gerçekçi geldiği için olabilir. Evet hikaye maalesef çok yaşanmış, yaşanıyor ve yine maalesef ki yaşanacak. Gidişat onu gösteriyor. Daha yeni yaşanan bir olay var. Bir valiz ile taşınan bir kadın. Bir kadının valiz ile taşınmış olması öldürülmüş olmasını gösterir, öldürülmemişse de zaten çok da yaşanılır bir hayatının olmadığı aşikar. Evet ülkemizde kadın olmak gittikçe zorlaşıyor. Bir ağaç olmak bile zor. Yine yeni bir olay daha var zeytinlikler maden ocaklarına yenik düştü. Neyse kitap bütün bunları sorgulatan bir kitap. Yazarın ilk kitabı diye en ufak bir tereddüte bulunmayın. Bu ilk kitap daha sonraları için çok iyi bir referans olacaktır. Ben sıkı bir takipçisi olacağım yazarın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alman yazar Sebastian Fitzek ve adli tıp uzmanı Michael Tsokos iş birliğiyle yazılmış, etkileyici bir gerilim romanı.
Kurgu sadece bir polisiye değil, aynı zamanda adli tıbbın gerçeklerinden beslenen bir psikolojik gerilimin en iyi örneklerinden.
Kitap, kaybolan kızını arayan adli tıp doktoru bir babanın umutsuzluğu ve çaresizliği üzerinden ilerlerken, okuyucuyu da adeta bir adli tıp laboratuvarının içine sürüklüyor. Fitzek'in sürükleyici kurgusu ile Michael Tsokos'un gerçekçi tıbbi detayları birleşince hem ürkütücü hem inandırıcı hem de gerçekçi bir hikâye çıkmış ortaya. Kurgunun karanlık ve rahatsız edici detaylarla dolu olması hikayenin etkileyiciliğini de bir o kadar artırıyor. Olay örgüsünün temposu ve sürprizlerle dolu ilerleyişi kitabı elinizden bırakmayı zorlaştırıyor.
Kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fal gaybdan haber vermek midir yada içinde bulunduğu toplumu çok iyi takip eden bir falcı'nın söylediği genel geçer sözlere inanmayı tercih etmemiz midir? Belki de randevu aldığımız bir falcı biz fark etmeden bizim hakkımızda çoktan bilgi toplamış bizi bize anlatıyor olabilir mi? Ya o falcı bir gün bir cinayetle karşı karşıya kalırsa!
Eser polisiye tarzda Kore dizi ve filmleri tadında. Sevgili şamanımız eski işini bırakarak parayı bu meslekte bulmaya çalışan birisidir ama bir gün evi basan kötü ruhları kaçırma seansı düzenlediği bir evde kader onu bir cinayetle karşılaşır. Kendisine gelen bir şirket varisi ile bu cinayet arasında garip bağlantılar ve Kore'nin en ünlü şamanı olma yolunda bir macera. Eser yalnızca bir macera değil bozulmuş düzen ve Kore sosyolojik problemlerini arka planda açıkça izlediğimiz bir yapıt.
Eğer sıkı bir polisiye okuruysanız beğenmeye bilirsiniz ama yazarımız eğlence sektöründen bu tutkusu için vazgeçmiş ve ilk romanını yayımlamış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın en az okunan,lakin en çok konuşulan eseri. Bilinçakışı tekniği nedeniyle okuması çok zor bir eser. Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar adlı eserini okuyanlar bu tekniği orada da görebilir. Ancak eseri biraz okumaya gayret gösterirseniz yazarın ana karakter üzerinden-Kendi hayatından kesitlerle besleyerek- düşünce ve yorumlarını görebilirsiniz. Yazıldığı döneme göre oldukça cesur bir eser. postmodern türün öncü eseri olması kitaba ayrı bir önem katıyor. Yazarın üslubun da homerosa öykündüğünü, hatta eserin modern ilyada ve odessa olduğunu söylemek mümkün.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çeviri mükemmel, eser mükemmel.

canice işlenmiş gibi görünen bir cinayetin arkasındaki sebeplere ışık tutmaya çalışan bir eser. güçlü yönleri mevcut, cinayet karşısında toplumun tutumu, öldürme felsefesi gibi konulara bakarken, insanın kendini ölümle tüketmesine bir son olur mu? sorusunu sorduruyor bize. karakterler doğal tabiatlarında, karaktere göre dil geliştirilmiş. Hüseyin Rahmi kaliteli bir yazar.

eleştiri olarak şunu eklemek isterim: ipuçları birdenbire tesadüf eseri ortaya çıkıyor. 2 dedektif bu konuda pasif fakat delillere bakışları mantık çerçevesinde. kolay lokma değiller.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir